Makine Popüler

Edebiyat

Edebiyat Yazarları
Etiketler
- Bu ne ?
- Ne ne?
- Neyden bahsettiğimi çok iyi biliyorsun!

 

- Hayır bilmiyorum. Çokşeyden bahsediyor olabilirsin.
- İçeridekinden bahsediyoruım
- Makinadan mı?
- "İçerisi" bir atölye değil ve insan hayatı almak için yapılmış bir aletden torna tezgahıymış gibi bahsedemezsin.
- Peki.İçeride buylunan 9mm. tabancadan mı bahsediyorsun?
- Bravo ! Bak varlıkları kendi kafana göre adlandırmazsan ne güzel anlaşıyoruz.
-Tamam. Anlaşmış olmamıza sevindim.
Televizyona döner. Kadın sinirden ellerini kaldırmış, gergin parmaklarıyla adamın boynu niyetine havayı sıkmaktadır.
- Ya ! Nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun? Eve bir tabanca getirmiş ve oturmuş televizyon izliyorsun.
- TVyi kapatırsam sakinleşecek misin?
-Hayır!
- İyi açık kalsın o zaman.
.....
- Ne işi var bunun evde?
- Bizim için.
- Ne demek "Bizim için" ? Harbe mi giriyoruz?
- Hayır ama en az harp kadar tehlikeli bir dönemden geçtiğimizi sen de biliyorsun. Kendimizi korumamız lazım.
- Eve bir silah getirirek korunamayız.
- Tamam. Hatırlat bir dahaki sefere uçaksavar alayım.
- Ben gülmüyorum.
- Gül diye söylemedim zaten.
- Zaten uzun bir süre daha gülemem herhalde. Hey Allah'ım! Her an adam öldürmeye hazır bir adamla aynı evde yaşıyorum.
- Bravo! Harika! Evet, geldiğin nokta bu yani.
- Ne demek ya? Oyun oynamak için almadın herhalde bunu?
- Offf... Offf
.....
Kadın bir süre konuşamaz, dört bir yana döner. Kızgınlık tüm vücudunu sarmıştır. İçeri gider, tabancayı namlusu adama dönük şekilde içeri getirir.
- Al şunu.
- Şimdi olmaz. Haftasonu arazşde çalıştırırım seni.
Ne çalıştırması ya? Beni daha da sinirlendirmeden al götür şunu.Allahım!..Arkadaşlarım bir duysa..?
- Haaa...bu muydu derdin? Arkadaşların!..Sor bakalım o zillilere, başımıza bir iş geldiğinde nasıl yardım edeceklermiş o karılar....ve hanımevlatları tabi..
-......
- Dur ben söyleyeyim.."Polise gitmedeniz mi,canım?", " Adam yakalandı mı?" " Mahkeme ne zaman?"..uzaylı hayalperestler...
- Neden buradan bakınca biz normalmişiz de sen maceraperestmişsin gibi duruyor?
- Maceraperest mi? senin güvenliğini düşünüyorum ve maceraperest mi oluyorum?
Hayııır! Maceraperest değil, şiddet yanlısısın sen. Böyle davranmakla o şiddete beni de bulaştırmaya çalışıyorsun. O kadar içiçesin ki şiddetle etrafını sardığını, seni elegeçirdiğini göremiyorsun. o şiddet üstüne elbiselerine bulaşmış, şimdi de bana ve bu eve bulaştırmaya çalışıyorsun...Benim bu kirli çemberin dışında olmam seni rahatsız ediyor çünkü...Hatta tüm işin artık buy oldu diyebilirim. Ah ben ne kadar körmüşüm ki bu günün geleceğini görememişim.
- Braavo..tekrar bravo, hanımefendi. Yine kendinizden beklenen medeni tespiti yaptınız. Ve anlaşıldı ki ben de körmüşüm senin bunu beceremeyeceğini görememişim.
- Becerememek? Hala anlamıyorsun değil mi?Zor olan benim yaptığım. Seninki ilkellik, ilkellik de değil sadece tembellik aynı zamanda.
- Evet. Suçlıların hakettiklerini bulmadıkları bir sisteme katılmadığım için tembelim ben....Uff..Tamam yeter artık, ver şunu bana. Eline bile yakışmıyor zaten.
Erkek oturduğu yerden ayağa kalkar
- Oooo..Bakıyorum hemen fikir değiştirdin. Demek alırken de bu kadar çabuk karar verdin. Hayır, vermiyorum! Bu evde elinde silah olan bir kadın istiyordun, al işte karşında.
- Deli olma. Bana doğrult diye almadık onu herhalkde.
- Neden? Şiddetden uzak kalayım diye almadın mı? Tehlikeden...İşte hayatımdaki en büyük şiddet sensin. En çok senden etkileniyorum. Yanımdaki, evimdeki hatta yatağımdaki. Ve ben de onu kendimden uzak tutacağım artık. Hatta sonlandıracağım.
Silah birden patlar. Kadın ve erkek birbirlerinin gözlerine bakarken adam yüzündeki "kendinden emin" ifade inançsız bir şaşkınlığa, kadınınkindeki ise şiddetli bir kızgınlıktan nemli bir pişmanlığa dönüşür. erkek koltuğun ucuna çöker. Derin bir nefes almaya çalışır, diyaframı parçalandığı için beceremez. Boşvermişlik içinde vazgeçer. Gözleri yere bakmaktadır.
Kadın titremeye başlar. Silah sessizliğe bir darbe gibi yere düşer. Bu düşüşün yansıması gibi adamın bedeni düşer silahın yanına, tok bir sesle...
Kamera halı seviyesindedir...Kadının evden çıkışını görürüz....

