BİR BUKET NERGİS BİR BUKET NERGİS Popüler

BİR BUKET NERGİS

Edebiyat

Edebiyat Yazarları
Etiketler

“Bir nergis alayım,” dedi her zamanki gibi çiçekçiyi görünce. “Şu sarı nergislerden bir buket yapar mısınız abi, lütfen,” dedi kırışmış kirli dudaklarını genç bir kızın beğenisiyle büzerek.

“Bir nergis alayım,” dedi her zamanki gibi çiçekçiyi görünce. “Şu sarı nergislerden bir buket yapar mısınız abi, lütfen,” dedi kırışmış kirli dudaklarını genç bir kızın beğenisiyle büzerek.

Yirmi beşindeki çiçekçi, kirden, terden yapış yapış, karma karışık saçlı, üstü başı dağınık kadının ağzından çıkan bu sözleri garipsedi. Cevap vermeden öylece bekledi. Kadın kirden kararmış kolunu uzattı, uzanmış tırnağı bir çamur lekesine benzeyen işaret parmağıyla göstererek,

“Şu çiçeklerden, sarı nergislerden bir buket istiyorum,” dedi. Çiçekçi, kadına bakmadan yüksek bir sesle,

“O çiçekler satılık değil, gidip başka yerden alın,”dedi.

Kadın, söylenenleri duymamış gibi, buruşuk dudaklarında kibir, kıpır kıpır oynaşan gözleriyle çiçekçiye,

“Abi, sevgilim sarı nergisleri pek sever de. Ona her nergis uzattığımda beni kucaklar, ayaklarımı yerden kesip çevresinde bir pelerin gibi sallayıp durur, dakikalarca.” Çiçekçi genç meraktan şaşırıp kaldı. Elli yaşlarındaki bu gizemli kadına daha dikkatli baktı. Kadının siyah lekelerle örtülü yüzünün değiştiğini gördü. Bu cansız, siyah yüze kan yürümüştü. Kadındaki anormal davranışları hemen anlayan çiçekçi,

“Sevgilinize mi götüreceksiniz?” deyip hareketlendi.

“Evet sevgilime, yarım saat sonra buluşacağız da.”

Çiçekçi ağzı kulaklarında,

“O zaman çiçekler benden,” dedi, bir demet yapıp uzattı. Kadının daha fazla beklememesi, başka isteklerde bulunmaması için, “Bu çiçekleri fazla bekletmeye gelmez, erken solar. Siz hemen yola düşün,” dedi. Ama kadın elini cebine soktu bir avuç bozuk para çıkarıp,

“Parasız asla almam!  Para vermediğim çiçekleri sevgilime nasıl uzatırım. Alın sayın şu bozukları yetecek mi bakalım?”

Çiçekçi paraları alıp önlüğüne attı,

“Tamam yeter. Sana iyi buluşmalar. Benden de selam söyle sevgiline,” dedi.

“Söylerim. Teşekkürler abi, yine çok sevinecektir…” deyip kucağında nergislerle yürüdü. Biriyle konuşur gibi söylenmeye başladı,

“Çok oldu görüşmeyeli değil mi sevgilim.” Düşündü, taşındı birilerine sorar gibi, “On beş gün mü, bir ay mı,” deyip,

“Bana yıllardır görüşmüyoruz gibi geliyor da…” diye sürdürdü.

Karşıda bir banka şubesini görünce heyecanlandı. “Üstümü  başımı düzelteyim,” deyip ellerini saçlarına götürdü. Dağınık, kirli, yapış yapış saçlarının arasına takılıp kaldı parmakları. Kızgınca söylendi, “Daha sabahleyin duş aldım. Saçlarımı güzelce taradım. Nasıl olur,”deyip bir ayna arandı. Bankanın parlak camının önünde durdu. Dağınık saçlarına, siyah yüzüne hayretle baktı. “Aman Allah’ım!” deyip eliyle saçlarını geriye doğru attı. O an alnındaki derin yara izi ortaya çıktı. Yarayı görünce gözleri dışarı fırladı, elleri, yüzü titremeye başladı. Çevresinde döndü, gördüğü ilk insana söylenerek yapıştı:

“Kaza yaptık, sevgilim araçta sıkıştı kaldı! Yardım edin!”

Yapıştığı  insan korkulu gözlerle, onun titreyen, dalgalanan yüzüne bakıyor elleriyle itip kurtulmaya bakıyor. Sonra bir başkasına yapışıyor, “Kaza yaptık…”

Kendinden daha yaşlı bir kadın yaklaştı,

“Kızım bir şey mi oldu, yardım edeyim,” demesi üzerine kadının yüzü duruldu. Kolları yana düştü, iki keskin bıçak gibi bakan gözleriyle konuşur gibi,

“Benden saklamayın abla öldü değil mi, öldü!” diye bağırdı.” Yaşlı kadın şaşkınlık içinde,

“Kızım ne diyorsun sen, Kim(kim öldü?) öldü,” dedi.

“Sevgilim abla sevgilim.  Okuldan çıkmış yemeğe gitmek için lokantaya gidecektik. Tam buraya geldik ki şurada, araçtan giderken az önce kamyon çarptı ya bize!”

Yaşlı  kadın heyecanlandı, normal bir insanla konuşur gibi, “Kızım ben yıllardır buranın esnafıyım. Ne dün ne de bugün bir kaza görmedim,” dedi.

Kadın ellerini kollarını salladı, dağılan saçları gözlerini yüzünü kapadı. Bağırarak,

“Beni araçtan siz çıkarmadınız mı, çeke çeke?” dedi,

Yaşlı  kadın derin bir soluk aldı, heyecanlanmıştı. Elini uzattı, kolundan tutup,

“Kızım seni doktora götüreyim mi?” dedi.

“Beni değil sevgilimi hastaneye yetiştirin, sevgi…” dedi. Yaşlı kadın onun sözünü keserek,

“Tamam kızım onu da götürürüz. Sen beni dinlersen  onu da…” yaşlı kadın sözünü bitirmeden kolunu çekti, çığlık atarak koşmaya başladı. Elindeki nergis çiçekleri çevreye saçıldı. Kadın avazı çıktığınca bağırdı,

“İmdat, imdat! Yardım edin! Kaza geçirdik. Sevgilim aracın içinde,yaralı. İmdat!” diyerek, çevresindekilerin şaşkın bakışları arasında koştu…

Yarım saat koştu, soluk soluğa kalınca durdu. Göğsünde hırıltılar yükseldi. Kesik kesik konuşarak, “Ne yaptım ki bu kadar yoruldum,”  deyip yere oturdu. Kirli saçları yüzüne, boynuna yapışmıştı. Terden ıslanmış puslu gözlerle çevreyi süzdü. Göğsü inip inip kalkıyordu. Bir süre anlaşılmaz sözler mırıldandı. Hırıltıları geçince, “Çok acıkmışım,” deyip kalktı. İlk gördüğü bakkaldan bir şeyler alıp yedi. Yürümeye başladı. Önüne çıkan çiçekçiyi görünce,

“Bir nergis alayım,” deyip çiçekçiye yöneldi.

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile