avatar

Teşekkürler sevgili AsabiDev,

Köfte yoğururken bazılarımız eldiven takarız. Kıyma tırnaklarımıza girmesin ya da kıymaya ellerimiz değmesin diye. Kıl- tüy ,tırnak temasından uzak tutmak isteriz diğer besin ortaklarımızı düşünerek…

Öyküdeki anlatmak istediğim betimlemeye gelince.
Eldiven benzetmesinden önce vurgulanan, adamdaki marazi durumdan korkmalarıdır. Ondaki hastalığın kendilerine geçmesini istemedikleridir. Benzetmeden sonraki ise; kendilerinden korkmalarıdır. Kıskandıklarının belli olmasını istemedikleri, eksikliklerinin görülmesini istemedikleri, aynı duyguların kendilerince yaşanamadığının belli olacağı huzursuzluğudur. Çift uçlu bir benzetmedir.
Ancak görüyorum ki yeterince başarılı olamamış bir paragraf olarak karşımda duruyor. Yeniden gözden geçirmek gerekir.

“Etrafına baktı, oldukça kalabalıktı. Hâlbuki yıllar önce kalabalık olmazdı burası.”
Haklısınız. Bağlaçtan sonra olumsuzlamak gerekir.
“Etrafına baktı oldukça kalabalıktı. Hâlbuki yıllar önce oldukça sessizdi burası” gibi bir cümle olmalıydı. Göz ardı edilmeyecek bir yanılgıdır.

-“Yine ne giymiştir acaba? O açık seçik elbiselerinden birini giymez umarım” diye düşündü.”

Bu cümledeki “seçik” bilinçli olarak kullanılmıştır. Açık saçık diyecek kadar sevgilisini-eşini küçümsemeyecek kadar tutkulu ve sevgili. Diğer paragraflarda verildiği gibi kadınımız dikkat çekici, göz alıcı giyinmeyi sevdiğinden "ben buradayım” cinsinden giyindiği ve davrandığı için açık ve seçik. Elbise transparan değil. Lila renkli, çiçek desenli ve göğüs dekolteli, oldukça seçilir bir tür…

Yeniden teşekkür ediyorum.