En Iyi 50 Gizem Filmi
-

Konu bağlamına sanki biraz oturan FB'ta paylaşılmış bir metin, hoşuma gitti ekleyeyim dedim;
**********************
Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına " Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?" demiş.
" Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye ilave etmiş. Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.
Öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.
• Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.
• Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş:
"İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,olumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.
• Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
• Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
• Asla bilmeyenle tartışma
-

Murat,
Siteye bir şekilde yolu düşen insanları bence iki gruba ayırmak lazım; küçük işletme kuruluşuna bir analoji yapalım, her ne kadar şık olmasa da;
Bence ilk grup şu ya da bu şekilde, olası sol vicdanlarınaa referansla sermaye katkısı yapmalarını bekleme hakkını kendimizde gördüğümüz hissedarlar, ki işte eski tanıdıklarımız, eşimiz dostumuz falan. Bir önceki yorumda eklediğim anlatı da onlara yönelik.
İkinci grup ise hayali işletmemizin müşterileri..Yolları tesadüfen siteye düşmüş, bir kaç dakika göz gezdirkten sonra, ilgi duydukları bir konu olduğu için iki satır not düşmüş yukarıdaki gibi arkadaşlar..Fazla bir beklentileri yok, siteye yönelik duygusal bir yatırım gibi bir dertleri haliyle hiç yok..İmdb'ye uğrar gibi uğramışlar işte..Bu tür arkadaşları eleştirmeye çok hakkımız yok bence..Onlara karşı müşteri velinimetimizdir şiarıyla yaklaşmak gerekiyor..Eğer önerdikleri filmleri eklememişlerse demek ki biz malımızı yeterince iyi pazarlayamamışız, demek ki site yeterince kullanıcı dostu değil, ara yüzler için kllanılan teknik tabirle "user friendly" değil..Fast Food gibi Fast Culture çağında yaşadığımızı unutmayalım, insanlar yiyecekleri gibi kültür ürünlerini de çabuk tüketmek istiyorlar..Mevcut realite budur, bizim işletmemizin yapması gereken de müşteriden şikayet etmek yerine malın albenisini arttırmak olmalı.
Şöyle çarşıda gezinirken vitrindeki ürünün dikkati çekmesi gibi internet surf'ü esnasında tesadüfen bulmuşlar, fiyat sorar gibi not düşmüşler, sonra beğenmeyip yandaki mağazaya geçmişler..Hepsi bu..
Teknik olarak analiz edersek aslında filmleri eklememiş olmalarına şaşmamak lazım; mesala bu sayfada "Eğer aradığınız film listede yoksa ekleyin" gibi bir tuş olabilirdi..Mesala film listesinin hemen sağında görüyorsun kocaman boş bir alan var..Benim yeni bir modülü kurmaya yönelik deneme yanılmalarım esnasında öylesine ortaya çıkan, üzerinde fazla durulmamış, çok özensiz, çok sallapati bir design..İnternet tasarımının her milimetre kare alan değerli bir mülk gibi..Görüyorsun biz o mülkün koca bir kısmını bomboş bırakmışısız..Müşteri de böyle derme çatma bir vitrini görünce çok alıcı olmuyor..İşte internet yayıncılığında iyi bir CSS/HTML tasarımcısı ve İnternet programcısı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir durum..
Ben bu ortaya çıkan durumu şöyle yorumluyorum; pazarın doğru bir analizini yapmışız, neye talep olduğunu görmüşüz, ama sermaye eksikliğinden ürünümüzü yeterince iyi ambalajlayamamışız..İşte bu yüzden bu arkadaşlardansa sermaye koymayan, yukarıdaki anlatının eleştirdiği kendi hissedarlarımıza sitem etmeliyiz..
Ta 2001'den beri, yani internete aklım ermeye başladığı andan itibaren pekçok site çıkarma denemelerinde bulundum..Her defasında da tanıdıklarıma haber saldım..Yani yukarıdaki anlatının ilk bölümünde olduğu gibi beğenmedikleri yerleri çizmelerini istedim; sonuç aynıydı..İmla hatalarını eleştiri konusu yapan bile çıkmıştı..E-hayalet için de pekçok defa grafik tasarımının sade olmadığı, çok karmaşık olduğu yönünde pekçok kez aynı eleştiriyi aldık..Sanki biz farkında değilmişiz gibi..Yani insanlar bu çok bariz, ortada cascavlak duran gerçeği bile görmüyor; yahu arkadaş bu adamlar 40'ından sonra kendi başlarına site çıkarmaya çalışan insanlar, internet tasarımından ne anlasınlar, demek ki ellerinden ancak bu kadar geliyor bile diyemiyorlar..Biz anamızın karnında mı öğrendik Joomla'yı..Hakkında sıfır bilgiye sahipken 40'ında oturup öğrendik kör topal..Bu yaşta bir design yapınca ortaya ancak bu kadarı çıkabildi..Hiçbiri de demez ki, ya şurayı burayı eleştireceğime ben de elime bir fırça alayım da, beğenmediğim yeri düzelteyim..Şurası böyle olmalı dediler de yok biz illa böyle olacak mı dedik? Beğenmiyorsan gel beğendiğin gibi yap, bir el de sen at..
Bu kültürel bir mesele, bizim kültürümüzde yok..Lombak'da yıllar önce çok güzel bir seri karikatür vardı; biz türkleri farklı durumlarda komik bir şekilde tasvir ederdi; ilk karakter bir laf eder, ikinci, daha bilge görünen karakter ise ilkinin söylediği bu tek lafttan Türk olduğunu çıkarır "Sen türksün de mi?" derdi..Format buydu..Bunun farklı bir versiyonunda da, bizim Türkler Çin Seddi önünde durur ve şu muhabbetler geçer; "Vaay vaay..Adamlar yapmış usta" "Lan kimbilir kaç tuğla gitmiştir buraya ha" falan derler..Duvarın üstündeki Çinliler de "Bu duvar Türkleri durdurur demiştim sana" diye konuşurlar aralarında..Bizimkiler duvara karşı nasıl bir çözüm bulacaklarını düşüneceklerine ihtişam karşısında pasif izleyici olarak kalırlar..Bu karikatürün tersi durum da bizim sitede yaşanıyor; "Vaay vaaay..Olmamış be.".Pisa kulesine bakıp eğri duruyor diye eleştirmek kabilinden işte..Eğriliğin tercih değil zorunluluk olduğunu çıkarsayamayacak düzeyde aynı pasiflik..
Bu "kurtar bizi baba" kültürüdür..Bizde her üretim bir takım büyüklerin yaptığı dışsal bir süreçtir..Biz oturup sadece üzmünü yemeyi bekleriz, o olmazsa bağcıyı döveriz..
Bizde akıl veren çoktur, icra eden yoktur..Generaller boldur, erleri ara ki bulasın..
-
Alýntý:"Bu duvar Türkleri durdurur demiştim sana"
Çok güzelmiş :-) Mizah damarı olanlar çok şanslılar. Bir ton laf etmeleri gerekmiyor. Mevzu budur; otur neresinden yakarsan yak.
Önder,
Doğru söylüyorsun da, hani insanın, "müşterinin hiç ni kabahati yok" diyesi geliyor. Tamam, velinimetimizdir (de) şükür "veli"liğinden gayrı bir "nimet"ini gördüğümüz yok.
Teknik tarafına gelirsek, dediğin gibi bir iki "katılım butonu ve kanalı" açsak çok iyi olur da, malum, henüz "bir bilen"e denk gelemedik. Mübarek talih, sanki taş devrinde "cssci" arıyoruz, halbu ki, havaya baksan, insana, elini sallasan ellisi" gibi geliyor.
"Bir" yerde hata yapıyoruz (da) nerde?
