Öykü- Semra Arıkan Popüler
KAYIP KELEBEK - 1
Saatler akşamüstünü göstermeye başladığında gökyüzüne karanlık perdeler çekilmiş gibiydi. Puslu, kışla bahar arasında kalmış bir hava insanı içine içine çekiyordu.
Yoğun ve bıktıran bir trafik, arabaların farları sabırsız sinirli gözler gibi parlıyordu caddede.
Zeynep, arabasına binerken sessizdi, arkadaşlarına yarım ağız iyi akşamlar dilemişti.
Sözlerine dikkat etmediği bir şarkı çalıyordu arabasının radyosunda.Ön camda uçuşan sileceğe sıkıştırılmış otopark fişi , iri bir kelebeğin kanatları gibiydi. Dalgındı, farkında bile değildi. Camın önünde çırpınan kağıdın.
Dönüş yolu üzerindeki ikinci trafik ışığına yavaşça yaklaşırken sağındaki kaldırıma oturmuş silüeti gördü ve her akşamki tanıdık görüntü diye geçirdi içinden.
Trafik direğinin bulunduğu yüksekçe kaldırımda saçı sakalı birbirine karışmış, başında yırtık yün bere, eski püskü bir paltoya sıkıca sarılmıştı. Üşümemek için bedenini iyice içine kapamış küçülmüştü. Parmakları açıkta eldivenler ellerinde. Kirli ve sarhoş bir görüntüsü vardı yaşlı adamın.
Zeynep, kırmızı ışıkta daha kırk beş saniye bekleyecek olmanın verdiği o boşlukta adama doğru dikti bakışlarını. Yaşlı adam da gözlerini ondan ayırmadan ona bakıyordu. Yüzündeki acımsı gülümseme ile elleriyle bazı hareketler yapıyordu. Dikkat etmemiş olsa da daha öncekilere benzer hareketler yaptığını hatırladı hayal meyal. Üzerinde durmadı kadın her zaman ki dilencilerden bu da kaldırımın müdavimi diye düşündü. Yanan yeşil ışıkla birlikte kaldırımdaki dilenciyi arkasında bırakarak uzaklaştı.
Oldukça yoğun bir gündü ve evine adımını attığında günün ağır yorgun giysisini üzerinden sıyırıp atacaktı. Hiçbir şeyi düşünmeden saçma sapan dizilerden birine dolayacaktı kendini.
Eve girer girmez elindeki çantayı portmantoya savururcasına bıraktı. Üzerini değişip pijamalarını giydi. Mutfaktan aldığı birkaç paket abur cubur yiyecekle televizyonun karşısına geçti. Ekrana bakıyordu ama sadece görüntülere. Aklı o her akşam çıkışlarında yolunun üzerindeki yaşlı adama takılmıştı. Neden hep aynı saatlerde oradaydı. kimdi, neden dileniyordu ki.? Belki de sıradan bir dilenciydi, bir şişe şarapla ısınan evsiz kimsesiz biriydi.
Kendince yorumlar yaparak bir süre zihnini yordu.
Televizyonda keyfine göre bir şey bulamamıştı. Önceki gün aldığı ve henüz bir sayfasını bile okumadığı kitabı koyduğu rafta bularak yatağına uzandı. Kitabının kapağını açtı selamlarcasına gülümsedi ilk sayfaya. Seviyordu bu yazarı, anlatımından etkileniyor, başladı mı bırakamıyordu elinden.
–uyuyana kadar. Dedi içinden uykusuna ve kendi kendine söz verir gibi.
Sabah uyandığında kitabın elinden yatağının kıyısına düşmüş olduğunu gördü. Alıp kaldığı kısma ayracını koyup kaldırdı.
Günlerden Cuma derken içindeki enerjiyle –benim günüm kötü geçemez, geçmemeli . Dedi gülümsemesi baktığı aynada çoğaldı.
Bu enerjisi gününe ve çevresine de yansıdı..Hatta çayını höpürdeterek içen Numan Bey e aldırmıyordu. En sevdiği kahve fincanını kırıp üzgün üzgün gelen mutfak görevlisine bile sağlık olsun, önemi yok dercesine göz kırptı.
Gün içinde yapılan küçük toplantılarda da pek sorun yoktu, ya da o sorun etmemişti bugün nedenini anlamadan.
Her akşam birkaç saat geç çıktığı ofisten bugün biraz erken cıkmıştı. Radyosundan yükselen bir şarkıya eşlik ediyordu. Trafik ışıklarına yaklaşıp yavaşladığında –Acaba orada mı ? diye düşündü kısa bir an. Biraz ilerleyince dün akşam bıraktığı görüntüyle adamı gördü. Bu defa adamın her akşam elleriyle yaptığı aynı hareketlere dikkatlice baktı kırmızı ışıkta beklerken. İşaret ve orta parmağını önce kendi gözlerini sonra kendisine doğru gösteriyor, ardından sağ eliyle göğsünü sol kısmına avucunu dayıyor ve sonrasında üşüdüğünü belli edercesine sıkıca kendine kapanıp küçültüyordu bedenini. Çatlamış dudaklarının kıpırtısından bir şeyler konuştuğunu anlıyordu ama duymadan.
Adama dalmış, yanan yeşil ışığı fark etmemişti, arkadaki aracın sinirli korna sesiyle aniden irkildi. Ve hızla hareket ederken dikiz aynasından adama bir süre baktı.
-Kimdi, ne anlatmaya çalışıyordu o hareketlerle , neden kendisini işaret etmişti. Nasıl bir hikayesi vardı ki, neden hep oradaydı. Nasıl oluyordu da her defasında denk geliyordu. Hep orada saatlerce duruyor olamazdı. O işaretleri herkese yapıyor olmalı bu da dilenmenin bir yolu herhalde sadece bana neden yapsın ki dedi içinden hem ürktü hem anlama veremedi aklından geçenlere.
Hafta sonuna güzel planlar yapmıştı, dolu dolu geçirecekti. Geçen gün Hülya nın dışarı çıkma ve sinema teklifini geri çevirmişti, telafi için iyi bir zaman diye düşünüp telefona yöneldi. Sinemadan sonra alış veriş yaparlar hatta zaman kalırsa yemek bile yiyebilirlerdi. Zaten Hülya ile birlikte olmaktan her zaman keyif alıyordu.
1.bölüm sonu
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Şubat 23, 2010
İlk 10 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
Merhaba Semra,
Öykünün ikinci bölümü bu yazının içinde mi yazılacak bilmediğim için en azından bu kısım için bir şeyler yazmak istedim.
Uzun cümleler beni yordu diyebilirim. Sanki bazı cümleler bir kaç parçaya bölünse daha iyi bir anlatım olacak gibi geldi. Buna belki yazının fontu ve rengi de sebep olmuş olabilir. (Bunun için önerim: başka bir editörde yazdığımız yazıyı notepad gibi bir yazı programına aktarıp, oradan buraya kopyalarsak buradaki format korunuyor ve daha iyi okunuyor.)
Bir de noktalama işaretlerinin kullanımı dikkatimi çekti. Nokta işaretinden sonra soru işaretleri veya noktadan sonra küçük harfle başlanmış örnekler var. Biraz daha dikkat edilmesi gerekli sanırım.
Yorumda da belirttiğim gibi öykünün ikinci bölümünü merak ediyorum.
Emeğinize sağlık.
Murat Bey, zaman ayırıp okuduğunuz ve değerli yorumunuzla öykümün bu platfromda yalnız olmadığını göstediğiniz için teşekkür ederim.
Öyküyü bu şekilde birkaç bölüm halinde yazıp eklemeyi düşünüyorum. Uzun cümlelere dikkat çekmişsiniz sanırım bunu sevdiğimden alışkanlık edinmişim tabi ki okurken yorucu oluyorsa düzeltmeye calışırım, okurkenki zorlanma yazı şeklinden kaynaklıyor da olabilir. Evet, bende değiştirmek istedim ancak ilgli düzeltme botununu bulamamıştım. Simdi düzeltebildim sanırım, en azından bundan sonra okunursa daha az yorucu olacaktır. Önerdiğiniz gibi başka bir programda da yazabilirm.
Noktalama işaretlerine dikkat çekmişsiniz, bu hususta dikkatimi cezalandırmalıyım sanırım. Kabahatimi gözden kaçma diye hafifletmek istiyorum kendimce :)
Severek çalışmaya başladığım bir öykü. Diğer bölümleri buraya ekleyip yine yorumunuza sunacağım.
Göstediğiniz ilgi ve zahmetiniz için teşekkür ederim.
Saygıyla

10 gün geçmiş, 2. bölüm?