Üye eleştirileri

Toplam 2 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
4.6
Dili Kullanım 
 
3.5  (2)
Kurgu 
 
4.5  (2)
Anlatım 
 
5.5  (2)
Metiniçi Tutarlılık 
 
5.0  (2)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Makine 2009-09-03 14:43:36 Murat
Genel Puan 
 
3.5
Dili Kullanım 
 
2.0
Kurgu 
 
4.0
Anlatım 
 
4.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
4.0
Murat Eleştiren Murat    Eylül 03, 2009
İlk 10 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

bolca yazım hatası...

Aslında bir yazıyı okumaya başlarken ilk yaptığım iş dil bilgisi hatalarını not almak olur. Ama bu anlatıda o kadar çoğaldı ki beni bezdirdi ve bıraktım. O yüzden yazara naçizane tavsiyem, en azından diğer öykülere yapılan eleştirileri okuması olabilir. Burada bol miktarda benzer hatalar hakkında yazıldı, çizildi.

Anlatı Kafkaesk denilebilecek diyalogla başlıyor, iyi de başlıyor. Ama sonrasında konuşmanın gidişatı ve olayın bir film setinde geçtiğini öğrenmemiz açıkçası işin tadını kaçırmış. Sanki kolaya kaçılmış gibi geldi. Biraz daha üzerinde düşünülüp, öykünün kurgusu daha etkileyici bir şekilde değiştirilebilirdi.

Varsa diğer öykülerinizi de okumak isterim.

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
10
Bu eleştiriyi ihbar et
Makine 2009-08-01 21:07:53 m2312
Genel Puan 
 
5.8
Dili Kullanım 
 
5.0
Kurgu 
 
5.0
Anlatım 
 
7.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
6.0
m2312 Eleştiren m2312    Ağustos 01, 2009
Son Güncelleme: Ağustos 02, 2009
İlk 50 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

İlk olarak gözüme çarpan "insan hayatı almak için yapılmış bir makina" tanımlaması oldu. Silahı tanımlamak için daha farklı kelimeler seçilebilirdi sanırım. Evet, silah insan hayatına son vermeye yarayan bir araçtır ama aynı zamanda başka canlıların hayatını sonlandırma görevini de üstlenir. Bir de başlıkta makine, metinde makina demek yerine ikisinden birinin seçilip kullanılması daha doğru olurdu.

Öykü biraz aceleye gelmiş gibi gözküyor. Dilin kullanımıyla ilgili bolca hata bulmak mümkün. Tabi bir diğer ihtimal de öyküyü bilgisayara geçirirken biraz dikkatsiz davranmış olmanız olabilir. İlk birkaç cümleyi okuduktan sonra ve yazarın araya girerek olan biteni geniş zaman kullanarak özetlediği yerleri okuduktan sonra yazının öyküden daha çok tiyatro veya dizi-film edasında bir eser olduğunu farkediyor insan. "Televizyona döner. Kadın sinirden ellerini kaldırmış, gergin parmaklarıyla adamın boynu niyetine havayı sıkmaktadır." şeklindeki anlatımlar öyküleştirilerek yazıldığında ve sondaki her şeyin bir film setinde geçtiğini belirten cümle ortadan kalktığında daha etkili olacak gibi. Ama yine de kendime bu öykü ne anlatıyor diye sorduğumda bir adam ve kadının adamın eve silah getirmesi nedeniyle kavga etmesinden başka bir şey söyleyemiyorum. Bu da yalnızca öykünün konusu oluyor. Amaç neydi? Yazarın bize anlatmak istediği bir şeyler mutlaka vardır. İçindeki bir dürtüdür onu yazmaya iten şeklinde düşündüğümde geçimsiz bir çifttin, birbirini anlamadan dinlemeden, birinin öfkeli diğerinin vurdumduymaz, dalgacı tavrıyla adım adım yaklaşan felaket diyebiliyorum yalnızca. Ama kurgunuzdan hareketle bunun bir dizi ya da filmin bir parçası olarak yansıtılmak istendiği ve mutlaka bizim okuduğumuz kısımla bağlantılı olarak olayın bir öncesi ve sonrası olacağı düşüncesinden hareketle bunu çok fazla yadırgamıyorum.

Karşılıklı konuşmalar oldukça canlı. Sadece birçok -hepsi diyerek kesinlik uyandırmak istemiyorum- dizi ve filmde olduğu gibi insanların gerçek hayatta tartışma veya kavga esnasında birbirlerinin kurdukları cümleleri sonuna kadar dinleme saygısını gösterdiklerini ben henüz görmedim. Kurgunuz itibariyle ve kelimlerle başka türlü bir ifade olanağı pek de olmadığından bu olağan kabul edilebilir.

Bir konuşması esnasında adam "Suçluların hakettiklerini bulmadıkları bir sisteme katılmadığım için tembelim ben..." diyor. Hassas bir noktaya gönderme yapması bakımından ooldukça güzel. O çok güvendiğimiz adaletimiz maalesef adaletsizliklerle dolu. Birçok insan başı sıkıştığında adaletten uzak yöntemlere başvuracak kadar eşitlik duygusundan uzak yetişiyor ne yazık ki. Bu cümleyi "Suçluların hakettikleri cezayı almadıkları..." şeklinde değiştirdiğimizde ifade etmek istediğiniz düşünceye daha çok yaklaşmış oluyoruz.

Kullanıdığınız akıcı ve canlı dili yeni öykülerinizde de görmek isterim. Yazılarınızın devamını okumak dileğiyle. Kaleminize sağlık...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
20
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile