Detaylı Arama

Kategori:     Anahtar Kelimeler:   

 
Kultur-Sanat Sinema Film-Noir Üçüncü Adam
 

Üçüncü Adam Popüler

Üçüncü Adam

Film II. Dünya Savaşı'nın sonrasında Avusturya'nın başkenti Viyana'da geçer. Şehir galip devletler olan İngiltere, Fransa, ABD ve SSCB tarafından kontrol edilen sektörlere bölünmüştür.

Savaş sona ermiş olmakla birlikte galip devletler arasındaki Soğuk Savaş da henüz başlamıştır. Amerika'da üçüncü sınıf ucuz western romanları yazarak hayatını kazanmaya çalışan, alkolik ve beş parasız Holly Martins (Joseph Cotten), eski arkadaşı Harry Lime'ın (Orson Welles) kendisine yaptığı iş teklifini görüşmek üzere Viyana'ya gelir, gelir gelmez de arkadaşının bir kamyonun altında kalarak öldüğünü ve cenaze törenin alelacele yapılacağını öğrenir. Mezarı başında görünüşte samimi bir insan olan İngiliz Binbaşı Calloway (Trevor Howard) ile sürekli gözyaşı döken aktrist Anna Schmidt (Alida Valli) ile tanışır.

Binbaşı Calloway, Martins'e Lime'ın bir hırsız ve katil olduğunu söylediğinde önce Martins buna büyük tepki gösterir. Ancak günler ilerledikçe Martins Binbaşının haklı olduğunu, Harry Lime'ın da aslında ölmemiş olduğunu, polisten kaçmak için böyle bir yola başvurduğunu öğrenir. Lime savaş sonrasının yıkık, yoksul ve perişan Viyana'sında ilaç karaborsacılığı yaparak büyük paralar kazanmaktadır. Yakalanacağını anlayınca da kendini ölmüş göstererek faaliyetlerini yer altında, yani Viyana'nın kanalizasyonlarında devam ettirmeye karar vermiştir.

Filmin en ünlü sahnelerinden birinde, lunaparktaki devasa dönme dolaba binmiş olan Lime (Orson Welles) yukarıdan bakıldığında karıncalar gibi gözüken insanlara küçümseyerek bakar ve şu meşhur sözleri sarfeder:

« ...İtalya'da 30 yıl boyunca Borjiyalar hüküm sürdü, bu süre içinde hep kan döküldü, cinayetler işlendi yani hep savaş, kıyım ve terör vardı. Ama Michelangelo, Leonardo da Vinci ve Rönesans'ı da onlar yarattı. Oysa İsviçre'de 500 yıl boyunca barış, kardeşlik ve demokrasi vardı, ama buna karşılık ne yaratabildiler? Sadece guguklu saati! »

İşlediği suçları ve cinayetleri haklı gösterebilmek için Lime'ın sarfettiği bu pervasız replik Graham Greene'in özgün senaryosunda yer almıyordu, senaryoya Orson Welles tarafından ilave edilmişti.

Sinema

Orjinal Başlık
The Third Man
İngilizce Başlık
The Third Man
Yönetmen
Öykü/Senaryo
Yıl
Süre (dk.)
104
Başrol Erkek
Başrol Kadın
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam
Üçüncü Adam

Üye eleştirileri

Toplam 1 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
10.0
Yönetmen 
 
10.0  (1)
Senaryo 
 
10.0  (1)
Erkek Oyuncu 
 
10.0  (1)
Kadın Oyuncu 
 
10.0  (1)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Yönetmen
Senaryo
Erkek Oyuncu
Kadın Oyuncu
Soundtrack
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Üçüncü Adam 2010-01-05 10:03:00 Önder Kurt
Genel Puan 
 
10.0
Yönetmen 
 
10.0
Senaryo 
 
10.0
Erkek Oyuncu 
 
10.0
Kadın Oyuncu 
 
10.0
Önder Kurt Eleştiren Önder Kurt    Ocak 05, 2010
#1 Eleştirmen  -   Bütün eleştirilerime bakın

Karanlık Sokaklar

Geçenlerde Metin Çulhaoglu aktarmıştı ünlü amerikalı yönetmen Billy Wilder'dan, yardımcısına söyle demiş;

"Ya Joe (her neyse adı artık) şöyle puslu çekimler yap da Avrupa'da bir ödül alalım"

İtiraf ediyorum ben buna tav olan bir izleyiciyim; zayıf bir sokak lambasiyla aydınlatılmış kimsesiz sokaklar; yerden yükselen dumanlar vs. Bunlar varsa bir film iyidir benim için. Zaten bildiğim kadarıyla film-noir türünü tanımlayan da bu; adı üstünde karanlık film.

Üçüncü Adam da bunları seyirciye bol bol veriyor. Sadece puslu, az aydınlatılmış sokaklar değil, çok da iyi bir öyküsü de var.

Film de kadın düşmanı öğeler de var; gerçi film-noir'ın femme-fatale'ı zaten hep guvenilmez, iki yüzlü, entrikalar çeviren bir tiptir.

Bu filmdeki kadın ise, saf, iyi niyetli yazardan ziyade penisilin kaçaklığı yapan, bu yüzden binlerce çocuğun ölümüne neden Orson Welles karakterine aşıktır, ki bu karakter filmin önemli bir sahnesinde, dönme dolabın tepesinde nasıl böylesine korkunç bir iş yapabildiğini soran yazara aşağıda görünen insanları göstererek şöyle der:

"Şunları görüyor musun, hareket eden küçük noktalar, karıncalar gibi. Bunlardan bir kaç tane az olmuş ne önemi var"

Kadın böyle bir erkeğe deli gibi aşıktır.

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
00
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile