Neron Geri Döndü Popüler
Uyandığında; nemli, küflü genzini yakan bir toz tabakası hissetti. Karanlığı, belli belirsiz pencereden süzülen bir ışık huzmesi bölüyor. Darmadağınık, izbe bir mekân. Giysileri kirden, nemden olsa gerek kalın sert bir tabaka olmuş. Uyuşmuş zihni yavaş yavaş kendine gelirken, ne zamandan beridir burada olduğunu düşündü. Ne işi vardı burada?
Dışarıda gün yavaş yavaş aşağıya gidiyor. İkindi ezanı geçeli epey oldu. Sokaklarda bir cümbüştür almış başını gidiyor. En çok balıkçıların sesi yükseliyor. Döküntü kayıklarının içinde sallana bağıra okutmaya çalışıyorlar palamutlarını. Kedilerin balıkçıların kafalarına balık kafalarıyla ilgili mesajlar gönderip duruyorlar. Başarılı olanlar da yok değil. Sokağın karşısındaki fırından adamı sarhoş eden pide kokuları geliyor. Aylardan ramazan.
Ağır demir kapıyı zorlukla araladı. Gıcırtısından, epey zamandır ellenmediği belliydi. Adımını attığında güneş gözlerini kör edercesine yaktı zihnini. Duvara dayadı bedenini. Bir müddet bekledikten sonra kırpıştıra kırpıştıra açtı gözlerini. Gözlerini açması kulaklarını da açtı sanki. Bir curcunadır almış gitmiş. Neresiydi burası?
Eskiyi hatırlamaya çalıştı. Zihnide mi paslanmıştı, demir kapı gibi. Günlerden 13 Ekim 54, Roma’nın gösterişli tahtına kaidesini yerleştiren kim? Çapkın ve tiran mı? Yoksa, halkının sevdiği popüler bir devlet adamı mı? 37 yılında doğduğunu hatırladı. Şimdi zaman ne? Ben söylemiş olayım, araya girmek olmaz ama gireyim… İstanbul fethedileli 1 sene olmuş olmamış… Demek ki yaşlıyız bayağı. Yaşın kaç sorusuna vereceği yanıtı düşününce, aklına çocukken seyrettiği temaşalar geldi. Avatar namındaki gösterinin çocuk kahramanı da 112 yaşındaydı. Gülümsedi bir an…
Epeyce acıkmış olmanın etkisiyle, ne epeyi, içinde aç bir kurt sürüsü var sanki… Atıverdi kendini yemek kokularından ortalığı darmaduman eden en yakın kapıya. İlk hali açık renk bir ahşapmış izlenimi veren kapı, isten kirden siyaha çalmış… Okyanus dinginliğinde bir ortam beklerken… Umman yazıyordu çünkü kapının üstünde. Araladığı kapıdan onu karşılayan kesif duman, koku, gürültü. Başı döner gibi oldu. Duvarlar arasına sıkıştırılmış bir şehir maketi dedi içinden. Kaç zamandır iç sesiyle konuştuğunu fark edince bir tebessüm yapıştı dudağına.
Üye eleştirileri
Toplam 3 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Temmuz 10, 2009
İlk 10 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
Devrik cümleler, dağınıklık...
Alper kısa öykünde o kadar çok şey var ki. En çokda sürekli zaman yolculuğu yapmak. Neron'un Roması, 54 yılı İstanbul'u, günümüzün kel Avatar'ı hepsi iç içe geçmiş durumda. Yazının başındaki 1'den dolayı devamı gelecek diye düşünüyoruz ister istemez. Sonrasında hepsini toparlaman dileğiyle, teşekkürler.
Küçük bir yorumda devrik cümlelerle ilgili. Bir okuyucu olarak daha az kullanmanı tercih ederim.
Son Güncelleme: Mayıs 21, 2009
İlk 10 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
Öykünün Devamını Bekliyoruz
Alper geri döndü ...:))
Öykü, Dili Geçmiş Zamanla başlıyor. Ardından gelen Şimdiki Zaman ve türevleri, cümlelerde bitmemiş, eksik kalmış bir duygu uyandırıyor. Ve öykünün içine girmeni engelliyor.
Son iki paragrafta, çoğu gereksiz ve yanlış kullanılmış üç noktalar var. Bunun da altını çizmeden geçemeyeceğim.
Öykünün başında '1' yazdığına göre 2,3... ardından gelecek diye düşünüyorum. Açıkcası, benim adıma, böylelikle öykünün ' bilinmezliği' anlam kazanmış olacak..
Son Güncelleme: Haziran 25, 2009
İlk 50 Eleştirmen Arasında - Bütün eleştirilerime bakın
...
Aslında çok canlı bir anlatımınız var. Betimlemeler oldukça güzel. Ancak genel olarak bir dağınıklık mevcut. Zaman geçişlerinde bunu görmek mümkün. Ardı ardına sıralı cümleler, birbirinden uzak cümleler edasında. Hani dar aralıklarla dikilmiş ağaçların bulunduğu,yeşil bir vadiyi anımsatan bir yoldan ilerleminin keyfiyle, her iki ağaç arasındaki mesafenin on metre olduğu bir yolda ilerlemenin keyfi başkadır. Onun gibi bir şey. Öyküdeki kopukluğu giderdiğinizde çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
"Uyandığında; nemli, küflü genzini yakan bir toz tabakası hisset-ti. Karanlığı, belli belirsiz pencereden süzülen bir ışık huzmesi bölü-yor." gibi zamanla ilgili problemler ortadan kalktığında daha akıcı bir anlatım olacaktır sanırım.
Bir şehir maketiyle bağlantı kurmanız güzel.
Öykülerinizi okumak isterim.
Kaleminize sağlık.

Öykünün devamını merakla bekliyorum. Hala bekliyorum:-) Sizi sıkıştırmak amaçlı değil elbette. Ismarlama olmaz böyle şeyler. Fakat tamamlanan bölümler varsa okumak isterim. Arada kaynayıp gitsin istemem.