Sonbahar Almanağı - Almanac Of Fall - Béla Tarr Popüler
Bakıma muhtaç yaşlı bir kadının ölümü, hiçbir dikiş tutturamamış, kendi serseri oğlu da dahil olmak üzere, pekçok odalı, geniş evinde kalmakta olan bir grup insan tarafından beklenmektedir.
Hastalığının bakımını üstlenmiş ve aynı zamanda sırdaşı hemşire, sorunlar yaşadığı sevgilisi Miklos'tan uzaklaşarak, oğlu Janos'u ayartmaya çalışır. Böylece olası mirastan pay alma hesapları içindedir. Janos'un borç içinde yüzmekte olan eski öğretmeni Tibor da, yaşlı kadını gerçekten seven yegane kişi olmasına karşın, çaresizlikten müceveherlerini çalıp rehin verebilecek kadar, kendi derdindedir. Kimbilir belki de o bile, kadının güvenini kazanıp mirastan pay kapma hayalleri kurmaktadır. Film, tamamen kendi çıkarları için çatışan karakterler arasındaki gerilimleri sergiler.
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Kötülük her yerde...
Film Puşkin'den bir altıntı ile başlar: "Even if you kill me, I see no trace, this land is unknown, the devil is probably leading, going round and round in circles."
Kasvetli bir evde yaşayan bir grup insan. Tek ortak yönleri hayatlarındaki mutsuzluk, umutsuzluk ve başarısızlıkları.
Filmin tamamı evin içinde geçiyor. Tüm çekimlerde suni ışık kullanılmış. Her sahne için sanki başka bir ışık denemesi yapılmış gibi yan yana duran iki insanın üzerlerine bile farklı ışık yansıtılarak evdeki karanlık durum ve insanların ruh hali yansıtılmış. Eşyalar, lambalar, duvarlar bilerek iç karartıcı hale getirilmiş. Ev bir anlamda içindeki insanlarala birlikte çürüyor. Kamera, diyalogların çekimlerinde bir insandan diğerine geçip konuşmayı takip ediyor. Bu da insanda sanki oradaymış hissi veriyor. Bu sahnelerin çekimi Bergman'ın oda içi çekimlerini hatırlatıyor.
İç karartıcı, kalabalık olmayan, yavaş çekimlerden hoşlananların izlemesi gereken bir film.
-

Selam Murat
Yok aslinda epeydir gündemime almıştım bu yönetmeni. Angelopoulos filmleri hakkında yorum bulabilmek için İnternet'te dolanırken denk geldim, Angelopoulos gibi uzun plan sekansların ustası şeklinde değerlendirmelere denk gelince işte bizim kafada biri daha diyerek atladım hemen. Macar olması ilgimi daha da arttırdı tabii; malum eski doğu bloğu ülkelerinin sineması belli bir seviyenin altına düşmez hiçbir zaman..Gözü kapalı, bulabildiğim 4 filmini 5-6 ay önce seyretmiştim zaten. Tanıtmak geçen haftaya kadar kısmet olmamıştı..
İyi bir yönetmen, ancak maalesef geçen yıl ki "Turin Atı" filminden sonra sinemayı bıraktığını açıklamış..Bu arada bahsi geçen Turin Atı, Nietzsche'nin çıldırmasına neden olan "Oh Dionysos, oh Dionysos" diye sarılarak ağladığı, sahibi tarafından dövülen sütçü beygiri..Sadece bu kadarı bile çok ilginç bir film olduğunu gösterir..İlk fırsatta onu da seyredeceğim ama çok yeni olduğu için bulmak zor..
Yorumlar
Yok aslinda epeydir gündemime almıştım bu yönetmeni. Angelopoulos filmleri hakkında yorum bulabilmek için İnternet'te dolanırken denk geldim, Angelopoulos gibi uzun plan sekansların ustası şeklinde değerlendirmele re denk gelince işte bizim kafada biri daha diyerek atladım hemen. Macar olması ilgimi daha da arttırdı tabii; malum eski doğu bloğu ülkelerinin sineması belli bir seviyenin altına düşmez hiçbir zaman..Gözü kapalı, bulabildiğim 4 filmini 5-6 ay önce seyretmiştim zaten. Tanıtmak geçen haftaya kadar kısmet olmamıştı..
İyi bir yönetmen, ancak maalesef geçen yıl ki "Turin Atı" filminden sonra sinemayı bıraktığını açıklamış..Bu arada bahsi geçen Turin Atı, Nietzsche'nin çıldırmasına neden olan "Oh Dionysos, oh Dionysos" diye sarılarak ağladığı, sahibi tarafından dövülen sütçü beygiri..Sadece bu kadarı bile çok ilginç bir film olduğunu gösterir..İlk fırsatta onu da seyredeceğim ama çok yeni olduğu için bulmak zor..
Bu yönetmeni daha önce duymamıştım, sayende tanıyoruz, eyvallah. Sanırım ilk tanıttığındı, 7,5 saatlik olan, onu temin ettim. Bir iki hafta sonra elime geçecek. Diğer filmleri de vardır demiştim ama bakmamıştım. Demek ki bir iki gündür sessizliğinin sebebi buymuş:-) sen bakıyormuşsun.
















Önder,
sen bakıyormuşsun.
Bu yönetmeni daha önce duymamıştım, sayende tanıyoruz, eyvallah. Sanırım ilk tanıttığındı, 7,5 saatlik olan, onu temin ettim. Bir iki hafta sonra elime geçecek. Diğer filmleri de vardır demiştim ama bakmamıştım. Demek ki bir iki gündür sessizliğinin sebebi buymuş