Kurtuluş Popüler
Filmde bir hafta sonunu vahşi doğanın içinde geçiren 4 şehirli arkadaşın güzel başlayan nehir yolculuklarının kabusa dönüşmesi,fiziksel ve ruhsal sınırlarının sonuna kadar zorlanması anlatılmaktadır. Bir 'vahşi doğaya dönüş macerası' gibi başlayan film, uygarlık dışı varlıkların yaşadığı bir cehenneme yapılan kıyamet yolculuğuna dönüşür.
ABD'nin güney eyaletlerinden Georgia ile Güney Carolina 'yı birbirinden ayıran Cahulawassee nehri üzerine bir baraj inşa edilmek üzeredir. Kısa bir süre sonra bu nehir ortadan kalkacak yerini de yapay bir baraj gölü alacaktır. Atlanta'lı doğa tutkunu Lewis (Burt Reynolds) ve üç şehirli arkadaşı, Ed (Jon Voight) Bobby (Ned Beatty) ve Drew (Ronny Cox) nehrin doğası sonsuza dek bozulmadan önce son bir kez kano ile nehri boydan boya geçmeyi ve bir çeşit macera yaşamayı planlarlar. Bu hafta sonu tatilinin her zaman golf oynadıkları hafta sonlarından farklı olmasını istemektedirler. Nehir boyunca ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe doğanın güzelliği ile ters orantılı olarak yöre insanlarının pek de dost canlısı olmayan davranışları ile karşılaşırlar ve yolculukları bir kabusa dönüşür.
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Amerikalıların Güneyli Kabusu
Amerikalıların şu güneyli köylü -hillbillies/rednecks- korkusu nasıl da derinlere işlemiş.
Resmen koca bir sinema türü tanımlamayı gerektirecek kadar çok bu konuyu işleyen film var; amerikan yol filmlerinin nerdeyse tamamında ürkütücü, piskopat bir güneyli köylü vardır; Easy Rider, Breakdown, U-Turn, Wrong Turn 1-2-3, Hills Have Eyes, Texas Chainsaw Massacre, Joy Ride, Duel vs.vs.
Bu güneyliler masum yankee'lere tecavüz eder, işkencelerden geçirir, sodomize eder, koca kamyonetleriyle sıkıştırır vs..Neden bu kadar derindir bu güneyli korkusu? Tamam her halk içinde ötekileştirilen, öcüleştirilen bir kesim olur; kuzey-güney arasında çok kanlı bir iç savaş yaşamış ABD'de de daha yoksul güneylilerin öcüleştirilmesinde şaşılacak birşey yok belki ama aşırı abartıyorlar gibi. Zira Holyywood filmlerinde güneyli amerikalılar nerdeyse insan dışı yaratıklar olarak tasvir edilir; ucube, deforme, aptal, piskopat, mutasyona uğramış tipler.
Bizde köy ve köylüler idilik, pastoral bir huzuru, masumluğu, el değmemişlik ve bozulmamışlığı akla getirirken, Amerikalı kendi köylüsünü bu denli öcüleştirmesi, bir korkunç güneyli tipini bir folklor haline getirmesi çok ilginç.
Deliverance da işte bu öcüleştirmenin erken örneklerinden biri.

























