Kaspar Hauser Muamması Popüler
"Kaspar Hauser Muamması" 19.yüzyıl başlarında Nüremberg-Almanya'da yaşanmış gerçek bir olaya dayanıyor.
26 Mayıs 1828'de Nüremberg sokaklarında gizemli bir çocuk ortaya çıkar. Hiç konuş(a)mamakta ve elinde bir not tutmaktadır. Daha sonra anlaşılacağı üzere hayatının ilk 17 yılını tamamen insanlardan uzak, hücre gibi biryerde geçirmiştir. Okuma yazması olmadığı gibi konuşmasını, hatta yürümesini bile bilmiyordur. Adeta dünyaya 17 yaşında gelmiş gibidir. Bir anda ahalinin ilgi odağı olur, nerden geldiğine, kim olduğuna dair bir sürü komplo teorisi ortaya atılır. Hatta Baden bölgesinin veliaht prensi olduğu dahi iddia edilir. (Daha sonra yapılan DNA çözümlemeleri bu olasılığı dışlamış).
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Aralık 17, 2009
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Çocukluk Aşamaları Atlandığında Özne Kurula
Film yaşanan olayları gerçeğine çok yakın bir şekilde ele alıyormuş. Son derece gizemli bir durum olduğu için Kaspar'ın durumu bütün avrupa'da duyulur (hatırlarsanız benzer bir olay da yakın tarihte İngiltere'de yaşanmıştı. 30'lu yaşlarında çok piyano çalan biri ortaya çıkmıştı.). Bir bilim adamı Kaspar'ın eğitimini üstlenir ve herşeyi sıfırda öğretmeye başlar. Herkesi şaşırtan bir şekilde çok hızlı öğrenir. Piyano bile çalmaya başlar.
Gerçek bir olaya dayandığı için ilgiyle izlenebilecek bir film. İnsan, bebeklikteki temel süreçleri atlamış olmasına rağmen özne haline gelebilir mi? Bu kadar geç bir yaşta Süper Ego/Büyük Öteki oluşabilir mi?
17 yaşına kadar sadece imgelerle "düşünebilmiş" biri, bir anda dili kullanarak düşünmeye başlar. Biyolojik olarak 17 yaşın zihinsel kapasitesine sahip ve dolayısıyla içinden geçmekte olduğu süreçleri yorumlayabildiği için de, Kaspar insan gelişimini ve özne olarak ortaya çıkmasını doğrudan aktarabilmektedir. Zizek bu filmi ele alıyor mu bilmiyorum ama tam da onun sevdiği konulardan biri. Lacan'ın teorisinin test edilebildiği bulunmaz bir fırsat gibi.
Tabii Herzog, bu çok ilginç olayı, bir pembe dizi mantığıyla ya da sadece olayların kuru bir anlatımıyladeğil sözkonusu çağrışımları hakkıyla yansıtabilecek şekilde çekmiş filmi.
Film hakkında bir başka ilginç not da Kaspar'ı canlandıran Bruno S.'in benzer bir yaşam öyküsüne sahip olması. Öksüz yetişmiş, sokak şarkıcılığı yaparken Herzog tarafından tesadüfen keşfedilmiş. Hiçbir oyunculuk eğitimi olmamasına rağmen, Herzog'un iki filminde başrol oynamış (diğeri de Stroszek). Herzog'un aktardığına göre bütün çekimler boyunca, kostümünü hiç üzerinden çıkarmamış. Birgün evine ziyaret gittiğinde, kapının eşiğinde kostümü içinde uyurken bulmuş. Herzog'dan sonra sinemayı bırakmış ve ressamlığa soyunmuş. Ne ilginç hayat öyküleri var.







