Karamel
Popüler
Uzun zaman önceydi, sakladığı son karameldi.
İzin isterdi, kırışan jelatin sesi ile açardı şekerini.
O zaman küçüktü. Başını demirlere yaslayıp adaya bakıyordu. Vapurun kenarına çarpan sular köpürerek geri gidiyor, ada büyüyor, İstanbul küçülüyor, denizin vapurla birleştiği yerler bembeyaz oluyordu.
Açtığı şekeri ağzına atar,
Dalgalara fazla bakamıyor güvertede geriye doğru iki adım atıyordu. Başını iki narin dizi örten, sarı renkli çiçeklerin etrafındaki mor yaprakların arasına, ninesinin eteğinin içine gömüyordu.
Dilinin üstüne özenle yerleştirir, dudaklarını kapatırdı.
Rüzgar esiyor, rüzgarla tişörtü bayraklar gibi dalgalanıyordu. Rüzgar karamel kokusu getiriyordu. Koku siyah beyaz ve eski bir fotoğraf oluyordu. Siyah da, beyaz da sonunda sarımsı grimsi tuhaf bir renge dönüşüyordu.
İlk temasta tadı anlaşılmazdı karamelin.
Pamuk helva gibi şekerli bir koku insanları sarıyordu. Derken adaya ayak basılıyordu. Eşeklerin çektiği minik arabalara biniliyordu. Elmalı börek kokusu ile karamel kokusu yer değiştiriyordu. Gülünüyor, koşuluyor, sonra tekrar gülünüyordu.
Yavaş yavaş önce diline sonra damağına yayılır, eriyip giderdi.
Fotoğraflar yanmaya başladığında renkler, önce karamel,
Sonra siyah,
Sonra kül oluyordu.
Külleri rüzgara
Kendilerini adaya
Gidenleri güverteye
Dalgaları da denizin ortasına
Bırakanların
Yüzlerinde huzura dönük bir gülümseme oluyordu.
Kalanlar, suyun bittiği noktada gizlenen, asla göremedikleri o yere doğru bakıyorlardı.
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Şeker gibi
Deniz,
Gelişin muhteşem oldu :) Muhteşem ve hoş geldin.
Şeker tadında, şeker şekerliğinde ve damak tadında bir hikaye olmuş. Eline, beynine sağlık.

Çok teşekkür ederim yorumun çok cesaretlendirici oldu. Burayı biraz geç keşfetmişim ama çok güzel paylaşımlar okudum şimdiye kadar, şu kısacık sürede.