Can Sıkıntısı Can Sıkıntısı Popüler

Can Sıkıntısı

Edebiyat

Edebiyat Yazarları
Etiketler
Yazım Tarihi
28 Nisan 2009

 

 

Dün İstanbul'daki bir arkadaşımla konuştum. Bunun için telefon etmek gerekmiyor, e-mailleşiyoruz. Canı sıkılıyor. Ufak bir geziden yeni döndü. Dönerken yanında Bodrum'un sakin döneminden denizin üzerindeki güneş şıkırtılarından ve Zeki Müren'in evinde sergilenen sahne giysilerindeki pırıltılardan getirdi. Deniz kenarında bir bira içmek isteğini çantasına koydu. Lazım olduğu bir gün, soğuk birasını içerken aklından o şıkırtıları ve pırıltıları geçirecek.


Bir yerlere gidiyor, geri dönüyoruz geri döndüğümüzde hep aklımızda henüz döndüğümüz yerler var.


Yeni gittiğim bir şehirde, eski kitaplar ya da eski ev eşyaları satan dükkanlarda dolaşmaya severim. Bu dükkanların hepsinde birbirinin aynı bir küf kokusu eşliğinde aradığım ne bir kitap ne de bir ev eşyası. Ben solgun ışıkların aydınlattığı, (yoksa aldattığı mı demeliyim?) dükkanlardaki resim kümelerine elimi uzatıp içinden rasgele çekip aldığım fotoğraflara bakmaya meraklıyım. Solup gitmiş insan suretleri. Biri, hemen ardından öbürü, tek tek, ikişer ikişer, daha kalabalık, insan gölgeleri, insanların geçmişte kalmış halleri. Okul kapısında durmuş sınıf resimlerinde ilkokul çocuklarının yüzüne birer birer bakıp şimdi o yüzlerin neye benzediğini hayal etmeye çalıştığım çok olmuştur.


Arkadaşımla bugün yine konuştum, canı hala sıkılıyor, ama bugün sanki biraz daha az. Sevdiği bir pop müzik şarkıcısı var, onun albümü çıksa sıkıntısı hepten silinecek gibiydi.


Bildiğim bir kadın var: Öldüğünde arkasından kimse, eski haline bakıp da üzülmesin diye, evindeki tün fotoğraflarını kesti, ya da buruşturup çöpe attı. Sanki geçmişine savaş açmıştı, taarruz öyle büyük ve hızlı biçimde gelişti ki; eş, ahbap, dost, eski arkadaş evlerindeki fotoğrafları dahi beklenmedik sanılan ama son derece planlı olduğunu sonradan anladığımız ziyaretlerde katliamdan paylarına düşeni aldılar. Yani yokoldular. Kadının hiçbir sureti kalmadı. Geçmişteki hallerini silince kadın huzura kavuştu, yüzüne olgun, kendinden emin, derin bir mutluluğun gülümsemesi gelip konakladı. Gülümseme o kadına çok yakıştı. Taaruzunu hayretle karşılayan bütün insanlar kadındaki değişimden çok memnundu. Resimlerini yoketmeden önceki kadın gülmeyi sevmeyen bir kadındı. Bildiğim bir kadın var artık resimlenmek istemiyor, gülümsemesini yalnızca tarif edebilirim resmini çekip gösteremem kimseye.


Cansıkıntısı insanın farkında olmadan biriktirdiği bir gücün dışarıya çıkmasına sebep oluyor sanırım. Bıktığın ama kopamadığın, bir türlü geride bırakamadığın tüm eski sesler, kokular, geçtiğin yollar, o yollardaki kabul etmişlik, vazgeçmişlik, insanların bedenlerindeki ruhları tarafından terkedilmişlik. Bunların hepsi sıkıldığın şeyler. Yırttığın, buruşturup çöpe attığın yüzlerce fotoğraftan bir tanesi kurtulup bir sahaftaki eski fotoğraf yığınının ya da her neyse neyin arasına girip, hayatın acımasız olduğu ya da şaka yapmak istediği bir gün hiç ummadığın, ummaya hazır olmadığın bir anda karşına çıkacak.

Fotoğraf yığınlarının arasına elimi uzatıp senin eski bir resmini çekip alıyorum. Seneler önce buruştururken bıraktığın parmak izleri hala orada, arkandaki gözlerde hala muzip bir gülümseme dolanıyor. Sonra bir başka fotoğraf kümesinin içine bırakıyorum. Yığının içine düşerken gölün üzerinden yansıyan güneşin kıpırtıları gölgeler içindeki dükkana ufak bir aydınlık seli yolluyor.

 

Üye eleştirileri

Toplam 2 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
9.5
Dili Kullanım 
 
9.0  (2)
Kurgu 
 
9.5  (2)
Anlatım 
 
9.5  (2)
Metiniçi Tutarlılık 
 
10.0  (2)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Can Sıkıntısı 2011-05-23 08:53:36 Gökhan
Genel Puan 
 
9.0
Dili Kullanım 
 
8.0
Kurgu 
 
9.0
Anlatım 
 
9.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
10.0

Leff ü neşr

Cumhuriyet tarihimizin en can sıkıcı dönemine göndermelerde bulunan cıscıvlak bir öykü. Ne demek istendiği satır aralarındaki şifrelerde gizli olan bu öykünün bir bütün olarak ele alınması gerektiği kanısındayım. Demem o ki, ayrıntılarla boğuşmak yerine kendimizi onların kollarına bırakıp öykü sonunda bahsi geçen dükkana, ufak da olsa, bir aydınlık seli eşliğinde girmek yerinde bir seçim olabilir. Tebrik eder ve başarılarınızın devamını dilerim.

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
10
Bu eleştiriyi ihbar et
Can Sıkıntısı 2011-05-21 18:50:05 hasever
Genel Puan 
 
10.0
Dili Kullanım 
 
10.0
Kurgu 
 
10.0
Anlatım 
 
10.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
10.0

Geçmişin hüznü ve ya Hüsnü yalnızlık

insanın geçmişini emanet edip, gönül rahatlığıyla, terki dünya edemediği halden daha hüzün verici ne olabilir. Eskici dükkanlarında veya ikinci el tezgahlarda en çok o geçmişler sahipsizdir. Şahsen, bundan daha büyük bir yalnızlık ve terk edilmişlik tanımıyorum...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
20
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile