Farkli bir Tedavi Yontemi Popüler

Edebiyat

Edebiyat Yazarları
Etiketler

‘Bunları duyacağınız için Ulusal Metropolis Hastanesi olarak üzgünüz hanımefendi ama kurallarımız gereği hastalığınız tedavi edilemezler listesinde. Bu da şu anlama geliyor. Ya listemizdeki hastalıklardan birini seçeceksiniz ya da hizmetlerimizden faydalanamayacaksınız.’


İşte bunları duyduğum anda başımdan aşağı kaynak sular dökülüverdi. Büyük bir isyan, içimdeki kıyılara dev dalgalar halinde vurmaya başladı. ‘Bu da ne demek oluyor Allah aşkına?! Ben şikayetlerimi doktorlara kaç kez anlattım, bana henüz bir teşhis konmadığını söylemişlerdi. Allah allah! Hastane kuralları gereği ne yapacakmışım, anlamadım doğrusu…’ deyiverdim içimdeki öfke yerini çaresizliğe bırakırken. Görevli bıkkın ve umursamaz bir ifadeyle önüme bir kitapçık fırlatıp gitti. Onun gözünde Hastaneyi işgal eden gereksiz kalabalığın anlamsız bir parçasıydım sadece.Oysa önümde duran kitapçığın kapağında ‘Hastanemiz Sizin Evinizdir’ başlığının hemen altında güler yüzlü bir görevli kollarını açmış duruyordu. Gerçekle oluşturduğu tezat bende hem tiksinme hem gülme hissi uyandırıyordu. Çantamdan okuma gözlüklerimi çıkarıp kitapçığın neredeyse tamamını kaplayan Kurallar bölümünü okumaya başladım ve gözlerime inanamadım. Apaçık şöyle yazıyordu: ‘Eğer doktorlarımız tedavi edilemeyecek bir hastalığınız bulunduğuna kanaat getirirlerse, Hastanemizin belirlediği listedeki hastalıklardan birini seçme hakkınız vardır.’ Anladıysam Arap olayım, ama Araplar alınmasın lütfen, lafın gelişi konuştum. Doğrusu şu listeyi epey merak ettim. Kitapçığın son sayfasında o meşhur listeyi buldum. Listede, Anemiden Tüberküloza birçok sağlık sorunu yer almıştı ve liste uzayıp gidiyordu. Listeden hastalık seçmenin ne işe yarayacağı hakkında hala en ufak bir fikrim yoktu.

Ne var ki, bir süre sonra, güler yüzlü görevlinin olduğu broşürü dağıtan somurtkan hastane görevlisi aynı bıkkın tavırla yanıma seğirtti ve karar verip vermediğimi sordu. Biraz sıkılgan bir şekilde ‘Evladım, bu listeden hastalık seçince ne oluyor, ben anlayamadım. Bir açıklayıversen?’ dediğimde mekanik bir ses tonuyla hızlı hızlı açıkladı. Meğer bazı hastalıklardaki virüsler baskın çıkıp diğer hastalıkların etkisini yok edebiliyormuş. Onlar da tedavi edemedikleri hastaya daha az ölüm riski taşıyan farklı hastalıklar enjekte ederek hastanın sorununu çözüyorlarmış. Bir de görevli bana ‘Sizin durumunuz için ülser önerilir. Ülser olmayı kabul ederseniz hipertansiyon sorununuz tamamiyle çözülür’ demez mi! ‘Ama bu çözmek değil ki! ülser olursam ben ne yaparım?’diye karşı çıktığımda da ‘İyi işte, çözemediğin sorunu çözülebilir bir sorunla değiştiriyoruz’ deyiverdi. Hala şaşkın bakışlarımı üzerinden alamadığımdan olsa gerek, bir de benzetme yapma ihtiyacı duydu. ‘Şöyle düşün Hanımteyze, şimdi bu sosyal demokrasiden anlamayan canim ülkemin başına sırasıyla dinciler gelmesin diye faşistlere, faşistler gelmesin diye dincilere oy verilir ya. İşte onun gibi bir şey. Hastalığı hastalıkla tedavi etmek.’

Üye eleştirileri

Toplam 3 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
7.2
Dili Kullanım 
 
8.0  (3)
Kurgu 
 
6.7  (3)
Anlatım 
 
7.0  (2)
Metiniçi Tutarlılık 
 
7.0  (2)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Farkli bir Tedavi Yontemi 2009-07-30 14:22:31 Murat
Genel Puan 
 
7.3
Dili Kullanım 
 
8.0
Kurgu 
 
7.0
Anlatım 
 
8.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
6.0
Murat Eleştiren Murat    Temmuz 30, 2009
İlk 10 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

...

Gerçekten eleştiri ve yorumlar öyküyü katlamış, gitmiş. Kısa ama bence hedefini vuran bir çalışma olmuş. Gerçi sondaki mesajı açık açık yazmak yerine yerine daha farklı bitirilse iyi olurdu.

Tebrikler Didem.

