Yetenekli Bay Ripley - The Talented Mr. Ripley Popüler
1950'lerin sonlarında, İtalya'nın berrak suları ve pastoral güzellikleri arasında yaşanan Tom Ripley'in (Matt Damon) uğruna herşeyi feda edebileceği, Dickie Greenland'ın (Jude Law) ise kayıtsızca sefasını sürdüğü hayat.
Tom Ripley şans eseri Dickie'nin babası Herbert ile tanışır. Herbert onu Avrupa gitiiğinden beri haber alamadığı oğlunun arkadaşı zanneder ve eğer oğlunu Amerika'ya döndürmeyi başarırsa kendisine 1000 USD vermeyi teklif eder. Teklifi hemen kabul eden Tom Soluğu İtalya'da alır. Dickie ve Kız arkadaşı Marge (Gwyneth Platrow) ile arkadaş olur. Tom gün geçtikçe Dickie'ye ve özellikle de onun hayatına tutkuyla bağlanmaya başlar.
Tom "Bir hiç olarak kendin gibi yaşamaktansa, bir başkasının hayatını çalarak önemli biri gibi yaşa" mantığını hayatının felsefesi haline getirmiştir ve belki de bu yüzden bir daha asla kendi olmayacaktı.
Filmin yönetmeni İngili Hasta Filmiy'le ödül almış Minghella'nın İngiliz Hasta'dan sonra yönettiği ilk film. Enİyi Özgün Müzik Dalında Oscar'a aday gösterilen filmde kullanılan klasik ve jazz müzikleri, filmdeki karakterler arasındaki bağları, filmin alt yapısını ve filmde resmedilen dönemi aktarabilmek açısından anahtar görevi görmektedir. Film 5 dalda Oscar'a ve 7 dalda Bafta'ya (ingiliz Akademi Ödülleri'ne) aday olmuştur.
Üye eleştirileri
Toplam 4 üyeden ortalama puan:
Ripley Serisi Patirica Highsmith'în en tanına eseri haline gelmiş ve bir çok kişi tarafından bilinirken alıp öyküdeki eşcinsel imaları orta yere yerleştirip finali de buna bağlarsanız bu esere büyük bir ihanet etmiş olursunuz. Burada da öyle olmuş. Karşımızda film değil de koskocaman bir ihanet duruyor adeta. Öyle bir finali var ki, bir kere.. devamını çekmek saçmalık olur. Halbuli dört tane kitap daha izliyor ilkini. Ve asla yok yere uzatıldığı hissi geçmiyor okuyucusuna.
Filmin senaryonun öyküyü acımasız biçimde katletmesi dışındaki en önemli hatası Ripley karakterinin seçiminde kendini gösteriyor, Jude Law İle Matt Damon rolleri değişse bile daha başarılı olabilirdi. Film daha inandırıcı olabilirdi. Marge Karakteri gereğinden fazla işlenip önemli hale getirilmiş konuya katkısı yok.
Başarılı bir uyarlama
İlk kez,İstanbul'da bir grup arkadaşla birlikte sanırım Beyoğlu sinemasında izlemiştim. Bende anısı vardır.
*
Seneler önce bir gece otururken şans eseri televizyonda rastladığım filmden çok etkilendim ve yıllardır unutamadım. Gerilimi heyecanı seven herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Bir sonraki film olan Ripley'in Cinayetleri'nde ise John Malkovich'i izleyebilirsiniz.





