Detaylı Arama

Kategori:     Anahtar Kelimeler:   

 
Kultur-Sanat Sinema Dram İKLİMLER
 

İKLİMLER Popüler

İKLİMLER

Tıpkı yeryüzünün farklı bölgelerinin kendine has iklimleri olduğu gibi, ruhların da kendi iklimleri vardır. Üstelik değişmek için mevsimlerin dönüşünü beklemeyen, anlık değişimler bile gösterebilen iklimler...

İsa ve Bahar, çalkantılı ruhlarının farklı iklimlerinde, artık ortak bir mutluluğu paylaşamamaktadırlar. Mimar olan İsa ile televizyonda çalışan Bahar, iki farklı iklimin yaşandığı Kaş ve Ağrı'da, birbirini takip eden süreçlerde biraraya gelirler. Kaş, güneşin, kuytuda tek bir bilinmeyen bırakmayan parıltılı hali ile Ağrı ise soğuk ve kardan sıkı sıkıya örtülen bedenlerin aksine, kar beyazının aydınlığı ile, gerek hayatlarında gerekse ilişkilerinde hiçbir bilinmeyen bırakmayacaktır.

Üye eleştirileri

Toplam 2 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
8.9
Yönetmen 
 
9.5  (2)
Senaryo 
 
8.5  (2)
Erkek Oyuncu 
 
8.5  (2)
Kadın Oyuncu 
 
8.5  (2)
Soundtrack 
 
8.0  (1)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Yönetmen
Senaryo
Erkek Oyuncu
Kadın Oyuncu
Soundtrack
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
İKLİMLER 2011-04-09 22:28:07 Murat
Genel Puan 
 
8.5
Yönetmen 
 
9.0
Senaryo 
 
8.0
Erkek Oyuncu 
 
8.0
Kadın Oyuncu 
 
9.0
Soundtrack 
 
8.0

evlilik...

İki insan evlendikten sonra neler olabilir?...
Her şey olabilir. Daha az konuşurlar, bakışırlar, kavga ederler...
Ayrılırlar, birleşirler, tekrar ayrılırlar.
Yani hayat sürer...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
00
Bu eleştiriyi ihbar et
İKLİMLER 2011-03-26 17:11:05 kankardeş
Genel Puan 
 
9.3
Yönetmen 
 
10.0
Senaryo 
 
9.0
Erkek Oyuncu 
 
9.0
Kadın Oyuncu 
 
8.0

BAHARSIZ İKLİMLER

İlkbahar, Yaz, Sonbahar ve Kış… Başını umarsızca bir nehre yaslamış, şuursuzca akıp giden bir şiirin dizeleri gibidir iklimler… Ne yaslandığı nehiri kurutabilirsiniz, ne de şairliğini yok edersiniz iklimlerin. Kimi bir müjdecidir, kimisi bir ağıtın sevimsizliğindedir… Her biri bir şey fısıldar hayata… İklimler, umarsızca akar, değişmeden akar, hiçbir nasihate kulak asmadan akar. İklimler, bildiğini okur her daim. İklimlerin rengi belirgindir, oysa ki “İçimde fırtınalar kopuyor bugün, yüreğimde güneş açtı, kalbim ikinci baharını yaşıyor” gibi cümlelerden fışkırıyor bizdeki iklimler. Her daim belirsiz, her daim savurgan… İşte tam da bu noktada birileri fark ediyor içimizdeki iklimlerin sancısını ve kameraya kaydediyor basitçe. Sonunda bu bir film oluyor; adı ise İklimler…
İçindeki “baharı” tüketmiş, yanıbaşındaki Bahar’ı görememiş sevgisiz bir adam: İsa. Kendi boşluğunda yutulmuş, sevgisiz, tutarsız ve en önemlisi mevsimsiz bir karakter. Akademik bir birikimin orta yerinde kocaman bir yalnızlık. Biçimsiz ve manasız biçimde sevişebilen, bunu fiziksel bir eylem olarak gerçekleştiren, iklimlerini tersten giymiş bir adam… Yazın ortasında kalın bir kazak, kışın ortasında çırılçıplak, baharını hiç sormayın. İklimlerini hepten şaşırmış bu adamın, özetle sessizliğe gömülmüş, suskunluğa bulanmış, çözümü ise hep başka bir suskunlukta aranan ilişkisinin ortaya konduğu İklimler, biçimin yalın hikaye kurgusuyla olan sessiz dansına tanıklık eden tipik bir Nuri Bilge Ceylan filmi.
Diyaloglar gerçeğin tam damarından akıyor. Bu fazla yalın diyaloglar, sinemada hiç de alışık olmadığımız bir durum. Sanki köşede bir güvenlik kamerası var ve biz bu güvenlik kamerasından hayatın bir kesitini soluyoruz. Serap karakterini oynayan Nazan Kesal dışında hiçbir profesyonel oyuncuyu tercih etmemiş yönetmen. Nuri Bilge’nin sırf bütçeden kısmak için amatör oyuncularla çalıştığını söyleyecek durumda değiliz elbette. Bu filmin bir kimyası var, gücünü basitliğinden almak durumunda, izlediğimiz şey öylesine gerçek ki , gerçeğin bu yorumu yer yer bir belgesel atmosferini andırabiliyor. Durgun sekanslar ve on dakika bakkala gitseniz bile pek bir şey kaybetmeyeceğiniz uzun planlar, sakın ola hikayeyi beşinci plana atmasın. Zira, Nuri Bilge’nin hikaye taraflı filmlerindendir İklimler.

Farklı mevsimlerde gezinen İsa, Yazla başlayıp Kışla biten bir film ve tam da ortada duran Bahar… Bireyin yalnızlığı, karmaşık duygusal yapısı çerçevesinde ikili ilişkileri kadrajına dahil etmeyi seviyor Nuri Bilge. Aynı meseleye farklı bir boyuttan baktığı Üç Maymun filmi, benzer bir sorunun bu kez evlilik boyutundaki sancısına dokunuyordu. Filmleri çoğu seyirciye mide bulandırıcı, keyifsiz ve soğuk gelebilir; ancak artık kendi seyircisini bir şekilde yakalıyor kanımca. Bu güzel gelişme, saf sinemayı yakalama çabası içindeki Ceylan’ın filmografik iklimlerindeki “baharın” bariz bir müjdesi sanki…

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
30
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile