avatar

Matruşka bugün üçükırksekiz geçe öldü. Ölümü bizi yasa boğdu. Kafeste üç renkli bir muhabbet kuşuydu matruşka. Dışarda bir mayıs yağmuru varken kendisini tüneğinden aşağıya bıraktı. Karşı kıyılar simsiyah olmuştu, belli ki yağmur şiddetleniyordu. Neredeyse gece karanlığına dönmeye hazırlanan koyulukların içinde beklenmedik bir ışık görüldü. Ses bir kaç saniye sonra geldi. Ben böyle gök gürültüsü duymamıştım. Camlar hafiften zangırdadı. Sonra salonun mutfak tarafındaki köşesinden bir pıtırtı geldi. Gökgürültüsünün şiddetine dayanamıştı, Matruşka'nın minik kalbi, büyük bir heyecana yenik düştü. Duyduğu ilk güçlü gök gürültüsü, sonuncu gök gürültüsü oldu. Avucuma aldım, kalbi artık atmıyordu.
-------------------------------------------
Haddim olmayarak sevgili yazara bir teklifim var? Kafeste üç renkli bir muhabbet kuşuydu matruşka. anahtar cümlesini eserden çıkarırsak hangi kazanımlarmız olur acaba? bunu bir düşünelim.
İlk etapta bulduklarım- lise öğrencilerinin yazdığı komposizyondan hafifliğinden hemen uzaklaşıldığını görürüz- sembolik temsilde kalarak ve daha doğrusu düğümü çözmeden ve matruşkanın kim olduğunu okuyucuya bırakarak bir merak ve fantezi yaratmış olmaz mıyız? Fantazi ve yaratılan merak esere bizi daha çok bağlar gibi bana geliyor. Matruşkanın asla ölmeyeceğine dair metaforu da kullanmış oluruz. İsminden dolayı hoş bir yazı. Bir matruşka nasıl ölür? El çabukluğuyla diğerini daha küçük olanını ortaya çıkarırız. Yazmak işkence halidir evet ama eğlencelidirde.