Siddartha - Siddartha
Popüler
Müzik
Siddartha - Siddartha
Parçalar:
1) a trip to innerself
2) the explorer
3) desert
4) kervan
5) baroque
6) nervous breakdown
7) beyond destiny
8) distant cry
9) om
Kadro:
özgür kurcan: vokal, gitar
ege madra: gitar
ulaş akın: bas
volkan yıldırım: klavyeli çalgılar
orkun öker: klavyeli çalgılar
kaan sezgin: davul
diğer müzisyenler:
neslihan engin: klavye çalgılar
nil karaibrahimgil: vokal
kerem özyeğen: vokal
serkan yılmaz: perküsyon
berke özcan: perküsyon
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
Son Güncelleme: Şubat 03, 2009
#1 Eleştirmen - Bütün eleştirilerime bakın
Sonunda Bizim de Bir Progressive Topluluğumuz Oldu
Yıllardır takıntılı bır fanatizm düzeyinde Progressive Rock dinleyen biri olarak üzülürdüm bizde niye bu tür topluluklar çıkmaz diye. Sonra birkaç yıl önce Asia Minor adlı Türk-Fransız topluluğu olduğunu keşfettim. Bu çok uluslu bir topluluk olduğu için sayılmaz. Sonunda bütünüyle yerli Siddartha adlı bir topluluk olduğunu üstelik yabancı bir progressive rock internet forumu üzerinden öğrendim. Bu forumdakiler Türkiye'den olduğumu duyunca heyacanla Siddartha'yı bilip bilmediğimi sordular. Bilmediğimi soyleyince ayıplamışlardı. Son derece müşkülpesent olan progressive rock camiasında çok beğenilmiş albüm.
Sonunda birkaç gün önce ben de dinledim; Yalnızca Türkiye standartlarına göre değil evrensel ölçütlere göre çok başarılı bir albüm.
Progressive Rock'ın Psychedelic/Space Rock-Kozmik Rock alt türlerine girer bence..Tam bir trip albümü.
İlk birkaç parçayı çok yavaş buldum. Atmosferik/ambient bir etki yaratmak için, ısındırmak için düşünülmüşler sanırım. Ardından yavaş yavaş psychedelic trip etkisi yaratacak tempo hızlanıyor.
"Desert" çok güzel bir balad. Vokalini pek beğenmesem de "The Explorer"ın kapanış bölümleri progressive kalıplarına en çok uyan bölümler. "Om"da müthiş bir kadın vokali var. Resmen Björk, ki bildiğim en güzel 3-5 kadın sesinden biridir, acaba misafir sanatçı mı diye aklıma geldi. Meğerse Nil Karaibrahimgil denen "özgür kız"mış. Bir hayal kırıklığı oldu bir miktar.
Tarihimizin gerçek anlamda ilk -en azından benim bildiğim- tam anlamıyla progressive rock olan ilk albümünü mutlaka dinleyin derim.
-
2009-02-05 10:18:23 |Administrator| guclu
-
2009-02-05 12:33:48 |Publisher| emrahpolat

Teşekkürler Güçlü.
İş icabı Jethro Tull konserine gitmiştim Açıkhava'da; elemanın sahne performansı baya hoştu; tek ayak üzerinde sıçrayaraktan flüt çalmalar falan (baya komikleştirdim durumu :-) )
Hatta Metalica'nın stadyum konserine bile gönderdiler ya.
The wall'ı da dinlemişliğim var evvelden; ama baya oldu doğrusu, üniversiteye yeni başlamıştım o sıralar.
"In the Court Of Crimson King" alıp meseleye gireyim diyorum, sonrasında sizlere danışarak yol alırım herhalde, bakalım artık.
-
2009-02-04 00:45:42 |Publisher| emrahpolat
-
2009-02-03 18:15:51 |SAdministrator| onder

Emrah haklısın pis bir soru oldu; ;-)
Ne desem bilmem ki..? Ama yaratıcı alanda faaliyet gösterenlerin aktif olarak müzik dinlememesi bence yaratıcı kapasitelerini olabileceği son sınırlarına gitmesini engeller. Hesse'nin "Boncuk Oyunu" adlı bir romanı vardır; bu oyun sayesinde Beethoven'in pastoral senfonisinden girip atıyorum quantum fiziğinden çıkman mümkün; yani bu roman bütün yaratıcı faaliyetlerinin aralarındaki sonsuz karşılıklı etkileşimin varlığına burgu yapardı. Arkada fon olarak değil, kendinden bir faaliyet olarak müzik dinlemek, yani emek sarfederek müzik dinlemek diğer alanlardaki yaratıcılığı tetikler gibi geliyor bana..
Benim hayranı olduğum Progressive Rock gerçekten konsantre olarak dinlemeyi gerektiriyor; yani koyar koymaz hoşa gitmesi zor şeyler..Resmen hoşlanacağım diye zorlamak gerekiyor biraz..Genelde concept albümleri oluyor; uzun 15-20dk'lık parçalar, epik bir konu, enstrüman virtuositesi, kompleks ritmik yapılar, zengin melodik yapılar..
Benim tavsiyem eğer zaten dinlemediysen mainstream progressive albümleri ile başlaman; bunlara ulaşmak da göreceli kolaydır. Yalniz bir prensibi kullanmak gerekiyor; büyük oranda pek az istisnası olan bir kuraldır: 1980'e kadar olan albümleri seçmek gerekiyor. Bir albümün tarihi 70'li yıllar ise kötü olması çok zor. Progressive Rock patlama yaptığı "Altın Dönemi" 1970 - 1975 arası..
"Dört Büyük"ün 70'li yıllardaki albümleri ile başlamanı tavsiye ederim: Yes, King Crimson, Genesis (Phil Collins'li olan iğrenç Genesis değil, önceki Genesis) ve Emerson Lake and Palmer.
King Crimson bence en iyi giriş olur, şu albümleri öncelikle;
- In the Court Of Crimson King
- Island
- Lizard
- Red
- Starless and Bible Black
Sonra Genesis;
- Selling England By The Pound
- Nursery Crime
- Foxtrot
Bu albümlere kolayca ulaşılabilir sanırım..
-
2009-02-03 17:58:43 |SAdministrator| onder

Ali Osman bu ve benzer bütün sorularının tek bir cevabı var; INTERNET..
İnanılmaz..Resmen inanılmaz...Hocam internette yeterince aradıktan sonra herşeye ulaşmak mümkün..Şöyle söyleyeyim; ben aktif olarak 1985-86'tan beri albüm toplarım. 23-24 yılda yani nerdeyse çeyrek asırda topladığımın resmen 2-3 katını 2 haftalık bir zamanda buldum..Fazla söze gerek var mı? ;-)
Çok büyük bir kısmı da son derece ender bulunan, baskısı tükenmiş albümler..Şu millete şaşıyorum; adamlar üşenmeyip eski plaklarını mp3 haline getirip millet dinlesin diye internete koyuyor..Sırf anma hizmeti..Helal olsun..
-
2009-02-03 17:49:19 |Administrator| AliOsman
-
2009-02-03 17:30:47 |SAdministrator| onder
-
2009-02-03 17:48:28 |Publisher| emrahpolat

Herman Hesse'in Siddartha adında bir kitabı var.
Albümü alıp dinleyeceğim.
Yazarken ya da yazacaklarım üzerine düşünürken klasik müzik ve caz dinlemek hem kafamı "temizliyor" hem de yaratıcılığımı artırıyor. Zaten yazarken en çok hoşuma giden hızlı tempoda çalınan klasik müzik parçaları. Coşkun şeylere bayılıyorum; özellikle romantik dönem.
Doğrusu başka zamanlarda pek müzik dinlemiyorum. Ama bu bir eksiklik sanırım. Bir yerlerden başlamak lazım. Galiba kendimi "müzik dinlemek için müzik dinlemek" konusunda eğitmeliyim.
Sence nasıl bir başlangıç yapabilirim Önder?
(Çok pis bi soru oldu ya: Aynen, bir kitap tavsiye edebilir misiniz, gibi bir şey, neyse :-) )
Yorumlar
İş icabı Jethro Tull konserine gitmiştim Açıkhava'da; elemanın sahne performansı baya hoştu; tek ayak üzerinde sıçrayaraktan flüt çalmalar falan (baya komikleştirdim durumu
) Hatta Metalica'nın stadyum konserine bile gönderdiler ya.
The wall'ı da dinlemişliğim var evvelden; ama baya oldu doğrusu, üniversiteye yeni başlamıştım o sıralar.
"In the Court Of Crimson King" alıp meseleye gireyim diyorum, sonrasında sizlere danışarak yol alırım herhalde, bakalım artık.
Benim de önerilerim olacak Önder'in yazdıklarına ek olarak.
Jethro Tull: İngiliz Folkunu, cazı ve yer yer klasik müziği sentezleyip, flütü rock müziğinin içine çok güzel yerleştirirler.
1- Thick As A Brick
2- Aqualung
3- Crest Of A Knave
4- Songs From The Wood
5- Heavy Horses
Pink Floyd: Tanıtmama gerek olduğunu sanmıyorum:-)
1- The Wall
2- Dark Side Of The Moon
3- Wish You Were Here
4- Animals
5- Meddle
Bunları dinleyip seversen, zaten zehiri de kaparsın ve gerisi de gelir.
Ne desem bilmem ki..? Ama yaratıcı alanda faaliyet gösterenlerin aktif olarak müzik dinlememesi bence yaratıcı kapasitelerini olabileceği son sınırlarına gitmesini engeller. Hesse'nin "Boncuk Oyunu" adlı bir romanı vardır; bu oyun sayesinde Beethoven'in pastoral senfonisinden girip atıyorum quantum fiziğinden çıkman mümkün; yani bu roman bütün yaratıcı faaliyetlerinin aralarındaki sonsuz karşılıklı etkileşimin varlığına burgu yapardı. Arkada fon olarak değil, kendinden bir faaliyet olarak müzik dinlemek, yani emek sarfederek müzik dinlemek diğer alanlardaki yaratıcılığı tetikler gibi geliyor bana..
Benim hayranı olduğum Progressive Rock gerçekten konsantre olarak dinlemeyi gerektiriyor; yani koyar koymaz hoşa gitmesi zor şeyler..Resmen hoşlanacağım diye zorlamak gerekiyor biraz..Genelde concept albümleri oluyor; uzun 15-20dk'lık parçalar, epik bir konu, enstrüman virtuositesi, kompleks ritmik yapılar, zengin melodik yapılar..
Benim tavsiyem eğer zaten dinlemediysen mainstream progressive albümleri ile başlaman; bunlara ulaşmak da göreceli kolaydır. Yalniz bir prensibi kullanmak gerekiyor; büyük oranda pek az istisnası olan bir kuraldır: 1980'e kadar olan albümleri seçmek gerekiyor. Bir albümün tarihi 70'li yıllar ise kötü olması çok zor. Progressive Rock patlama yaptığı "Altın Dönemi" 1970 - 1975 arası..
"Dört Büyük"ün 70'li yıllardaki albümleri ile başlamanı tavsiye ederim: Yes, King Crimson, Genesis (Phil Collins'li olan iğrenç Genesis değil, önceki Genesis) ve Emerson Lake and Palmer.
King Crimson bence en iyi giriş olur, şu albümleri öncelikle;
- In the Court Of Crimson King
- Island
- Lizard
- Red
- Starless and Bible Black
Sonra Genesis;
- Selling England By The Pound
- Nursery Crime
- Foxtrot
Bu albümlere kolayca ulaşılabilir sanırım..
İnanılmaz..Resmen inanılmaz...Hoc am internette yeterince aradıktan sonra herşeye ulaşmak mümkün..Şöyle söyleyeyim; ben aktif olarak 1985-86'tan beri albüm toplarım. 23-24 yılda yani nerdeyse çeyrek asırda topladığımın resmen 2-3 katını 2 haftalık bir zamanda buldum..Fazla söze gerek var mı?
Çok büyük bir kısmı da son derece ender bulunan, baskısı tükenmiş albümler..Şu millete şaşıyorum; adamlar üşenmeyip eski plaklarını mp3 haline getirip millet dinlesin diye internete koyuyor..Sırf anma hizmeti..Helal olsun..
Albümü alıp dinleyeceğim.
Yazarken ya da yazacaklarım üzerine düşünürken klasik müzik ve caz dinlemek hem kafamı "temizliyor" hem de yaratıcılığımı artırıyor. Zaten yazarken en çok hoşuma giden hızlı tempoda çalınan klasik müzik parçaları. Coşkun şeylere bayılıyorum; özellikle romantik dönem.
Doğrusu başka zamanlarda pek müzik dinlemiyorum. Ama bu bir eksiklik sanırım. Bir yerlerden başlamak lazım. Galiba kendimi "müzik dinlemek için müzik dinlemek" konusunda eğitmeliyim.
Sence nasıl bir başlangıç yapabilirim Önder?
(Çok pis bi soru oldu ya: Aynen, bir kitap tavsiye edebilir misiniz, gibi bir şey, neyse
)
Emrah,
Benim de önerilerim olacak Önder'in yazdıklarına ek olarak.
Jethro Tull: İngiliz Folkunu, cazı ve yer yer klasik müziği sentezleyip, flütü rock müziğinin içine çok güzel yerleştirirler.
1- Thick As A Brick
2- Aqualung
3- Crest Of A Knave
4- Songs From The Wood
5- Heavy Horses
Pink Floyd: Tanıtmama gerek olduğunu sanmıyorum:-)
1- The Wall
2- Dark Side Of The Moon
3- Wish You Were Here
4- Animals
5- Meddle
Bunları dinleyip seversen, zaten zehiri de kaparsın ve gerisi de gelir.