Yılan'ın Yumurtası Popüler
Büyük Felaket, İkinci Dünya savaşının öncesinde 1920'lerin Berilin'in kasvetli ortamında, sirk sanatçısı yahudi Abel Rosenberg'in yaşadıklarını anlatan bir film.
Kardeşi Max ve onun eşi Manuela ile birlikte sirklerde çalışan Abel, derin buhran nedeniyleişini kaybetmiş, amaçsız ve umutsuzca kendini alkole vermiştir. EşiManuela'dan ayrılmış olan kardeşi Max ile kiraladıkları küçük bir odadayaşamaktadırlar. Manuela ise ucuz bir kabarede çalışmaya başlamıştır.
Kör kütük sarhoş odasına geldiği bir gece, Max'in kafasına bir kurşun sıkarak intihar etmiş olduğunu görür. Umutsuzluk daha da artar. Panik ve korku içinde Manuela'ya sığınır. Derin buhran ortamında birbirlerinden başka güvenecekleri kimse yoktur, ancak bu zor yıllarda en yakınlar bile birbirne güvenemez. Abel, Manuela'ya bile güvenemez. Bu arada Abel'in yakın çevresinde bir dizi başka tuhaf cinaetler işlenir, kuşkular Abel'e yönelir.
Bergman'ın ilk ve tek Hollywood filmi. Bu kadar dev bütçelerle film yapmaya alışık olmayan büyük üstat, bu fırsatı standart bir Hollywood daha yapmış olmak için kullanmamış. Her ne kadar klasik film-noir etkisi çok yoğun bir şekilde hissedilse de, yine de bildik bir Hollywood filminden farklı olduğu hissediliyor.
Üye eleştirileri
Toplam 3 üyeden ortalama puan:
Bu filmi izleyen herkes bunun Bergman'ın en iyi filmi olmadığı konusunda hemfikir olacaktır şüphesiz. Usta sanatçı da Holywood'a film yapmanın olmazsa olmazı tavizleri vermiş ki Bergman filmi izler gibi olmuyorsunuz bu deneyimi yaşarken. vasat bir filmi vasat oyunculuklar ile izler gibi oluyorsunuz. KÖtü film değil. Yönetmenin çok daha iyi işlerini bilirsiniz.
Yahudi düşmanlığının başladığı, 20'lerin yokluk ve korku dolu yıllarının yaşandığı bir zamanda hayatta tutunacak hiç bir şeyi kalmamış bir Yahudi ne yapar? Carradine rolünün hakkını vermiş. İnsanlar kötülüğün kol gezdiği bir ortamda Tanrıya veya insana inancı sorgulamaya başlamışlardır. Dürüst bir polis komiseri başka bir polisin elinde bayağı bir eziyet çekecek birine yardım eder, bir rahip sistemin kendisini zorladığı hareketlerinden ötürü bir kadından kendisini affetmesini ister.
Film daha sonra nazilerin korkunç deneylerinin yapıldığı bir klinikte devam eder. Sona doğru gösterilen görüntüler etkileyici.
Renkli ve bol insanlı bir Bergman filmi, tavsiye edilir.
Son Güncelleme: Aralık 10, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Kareteci Carradine Bergman Filminde Oynarsa
DVD'yi ilk elime alıp da başroldeki erkek oyuncunun David Carradine olduğunu görünce ortada bir tuhaflık olduğunu anlamıştım; Hollywood maço dövüş ustalarından biri zarif Bergman'ın yönetimi altında.
Bu işin tuhaflığını Carradine da DVD'deki röportajında dile getirmiş; Bergamn filminde oynamanın nasıl olduğu anlattığı Filmin açılış sahnesi hakkında yorumu komik geldi bana; Kaldıkları evde bir düğün vardır; insanlar gülmekte, şarkı söylemekte, olabildiğince eğlenmektedir. Bu esnada Carradine zil zurna sarhoş olarak eve gelir, ev sahibesi kendisi ve kardeşi için iki bira ve bolca yemek bulunan tepsiyi eline tutuşturur. Abel (Carradine) elinde tepsiyle odasına çıkar, ayağıyla kapıyı açar ve karşısında beynini tek bir kurşunla duvara saçmış olan kardeşinin cesediyle karşılaşır. Bu esnada "Aman tanrım! evet bu kesinlikle bir Bergman filmi" demiş kendi kendine.
Carradine süprizinden sonra, filmin Hollywood için yapıldığını bilmeden çok bildik büyük bütçeli bir filmle karşı karşıya olduğumu anladım. Yoğun bir film-noir atmosferi kendini hissetrimeye başlıyor ilk dakikalardan itibaren.
Alışıldık bir Bergman filmi bekleyen bu filmde hayal kırıklığına uğrar. Hollywood kalıplarına uymak zorunda kalmış olsa da bence ortaya gayet sağlam bir film çıkmış. Hollwood'un büyük bütçesi, büyük bir yaratıcılıkla birleşince ortaya oldukça iyi bir film çıkmış.
Şahsen, iç mekan ağırlıklı, 3-5 karakter arasında geçen bazı bunalım Bergman filmlerinden çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.

