Yaban Çilekleri Popüler
Yaşlı Doktor Isak Borg (Victor Sjöström), gelini ile birlikte, Marianne (Ingrid Thulin) ile birlikte Stockholm'den Lund'a , üniversiteden onursal bir derece almak üzere araba yola çıkar.
Yolda farklı karakterlerle karşılaşırlar. Dr.Borg onlarla kendi geride bırakmakta olduğu hayatını karşılaştırırken , varoluşunu sorgulamaya başlar. Çocukluğunun yerleri, gençliğinin olayları tekrar canlanır.
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 3 üyeden ortalama puan:
Kıskanmak
Aşık Veysel'in, Ali İzzet Özkök'ün "Mühür Gözlüm" türküsü için "keşke bütün külliyatımı bununla değişebilseydim" dediği rivayet edilir. Muhakkak, Veysel'in doyuma ulaşmış egosu ve durulmuş ruhunun dervişliği bu tür bir iltifatta rol oynamıştır fakat "belki de" durum gerçektir.
Teşbihte hata olmaz!
Akrep ve yelkovansız saatin ölümü sembolize etmesi karşısında Veysel durumunda kaldım; hakikaten çok etkileyici bir rüya sahnesi. Saat, teker ve tabut. Çoktandır bu kadar "kompak" bir anlatım gücüne denk gelmemiştim. Özellikle saat. Ne büyük bir gönderme. Köstekli saat çalışır zira ses gelmektedir (zaman devam eder) fakat yelkovanımız ve akrebimiz yok; ölüyüz yani. Daha ne olsun...
Biraz ukalalığa kaçar tarafı varsa da benim için çok sahicidir: Bir kitaptan bir cümle alabilmişsem, o kitap iyi bir kitaptır. Belki bunu sinemaya da uyarlayabilirim, bu durumda Yaban Çilekleri bir kaç kitap çapında olmalı!
Son Güncelleme: Temmuz 29, 2009
İlk 10 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
Hesaplaşma
Filmin özellikle son yirmi dakikası beni çok etkiledi. İhtiyar adamın iç hesaplaşmalarının tavan yaptığı bölümler. Önder'in dediği gibi bu filmi altmışından sonra izlersem büyük ihtimalle son bölümlerinde ağlarım.
Bir ara ihtiyar adamın arabasına aldığı gençlerin Tanrı var mı yok mu tartışması sonucu birbirlerine tekme tokat girmeleri ilginç. Ayrıca yine yolda geçirdikleri bir kaza sonrası arabalarına aldıkları karı koca arasında geçen diyaloglar da öyle. Bir adama hak veriyorsunuz bir kadına.
Filmde ayrıca bir hata gözüme çarptı. Kaza sonrası diğer karı kocanın devrilen arabalarını çekmek için ön tampona halat bağladıkları sırada plaka var. Halatı çözerken plaka sökülmüş. Bilerek yapılmış bir şey gibi durmuyor.
Filmin başında doktorun rüyası sırasında da ilginç bir zaman ilerlemesi dikkatimi çekti. Doktor güneşten rahatsız olunca akrep ve yelkovanı olmayan sokaktaki saatin gölgesine giriyor. Bu sırada kamera yakın çekimde. Sonra kamera birden yolun karşısından uzak çekime geçiyor. O zaman dikkatimi çekti. İlk başta saatin gölgesi duvar üzerindeydi. Karşıya geçtiğinde ise gölge sağa doğru kayıp kapı üzerine gelmişti. Sanki bir iki saniye değil de on dakika geçmiş gibiydi. Akrep ve yelkovanı olmayan sokak ve cep saati, fonda güp güp diye zamanın geçtiğini anlatan müzik ile bilerek yapılmış bir hareket de olabilir.
Tavsiye edilir.
Son Güncelleme: Mart 05, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Bergman'dan Bir Başka Karanlık Film
Film, yaşlı bir doktorun ödül almak için Stokholm'den başka bir şehre geliniyle yaptığı yolculuk esnasında yaşadıklarını anlatıyor. Doktor yolculuk sırasında farklı insanlarla karşılaşır, bunların da etkisiyle sürekli geçmişte yaşadiklarını hatırlar. Sonuna gelmekte olduğu hayatını yeniden değerlendirir. Bu kadar ileri bir yaşta yapılması gereken en son şey de bu olsa gerek. Tabii böylesine tehlikeli bir hesapaşlamadan da ancak karanlık bir senaryo çıkar.
Yine çok güzel bir sinematografi, yine kasvetli bir senaryo. Böylesine karanlık senaryolu bir filmi fazla yaşlanmadan seyretmekte fayda var.
Filmin özellikle başlarındaki rüya sekansı çok etkileyici.







