Mephisto Popüler
Ruhunu Satma Klasik Mephisto Teması Üzerine Bir Uyarlama
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Şubat 29, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Ruhunu Satmanın Kaçınılmaz Sonu
Bu filmi doğu avrupalı (macar) bir yönetmenin, Istva Szabo'nun olduğu için seyrettim. Daha önce hiçbir filmini izleme fırsatım olmamıştı. Doğu avrupalı bir yönetmenden Mephisto gibi klasik bir tema üzerine daha farklı bir film beklerdim. Maalesef bir hayal kırıklığı oldu benim için. Bir kere neden bu kadar uzun, yaklaşık 2.5 saat olduğunu anlamadım çünkü bu denli uzun filmlerin temposu avrupa ekolünde özellikle doğu avrupada yavaş olur. Kesmeler uzun olur, kamera hareketleri yavaştır falan..Oysa bu filmin temposu baş döndürüyor, adeta hız rekoru kırmaya çalışıyor. Hani bizim yerli filmlerde kahramın şöhret basamaklarını hızla yükselişi, yere plakların ard arda atılmasıyla anlatılır ve bir anda karşımızda fakir ama onurlu bir gençten, sahnelerin yıldızı büyük sanatçının ortaya çıkışını görürüz ya, bu filmde nerdeyse öyle. Eğer tempo bu kadar yüksek olacak idiyse 2.5 saate ne ihtiyaç vardı.? Sinema için değil de TV için yapılmış bir film gibi geldi bana.
Bir başka hayal kırıklığı da dış mekan çekimlerinin nerdeyse hiç olmaması ki iç mekan sahnelerini pek sevmem.
Konuyu anlatmaya fazla gerek yok. Klaus Mann'in 1936 tarihli aynı adlı eserinden uyarlama. Klasik Mephisto teması.
Hamburg'lu komunizm sempatizanı sıradan bir aktör olan Hendrik Höfgen'in gözü yukarılardadır. Her ne pahasına olursa olsun şöhreti yakalamak ister. Derken Naziler iktidara gelir. Hendrik'in bütün arkadaşları ve karısı Almanya dışına kaçar, ama kendisine ilgi duyan Nazi yanlısı bir aktrisin daveti üzerine o Almanya'da kalır. Prusya başbakanın gözüne girer ve Mephisto rolü ile bir Nazi sanatçısı haline gelir. Arkadaşlarına karşı Almanya'da kalma kararını sanatını icra etmeyi bahane göstererek rasyonalize etmeye çalışır falan.
Ama ruhunu satmıştır bir kere.Nazilerin kuklası haline gelir, battıkça batar.
1981 Yabancı Film Oskar'ını almış ama bence seyredilmemesi kayıp sayılacak bir film değil. Bir doğu avrupalı yönetmenden böyle kötü bir film beklemezdim, herhalde bu da Szabo'nun Holywood'un dikkatini çekmek için yaptığı bir film, Szabo sineması için yanıltıcı bir bir fikir verebilir. Konchalovsky, Milos Forman gibi yönetmenler de kendi tarzlarından ödün vererek Holywood tarzı filmler çekmişlerdi. Bir Holywood hiti olan Slyvester Stallone gibi bir hödüğün oynadığı "Tango ve Cash"i çekebilmişti.
Neyse bu o kadar da kötü değil, denk gelirse seyredilebilir.





