Budala Popüler
Kurosawa, hayranı olduğu Rus edebiyatından, özellikle sevdiği Dostoyevski'nin aynı adlı romanından yaptığı uyarlama.
Epilepsi hastası olan Bay Kameda oldukça saf, naif ama karşılaştığı tüm insanları içtenlikle sevebilen biridir. Ancak bu art niyetsiz, içten ruhu çevresindekiler tarafında Budala biri olarak algılanmasına neden olur. En büyük zaafı gibi görünen bu özelliği, paradoksal bir şekilde aynı zamanda en güçlü yanıdır da.
En aşağılık, en kötü ruhlu biri bile Kameda karşısında gardını koruyamamaktadır. Katıksız insan sevgisinin yansıdığı yüzü ve sarf ettiği safça laflar karşısında insanlar, "normal" ilişkilerde takındıkları tavrı sergileyemez, tuhaf ama altın kalpli Bay Kameda'ya karşı hemen yakınlık duymaya başlarlar.
Son anda gelen bir afla -Dostoyevski'nin gerçek hayatında olduğu gibi- idamdan dönen Kameda, kurtulduktan sonra bir yakınını görmek üzere yola koyulur. Trende, sert, kaba-saba, Kameda'nın tam zıt kişiliğinde biri olan Akama ile karşılaşır. Bu haşin adam bile Kadema'ya sempati duymaya başlar.
Akama, zengin bir adamın metresi olan güzelliği dillere destan Bayan Taeko Nasu'ya aşıktır. Zengin babasının parasını çalarak ona bir elmas hediye etmiş ve bunun sonucu olarak babası tarafından evlatlıktan rededilmiştir. Ancak yaşlı adamın ölmesi üzerine, mirasa konmak için o da yola koyulmuştur.
Trenden indikten sonra bir vitrinde Taeko'nun resmiyle karşılaşırlar. Budala Kadema Taeko'nun gözlerine bakar bakmaz çok mutsuz olduğunu, o gözlerde derin bir mutsuzluğunun saklı olduğunu anlar, hemen o anda onun için üzülmeye başlar.
Akrabası Ono'lar Teako'yu yanlarında çalışan Bay Kayama ile evlendirmeye çalışırlar, çünkü Taeko'nun koruyucusu zengin adam ondan kurtulmak istemekte ve onunla evlenecek kişiye yüklü miktarda bir para vaat etmektedir. Kademe bu evliliğin Taeko için felaket olacağını bilir ve evlenmemesini tavsiye eder. Bu arada trende karşılaştığı Akama ise Taeko'dan vazgeçmek istemez ve her ne pahasına olursa olsun onunla kendi evlenmeye kararlıdır. Kadema'nın ruhunun temizliğinden çok etkilenen Taeko, Kadema'yı çok sever, o kadar ki onunla evlenmesinin bu iyi kapli adamın felaketi olacağını bildiğinden teklifini rededer.
Herkesin birbirinin kurdu olduğu bir ilişkiler ağının ortasına, saflığı ve iyiliği ile o ilişikilerin zeminini kaydıran, sorgulatan bir fenomen olarak düşer Kadema. Onun sayesinden bütün insanlar kendi kirlenmişliklerinin farkına varmaya başlarlar, hayatlarında ilk defa karşılık beklemeden bütün sevgisini sunan bir adam karşısında o ana kadar geçerli olan bütün değer yargılarında kuşku duymaya başlar; paylaşılamayan adam olur Kadema.
Her ne kadar o çevresindeki herkesin iyiliğini istese de, tek tek herkesin çatışan beklentilerini karşılayamaz.
Sinema
Üye eleştirileri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
İtiraf ediyorum, romanı okumadım. Filmi çok beğendim.
Son Güncelleme: Aralık 29, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
En Az Romanı Kadar Güzel Bir Film
İtiraf etmeliyim ki nerdeyse bir yıl boyunca bu filmi seyretmek içimden gelmedi; tarih öncesinden, 1951 yılından kalma, üstelik yalnızca kültürleri değil jestleri, mimikleri, yüzleri radikal biçimde farkli uzak bir ülkeden bir film. Seyretmesi çok sabır ister diyordum.
Ancak genellikle herkese ilginç geldiğinden seyretmesi daha kolay olan her Samuray filmiyle birlikte Kurosawa'ya olan hayranlığım arttığından ve düzenli olarak birlikte çalışıtığı aynı aktörlere ve kendine has yönetmenlik tarzına ısındığımdan sonunda bu daha zor olan filmi de seyretmeye koyuldum.
Sonuç?; Kesinlikle bir sinema klasiği daha.
Yıllar önce okuduğum Budala'dan aklımda hiçbirşey kalmamış. Bu film sayesinde romanı da tekrar hatırlamış oldum. Hiçbirşey kalmamış dedim ama sık sık başka yazarlar ve düşünürler tarafından alıntılandığından bir ünlü sahneyi hiç unutmamıştım. Bu Kurosawa uyarlamasında da o sahne kullanılacak mı acaba diye bekledim; Prens Mişkin'in davet edildiği evde, kendi kendine "Aman girişteki o pahalı Çin vazosuna dikka et. Sakın sakarlık yapıp kırma" diye defalarca telkinde bulunmasına rağmen, girer girmez vazoyu kırma sahnesi. Kadema da Teako'nun evine girer girmez vazoyu kırar ve konuklar onun gelmiş olduğunu kırılan vazonun sesiyle anlar.