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
10
Bu eleştiriyi ihbar et
Farkli bir Tedavi Yontemi 2009-06-15 10:03:50 m2312
Genel Puan 
 
7.3
Dili Kullanım 
 
8.0
Kurgu 
 
7.0
Anlatım 
 
6.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
8.0
m2312 Eleştiren m2312    Haziran 15, 2009
Son Güncelleme: Haziran 22, 2009
İlk 50 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

Güzel Bir Konu

Kısa ama etkileyici, aynı zamanda ilgi çekici. Betimlemeler arttırıldığında anlatımın daha da canlanacağını ve daha bir öykü havasına bürüneceğini düşünüyorum.

Öykünüzdeki kadın kahraman bende otuzlu yaşlarında bir bayan izlenimi yarattı. Ancak ikinci paragrafta "Evladım..." şeklinde başlayan cümleyle bu düşüncem sarsıldı. Yorumunuzu okuduğumda kurguya önem verişinizin öykünüze hız kattığını ve bir an önce çarpıcı sonu ortaya koyma amacında olduğunuzu gördüm. Günlük hayatın içine gerçeküstü olanı katmanızı oldukça beğeniyorum.

İnci Aral bir denemesinde gerçeküstünün gerçeğin ta kendisi, fantazyanınsa gelecek olduğunun fantazya türünde eser veren usta yazarlar tarafından kanıtlandığını söyler. Ona göre görmek için önce görünmeyene bakılmalıdır. Çünkü görünen gerçek geçici, görünmeyense sonsuzdur. Hastalığın bir başka hastalıkla tedavi edilmesi fikri bana bunları anımsattı.

Yazdıklarınızı büyük bir keyifle okuyorum. Kaleminize sağlık...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
30
Bu eleştiriyi ihbar et
Farkli bir Tedavi Yontemi 2009-06-14 21:38:08 Erkan
Genel Puan 
 
7.0
Dili Kullanım 
 
8.0
Kurgu 
 
6.0
Anlatım 
 
0.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
0.0
Erkan Eleştiren Erkan    Haziran 14, 2009
  -   Bütün eleştirilerime bakın


Öykünün çok güçlü ve çok zayıf tarafları var. En güçlü yanı konu. Mevcut hastalığı tedavi etmek yerine, "Teyze, o yok ama size şunu verelim" tavrıyla yaklaşan hastaneyi çok eğlendirici buldum. Bunun pratikte yapıldığını da düşünmekteyim. Günün sözündeki "Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser" deyişinin hatırlattığı gibi sağlık kapitalizmi de, para kazanacağını bilirse, gereksiz yere ameliyat yapmaktan; yanlış hastalık teşhisi koymaktan geri kalmaz.

Konu bu kadar kuvvetli iken, kurgunun yeteri kadar iyi olmadığını düşünüyorum. En sondaki cümleyle konuyu başka bir mecraya akıtmaya gerek yoktu, Kafkaesk tavrı güçlendirerek sonlandırmak daha da iyi olurdu belki de.

"Meğer bazı hastalıklardaki virüsler baskın çıkıp diğer hastalıkların etkisini yok edebiliyormuş. Onlar da tedavi edemedikleri hastaya daha az ölüm riski taşıyan farklı hastalıklar enjekte ederek hastanın sorununu çözüyorlarmış." bölümündeki cümleler kafa karıştırıyor (ve hastalık enjekte edilir mi?). Burada söylenmek istenen, "sana öyle bir hastalık vereceğiz ki, diğerini hatırlamayacaksın bile." ise, yapay teknik ayrıntılara girmeden dile getirilse daha iyi olur derim.

Gereksiz sözcükler ve cümleler var. Bir örnek:

- ‘Bunları duyacağınız için Ulusal Metropolis Hastanesi olarak üzgünüz hanımefendi ama kurallarımız gereği hastalığınız tedavi edilemezler listesinde. Bu da şu anlama geliyor. Ya listemizdeki hastalıklardan birini seçeceksiniz ya da hizmetlerimizden faydalanamayacaksınız.’ paragrafı yeniden yazılmalı. Ayrıca "kurallar gereği hastalığın tedavi edilememesi"nde bir mantık hatası var. Daha ileride ne deniyor? ‘Eğer doktorlarımız tedavi edilemeyecek bir hastalığınız bulunduğuna kanaat getirirlerse, Hastanemizin belirlediği listedeki hastalıklardan birini seçme hakkınız vardır.’ Yani hastalık kurallar gereği değil, mevcut tıp bilgisi (veya her ne ise) yeterli olmadığı için tedavi edilemiyor diye düşünüyor okuyucu.

Olumlu yanları yazmazsam yarım kalır:
- "Onun gözünde Hastaneyi işgal eden gereksiz kalabalığın anlamsız bir parçasıydım sadece.Oysa önümde duran kitapçığın kapağında ‘Hastanemiz Sizin Evinizdir’ başlığının hemen altında güler yüzlü bir görevli kollarını açmış duruyordu. Gerçekle oluşturduğu tezat bende hem tiksinme hem gülme hissi uyandırıyordu. Çantamdan okuma gözlüklerimi çıkarıp kitapçığın neredeyse tamamını kaplayan Kurallar bölümünü okumaya başladım ve gözlerime inanamadım."
- "güler yüzlü görevlinin olduğu broşürü dağıtan somurtkan hastane görevlisi" (broşürü dağıttı mı yoksa öyküyü anlatana fırlattı mı?)

Son söz: Öykü, tam Aziz Nesin'lik olan "para kazanmak uğruna; tedavi edemeyeceği hastalığı bir yana bırakıp, tedavi edebileceği bir hastalığı bir teyzeye geçirmek ve sonra da onu tedavi etmek isteyen bir hastane" düşüncesinden fazla kopmamalı. Mesela teyze, oradan bir hastalık seçebilir, hastane de ballandıra ballandıra o hastalığı tedavi edebilirdi. En sonunda teyze, esas hastalığıyle ilgili bir tedavi yapılmamasına rağmen "ellerine sağlık. Beni iyileştirdiler" düşüncesiyle evine geri dönebilirdi.

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
10
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (9)
  • erkan

    Sevgili Didem. Mantık hatalarını veya bilgi eksikliğinden kaynaklanan hataları benim beğenim belirlemez. Onlar zaten oradadırlar. Bunu ise okuyanın değil önce yazanın görmesi gerekir.

  • didemgulmez
    avatar

    Sevgili Erkan, Acikcasi bu yaziyi siteye koyarken tepkileri merak etmistim ve bu kadar olumsuz elestiriyle karsilasacagini tahmin etmemistim. Suregelen elestirilerinden ve forum kismina yazdigin sikayet yazindan sonra seni ne kadr rahatsiz ettigini fark ettim ve o nedenle bu anlatiyi siteden cikarmaya karar verdim. Selamlar

  • onder
    avatar

    Sevgili Didem,

    Ben Erkan'ın özellikle senin veya herhangi birinin öyküsünü düşünerek forumdaki mesajını kaleme aldığını sanmıyorum..Gerçekten hiç sanmıyorum..Erkan genel yayın politikası ile ilgili bir ilkeler bütünü oluşturmaktan bahsettiğini düşünüyorum. Ki kaygısı yersiz değil; öykü hadi bir derece, Google'a girip bir şiir diye arattır onbinlerce site dökülür belki..Bu ülkede edebiyat çok kolay birşeymiş gibi algılanıyor..Hele son yıllarda resmen kolay bir kariyer kapısı gibi görülmeye başladı..Mantar gibi "yazar" türedi..Oysa edebiyat aksine, belki de diğer bütün faaliyet alanlarından daha da zor..Örneğin herhangi bir estetik kaygın olmadan, iki üç kitap okuyarak siyasi bir makale yazısı yazabilirsin..Ama edebi bir metin kaleme alacaksan anlatacağın birşeyin olması kadar, nasıl anlatcağını da bilmen gerekir..Edebiyat bir anlamda hem tarih, hem politika, hem psikoloji, hem felsefe vs bilmeyi gerektirir..Ama bu ülkede kim edebiyatı böyle algılıyor..Fatih Altaylı'nın eşi bile, herhalde boş durmayayım diyerek "roman" yazmış..Ülkede edebiyata yaklaşım böyle..Köşe yazarları, spor yazarları vs edebiyatçı oluyor..

    Şimdi Erkan'ın benzer bir kolaycılığın HayalEt'e de sirayet edebileceğinden kaygı duyması yersiz mi? Ama bu eleştirisinin muhattabı sen misin? Bence senin öyküne yazdığı ve Forum'da gündeme getirdiği konunun aynı zaman aralağına denk gelmesi yüzünden üzerine alındın ama bence böyle bir alınganlığa gerek yok..

    HayalEt kollektif bir platform..Moderatorü, editörü, yazı kurulu yok..Hiç bir tek insan neyin nasıl olacağına tek başına karar veremez..Bu sitenin bütün ruhuna aykırı olur..Herkes kendi bireysel görüşlerini dile getirir, genel kabul gören yaklaşımlar "doğal" olarak belirleyici olur..Bu tür tatışmalar ortak bir beğeni oluşumunun sancıları..Bunlara hazırlıklı olmak lazım ve şahsi olarak algılamamak lazım bence..

    Yine de ben bu öykümü yayından kaldırmak istiyorum diyorsan, sağ üstte küçük bir kalem ikon'u göreceksin..Onu tıklarsan yazı giriş formu açılır..Onda, altta bir yerlerde "Yayınlanmış" gibi bir kutucuk olması lazım..Ordan "Yayınlanmamış" ya da "yayından kaldır" seçeneğini seçmen gerekiyor..

  • didemgulmez
    avatar

    Forum bolumunde oykulerle ilgili olarak Erkan'in serzenislerini anladigim gibi Onder ve Fetekos'un Erkan'a yanitlarini da cok anlamli buluyorum. Simdiye kadar sadece 3 yazi gonderdim e-HayalEt'e ve gercekten cok yararli yorumlar aldim. Bu acidan bu siteye cok deger veriyorum. Onder'in fikirleri isiginda yaziyi kaldirmaktan bu acidan vazgectim. Bundan sonra sitenin kalitesine uygun oykuler yazmaya calisacagim.

    Sevgili Onder, maalesef edebiyata yaklasim konusundaki ozensizlik Turkiye'de her alanda mevcut. Akademik alanda da ayni sey gecerli. Mesela agzi biraz laf yapan hemen kendini sosyal bilimci addediyor. Kimse meslegini gerektigi gibi yerine getirmiyor, ciddiye almiyor. Hala gelismis ulke kategorisinde olmamamizi buna bagliyorum.

    Cok selamlar

  • didemgulmez
    avatar

    Sevgili Busra, nazik ve samimi yorumun icin cok tesekkur ederim. Inci Aral'in sozleri gercekten cok etkileyici. Paylastigin icin tesekkurler.
    Sevgili Erkan, elestirilerin anlatiyi gelistirmek icin onemli ufuklar aciyor, tesekkurler. Tek soylemek istedigim, oyle bir noktadayiz ki ne sen benim yazimi begenmek zorundasin ne de ben senin begenine uygun bir anlatiyi kaleme almak durumundayim, Bu da isin guzelligi zaten :-)
    selam ve saygi ile..

  • erkan

    Sevgili Didem.
    - Farklı anlatıların önünü açmak'la kastedileni anlamadım çünkü anlatın, kısa öykü yapısında.
    - Öykünün sonundaki benzetmeyi çıkartmak daha iyi, çünkü bence benzetme, vurucu değil ve affına sığınarak söyleyeyim, epey basmakalıp. Onyıllar önceki Pazar programlarında yapılan esprileri hatırlatıyor.
    - Tekrar olacak ama, öyküde mantık hataları var: Virüsü yokeden virüs, öykü gelecekte geçiyorsa anlaşılabilir ama zannederim öykü şimdi de geçiyor. Bu da olmayan bir şeyden bahsetmek oluyor. Mesela, 2009 Haziran'ında İstanbul'da uçan arabaların varolduğu, okuyucuya öykü içinde verilerek, bunun üzerine inandırıcı bir öykü inşa edilebilir mi? 2050'de olsa ben de uçarım, arabalar da uçar, ama 2009'da uçmak olmaz. Gene de, illa ki verilmez demiyorum ama bu öyküde verilmesi iyi olmamış. Gerçekdışının gene de bir gerçekliği olmalıdır. Londra'da geçen bir filmde şöför koltuğundaki Dracula'nın, arabayı yolun sağından sürdüğünü düşünelim.Burada seyircinin gerçekdışı bulacağı şey, Dracula'nın vampir dişleri değil, İngiltere'de geçen bir filmde trafiğin nasıl yolun sağından aktığı olur. Özetle gerçekdışılığın, öyküye "enjektesi" daha ustaca yapılmalıydı diyelim.
    İkincisi ise, virüs virüsle yokediliyor ise, neden görevli, örnek olarak hipertansiyon ve ülser gibi viral olmayan iki hastalığı veriyor?

    - Doktorlar hastalığı neden tedavi etmiyor? Kurallar gereği yasak olduğu için mi ("üzgünüz hanımefendi ama kurallarımız gereği hastalığınız tedavi edilemezler listesinde";), yoksa güncel tıbbın yetersiz kalması mı?("Eğer doktorlarımız tedavi edilemeyecek bir hastalığınız bulunduğuna kanaat getirirlerse..." ve "Onlar da tedavi edemedikleri hastaya daha az ölüm riski taşıyan farklı hastalıklar enjekte ederek hastanın sorununu çözüyorlarmış";). Farklı nedenler ortaya koyan bu cümlelerin sonucu, okuyucunun kafasında bir belirsizlik yaratması.

    Diğerlerine yaptığın açıklamaları da ikna edici bulmadım, ama burada kesmeyi uygun görüyorum; çünkü bu öykü için eleştiri hakkımı doldurdum galiba:-)

  • didemgulmez
    avatar

    Sevgili Erkan, yazdigim metinden daha uzun olan elestiri yazini gorunce sevindim; emegin ve zamanin icin cok tesekkur ederim. 'Hastaliklari hastalikla tedavi etme' fikrinin sana ilham getirmesi de beni ayrica memnun etti cunku benim kisisel olarak hedefledigim, cok iyi oykuler yazmaktan ziyade farkli fikirler uretmek ve farkli anlatilarin onunu acmak. Onerilerin son derece tutarli ve anlamli ancak senin dedigin sekilde kurgularsam farkli bir anlati ortaya cikacak. Oysa, bu yaziyi kaleme alirken benim niyetim basindan itibaren 'vurucu son' ya da asil verilmek istenen mesaj icin mekan hazirlamakti.
    O nedenle 'saglik sistemi ve kapitalizm' konulu bir anlatiyi kaleme alirsan seve seve okurum.

    Arada sordugun kucuk sorularla ilgili olarak da:
    -'Hastalik enjekte etmeyi' hastaligi tasiyan virusu saglikli bir bireye igne ile bulastirmak anlaminda kullandim. 3. sayfa haberlerinde ara ara boyle olaylari gorebilirsin.
    -'Bir hastaligin virusunun baska bir hastaligin virusunu etkisiz hale getirmesi' simdilik tamamen gercek disi bir olgu olabilir ama oykulerimde genelde gercek disina cikmaktan hoslandigimi gormussundur. Ayrica asi mekanizmasini dusundugunde, cok da akla aykiri gorunmuyor.
    -'Kurallar geregi' hastaliginiz tam olarak tedavi edilemeyecek fakat yerine listedeki hastaliklardan verilerek etkisi azaltilabilecek ya da yok edilebilecek konumdaysa, secim yapma hakkiniz var demek istedim.
    -gorevli brosuru dagitiyor ama firlatir gibi.
    -Aziz Nesinlik temayi islemeyi hedeflemedigi icin, o konudan kopmasi kacinilmaz. Dedigim gibi,ben sonda sakli olan anlami onemsiyorum ve ana fikri onun uzerine kurmak isterim.
    Tekrar vaktin ve degerli fikirlerin icin cok tesekkurler Erkan,
    Selamlar...

  • onder
    avatar

    Evet maalesef teknik bir problem var.

    Öykü eleştirileri, kitap/film/müzik tanıtımları için kullandığımız uygulamanın çok daha güçlü bir versiyonuna upgrade ettik dün.

    Hemen gözlemlenebilecek faydası uzun eleştiri metinleri olacaktır. Uzun eleştiriler artık çok daha derli toplu görünüyor. Eskiden ince uzun bir sutunda görünüyordu. Şimdi eleştirmenin bilgilerini altına doğru uzayabiliyor.

    Bu kozmetik faydanın yanında, kitap eleştirileri için artık opsiyonel kriter tanımlamak mümkün..Önerileri bekleriz..

    Şimdi karşılaştığımız problem için de yardım istedim. Bir iki güne kadar çözülür.

  • erkan

    Eleştiri bölümünde teknik bir problem var galiba. Onun için eleştiriyi burada yapmak durumunda kaldım.

    Öykünün çok güçlü ve çok zayıf tarafları var. En güçlü yanı konu. Mevcut hastalığı tedavi etmek yerine, "Teyze, o yok ama size şunu verelim" tavrıyla yaklaşan hastaneyi çok eğlendirici buldum. Bunun pratikte yapıldığını da düşünmekteyim. Günün sözündeki "Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser" deyişinin hatırlattığı gibi sağlık kapitalizmi de, para kazanacağını bilirse, gereksiz yere ameliyat yapmaktan; yanlış hastalık teşhisi koymaktan geri kalmaz.

    Konu bu kadar kuvvetli iken, kurgunun yeteri kadar iyi olmadığını düşünüyorum. En sondaki cümleyle konuyu başka bir mecraya akıtmaya gerek yoktu, Kafkaesk tavrı güçlendirerek sonlandırmak daha da iyi olurdu belki de.

    "Meğer bazı hastalıklardaki virüsler baskın çıkıp diğer hastalıkların etkisini yok edebiliyormuş. Onlar da tedavi edemedikleri hastaya daha az ölüm riski taşıyan farklı hastalıklar enjekte ederek hastanın sorununu çözüyorlarmış." bölümündeki cümleler kafa karıştırıyor (ve hastalık enjekte edilir mi?). Burada söylenmek istenen, "sana öyle bir hastalık vereceğiz ki, diğerini hatırlamayacaksın bile." ise, yapay teknik ayrıntılara girmeden dile getirilse daha iyi olur derim.

    Gereksiz sözcükler ve cümleler var. Bir örnek:

    - ‘Bunları duyacağınız için Ulusal Metropolis Hastanesi olarak üzgünüz hanımefendi ama kurallarımız gereği hastalığınız tedavi edilemezler listesinde. Bu da şu anlama geliyor. Ya listemizdeki hastalıklardan birini seçeceksiniz ya da hizmetlerimizden faydalanamayacaksınız.’ paragrafı yeniden yazılmalı. Ayrıca "kurallar gereği hastalığın tedavi edilememesi"nde bir mantık hatası var. Daha ileride ne deniyor? ‘Eğer doktorlarımız tedavi edilemeyecek bir hastalığınız bulunduğuna kanaat getirirlerse, Hastanemizin belirlediği listedeki hastalıklardan birini seçme hakkınız vardır.’ Yani hastalık kurallar gereği değil, mevcut tıp bilgisi (veya her ne ise) yeterli olmadığı için tedavi edilemiyor diye düşünüyor okuyucu.

    Olumlu yanları yazmazsam yarım kalır:
    - "Onun gözünde Hastaneyi işgal eden gereksiz kalabalığın anlamsız bir parçasıydım sadece.Oysa önümde duran kitapçığın kapağında ‘Hastanemiz Sizin Evinizdir’ başlığının hemen altında güler yüzlü bir görevli kollarını açmış duruyordu. Gerçekle oluşturduğu tezat bende hem tiksinme hem gülme hissi uyandırıyordu. Çantamdan okuma gözlüklerimi çıkarıp kitapçığın neredeyse tamamını kaplayan Kurallar bölümünü okumaya başladım ve gözlerime inanamadım."
    - "güler yüzlü görevlinin olduğu broşürü dağıtan somurtkan hastane görevlisi" (broşürü dağıttı mı yoksa öyküyü anlatana fırlattı mı?)

    Son söz: Öykü, tam Aziz Nesin'lik olan "para kazanmak uğruna; tedavi edemeyeceği hastalığı bir yana bırakıp, tedavi edebileceği bir hastalığı bir teyzeye geçirmek ve sonra da onu tedavi etmek isteyen bir hastane" düşüncesinden fazla kopmamalı. Mesela teyze, oradan bir hastalık seçebilir, hastane de ballandıra ballandıra o hastalığı tedavi edebilirdi. En sonunda teyze, esas hastalığıyle ilgili bir tedavi yapılmamasına rağmen "ellerine sağlık. Beni iyileştirdiler" düşüncesiyle evine geri dönebilirdi.

Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorumlar   

 
0 #9 didemgulmez 22-06-2009 15:23
Forum bolumunde oykulerle ilgili olarak Erkan'in serzenislerini anladigim gibi Onder ve Fetekos'un Erkan'a yanitlarini da cok anlamli buluyorum. Simdiye kadar sadece 3 yazi gonderdim e-HayalEt'e ve gercekten cok yararli yorumlar aldim. Bu acidan bu siteye cok deger veriyorum. Onder'in fikirleri isiginda yaziyi kaldirmaktan bu acidan vazgectim. Bundan sonra sitenin kalitesine uygun oykuler yazmaya calisacagim.

Sevgili Onder, maalesef edebiyata yaklasim konusundaki ozensizlik Turkiye'de her alanda mevcut. Akademik alanda da ayni sey gecerli. Mesela agzi biraz laf yapan hemen kendini sosyal bilimci addediyor. Kimse meslegini gerektigi gibi yerine getirmiyor, ciddiye almiyor. Hala gelismis ulke kategorisinde olmamamizi buna bagliyorum.

Cok selamlar
Alıntı
 
 
0 #8 Önder Kurt 22-06-2009 14:40
Sevgili Didem,

Ben Erkan'ın özellikle senin veya herhangi birinin öyküsünü düşünerek forumdaki mesajını kaleme aldığını sanmıyorum..Ger çekten hiç sanmıyorum..Erk an genel yayın politikası ile ilgili bir ilkeler bütünü oluşturmaktan bahsettiğini düşünüyorum. Ki kaygısı yersiz değil; öykü hadi bir derece, Google'a girip bir şiir diye arattır onbinlerce site dökülür belki..Bu ülkede edebiyat çok kolay birşeymiş gibi algılanıyor..He le son yıllarda resmen kolay bir kariyer kapısı gibi görülmeye başladı..Mantar gibi "yazar" türedi..Oysa edebiyat aksine, belki de diğer bütün faaliyet alanlarından daha da zor..Örneğin herhangi bir estetik kaygın olmadan, iki üç kitap okuyarak siyasi bir makale yazısı yazabilirsin..A ma edebi bir metin kaleme alacaksan anlatacağın birşeyin olması kadar, nasıl anlatcağını da bilmen gerekir..Edebiy at bir anlamda hem tarih, hem politika, hem psikoloji, hem felsefe vs bilmeyi gerektirir..Ama bu ülkede kim edebiyatı böyle algılıyor..Fati h Altaylı'nın eşi bile, herhalde boş durmayayım diyerek "roman" yazmış..Ülkede edebiyata yaklaşım böyle..Köşe yazarları, spor yazarları vs edebiyatçı oluyor..

Şimdi Erkan'ın benzer bir kolaycılığın HayalEt'e de sirayet edebileceğinden kaygı duyması yersiz mi? Ama bu eleştirisinin muhattabı sen misin? Bence senin öyküne yazdığı ve Forum'da gündeme getirdiği konunun aynı zaman aralağına denk gelmesi yüzünden üzerine alındın ama bence böyle bir alınganlığa gerek yok..

HayalEt kollektif bir platform..Moder atorü, editörü, yazı kurulu yok..Hiç bir tek insan neyin nasıl olacağına tek başına karar veremez..Bu sitenin bütün ruhuna aykırı olur..Herkes kendi bireysel görüşlerini dile getirir, genel kabul gören yaklaşımlar "doğal" olarak belirleyici olur..Bu tür tatışmalar ortak bir beğeni oluşumunun sancıları..Bunl ara hazırlıklı olmak lazım ve şahsi olarak algılamamak lazım bence..

Yine de ben bu öykümü yayından kaldırmak istiyorum diyorsan, sağ üstte küçük bir kalem ikon'u göreceksin..Onu tıklarsan yazı giriş formu açılır..Onda, altta bir yerlerde "Yayınlanmış" gibi bir kutucuk olması lazım..Ordan "Yayınlanmamış" ya da "yayından kaldır" seçeneğini seçmen gerekiyor..
Alıntı
 
 
0 #7 didemgulmez 22-06-2009 13:42
Sevgili Erkan, Acikcasi bu yaziyi siteye koyarken tepkileri merak etmistim ve bu kadar olumsuz elestiriyle karsilasacagini tahmin etmemistim. Suregelen elestirilerinde n ve forum kismina yazdigin sikayet yazindan sonra seni ne kadr rahatsiz ettigini fark ettim ve o nedenle bu anlatiyi siteden cikarmaya karar verdim. Selamlar
Alıntı
 
 
0 #6 erkan 22-06-2009 10:41
Sevgili Didem. Mantık hatalarını veya bilgi eksikliğinden kaynaklanan hataları benim beğenim belirlemez. Onlar zaten oradadırlar. Bunu ise okuyanın değil önce yazanın görmesi gerekir.
Alıntı
 
