Ikiru Popüler
Koca bir hayatın boşuna yaşandığını; ölmek üzere olduğunu öğrendikten sonra farketmek; filmin kasvetli senaryosu bu.Koca bir hayatı tipik bir memur olarak monoton bir şekilde geçirdikten sonra, emekli olmak üzereyken mide kanseri olduğunu ve sadece bir yıllık ömrü kaldığını öğrenen Kanji Watanabe'nin öyküsünü anlatıyor.
Hastalığını öğrenene kadar hayatını ve icra ettiği anlamsız mesleğini hiç sorgulamamış ve herşeyini, karısı da öldükten sonra tek oğlunun geleceğini hazırlamak için adamış. Kanser haberinin üstüne bir de oğluyla eşinin kendisinden kurtulmak için can attıklarını ve birlikte yaşadıkları evin tamamını ele geçirme planı yaptıklarını tesadüfen öğrenir. Böylece koca bir hayat bir anda boşa yaşanmış hale gelir ve üstelik artık toparlamak için de zaman yoktur.
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
Zararın neresinden dönülse kardır
Bu filmi izlerken aklıma Bergman'ın Yaban Çilekleri ve Angelopoulos'un Sonsuzluk ve Bir Gün'ü geldi. Demek ki usta yönetmenler ölümlerine yaklaşmış insanların neler hissettiklerine kafa yormuşlar.
Son Güncelleme: Şubat 29, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Yanlış Bir Hayatı Kurtarmak İçin Beyhude Bir
Film kiralama sitesinde eleştirileri okurken, İkiru'yu tesadüfen keşfettim. Kısa tanıtımını okur okumaz hemen seyretmek istedim ve listeme aldım.
Bundan daha kasvetli bir senaryo zor bulunur herhalde. Böyle karanlık bir senaryoyu bulur da kaçırır mıyım?
Son derece umutsuz durumdaki Watanabe 30 yıl boyunca yapmadıklarını, son bir yılda yapmaya çalışır. Bir lokantada tesadüfen alemlerin adamı görünümünde biriyle tanışır ve durumunu adama anlatır. Birlikte gece kuluplerini dolaşmaya başlarlar.
Derken, yolda daha önce emrinde çalışan ama istifa edip bir oyuncak fabrikasında çalışmaya başlayan bir genç kızla ardaşlık etmeye başlar. Ona nasıl bu kadar tasasız ve mutlu olabildiğini sorar. Kız da bunu yeni işine borçlu olduğunu söyle, üretiminde rol aldığı oyuncaklar sayesinden bütün Japon çocuklarıyla kendini arkadaş gibi hissetiğini söyler. İşte bu noktada Watanabe'de birşeyler ışıldamaya başlar. Otuz yıldan fazla hizmet ettiği ve hiçbir iş üretmemek ya da mümkün olan en uzun zamanda mümkün olan en az işi yapmak üzerine kurulu bürokrasiye karşı mücadele etmeye başlar. Filmin başından beri, mahallelerindeki çamur ve sivrisinek kaynağı boş araziye bir çocuk parkı yaptırmaya çalışan insanlara yardımcı olmaya karar verir. Film bu noktada bir sıçrama yapar ve kendimizi Watanabe'nin cenaze töreninden buluruz. Mesai arkadaşları ondaki değişiklikleri, ölümünden sonra geriye dönük olarak anlamlandırmaya çalışırlar. Acaba öleceğini biliyor muydu? Mücadeleye ölmeden önce bir tek olsun hayırlı bir şey üretmek için mi başlamıştı, yoksa hastalığından bağımsız olarak birşeylerin değişmesi gerektiğine mi inanıyordu? Filmin son yarısı bu flashback'lerle ve arkadaşlarının bunları yorumlarken kendi hayatlarını sorgulamaya başlamaları ile geçer.
Son flashback'i ise onu en son gören kişi olan bir polis memuru aktarır; Watanabe her tarafın karla kaplı olduğu bir gecede, tamamlanması için mücadele ettiği çocuk parkında bir salıncağa kurulmuş ve hayatın kısalığı ve genç kızların aşık olmalarını isteyen hüzünlü bir şarkı söylemektedir. Bu sahnenin sinema tarihinde ikonik bir yere sahip olduğunu bilmeden, müthiş etkilenmiştim. Düşünsenize bütün hayatını boşa yaşamış olan bir insan, hayatının son yılında anlamlı birşey yapıyor ve belki onun huzuru ile ölümü bekliyor. Bu çok etkileyici sahneyi yukarıda bulabilirsiniz.