-
2011-09-28 20:52:39 | metinsel - re: RE: En Iyi 50 Gizem FilmiMurat yazan:zindan adası ne ayak la? :lol: :lol: Pardon, şu sıralar Behzat Ç replikleri ile dolaşır oldum.Önce R.K, şimdi Metin Sel...Burası, gelip geçerken uğrayanlar tarafından bayağı rağbet görüyor anladığım kadarıyla.
en iyi gizem filmleri demişsin zindan adası vs bunun gibi efsane,kült filmleri koymamışsın işini ciddiyetle yap ki burasıda ziyaretçilerin uğrayıp yol aldığı bir yer olmasın
-
2012-05-05 20:58:18 | uğur ÖZEL - Teşekkür
Arkadaşlarım, ağabeylerim, kardeşlerim ve diğerleri.. Gizem sınıfındaki filmleri paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Aradığımı buldum diyerek sizlere binlerce kez teşekkür etmek istiyorum. Normalde yorum yazmayı pek seven bir insan değilim fakat ortalama 7 gündür bu sitede takılıyorum yıllık izindeyim iş yerinde ve günde 3 film izlemekteyim. İnanın bağlandım bu filmlere. Yorumlarınızın hepsini okuyamadım bağışlayın Tavsiye diye bir yazı gördüm yorumların arasında. Bundan dolayı şunu tavsiye etmekteyim.. Kendi sınıfındaki en iyi filmleri paylaşmanızı istiyorum. Örneğin Komedi dalındaki en iyi filmleri burda bulabilir miyim? Ya da Korku veya macera. Bundan dolayı minnettarım sizlere. Tekrardan teşekkürler..
View image
-
2012-05-06 06:13:05 |Administrator| AliOsman
Yorumlar
zindan adası ne ayak la?![]()
Pardon, şu sıralar Behzat Ç replikleri ile dolaşır oldum.Önce R.K, şimdi Metin Sel...Burası, gelip geçerken uğrayanlar tarafından bayağı rağbet görüyor anladığım kadarıyla.
en iyi gizem filmleri demişsin zindan adası vs bunun gibi efsane,kült filmleri koymamışsın işini ciddiyetle yap ki burasıda ziyaretçilerin uğrayıp yol aldığı bir yer olmasın
O son sorduğun soruya cevap, bu sitede bilmem kaç baytlık data girişi ile arandı da "bulunamadı". Ne yaparsın işler kesat, gün ola devran döne. Ulus hocanın dediği gibi insanoğlu doğru şeyler yapma potansiyeline sahip, bir gün yapacak da. Bakalım.
Çok güzelmiş"Bu duvar Türkleri durdurur demiştim sana"
Mizah damarı olanlar çok şanslılar. Bir ton laf etmeleri gerekmiyor. Mevzu budur; otur neresinden yakarsan yak.Önder,
Doğru söylüyorsun da, hani insanın, "müşterinin hiç ni kabahati yok" diyesi geliyor. Tamam, velinimetimizdi r (de) şükür "veli"liğinden gayrı bir "nimet"ini gördüğümüz yok.
Teknik tarafına gelirsek, dediğin gibi bir iki "katılım butonu ve kanalı" açsak çok iyi olur da, malum, henüz "bir bilen"e denk gelemedik. Mübarek talih, sanki taş devrinde "cssci" arıyoruz, halbu ki, havaya baksan, insana, elini sallasan ellisi" gibi geliyor.
"Bir" yerde hata yapıyoruz (da) nerde?
Siteye bir şekilde yolu düşen insanları bence iki gruba ayırmak lazım; küçük işletme kuruluşuna bir analoji yapalım, her ne kadar şık olmasa da;
Bence ilk grup şu ya da bu şekilde, olası sol vicdanlarınaa referansla sermaye katkısı yapmalarını bekleme hakkını kendimizde gördüğümüz hissedarlar, ki işte eski tanıdıklarımız, eşimiz dostumuz falan. Bir önceki yorumda eklediğim anlatı da onlara yönelik.
İkinci grup ise hayali işletmemizin müşterileri..Yo lları tesadüfen siteye düşmüş, bir kaç dakika göz gezdirkten sonra, ilgi duydukları bir konu olduğu için iki satır not düşmüş yukarıdaki gibi arkadaşlar..Faz la bir beklentileri yok, siteye yönelik duygusal bir yatırım gibi bir dertleri haliyle hiç yok..İmdb'ye uğrar gibi uğramışlar işte..Bu tür arkadaşları eleştirmeye çok hakkımız yok bence..Onlara karşı müşteri velinimetimizdi r şiarıyla yaklaşmak gerekiyor..Eğer önerdikleri filmleri eklememişlerse demek ki biz malımızı yeterince iyi pazarlayamamışı z, demek ki site yeterince kullanıcı dostu değil, ara yüzler için kllanılan teknik tabirle "user friendly" değil..Fast Food gibi Fast Culture çağında yaşadığımızı unutmayalım, insanlar yiyecekleri gibi kültür ürünlerini de çabuk tüketmek istiyorlar..Mev cut realite budur, bizim işletmemizin yapması gereken de müşteriden şikayet etmek yerine malın albenisini arttırmak olmalı.
Şöyle çarşıda gezinirken vitrindeki ürünün dikkati çekmesi gibi internet surf'ü esnasında tesadüfen bulmuşlar, fiyat sorar gibi not düşmüşler, sonra beğenmeyip yandaki mağazaya geçmişler..Heps i bu..
Teknik olarak analiz edersek aslında filmleri eklememiş olmalarına şaşmamak lazım; mesala bu sayfada "Eğer aradığınız film listede yoksa ekleyin" gibi bir tuş olabilirdi..Mes ala film listesinin hemen sağında görüyorsun kocaman boş bir alan var..Benim yeni bir modülü kurmaya yönelik deneme yanılmalarım esnasında öylesine ortaya çıkan, üzerinde fazla durulmamış, çok özensiz, çok sallapati bir design..İnterne t tasarımının her milimetre kare alan değerli bir mülk gibi..Görüyorsu n biz o mülkün koca bir kısmını bomboş bırakmışısız..M üşteri de böyle derme çatma bir vitrini görünce çok alıcı olmuyor..İşte internet yayıncılığında iyi bir CSS/HTML tasarımcısı ve İnternet programcısı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir durum..
Ben bu ortaya çıkan durumu şöyle yorumluyorum; pazarın doğru bir analizini yapmışız, neye talep olduğunu görmüşüz, ama sermaye eksikliğinden ürünümüzü yeterince iyi ambalajlayamamı şız..İşte bu yüzden bu arkadaşlardansa sermaye koymayan, yukarıdaki anlatının eleştirdiği kendi hissedarlarımız a sitem etmeliyiz..
Ta 2001'den beri, yani internete aklım ermeye başladığı andan itibaren pekçok site çıkarma denemelerinde bulundum..Her defasında da tanıdıklarıma haber saldım..Yani yukarıdaki anlatının ilk bölümünde olduğu gibi beğenmedikleri yerleri çizmelerini istedim; sonuç aynıydı..İmla hatalarını eleştiri konusu yapan bile çıkmıştı..E-hay alet için de pekçok defa grafik tasarımının sade olmadığı, çok karmaşık olduğu yönünde pekçok kez aynı eleştiriyi aldık..Sanki biz farkında değilmişiz gibi..Yani insanlar bu çok bariz, ortada cascavlak duran gerçeği bile görmüyor; yahu arkadaş bu adamlar 40'ından sonra kendi başlarına site çıkarmaya çalışan insanlar, internet tasarımından ne anlasınlar, demek ki ellerinden ancak bu kadar geliyor bile diyemiyorlar..B iz anamızın karnında mı öğrendik Joomla'yı..Hakk ında sıfır bilgiye sahipken 40'ında oturup öğrendik kör topal..Bu yaşta bir design yapınca ortaya ancak bu kadarı çıkabildi..Hiçb iri de demez ki, ya şurayı burayı eleştireceğime ben de elime bir fırça alayım da, beğenmediğim yeri düzelteyim..Şur ası böyle olmalı dediler de yok biz illa böyle olacak mı dedik? Beğenmiyorsan gel beğendiğin gibi yap, bir el de sen at..
Bu kültürel bir mesele, bizim kültürümüzde yok..Lombak'da yıllar önce çok güzel bir seri karikatür vardı; biz türkleri farklı durumlarda komik bir şekilde tasvir ederdi; ilk karakter bir laf eder, ikinci, daha bilge görünen karakter ise ilkinin söylediği bu tek lafttan Türk olduğunu çıkarır "Sen türksün de mi?" derdi..Format buydu..Bunun farklı bir versiyonunda da, bizim Türkler Çin Seddi önünde durur ve şu muhabbetler geçer; "Vaay vaay..Adamlar yapmış usta" "Lan kimbilir kaç tuğla gitmiştir buraya ha" falan derler..Duvarın üstündeki Çinliler de "Bu duvar Türkleri durdurur demiştim sana" diye konuşurlar aralarında..Biz imkiler duvara karşı nasıl bir çözüm bulacaklarını düşüneceklerine ihtişam karşısında pasif izleyici olarak kalırlar..Bu karikatürün tersi durum da bizim sitede yaşanıyor; "Vaay vaaay..Olmamış be.".Pisa kulesine bakıp eğri duruyor diye eleştirmek kabilinden işte..Eğriliğin tercih değil zorunluluk olduğunu çıkarsayamayaca k düzeyde aynı pasiflik..
Bu "kurtar bizi baba" kültürüdür..Biz de her üretim bir takım büyüklerin yaptığı dışsal bir süreçtir..Biz oturup sadece üzmünü yemeyi bekleriz, o olmazsa bağcıyı döveriz..
Bizde akıl veren çoktur, icra eden yoktur..General ler boldur, erleri ara ki bulasın..
**********************
Usta bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta, öğrencisini uğurlamış. Çırağına " Yaptığın son resmi, şehrin en kalabalık meydanına koyar mısın?" demiş.
" Resmin yanına bir de kırmızı kalem bırak. İnsanlara, resmin beğenmedikleri yerlerine bir çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmeyi de unutma" diye ilave etmiş. Öğrenci, birkaç gün sonra resme bakmaya gitmiş. Resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasının yanına dönmüş. Usta ressam, üzülmeden yeniden resme devam etmesini tavsiye etmiş.
Öğrenci resmi yeniden yapmış.Usta, yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş.
• Fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını söylemiş.
• Yanına da, insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı bırakmasını önermiş.
Öğrenci denileni yapmış. Birkaç gün sonra bakmış ki, resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş:
"İlkinde, insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabile ceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
İkincisinde, onlardan müspet,yapıcı,o lumlu olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.
• Emeğinin karşılığını, ne yaptığını bilmeyen insanlardan alamazsın.
• Değer bilmeyenlere sakın emeğini sunma.
• Asla bilmeyenle tartışma
Bakalım altı ay sonra kim gelip uğrayacak ve şu da olmalı diyecek?
Kardeşim burada olmasını düşündüğün bir şey varsa eklesene.
Ben de bizim Murat'a ne oldu dediydim...
Murat,
Bu "gizemli" listemizin kendisi, yakında, kendi listesinde liste başı olacak. Hakkaten ne çok gizemli okurumuz var...
Pardon, şu sıralar Behzat Ç replikleri ile dolaşır oldum.
Önce R.K, şimdi Metin Sel...
Burası, gelip geçerken uğrayanlar tarafından bayağı rağbet görüyor anladığım kadarıyla.

















































prestige, illusionist, machinist, a beautiful mind, adalet peşinde ... aklıma daha gelmiyor ama koyulması gereken 44 film daha var hani.