Kanlı Taht - Kurosawa Popüler
Sinema tarihinin en başarılı Macbeth uyarlamalarından biri kabul edilen Kurosawa filmi.
Bir üst feodal Lord'a bağlı olan generaller Washizu Taketori ve Miki, son savaşta gösterdikleri başarılar için ödüllendirilmek, terfi ettirilmek üzere, efendilerinin "Örümcek Ağı Ormanı" içinde yeralan şatosuna doğru yola çıkarlar. Ormanın içinde kaderin ipliğini saran kötü ruh ile karşılaşırlar. Kötür ruh, generallere kendilerini bekleyen gelecek hakkında kehanetlerini aktarır; iki genralin hangi garnizona atanacaklarını bildirir. Korkuya kapılan generaller daha sonra, içlerine düştükleri karışık ruh halini sembolize eden yoğun bir sis içinde kaybolurlar. Sonunda efendilerinin şatosunu bulurlar.
Olaylar, kötü ruhun öngürdüğü şekilde gelişmeye başlar.
Washizu, ürkütücü kehanetin gerçekleşmemesi için çalışır. Efendisine sadakatini korumak ister. Ama manupulatif karısı, sinsi sinsi aklını çelmeye başlar. Gittikçe iktidar hırsına kendini kaptıran Washizu, adım adım kaçınılmaz kaderine doğru gider.
Kurosawa sinemasının bütün karakteristiklerini içeren bir film. Her zaman ki gibi yoğun bir sağanak yine var; bunun yanında enfes puslu sahneler. Ustanın aşırı iklimsel olayları kullanışı bu filmde de sıkça görülüyor.
Üye eleştirileri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
Kaderden kaçış yok.
Kaderden kaçış yok. Ama insan düşünmeden edemiyor. Azcık biraz akıllı davranılsa kadere müdahale edilemez mi? Yoksa kader bunu da mı hesaba katmıştır?
İki komutanın orman içinde ve sonrasında sis içinde kayboluşlarını anlatan çekimler çok güzel. Sürekli aynı yerde dönüp duruyorlar ve siz bunu sıkılmadan izliyorsunuz. Çünkü siz de orada olsanız aynı şeyi yapacaksınız, bunu biliyorsunuz.
Çok iyi film.
Son Güncelleme: Aralık 22, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Bir Başka Görsel Şölen
Kurosawa sinemasının bu denli hayranı olabileceğimi hiç ummazdım. "7 Samuray", "Gizli Kale" birer istisna sanmıştım. Ama onca filmini seyrettim aynı düzey hemen hepsinde de vardı.
"Kanlı Taht" da ilk kareleriyle hemen muhteşem bir film olduğunu hissettirdi.
Zizek'in sık sık analiz ettiği, kaderin bilinmesi sonucunda değiştirmek için alınan önlemlerin o kaderin oluşmasında zaten hesaba katılması durumunu iyi örnekliyor.
Bir örnek de benden; Bir dizide, bebek Hitler'i öldürmek üzere zaman makinesiyle geçmişe gönderilen mürebbiye Hitler ailesine sızmayı başarır ve bebek Hitler'in bakıcılığını üstlenir. Bebeği sonunda kaçırma fırsatını bulur ve birlikte köprüden ırmağa atılır. Bebeğin kaybolduğunu farkeden ve babanın gazabından korkan hizmetçi sokağa fırlar, karşısına çıkan dilenci bir çingenin bebeğini satın alır ve asıl bebeğin yerine koyar. Baba durumu farketmez; böylece çingene bebek tarihsel Hitler olarak yerini alır. Yani zaman makinesi aracılığıyla yapılan müdahale, kaderin akışında zaten hesaba katılmıştır.
Kanlı Taht'da da Washizu, kendisin bildirilen kaderi değiştirmek için pek çok müdahalede bulunur ama tam da bu müdahaleler öngörülen kaderin oluşması için gereklidir.

