Makaleler Bütün Yazılar Makale Guncel Odun Kömürü ve ya Konuşursam Herkes Yanar!
 

Odun Kömürü ve ya Konuşursam Herkes Yanar! Odun Kömürü ve ya Konuşursam Herkes Yanar! Popüler

Odun Kömürü ve ya Konuşursam Herkes Yanar!

Makale

Yazar


Ocak, ortasından bırakılmış delikten nefes alır; o deliğin (bacanın) kapanmaması için sık sık kontrol edilirmiş. Bu kontroller sırasında işin en feci kazaları yaşanırmış. Özellikle gece kontrollerinde, uykulu-sersem insanlar bacadan içeri düşer, feryat figan can verirlermiş.

Odun Kömürü ve ya Konuşursam Herkes Yanar!

Yani? Yanisi konuşmamak.

Bir tanıdıktan dinlemiştim. Her yıl, Nurhaklar'ın eteğindeki köylerinden Antalya’ya odun kömürü yapmaya giderlermiş. Odun kömürü meşakkatli işlerdenmiş. Önce, orman idaresinden bir bölge kiralamanız; kiralama işlemi, çeşitli “görme”lerden sonra tamamlanınca, ocak için yer hazırlamanız gerekiyormuş. Arazi genellikle engebeli ve eğimli olduğu için düz bir alan yaratmak neredeyse küçük çaplı bir inşaat demekmiş. Ocak yeri hazırlandıktan sonra ağaç kesimi başlarmış. Şimdi belki daha kolaydır ama bu anlattıklarımın hepsi kol emeğiyle olurmuş. Ağaçlar kesilip, kömüre gelecekler tasnif edildikten sonra, ocak çatılırmış. Odundan, neredeyse küçük çaplı bir tepe, muntazam bir şekilde höyük edilir, höyüğün etrafı kapatıldıktan sonra ateşe verilirmiş.

Ocak, ortasından bırakılmış delikten nefes alır; o deliğin (bacanın) kapanmaması için sık sık kontrol edilirmiş. Bu kontroller sırasında işin en feci kazaları yaşanırmış. Özellikle gece kontrollerinde, uykulu-sersem insanlar bacadan içeri düşer, feryat figan can verirlermiş.

Ocağın yanma süresi höyüğün büyüklüğüne paralel bir haftayla bir ay arası zaman alırmış. Yanma işlemi bittikten sonra, höyük dağıtılır, torbalama başlarmış. Sonra, o torbalar ocak veya mangallarımıza ateş olmak için kamyonlara yüklenip, şehirlere gönderilirmiş.

Aziz Yıldırım’ın “konuşursam herkes yanar” dediğini okuyunca, aklıma bunlar geldi. Memleketimde meseleler genellikle odun kömürü yapılıyor. Sonra o odun kömürleri, küçük küçük torbalara konup, siyaset raflarına kaldırılıyor. Zamanı gelince oradan alınıp mangal ediliyor. Ve bizler o mangalda kül kalmayana kadar muhabbetini yapıyor, sonrasında unutuyoruz. Susurluk, Faili Meçhuller, Ergenegon, Dink Davası vs derken geldik Fener Davası’na.

Memleketi yine dumanlı günler bekliyor. Bir miktar daha gözlerimiz yanacak; sonra alışacağız.


Hasever
Zürich, 8 Temmuz 2011

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile