Karanlıkta Dans Popüler
Selma Jezkova 10 yaşındaki oğlu Gene ile birer Çek göçmeni olarak bir karavanda yaşamaktadırlar. Bir fabrikada çalışmakta olan Selma kalıtsal bir hastalık nedeniyle görme yetisini yavaş yavaş kaybetmektedir.
En büyük amacı gerekli parayı biriktirip oğlunu ameliyat ettirerek aynı akibete uğramasına engel olmaktır. Bu arada akşamları arkadaşı Kathy ile 'The Sound of Music' müzikalinin amatör bir sahnelemesi için prova yapmaktadırlar. Ne var ki olaylar onun istediği biçimde gelişmez, komşusu ve ev sahibi olan Polis Memuru Bill, Selma'dan parasını çalınca onu öldürmek zorunda kalır ve hapisin yolunu tutar. Bu, sonu idama kadar uzanabilecek trajik bir yoldur..
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 4 üyeden ortalama puan:
Çok Etkileyici Değil
Filmi çok beğendiğimi hatırlıyorum; ama şimdi o kadar da etkileyici olduğunu düşünmüyorum.
Öykü çok sıradışı bir öykü değil, görsel sunumda da çok fazla hayran olunacak birşeyler bulamadım.
Ama Hollywood'un benzer yapımlarından daha iyi bence.
Son Güncelleme: Ocak 06, 2010
İlk 10 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
Bildiğin arabesk
Bu film bana, 60-70'lerde bizde bol bol çevrilmiş olan, felaketle biten melodramları hatırlatıyor. Hemen hemen aynı konuyla çekilmiş olan birçok film olduğuna da eminim açıkçası."Masum olduğu halde suçu üstüne alan ve sonunda acı çekerek ölen" meleklerle doludur Türk sinema tarihi. Hatta tüm arabesk filmler bu tema üzerine kuruludur. Bu nedenle bu filmden hiç etkilenmemiştim. Rasyonel batılılara ilginç ve üzücü gelebilir ama bize sökmez gibime geliyor.
Trier'i de sevmem, o ayrı...
trier'in çok iyi, yaratıcı ve cesaretli bir yönetmen olduğunu düşünüyorum. "karanlıkta dans" söz konusu olduğunda, Amerikan toplumunda ahlaksal, hukuksal çöküşü, ailenin kokuşmuşluğunu, hırsız adamın evinde amerikan bayrağı asılıdır, tüm bunların yarattığı kişisel dramı gerçekten iyi bir oyunculuk ve harika müziklerle birleştirebilmiş bir filmden söz ediyoruz...
İdam sahnesini hatırladıkça halen tüylerim diken diken olur. Çok başarılı bir filmdi. Müzikler ise muhteşemdi. Björk'ün performansı ise dehşete düşürecek kadar iyiydi.
Yorumlar
Trier'i de sevmem, o ayrı...






















Bu film bana, 60-70'lerde bizde bol bol çevrilmiş olan felaketle biten melodramları hatırlatıyor. Hemen hemen aynı konuyla çekilmiş birçok film olduğuna eminim açıkçası. "Masum olduğu halde suçu üstüne alan ve sonunda acı çekerek ölen" meleklerle doludur Türk sineması. Hatta bunun arabesk versiyonları da vardır.Bu nedenle bu filmden hiç etkilenmemiştim. Çünkü zaten bir sürüsünü önceden izlemiştim bizim buralarda.
Trier'i de sevmem, o ayrı...