 
0 #5 didemgulmez 16-06-2009 02:19
Sevgili Busra, nazik ve samimi yorumun icin cok tesekkur ederim. Inci Aral'in sozleri gercekten cok etkileyici. Paylastigin icin tesekkurler.
Sevgili Erkan, elestirilerin anlatiyi gelistirmek icin onemli ufuklar aciyor, tesekkurler. Tek soylemek istedigim, oyle bir noktadayiz ki ne sen benim yazimi begenmek zorundasin ne de ben senin begenine uygun bir anlatiyi kaleme almak durumundayim, Bu da isin guzelligi zaten :-)
selam ve saygi ile..
Alıntı
 
 
0 #4 erkan 16-06-2009 00:25
Sevgili Didem.
- Farklı anlatıların önünü açmak'la kastedileni anlamadım çünkü anlatın, kısa öykü yapısında.
- Öykünün sonundaki benzetmeyi çıkartmak daha iyi, çünkü bence benzetme, vurucu değil ve affına sığınarak söyleyeyim, epey basmakalıp. Onyıllar önceki Pazar programlarında yapılan esprileri hatırlatıyor.
- Tekrar olacak ama, öyküde mantık hataları var: Virüsü yokeden virüs, öykü gelecekte geçiyorsa anlaşılabilir ama zannederim öykü şimdi de geçiyor. Bu da olmayan bir şeyden bahsetmek oluyor. Mesela, 2009 Haziran'ında İstanbul'da uçan arabaların varolduğu, okuyucuya öykü içinde verilerek, bunun üzerine inandırıcı bir öykü inşa edilebilir mi? 2050'de olsa ben de uçarım, arabalar da uçar, ama 2009'da uçmak olmaz. Gene de, illa ki verilmez demiyorum ama bu öyküde verilmesi iyi olmamış. Gerçekdışının gene de bir gerçekliği olmalıdır. Londra'da geçen bir filmde şöför koltuğundaki Dracula'nın, arabayı yolun sağından sürdüğünü düşünelim.Burad a seyircinin gerçekdışı bulacağı şey, Dracula'nın vampir dişleri değil, İngiltere'de geçen bir filmde trafiğin nasıl yolun sağından aktığı olur. Özetle gerçekdışılığın , öyküye "enjektesi" daha ustaca yapılmalıydı diyelim.
İkincisi ise, virüs virüsle yokediliyor ise, neden görevli, örnek olarak hipertansiyon ve ülser gibi viral olmayan iki hastalığı veriyor?

- Doktorlar hastalığı neden tedavi etmiyor? Kurallar gereği yasak olduğu için mi ("üzgünüz hanımefendi ama kurallarımız gereği hastalığınız tedavi edilemezler listesinde"), yoksa güncel tıbbın yetersiz kalması mı?("Eğer doktorlarımız tedavi edilemeyecek bir hastalığınız bulunduğuna kanaat getirirlerse... " ve "Onlar da tedavi edemedikleri hastaya daha az ölüm riski taşıyan farklı hastalıklar enjekte ederek hastanın sorununu çözüyorlarmış") . Farklı nedenler ortaya koyan bu cümlelerin sonucu, okuyucunun kafasında bir belirsizlik yaratması.

Diğerlerine yaptığın açıklamaları da ikna edici bulmadım, ama burada kesmeyi uygun görüyorum; çünkü bu öykü için eleştiri hakkımı doldurdum galiba:-)
Alıntı
 
 
0 #3 didemgulmez 15-06-2009 00:35
Sevgili Erkan, yazdigim metinden daha uzun olan elestiri yazini gorunce sevindim; emegin ve zamanin icin cok tesekkur ederim. 'Hastaliklari hastalikla tedavi etme' fikrinin sana ilham getirmesi de beni ayrica memnun etti cunku benim kisisel olarak hedefledigim, cok iyi oykuler yazmaktan ziyade farkli fikirler uretmek ve farkli anlatilarin onunu acmak. Onerilerin son derece tutarli ve anlamli ancak senin dedigin sekilde kurgularsam farkli bir anlati ortaya cikacak. Oysa, bu yaziyi kaleme alirken benim niyetim basindan itibaren 'vurucu son' ya da asil verilmek istenen mesaj icin mekan hazirlamakti.
O nedenle 'saglik sistemi ve kapitalizm' konulu bir anlatiyi kaleme alirsan seve seve okurum.

Arada sordugun kucuk sorularla ilgili olarak da:
-'Hastalik enjekte etmeyi' hastaligi tasiyan virusu saglikli bir bireye igne ile bulastirmak anlaminda kullandim. 3. sayfa haberlerinde ara ara boyle olaylari gorebilirsin.
-'Bir hastaligin virusunun baska bir hastaligin virusunu etkisiz hale getirmesi' simdilik tamamen gercek disi bir olgu olabilir ama oykulerimde genelde gercek disina cikmaktan hoslandigimi gormussundur. Ayrica asi mekanizmasini dusundugunde, cok da akla aykiri gorunmuyor.
-'Kurallar geregi' hastaliginiz tam olarak tedavi edilemeyecek fakat yerine listedeki hastaliklardan verilerek etkisi azaltilabilecek ya da yok edilebilecek konumdaysa, secim yapma hakkiniz var demek istedim.
-gorevli brosuru dagitiyor ama firlatir gibi.
-Aziz Nesinlik temayi islemeyi hedeflemedigi icin, o konudan kopmasi kacinilmaz. Dedigim gibi,ben sonda sakli olan anlami onemsiyorum ve ana fikri onun uzerine kurmak isterim.
Tekrar vaktin ve degerli fikirlerin icin cok tesekkurler Erkan,
Selamlar...
Alıntı
 
 
0 #2 Önder Kurt 14-06-2009 16:55
Evet maalesef teknik bir problem var.

