Makine Popüler
Üye eleştirileri
Toplam 2 üyeden ortalama puan:
bolca yazım hatası...
Aslında bir yazıyı okumaya başlarken ilk yaptığım iş dil bilgisi hatalarını not almak olur. Ama bu anlatıda o kadar çoğaldı ki beni bezdirdi ve bıraktım. O yüzden yazara naçizane tavsiyem, en azından diğer öykülere yapılan eleştirileri okuması olabilir. Burada bol miktarda benzer hatalar hakkında yazıldı, çizildi.
Anlatı Kafkaesk denilebilecek diyalogla başlıyor, iyi de başlıyor. Ama sonrasında konuşmanın gidişatı ve olayın bir film setinde geçtiğini öğrenmemiz açıkçası işin tadını kaçırmış. Sanki kolaya kaçılmış gibi geldi. Biraz daha üzerinde düşünülüp, öykünün kurgusu daha etkileyici bir şekilde değiştirilebilirdi.
Varsa diğer öykülerinizi de okumak isterim.
Son Güncelleme: Ağustos 02, 2009
İlk 50 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
İlk olarak gözüme çarpan "insan hayatı almak için yapılmış bir makina" tanımlaması oldu. Silahı tanımlamak için daha farklı kelimeler seçilebilirdi sanırım. Evet, silah insan hayatına son vermeye yarayan bir araçtır ama aynı zamanda başka canlıların hayatını sonlandırma görevini de üstlenir. Bir de başlıkta makine, metinde makina demek yerine ikisinden birinin seçilip kullanılması daha doğru olurdu.
Öykü biraz aceleye gelmiş gibi gözküyor. Dilin kullanımıyla ilgili bolca hata bulmak mümkün. Tabi bir diğer ihtimal de öyküyü bilgisayara geçirirken biraz dikkatsiz davranmış olmanız olabilir. İlk birkaç cümleyi okuduktan sonra ve yazarın araya girerek olan biteni geniş zaman kullanarak özetlediği yerleri okuduktan sonra yazının öyküden daha çok tiyatro veya dizi-film edasında bir eser olduğunu farkediyor insan. "Televizyona döner. Kadın sinirden ellerini kaldırmış, gergin parmaklarıyla adamın boynu niyetine havayı sıkmaktadır." şeklindeki anlatımlar öyküleştirilerek yazıldığında ve sondaki her şeyin bir film setinde geçtiğini belirten cümle ortadan kalktığında daha etkili olacak gibi. Ama yine de kendime bu öykü ne anlatıyor diye sorduğumda bir adam ve kadının adamın eve silah getirmesi nedeniyle kavga etmesinden başka bir şey söyleyemiyorum. Bu da yalnızca öykünün konusu oluyor. Amaç neydi? Yazarın bize anlatmak istediği bir şeyler mutlaka vardır. İçindeki bir dürtüdür onu yazmaya iten şeklinde düşündüğümde geçimsiz bir çifttin, birbirini anlamadan dinlemeden, birinin öfkeli diğerinin vurdumduymaz, dalgacı tavrıyla adım adım yaklaşan felaket diyebiliyorum yalnızca. Ama kurgunuzdan hareketle bunun bir dizi ya da filmin bir parçası olarak yansıtılmak istendiği ve mutlaka bizim okuduğumuz kısımla bağlantılı olarak olayın bir öncesi ve sonrası olacağı düşüncesinden hareketle bunu çok fazla yadırgamıyorum.
Karşılıklı konuşmalar oldukça canlı. Sadece birçok -hepsi diyerek kesinlik uyandırmak istemiyorum- dizi ve filmde olduğu gibi insanların gerçek hayatta tartışma veya kavga esnasında birbirlerinin kurdukları cümleleri sonuna kadar dinleme saygısını gösterdiklerini ben henüz görmedim. Kurgunuz itibariyle ve kelimlerle başka türlü bir ifade olanağı pek de olmadığından bu olağan kabul edilebilir.
Bir konuşması esnasında adam "Suçluların hakettiklerini bulmadıkları bir sisteme katılmadığım için tembelim ben..." diyor. Hassas bir noktaya gönderme yapması bakımından ooldukça güzel. O çok güvendiğimiz adaletimiz maalesef adaletsizliklerle dolu. Birçok insan başı sıkıştığında adaletten uzak yöntemlere başvuracak kadar eşitlik duygusundan uzak yetişiyor ne yazık ki. Bu cümleyi "Suçluların hakettikleri cezayı almadıkları..." şeklinde değiştirdiğimizde ifade etmek istediğiniz düşünceye daha çok yaklaşmış oluyoruz.
Kullanıdığınız akıcı ve canlı dili yeni öykülerinizde de görmek isterim. Yazılarınızın devamını okumak dileğiyle. Kaleminize sağlık...
