Lulu Köprüde - Paul Auster Popüler
Bir caz grubunda saksafon çalan İzzy Maurer,, konser verdikleri barı basan bir delinin açtığı rastgele ateş sonucunda ağır yaralanır, hayatta kalmayı başarsa da akciğerlerinden birini kaybetmiştir. Böylece hayatının yegane anlamı olduğunu düşündüğü müzik kariyeri sonlanmıştır.
Derin bir depresyona girer, artık hayat onun için anlamsız bir angarya haline gelmiştir.. Kimseyle görüşmek istemez, telefonlara çıkmaz. Ancak, uzun süre önce ayrılmış olsalar da, eski eşi ona hala çok önem vermektedir. İzzy'yi sonunda evlerine yemeğe gelmeye ikna eder. Yemeğe, İzzy'in gençken aşık olduğu, artık yönetmenlik yapan eski bir aktris de katılır. Son film projesi "Lulu" hakkında sohbet ederler.
İzzy, yemekten sonra eve dönerkenö ıssız bir sokak arasında bir cesede rastlar. Az ileride bir de çanta bulur.. Bir süre tereddüt ettikten sonra, çantayı alarak evine döner. Çantanın içinden bir kutu ve bir telefon numarası yazılı bir kağıt çıkar. Kutuyu açtığında, üzerinde bir takım işaretler bulunan bir taş ile karşılaşır. Ne olduğuna anlam veremez; gece uykusundan, mavi, parlak bir ışıkla uyanır.. Kutudan çıkan taş, ortam karanlık olduğunda havalanmakta ve mavi bir ışık saçmaktadır. Çantadan çıkan kağıt üzerinde yazılı olan numarayı arar; yaralanma olayı ile birlikte kendisinin yeni hayranı olmuş, genç ve güzel bir kadının numarasıdır bu. Kadının evinde buluşmak üzere anlaşırlar.. Bu genç ve güzel kadının gizemli taşla ne gibi bir bağlantısı vardır.?
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
Olmayan helva
Sevdiğim yazar Paul Auster senaryoyu yazıp yönetmiş, sevdiğim oyuncular Harvey Keitel ve Mira Sorvino da başrollerde oynamışlar ama bence olabileceği kadar olmamış. Yani un, şeker, su ve irmik karıştırılmış ama ortaya çok da lezzetli olmayan bir helva çıkmış. Olmayınca olmuyor.
Son Güncelleme: Eylül 08, 2011
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Edebiyatçı Yönetmen Olursa
Tesedüf bu ya, şu Amerikan yazarlarına bir bakayım diye başladığım okuma projesi kapsamında gündemime alıp, "New York Üçlemesi"ni okuduğum ve az çok beğendiğim Paul Auster, Gizem filmi arayışlarımda Harvey Keitel'in başrolde olduğunu farketmemle dikkatimi çeken bu filmde karşıma yönetmen olarak çıktı. Bu edebiyatçi Paul Auster mi diye bakınca şaşırarak o olduğunu gördüm. Film tabii böylece daha da ilginç hale geldi; Harvey Keitel'in yanı sıra, yardımcı oyuncu kadrosunda Venessa Redgrave ve Willem Defoe gibi isimlerin de bulunması, kötü bir film olma olasılığını iyice düşürüyordu..
Ama doğrusu beklediğimi bulamadım; vasatı aşamayan bir film. Bir edebiyatçıdan insan daha sağlam, ince ince örülmüş bir anlatı bekliyor haliyle. Ama "süpriz" olarak, bu tür filmlerde sıkça karşılaşılan bir klişe buluyoruz.
Sağlam kadrosuna rağmen sıradan bir film bence