Öykü eleştirileri, kitap/film/müzi k tanıtımları için kullandığımız uygulamanın çok daha güçlü bir versiyonuna upgrade ettik dün.

Hemen gözlemlenebilec ek faydası uzun eleştiri metinleri olacaktır. Uzun eleştiriler artık çok daha derli toplu görünüyor. Eskiden ince uzun bir sutunda görünüyordu. Şimdi eleştirmenin bilgilerini altına doğru uzayabiliyor.

Bu kozmetik faydanın yanında, kitap eleştirileri için artık opsiyonel kriter tanımlamak mümkün..Önerile ri bekleriz..

Şimdi karşılaştığımız problem için de yardım istedim. Bir iki güne kadar çözülür.
Alıntı
 
 
0 #1 erkan 14-06-2009 16:38
Eleştiri bölümünde teknik bir problem var galiba. Onun için eleştiriyi burada yapmak durumunda kaldım.

Öykünün çok güçlü ve çok zayıf tarafları var. En güçlü yanı konu. Mevcut hastalığı tedavi etmek yerine, "Teyze, o yok ama size şunu verelim" tavrıyla yaklaşan hastaneyi çok eğlendirici buldum. Bunun pratikte yapıldığını da düşünmekteyim. Günün sözündeki "Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser" deyişinin hatırlattığı gibi sağlık kapitalizmi de, para kazanacağını bilirse, gereksiz yere ameliyat yapmaktan; yanlış hastalık teşhisi koymaktan geri kalmaz.

Konu bu kadar kuvvetli iken, kurgunun yeteri kadar iyi olmadığını düşünüyorum. En sondaki cümleyle konuyu başka bir mecraya akıtmaya gerek yoktu, Kafkaesk tavrı güçlendirerek sonlandırmak daha da iyi olurdu belki de.

"Meğer bazı hastalıklardaki virüsler baskın çıkıp diğer hastalıkların etkisini yok edebiliyormuş. Onlar da tedavi edemedikleri hastaya daha az ölüm riski taşıyan farklı hastalıklar enjekte ederek hastanın sorununu çözüyorlarmış." bölümündeki cümleler kafa karıştırıyor (ve hastalık enjekte edilir mi?). Burada söylenmek istenen, "sana öyle bir hastalık vereceğiz ki, diğerini hatırlamayacaks ın bile." ise, yapay teknik ayrıntılara girmeden dile getirilse daha iyi olur derim.

Gereksiz sözcükler ve cümleler var. Bir örnek:

- ‘Bunları duyacağınız için Ulusal Metropolis Hastanesi olarak üzgünüz hanımefendi ama kurallarımız gereği hastalığınız tedavi edilemezler listesinde. Bu da şu anlama geliyor. Ya listemizdeki hastalıklardan birini seçeceksiniz ya da hizmetlerimizde n faydalanamayaca ksınız.’ paragrafı yeniden yazılmalı. Ayrıca "kurallar gereği hastalığın tedavi edilememesi"nde bir mantık hatası var. Daha ileride ne deniyor? ‘Eğer doktorlarımız tedavi edilemeyecek bir hastalığınız bulunduğuna kanaat getirirlerse, Hastanemizin belirlediği listedeki hastalıklardan birini seçme hakkınız vardır.’ Yani hastalık kurallar gereği değil, mevcut tıp bilgisi (veya her ne ise) yeterli olmadığı için tedavi edilemiyor diye düşünüyor okuyucu.

Olumlu yanları yazmazsam yarım kalır:
- "Onun gözünde Hastaneyi işgal eden gereksiz kalabalığın anlamsız bir parçasıydım sadece.Oysa önümde duran kitapçığın kapağında ‘Hastanemiz Sizin Evinizdir’ başlığının hemen altında güler yüzlü bir görevli kollarını açmış duruyordu. Gerçekle oluşturduğu tezat bende hem tiksinme hem gülme hissi uyandırıyordu. Çantamdan okuma gözlüklerimi çıkarıp kitapçığın neredeyse tamamını kaplayan Kurallar bölümünü okumaya başladım ve gözlerime inanamadım."
- "güler yüzlü görevlinin olduğu broşürü dağıtan somurtkan hastane görevlisi" (broşürü dağıttı mı yoksa öyküyü anlatana fırlattı mı?)

Son söz: Öykü, tam Aziz Nesin'lik olan "para kazanmak uğruna; tedavi edemeyeceği hastalığı bir yana bırakıp, tedavi edebileceği bir hastalığı bir teyzeye geçirmek ve sonra da onu tedavi etmek isteyen bir hastane" düşüncesinden fazla kopmamalı. Mesela teyze, oradan bir hastalık seçebilir, hastane de ballandıra ballandıra o hastalığı tedavi edebilirdi. En sonunda teyze, esas hastalığıyle ilgili bir tedavi yapılmamasına rağmen "ellerine sağlık. Beni iyileştirdiler" düşüncesiyle evine geri dönebilirdi.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile