Tormato
Popüler
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Ocak 31, 2008
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Bildiğimiz Yes'in En Berbat Albümü
Büyük bir Yes fantiğimdir. Gelmiş geçmiş en büyük popüler müzik oluşumu olduğuna inanırım. Bu adamların muhattabı Bach falandır ancak. Lakin kaderin garip bir cilvesi midir nedir, dünyanın en istikrarsız topluluğudur da aynı zamanda. Eşi benzeri olmayan, son derece nevi şahsına münasır yani unique sound'ları vardır. Hiçbir topluluk yanlarına bile yaklaşamamıştır. Çünkü bu adamlar acayip, dünya ötesi, başka bir dünyanın sound'unu yeryüzüne getiriyor gibidirler. Mesala Pink Floyd, Jethro Tull, Genesis, King Crimson gibi devler de çok sağlam müzik yapmışlardır ama hala bu dünyaya aittir yaptıkları müzik. Ama Yes başkadır. Başka bir evrendir içinde bulundukları. Bunu albüm kapaklarından da anlarsınız. Roger Dean denen uçuk herif hazırlamıştır çogunlukla kapakları. Yes'in dünyası Tolkien'in dünyası gibi yabancı ama yine de tanıdıktır. Araştırmadım ama Tolkien etkisinde kalmış olabilirler.
Neyse Tormato'ya dönelim. Klasik Yes 1980'de bitmiştir. Bu tarihten sonra bırakın Yes standartlarını, populer müzik standartlarına göre bile berbat albümler yapmışlardır. 90125 falan tam pop..Millet de Yes'i bu 90125 ile tanır ha. "Owner Of A Lonely Heart" saçmalığı falan işte.Ama klasik Yes ile alakası yok. Amcalar paraya ihtiyaç duydular böyle bir albüm çıkardılar herhalde. Hele "Big Generator" diye bir albümleri var, bizim Mahsun Kırmızıgül çalışmalarından bile daha kötüdür. Neyse, Yes'in berbat albümler çıkarma konusunda sicili zaten kabarıktır. Ama bunlar hep 80 sonrası içindir. Klasik Yes döneminin berbat tek bir albümü vardır, o da bu işte. Bunca Yes fanatiği olmama rağmen bu albümü bir kere dinleyip köşeye atmışımdır. Åžimdi sırf sizlerin hatırına 20 yıl sonra tekrar dinledim. Haksız değilmişim. Dikkati çeken hiçbir parça yok. Bildik Yes temaları orda burda dağınık işlenmiş ama sırf zevahiri kurtarmak için olduğu belli.
Bu albüme hiç ısınamadım. Birincisi albüm kapağı klasik Yes kapaği değildi. Sonradan öğrendim, her zaman olduğu gibi Roger Dean çalışması değilmiş. Başka bir grup yapmış. Rick Wakeman da beğenmemiş orjinal çalışmanın üstüne bir domates atmış. Kapakta görülen leke de oymuş, Tormato ismi de ordan geliyormuş. Domates ile bir alakası olduğunu biliyordum. İkincisi bildiğimiz Yes öyle 3-5 dakikalık parça yapmaz. Çok sıradışı bir durum yoksa kısa Yes parçası boktan bir parçadır.
Albümde hit olmuş "Don't kill the whale" diye "Bono aktivizminin" ilk örneğini sergileyen bir parça var. Tamam balinalar öldürülmesin de bunun için şarkı yapmaya gerek var mı?
Uzun lafın kısası Yes de neymiş diye merak ederseniz bu albümü ile başlamayın. Ya da başlayın, kötü albümleri buysa iyisi nasılmış diye iyice dumur olun.
Yorumlar
Lise son sinifta yani 17 yasindayken bir arkadasimin abisinde olan King Crimson ve ELP plaklarindan yapilan kaset cekimleriyle progresif rock ile tanistim. Ilk askim Jethro Tull'di. ODTU'deki ilk senemde sadece Jethro Tull dinledim. On tane falan albumlerini Tunali Pasajindaki Shades adli dukkandan cektirdim. Jethro Tull'a, ELP ve Genesis de eslik etmeye basladi zamanla.
Neyse, lafi uzatmayayim, yanilmiyorsam 1993 yiliydi ve ODTU Elektronik'te okuyan ve evlerine oldukca sik gittigim bir arkadasimdan Tormato'nun kasetini aldim. Bolumden gitar calip caz ve klasik muzik dinleyen, rock deyince de sadece Yes dinleyen bir arkadasimin elit muzik zevkine guvenerek Tormato'yu dinlemeye cabaladim. Nafileydi. Cok kotuydu. Berbatti. Sirf bu yuzden 1996 kisina dek bir daha Yes dinlemedim. Yes'i tekrar kazanmama sebep olansa, Kadikoy PTT'sinin arka sokagindaki tezgahinda kaset satan rockci abinin "Close To The Edge" ve "Relayer" albumlerini buyuk bir gazla tavsiye etmesiydi. Eve gittim, dinledim ve begendim. O gunden beridir de dinlerim. 90125'i de guzel bir rock albumu olarak severim. Ama bundan sonrasi Yes adina benim icin bitmistir. Yani, baslangictan itibaren 90125'e kadarki tum albumler eksi Tormato, benim icin muteber Yes kulliyatidir.

Yes'in dinledigim ilk sarkisi "Owner of a lonely heart" idi ve daha 12 yasindaydim. 90125'in tamamini dinlemem ise 14 yasima denk gelir. AC/DC, Van Halen, Iron Maiden dinleyen, sivilceli bir ergen icin epey zorlayici bir muzikti dogal olarak. Cok karmasik geldigini hatirliyorum ama enstruman kullanimi epey etkileyiciydi.
Lise son sinifta yani 17 yasindayken bir arkadasimin abisinde olan King Crimson ve ELP plaklarindan yapilan kaset cekimleriyle progresif rock ile tanistim. Ilk askim Jethro Tull'di. ODTU'deki ilk senemde sadece Jethro Tull dinledim. On tane falan albumlerini Tunali Pasajindaki Shades adli dukkandan cektirdim. Jethro Tull'a, ELP ve Genesis de eslik etmeye basladi zamanla.
Neyse, lafi uzatmayayim, yanilmiyorsam 1993 yiliydi ve ODTU Elektronik'te okuyan ve evlerine oldukca sik gittigim bir arkadasimdan Tormato'nun kasetini aldim. Bolumden gitar calip caz ve klasik muzik dinleyen, rock deyince de sadece Yes dinleyen bir arkadasimin elit muzik zevkine guvenerek Tormato'yu dinlemeye cabaladim. Nafileydi. Cok kotuydu. Berbatti. Sirf bu yuzden 1996 kisina dek bir daha Yes dinlemedim. Yes'i tekrar kazanmama sebep olansa, Kadikoy PTT'sinin arka sokagindaki tezgahinda kaset satan rockci abinin "Close To The Edge" ve "Relayer" albumlerini buyuk bir gazla tavsiye etmesiydi. Eve gittim, dinledim ve begendim. O gunden beridir de dinlerim. 90125'i de guzel bir rock albumu olarak severim. Ama bundan sonrasi Yes adina benim icin bitmistir. Yani, baslangictan itibaren 90125'e kadarki tum albumler eksi Tormato, benim icin muteber Yes kulliyatidir.