Makaleler Bütün Yazılar Makale Guncel Kültürel Soykırım
 

Kültürel Soykırım Popüler

Sağ iktidarlarca 1950’lerden bu yana yeni üretim biçimi ve onun yarattığı yeni bir erk ve kültür biçimi son yıllarda Türkiye’de tarihin özel kültürler ( halk kültürü)üzerinde anımsanan en karmaşık ve bütünsel soykırımını ortaya koydu

. Gençler kendi kültürlerini yani kendi olma biçimlerini ortaya koyma biçimlerini, konuşmalarını, gerçeği yargılama biçimlerini yitirdiler. Onlara bir yozlaşmış hayat modeli verilip, bozulmaları ve yozlaşmaları sağlanmaya kalkışıldı. İnsanların görünüşleri artık kültürel değil, tümüyle ekonomikleştirildi. Birbirlerine bağımlı sınıfların kültürü artık söz konusu değil. Söz konusu olan yalnızca birbirine bağımlı sınıfların ekonomisidir. Ama kültürel ve ekonomik koşullar arasındaki dengesizlikten ve göz boyayıcı bir yaşam bicimi iyileşmesiyle maskelenen, direnen yoksulluk nedeniyle gerçekleşmesinin olanaksız olduğu yoz kültürleri yıkma amacıyla oluşturulan girişimlerde 22 Temmuz 2007 seçimi sonrası hızlandırıldı. 1920 li yıllarda Türkiye Cumhuriyetinin kurulması ile ülkede başlatılan Ulusal kültürü yaygınlaştırma Cumhuriyet ülküsünü Atatürk ilke ve devrimlerini benimsetme çalışmalarına destek niteliğinde Halk eğitim Merkezleri oluşturulmaya başlandı. Her Halk Eğitim Merkezi bulunduğu bölgenin eğitim,öğretim,üretim,rehberlik, danışma, kültür ve sanat merkezi  olacak şekilde teşkilatlandırıldı.19 Şubat 1932 yılında kurulan Halk Evlerinin temeli ilk 14 yerde atıldı. (Afyon, Ankara, Aydın, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Eminönü, Eskişehir, Konya, Malatya ve Samsun.) 17.ve 18. yüzyıllarda halk eğitimi “ dine ağırlık veren”  bir eğitim görevi yüklenmişti. Dine ağırlık veren eğitimin en önemli amaçlarından biri de “ alın yazısına boyun eğen kişi”ler yetiştirmekti. 19.ve 20. yüzyılın başlarında yeni bulgular, bilim, sanat alanlarındaki ilerlemeler ortaya çıktıkça, Halk Eğitiminin, insanların bu konudaki merakını gidermek amacı önem kazanmıştır. Halk eğitimi zaman içinde kamu görevi niteliğine bürünmüş, örgün eğitimden yoksun kalanların yanında, örgün eğitimden yararlananların da ömür boyunca eğitilmesi görevini de yüklenmiştir. Halk Eğitimi önceleri gönüllü kuruluşlarca yürütülürken sonradan bir kamu hizmeti olarak devlet kuruluşlarınca ele alınmıştır. Geçmişte Halk Eğitimi belli kümelere yönelmişti. Önce aşağı katmandan olanlara, sonra da seçkinlere yönelen Halk Eğitimi daha sonra geniş halk kitlelerini kapsamına almıştır.AMAÇLARI: Ulusu bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, aynı ideale bağlı halk kitlesi halinde örgütlemek.Kültür,ülkü,amaç ve düşünce birliğini güçlendirerek, bir toplum olmayı sağlamak. Ulusal birliği oluşturan milli ruhu biçimlendiren ve kudretlendiren kültür öğelerinin ortaya çıkarıp geliştirmek olarak özetlenebilir. 

 5830 sayılı kanunun 7. maddesine göre 08.12.1981 tarihinde bina, şimdiki Müdürlüğe tahsis edilmiştir. 1934 yılında “HALKEVİ ” olan bina, 1982 Nisan ayından beri Eminönü Halk Eğitimi Merkezi olarak çalışmalarına devam etmekteyken 1 Aralık 2007 tarihinden bu yana EHEM Sahne Sanatları Kursları “onarım-tadilat-bakım” denilerek kapatılmıştır. Tam 11 yıl önce de,yani 1996 da bu çerçeve içinde burada yetişen Türkiye’nin ilk balerini Sayın KAYA İLHAN hanımefendi ile 1949 da “harika çocuk yasası “ile Fransa’da eğitime gönderilen değerli keman sanatçısı SUNA KAN  hanımefendi  emeklilik ikramiyelerini bağışlayıp “HAREKET LABORATUVARI” adı altında  SAHNE SANATLARI bölümünü oluşturdular.Gerekli salon düzenlemesini, demirbaş  ve malzeme alımını sağladılar.    “ Bale ve Modern Dans” bölümünde  Sayın Kaya İLHAN ve Sayın Geyvan McMillen,” tiyatro” bölümünde de Sayın Tilbe SARAN yönetiminde İstanbul Üniversitelerinde öğretim görevlisi olarak eğitim veren ,çeşitli Dans  ve Tiyatro Topluluklarında görev alan  14 “usta öğretici” ile  “alternatif  eğitim” arayışlarına başlayıp, halkla daha fazla ve derinlikli ilişkiler kurmanın önemin vurguladılar. Bu çalışmalar aynı zamanda çağdaş sanatçıların ve üniversitelerin günlük yaşama erişimini sağlamaya ve sanatsal bilgi birikimlerini ve deneyimlerini paylaşmalarına olanak verdi. Görünürlüklerinin artmasına da yardımcı oldu. Usta-çırak ilişkisi içinde çalışan Eminönü Halk Eğitim Merkezine daha çok önem verilmeli ve bunlar desteklenmeliydi.

Bugüne kadar sahnede cesur denemeler, heyecanlı gençler Nisa-Metin SEREZLİ, Nejat ÖĞÜNÇ, Tuncel KURTİZ, Aden TOLAY, Ülkü TAMER, Güngör DİLMEN, Halit AKÇETEPE, Üstün KORUGAN, Vasıf ÖNGÖREN, Osman AROLAT, Sermet ÇAĞAN, Atilla TOKATLI,  Rana CABBAR, Aydın ENGİN, Oktay ARAYICI, Şemsi İNKAYA, Erol KESKİN, Levent DÖNMEZ, Cüneyt TÜREL, Pınar KÜR, Tunca YÖNDER, Zihni GÖKTAY yetiştiren Eminönü Halk Eğitimi Merkezi artık bir “depo” olarak sahne sanatları çalışması yapmak isteyenlere kapılarını kapatmış durumda

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile