1900 Popüler
Bertolucci'nin süresi nedeniyle ülkemizde dizi şeklinde gösterilen epik filmi. Fakir bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelen Olmo ile İtalya'nın en zengin toprak sahiplerinden Berlinghieri'nin varisi Alfredo aynı gün doğmuşlardır. Aynı çiftlik içinde büyüyen çocuklar çok yakın dost olurlar.
Ancak yıllar geçtikçe aralarına sınıf farklılıkları girer. Adım adım Mussolini İtalya'sına yaklaşılırken, iki dostun tarafları da belli olur. Marksist düşünceyi benimseyen Olmo, ailesinin etkisinde kalan ve faşistleri destekleyen Alfredo'nun artık tam karşısında durmaktadır.
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 4 üyeden ortalama puan:
Filme ait bir iki bilgi vermek isterim:
Bertolucci, Alfredo rolü için ilk önce Harvey Keitel'i düşünmüş ama daha sonra Keitel'in fazla halk görünümlü olmasından dolayı tercihini De Niro'dan yana kullanmış. Bir ayrıntı daha: o sıralara film çekimi için Avrupa'da bulunan Lancaster ise filmin senaryosunu okuduktan sonra Bertolucci'den sadece yeme, içme ve konaklama giderlerini karşılaması durumunda bu filmde para almadan oynamak istediğini söylemiş ve öyle olmuş.
Kendisi de bir toprak sahibinin oğlu olan Bertolucci iyi bildiği köy hayatını olduğu gibi vermeye çalışmış bu filmde. Örneğin köylülerin cinsel hayatı kendi tarzlarında yaşaması, yeme içme alışkanlıklarını gerçekçi bir şekilde yansıtmış.
İki sınıf arasındaki farkı göstermek için de örneğin akşam yemeğini köylüler, güneş batmadan yerler. Çünkü lambalarında yakacak gazları yoktur. Güneş batarken o kalabalık sofrada oturanların yüzüne batan güneş ışığının gelmesi ayrıca bir görsellik sağlar. Patron ve ailesi ise yemeğini perdeleri çekilmiş ve her tarafta gaz lambalarıyla aydınlatılmış salonda yerler. Hizmetçiler sürekli ellerinde daha fazla gaz lambası taşırlar yemek salonuna. Bu da zenginliklerini daha fazla gözümüze sokar gibidir.
Puanlamama gelince tam puan vermek istemedim ama yine de çok güzel bir film.
Son Güncelleme: Ocak 06, 2010
İlk 10 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
Başyapıt
Bu filmi nispeten yakın bir dönemde, 2002 ya da 2003 yılı film festivalinde izledim ilk kez. Yanılmıyorsam bir kez ara verilmişti ve beş küsür saatlik filmin sonunda başımda tatlı bir ağrıyla salonu terketmiştim.
Artık pek yapılmayan bir film tarzı bu. Hem epik, hem tarihi, hem gerçekçi, hem de toplumcu. Şu an ya epik ve tarihi film yapılıyor ama gerçekçiliğin yanından geçilmiyor ya da tarihi değil bildiğin masalsı filmler çekiliyor ve zaten zinhar toplmucu film çekilmiyor, Ken Loach hariç.
De Niro'nun ve Depardieu'unun gençlik, Sutherland'in olgunluk ve Lancaster'in de yaşlılık dönemlerini görebileceğimiz bu filmde baş kadın oyuncu Sanda'yı malesef başka bir filmde izlediğimi hatırlamıyorum.
Film 1900 yılının ilk günü başlar. Görkemli bir çiftlikte, tarımsal kapitalizmin egemen olduğu bir dönemden faşizme geçişin, oradan da savaşın ve yeni bir dönemin habercisi olan kızıl bayraklı emekçi kitlelerin eylemiyle ortaya çıkan yeni bir İtalya'nın muştusunu vererek sona erer. Son sahne özellikle çok etkileyicidir. Kızıl bayraklı kitlelerin geri çekilişini, iktidarın sanayi ve finans sermayesi ile işçi sınıfının nispi uzlaşması sonucu belirlendiği yeni bir dönemin başladığını ima etmez bize yönetmen; ama geç feodalizmin ve tarımsal sermayenin yokoluşunu müthiş güzel anlatır.
Bir fırsat yaratıp tekrar izlenecek bir filmdir 1900. Bertollucci'nin daha sonra yaptığı hiçbir film, bu filmin gücüne de ulaşamamıştır.
Sınıf Bariyeri
Çok uzun zaman oldu seyredeli. Tekrar izlemek lazım.
Solculuğumuzdan heyacan duymamızı sağlayan bir filmdi.
Donald Sutherland'ın çizdiği faşist Kara Gömlek'li karakterini asla unutamadım.
Bir sahnede, bir kediyi adamlarına duvara paralel tutturup, kafa atarak öldürmesi adeta kişisel olarak tanık oldumuşum gibi net aklımda
1987 sonu veya 1988 başı Ankara Kızılırmak Sineması'nda izlemiştik. Film uzun olduğu için iki bölüm halinde gösterime girmişti. İki gösterim arasında 1 ay vardı. O yüzden biz filme 1901 ve 1902 şeklinde isim vermiştik. Daha sonra bir daha izlemediğim için ancak bende yer eden duygular ile değerlendirme yapacağım. Çok etkilenmiş ve daha iyi bir film izlemediğimi düşünmüştüm.






Kızılırmak Sinemasında izlemiştik... Unutulmazlar arasındaki yeini aldı ama bir sürü detayı haliyle unuttum
)))