91 Yılıydı. 'ÖTK yöneticisi olmak' suçu ile yargılanan ve içeride tutulan bir arkadaşımız, çıktıktan sonra yarım kalan eğitimini tamamlamak için yeniden ODTÜ'ye dönme kararını vermişti.
Uzun süreli ayrılıktan sonra yeniden okula giderken zorlanacğını düşünüyor, tek başına gitmek istemiyordu. Üçgün boyunca birlikte gidip geliyorduk, üç gün boyunca da yanlız kalmamaya çalıştı üniversitedeyken. Dördüncü günde sabah okulda ayrıldı benden "biraz dolaşacağım" diyerek ve gidiş saatine yakın bir zamanda da döndü. "Ne yaptın" sorusuna verdiği yanıt, "tepik atacağım bir kaç taş vardı. Onlara tepik attım" olmuştu
Orayı yaşayan herkesin tepik atacağı bir taşı yok muydu zaten? Umutlarının, düşlerinin, sevinçlerinin, korku ve öfkelerinin simgesi bir taş.