KARAR Popüler

Edebiyat

Edebiyat Yazarları
Etiketler

Ağacın gövdesine yaslandım. Bunu daha önce de yapmıştım, buraya daha önce de geldim. İşte burada, bu kapının önünde durdum. Bu ağacın kaba gövdesine sırtımı dayadım. Mevsim, mevsim bahardı, ilkbahar. Yoksa yaz mıydı? Aslında güneşli bir kış günü de olabilir belki, neyse.

 

Hiç param yoktu, olanı tüketmiştim. Çiftlik'ten altı treni geçti. Öyle çığlık çığlığa değil, belli belirsiz bir sesle. Ben ağacın gövdesi içine iyice sokuldum. O trenin geniş koltuklarında oturan on yıl önceki kendimi hayalledim. Annem kocaman bir parça çikolatayı bana uzatıyor, ben sinirleniyorum. İstemiyorum. Şimdi bu kapının önünde açım. Sırt çevirdiğim ne varsa tümüne özlem doluyum. Bir parça çikolata, bitter. Annemin yıpranmış elleriyle uzattığı bir parça çikolata, başka bir şey istemiyorum. Bir de, belki de onu, annemi...

Açlığım karnımda debelendi. Tren bana açlığımı iyice belli etti. Parmağım zile gitti. Nerdeyse basacağım. Handiyse kendimi onun “kim o” diyen sesine “benim” derken bulacağım. Aman Nevin, iyi düşün. Şimdi bu kapıdan girersen bir daha gidemezsin. Sonra sonsuza dek onunla salonun loşluğu içinde oturup kurabiye yemek zorunda kalırsın. Daha iyi ya, öyle açım ki, şöyle bir parça sarı undan kavruk kurabiye olsa, bir fincan da şekerli sıcak çay...

Parmağım zilin üzerindeydi tam, ne olursa olsun artık. Basayım zile, “kim o” desin, “benim ben” diyeyim. “Sen misin Nevin” desin, sevinsin. Beni salona götürsün, televizyonun karşısındaki kocaman koltuğa oturtsun. Sehpayı önüme çeksin, üzerine pişirip taşırdığı ne varsa tümünü dizsin. Tam zile basacaktım ki, işte, olmadı. Herhalde kader, yani yazılan, zavallı insanlar. Bahçe kapısı açıldı. Yönetici kadın başındaki pembe tüylü baharlık şapkasıyla geldi, önümde durdu.

“Kimi aradınız?”

Kimi arayayım, telefonda mıyız sanki, ne biçim soru bu!

“Kime baktın kızım?”

Çikolataya, tanır mı ki, ya kurabiyeyi, sarı undan kavruk. Meraklı kadın, ölüyor merakından. Kim olduğumu anlamazsa çatlayacak. Söyleyeyim mi şuna, ben ikinci kattaki Gülgün Hanım'ın kızıyım diyeyim mi?

Cevap vermedim. Buraya daha önce de gelmiştim. Kış mıydı, yaz mıydı, bahar mı unuttum. Şimdi yine buradayım. Yönetici kadın susuşum üzerine omuz silkip gitti. Apartmanın demir kapısını çantasından çıkardığı  açarla   açıp   ardından ben girmeyeyim diye kapıyı sıkıca kapattı. Bu kadın annemin apartmanının yöneticisi. Yaşı ellinin üzerinde. Her şeyden haberi olsun ister, herkes onun dediğini yapsın. Annem de öyle değil mi sanki? Şimdi ben açlığıma dayanamayıp eve dönsem, sonra bir hafta geçse mesela...

“Dışarı mı çıkıyorsun Nevin?”

“...”

“Yağmur yağıyor, yıkandın, hasta olursun.”

“...”

“Hadi kızım gel, kurabiye yaptım, salona geçip yeriz, çay da içeriz...”

 

Düşündüm, açım. Altı   treni de  geçti. Ben o altı treniyle vaktinde ne çok... Sırtımı ağacın kaba gövdesinden ayırdım. Açlığımı bağıran midemi paltomun içine sakladım ve   kim   bilir   kaçıncı  kez,   eve dönmekten vazgeçtim. Gittim.

 

Üye eleştirileri

Toplam 3 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
6.9
Dili Kullanım 
 
7.3  (3)
Kurgu 
 
7.0  (3)
Anlatım 
 
6.7  (3)
Metiniçi Tutarlılık 
 
6.7  (3)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
Dili Kullanım  
Sözcük seçimi,Söz sanatları ,Noktalama/Dilbilgisi
Kurgu  
çizgisel/döngüsel, romantik/gerçekçi, olay örgüsü/zinciri, konu seçimi, Özgünlük
Anlatım  
Bütünlük, Süreklilik, Betimleme, Anlatım kişisi, Anlatıcının Tavrı, Anlatım tekniği, Özgünlük, Ayrıntıların İşlevselliği
Metiniçi Tutarlılık  
Gerçeğe Uygunluk, Olgulara dikkat, İnandırıcılık, Bilgililik, Mantık Hatası Yokluğu
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
KARAR 2009-04-15 19:55:04 Murat
Genel Puan 
 
6.5
Dili Kullanım 
 
7.0
Kurgu 
 
7.0
Anlatım 
 
6.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
6.0
Murat Eleştiren Murat    Nisan 15, 2009
Son Güncelleme: Temmuz 10, 2009
İlk 10 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

biraz daha bilgi

Öykünde biraz daha bilgi olsa sanırım daha doyurucu olacak. Gözlemden ziyade bu tip iç dünya anlatan yazıların handikapı da olabilir tabi ama en azından o kapıya kadar gelmiş birinden bir iç hesaplaşma bekliyor insan.

Yazmaya devam etmeni dilerim...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
00
Bu eleştiriyi ihbar et
KARAR 2009-04-13 01:02:35 fetekos
Genel Puan 
 
7.5
Dili Kullanım 
 
8.0
Kurgu 
 
7.0
Anlatım 
 
7.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
8.0
fetekos Eleştiren fetekos    Nisan 13, 2009
Son Güncelleme: Haziran 20, 2009
İlk 50 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

Çevre ve ruh betimlemeleri

Bu öyküde çevre ve ruh betimlemeleri biraz daha detaylandırılabilir ve Nevin’in iç sıkıntısına, tereddüdüne neden olan melankolik mizacının dalgalanmaları biraz daha uzunca anlatılabilirdi diye düşündüm. Öyküyü bu şekilde genişletmek onun yapısını bozar mı, bunu en iyi sen bilirsin tabii. Ama öykünün içten yazım tarzı okurda biraz daha ayrıntılı tahliller okuma isteği uyandırıyor. Nevin’in bende uyandırdığı amaçsız, arayış içindeki bir birey olarak karamsar yaşamından yansıyan duygulanımlarını daha fazla okumayı bekledim sanırım. Mekan olarak tren istasyonuna yakın bir yerde bulunmak ve tren çağrışımları, oldukça uygun bir izlenim yaratmış. Bu seçimden de biraz daha faydalansaydın daha etkili bir anlatım yakalayabilirdin.

Büşra'nın değindiği gibi, ben de “hayallemek” fiilini daha önce duymadım Marve. Sözlüğe baktım ama kullanımı yok sanırım. Aslında kullanılınca kıvrak bir dil yaratmış gibi gözüken bazı kelimeler sanırım bir “uyum tuzağı” yaratıyor ve anlatı içinde kulağa ve akla takılarak akıcılığı bozabiliyor. "on yıl önceki kendimi hayalledim" yerine " on yıl önceki halimi hayal ettim" daha sade bir ifade sanırım.

Orhan Kemal’in öykülerini okur musun, bilemiyorum. Ama okumadıysan, tümünü, özellikle de şimdi aklıma gelen “İki Buçuk” isimli öyküsünü okumanı mutlaka öneririm. Türk edebiyatında belki de diyalogları en iyi kullanan edebiyatçıdır. Benim de okuyucu olarak çok keyif aldığım iç monologları kullanmayı sevdiğin ve de bu öyküde olduğu gibi başarıyla öyküne yerleştirdiğin görülüyor. Bu nedenle Orhan Kemal iyi bir yol gösterici olabilir.

Büşra’nın öyküleri için yazdığım "günlük yaşam içerisindeki küçük insanların samimi öyküleri" yorumu senin öykülerin için de fazlasıyla geçerli. Bu yapay sanatsallık denemelerinden kopmuş tarzı okumaktan büyük keyif alıyorum. Öykünü beğenerek okudum. Umarım, yeni öykülerini de okumaya devam edebiliriz...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
20
Bu eleştiriyi ihbar et
KARAR 2009-04-12 08:26:28 m2312
Genel Puan 
 
6.8
Dili Kullanım 
 
7.0
Kurgu 
 
7.0
Anlatım 
 
7.0
Metiniçi Tutarlılık 
 
6.0
m2312 Eleştiren m2312    Nisan 12, 2009
Son Güncelleme: Haziran 28, 2009
İlk 50 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

Kararsız Karar

İçinde aile içi ilişkileri barındıran öyküler daha bir ilgimi çekiyor. Öyle veya böyle hepimizin bir ailesi var çünkü. Öyküde Nevin'in evden kopuş noktasını merak ettim açıkçası. Belki de yazılırken bir amaç da buydu. Bir de evet, on senede insan çok değişir -evden ayrıldığı yaşı bilmiyoruz tabi- ama bu tür meraklı teyzeler hatırlarlar bence. Anımsarlar en azından. İki soruyla rahat bırakmazlar insanı.

Cümlelerde kopukluk var gibi geldi ancak bunu kahramanın kararsızlık haliyle bağdaştırdım. Bilmiyorum doğru mu yaptım. Ama onun ruh haline yakışmış gibi geldi. Kararsız bir insanın kararı olmuş öykünüz. Son olarak "hayalledim" kelimesi orada çok gözüme battı.

Öykünüzü okumak oldukça keyifliydi.
Kaleminize sağlık...

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
10
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile