Edebiyat Edebiyat Öyküler Yarışma Dışı Öykü Bıyıklı'nın Gözyaşları
 

Bıyıklı'nın Gözyaşları Popüler

Edebiyat

Edebiyat Yazarları
Etiketler


Yolun sol kenarında küçük, siyah bir tabela vardı. Bu haliyle zayıf ve hasta bir atın titrek bacaklarını hatırlatan tabelanın üzerinde “Köyümüze Hoşgeldiniz” yazıyordu.


İç Anadolu’nun kuraklığına inat yemyeşil bir köydü burası. Yeşilliklerin arasından kıvrılarak akıp giden bir yol uzanıyordu. Kavak ağaçları bitmek bilmeyen bir halay sırasında gibi coşkuyla yapraklarını hışırdatıyordu. Mavi parmaklıklı köprüyü aşınca evler de bir bir gözükmeye başlıyordu. İşte Ahraz da, çatısı sac, duvarı kerpiç olan bu evlerden birinde yaşıyordu.

Ahraz’ın adını da yaşını da bilen yoktu. Anası da kendi gibi dilsizmiş. Ahraz’ı boğuk ve anlamsız, birbirine karışan sesler arasında dünyaya getirmiş. O günden beri adı Ahraz, kendi ahraz kalmış…

Ahraz’ın tek bildiği tandır başında ekmek pişirmekti. Belki başka bildikleri de vardı ama bunu kim, nereden bilecekti? Köyde kime ekmek yapılacak olsa soluğu orada alırdı. Tandırın ateşini bir çırpıda yakıp, közlenmeye bırakırdı. İçeri ısındıkça leğendeki mayalı hamur kabarmaya başlardı. Eli çabuktu Ahraz’ın. Hamuru taşırmadan bezeleri yapar, hazırladığı bezeleri bir yandan açar, bir yandan tandırın duvarına yapıştırırdı. Pişeni yanında duran sininin üstüne atardı. Birkaç saat sonra sininin üstünde ekmekten bir tepe oluşurdu.  Herkes gibi Ahraz’ın da en büyük keyfi ilk pişen ekmeğin tadına bakmak, arasına peynir koyup yanında çay yudumlamaktı.
Leğendeki hamur bitince, Ahraz elinde bezden bir torbayla evin yolunu tutardı. Avcuna sıkıştırdıkları üç beş kuruşla geçinmeye çalışırdı. Bazen konu komşu mevsimin meyvesi neyse eline tutuştururdu. Verilenleri nimet demeyip koynunda saklardı. Onun koynunda ısınan elmalar, armutlar Bıyıklı’ya armağandı. Bu ismi ona takan da Ahraz’dı. Onu andığında elini dudaklarının üstüne götürüp, aşağı yukarı oynatır dururdu.

Memmet, Ahraz’ın taktığı isimle Bıyıklı, daha askere gitmeden iki sene evvel düğününü yapmış, üstüne bir de çoluk çocuğa karışmış bir adamdı. Ama onun ilk çocuğu Ahraz’dı. Köyde ne adı, ne yaşı, ne de babası bilinen bu kızı Allah rızası için yanına almıştı. Memmet’in kendisi de hem öksüz hem yetim olduğundan onun halini anlardı. Ama onun babasından kalan evi, tarlaları ve Ahraz’da olmayan dili vardı. Yaşları yakın olmasına rağmen Ahraz’ı kızı gibi görürdü. Karısı evde çocuklara bakarken, ikisi tarlada çalışırdı. Köylüler Ahraz’ı Memmet’in dostu bilip, onların arkasından demedik laf bırakmamıştı. Bu sayede Ahraz’ın eline ne para sıkıştıran, ne de yiyecek tutuşturan kimsecikler kalmamıştı.

Memmet’in amcasının, babadan kalan topraklarda gözü vardı. “Kardeşimin malı, benim malımdır. El kadar çocuğa mı kalacakmış hele!” deyip dururdu. Zaten askerdeyken de Memmet’in karısını bir rahat bırakmamıştı. Ahraz’la Memmet’in oynaş tutulması da amcasının başının altından çıkmıştı. Yaşananlar gururlu ve merhametli Memmet’in canına tak ettirirdi. Tarlalardan ikisini satıp şehre taşındı. Karısıyla güç birliği edip iki göz, küçük bir ev yaptı ve bu sırada Devlet Demir Yolları’nda işçilik yapmaya başladı.

Onlar köyden ayrılırken Ahraz’ın gözyaşları konuşmuştu. Kadın köyde kalmış, Memmet onu amcasına emanet etmişti. Evini, evin hemen karşısındaki tarlayı Ahraz’a bırakıp geri kalanı amcasının insafına bırakmıştı. Memmet’in karısının üçüncü çocuğa hamile olduğu sıra işlerin böyle gitmeyeceğini anlayan Memmet, Almanya’da çalışmak için listeye adını yazdırdı. Haberin kendinden önce okuma-yazma bilmeyen eşine geldiği akşam buruk bir sevinç yaşandı. Günler sonra Memmet gözü arkada yola çıktı.

Memmet eşine mektup yazmayı hiç ihmal etmedi. Kadın kocasından gelen mektupları kızına okutturup, cevabı yine ona yazdırırdı. Kızın yazısı da en az babasınınki kadar titrek ve dağınıktı. Adam ilk izninde Türkiye’ye geldiğinde karısının yüzü süzülmüş, çocukları boy atmış, aylar sonra onu tekrar gören gözleri sevinçle dolmuştu. Yıllar böyle sürdü gitti. Memmet Efendi her gelişinde evin eksiğini gördü, yüklü miktarda para bıraktı ve gitti… Yıllar sonra mecburi dönüş yaptığında Almanya’nın ona armağanı, kafasına  aldığı ağır bir  darbe, düzensiz beslenmenin getirdiği kalp hastalığı ve kalp hastalığının getirdiği ölümden başka bir şey olmadı…

İlk gelişinde konu komşu eve doluştu. Köyden de gelip gidenler vardı. Memmet Efendi kırgınlığından ve gururundan hiçbir zaman köye gitmedi ama köydeki haberler ona ulaştı. Onlar taşındıktan sonra amcası eve gelmiş ve Ahraz’ın ahırın bir köşesinde kalmasına izin verme büyüklüğünü(!) göstermişti. Çok geçmeden bir gece yarısı kadını büyükbaş hayvanlardan biri tepmiş, vücudu yara bere içinde kalmış. Artık iki tane evi olan amcası Ahraz’ı  bu kez de evin tandırına atmış. Onun ardından günlerce Ahraz’ı gören olmamış. Köylüler Ahraz’ın aklını kaçırıp kendini dağlara vurduğuna inanmış. Hatta köyün çıkışındaki tepenin üstünde onu gördüğünü söyleyenler dahi olmuş ama bir zamanlar ekmeği evirip çevirdiği yer Ahraz’ın mezarı olmuş. Günler sonra ortaya çıkmış yaşananların kokusu… Çürümüş insan eti kokusu...

Memmet Efendi bunları duyunca gözlerinden iki damla yaş süzüldü.  Bu yaşlar Ahraz’ın onu köyden gönderirken döktüğü yaşlar kadar konuşkandı. Günlerce hasta yattı adam. Dilsiz göz yaşları döktü. Ağladı… Ağladı… Ağladı…

Üye eleştirileri

Toplam 1 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
7.0
Dili Kullanım 
 
8.0  (1)
Kurgu 
 
6.0  (1)
Anlatım 
 
7.0  (1)
Metiniçi Tutarlılık 
 
7.0  (1)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Bıyıklı'nın Gözyaşları 2009-09-08 17:39:21 Erkan Okay
Genel Puan 
 
7.0
Dili Kullanım 
 
8.0
Kurgu 
 
6.0
Anlatım 
 
7.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
7.0
Erkan Okay Eleştiren Erkan Okay    Eylül 08, 2009
  -   Bütün eleştirilerime bakın

Bir parça dağınıklık var

Güzel bir öykü. İlk dikkatimi çeken, altta verdiğim iki cümle:
1. "Ahraz’ın tek bildiği tandır başında ekmek pişirmekti. Belki başka bildikleri de vardı ama bunu kim, nereden bilecekti?"
2. "Karısı evde çocuklara bakarken, ikisi tarlada çalışırdı."

"İkisi" ile eğer Bıyıklı ile Ahraz kastediliyorsa, demek ki Ahraz, tarlada çalışmayı da biliyor sonucu çıkmaz mı? Aslında anlatmak istediğim şu: Ahraz'ın sadece tek bir şey bilmesi, öykü için önemli gibi sunuluyor ama sonra diğer bir maharet de ortaya çıkıyor.

"Bu haliyle zayıf ve hasta bir atın titrek bacaklarını hatırlatan tabela..."daki benzetmeyi zorlama buldum. "Bu haliyle" de gereksiz değil mi?

"Yeşilliklerin arasından kıvrılarak akıp giden bir yol uzanıyordu" cümlesindeki yolun uzanması anlamı bozmuş. "Yeşilliklerin arasından kıvrılarak bir yol akıp gidiyordu" olabilirdi örnegin.

"Mavi parmaklıklı köprüyü aşınca evler de bir bir gözükmeye başlıyordu. İşte Ahraz da, çatısı sac, duvarı kerpiç olan bu evlerden birinde yaşıyordu."

Bence de'ye, işte'ye ve da'ya gerek yok. Yani:

"Mavi parmaklıklı köprüyü aşınca evler bir bir gözükmeye başlıyordu. Ahraz, çatısı sac, duvarı kerpiç olan bu evlerden birinde yaşıyordu." olabilir.

"Köylüler Ahraz’ı Memmet’in dostu bilip, onların arkasından demedik laf bırakmamıştı. Bu sayede Ahraz’ın eline ne para sıkıştıran, ne de yiyecek tutuşturan kimsecikler kalmamıştı." Bu sayede sözü, olumlu sonuçlar için söylenmez mi? Türkçe öğretmenimiz, "olumlu tepki" lafına gıcık olurdu. Tepki, tepmekten gelir, olumlu tepik olur mu, derdi. Bu da ona benziyor.

Öykünün merkezi, Ahrazın yaşamı gibi görünürken sonlara doğru, Memmet'e kaymış. Bu konuda fazla ayrıntı var. Bu kadar ayrıntı daha uzun bir öykü veya kısa-uzun bir roman için girizgah sayılabilirdi ama bu kısalıktaki bir öyküde fazla olmuş.





Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
20
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile