Makaleler Bütün Yazılar Makale Guncel Tepe Tepeyi Götürür
 

Tepe Tepeyi Götürür Popüler

Makale

Yazar

AKP mi Kürt Davası’nın, Kürt Davası mı AKP’nin Ters Dağ'ıdır bilmiyorum. Fakat görünen o ki siyaset dünyasında ikisi yan yana, alt alta, üst üstü gelmiş bulunuyor.

Tepe Tepeyi Götürür

Şimdi fotoğraf tamamlandı. Başka bir yazımla tab nihayete erdi.

Nihayetin fotoğrafına gelince: Memlekette her iki kişiden biri AKP’li. Bu, siyaset haritasında müthiş heyecen verici bir durum. Bir ülke nasıl bu kadar homojenleşir (yekleşir), bir ülke nasıl boydan boya tek renge bürünür, çilemiz azmış gibi, onu da görmüş olduk.

Coğrafya biliminde Ters Dağ diye bir kavram var. Yeni bir kavram. Açıklaması şöyle: Yer kabuğu kaldıramayacağı ağırlıktaki bir dağın oluşumuna izin ver(e)mez. Ya da şöyle açıklayabilirim: Yer kabuğu mantosunun kaldırabileceği dağ yüksekliği mantonun gücüyle sınırlıdır yani mantonun içindeki Ters Dağ’ın maksimum derinliğiyle ilgilidir. Buna göre yeryüzünde Everest’ten daha büyük bir dağın oluşabilmesi mümkün değildir zira Ters Dağ anca bu kadarına müsaade ediyor.

AKP mi Kürt Davası’nın, Kürt Davası mı AKP’nin Ters Dağ'ıdır bilmiyorum. Fakat görünen o ki siyaset dünyasında ikisi yan yana, alt alta, üst üstü gelmiş bulunuyor. Bu, coğrafya bilimine göre bir tanımlama. Eğer yazının başlığına dönersem çok daha enteresan bir tablo görüyorum.

Fizik biliminde ışığın dalga modeli açıklanırken, kapalı bir düzenekte oluşturulan su dalgalarından yararlanılır. Bir delikten bu dalgalar gözlendiğinde ortaya enteresan durumlar çıkar. Örneğin: İki dalga tersten bir birlerine denk gelirlerse sıfırlanırlar. Ha keza ayı yönde bir birlerine denk gelirlerse boy atarlar vs. Şimdi durum şöyle, bence, AKP ve Kürt dalgası ters yönlerde birbirlerine denk gelmiş ve ülke siyasetini sıfırlamışlardır. Bundan sonrası ne olacak? Kürt Davası’nın çapı ve AKP’nin “desteklenmiş” direnci bize sonucu gösterecek.

Dalgaların oluşumuna gelince; enteresandır. Bu ne AKP’ye bir övgü ne de Kürt Davası’na bir yergidir. Her iki dalga da 12 Eylül güç noktasından türemiştir.

AKP açısından, ya da 12 Eylül mesaisi için söyleyebilecek tek bir cümlem var: 12 Haziran 2011 zirvedir. 12 Eylül’ü kodlayanlar, o kodları “run” edenler bir ülkeyi yüzde elli gibi devasa bir oranla aynılaştırmışlardır. Bu müthiş bir “başarıdır”. Bu inanılmaz bir ürkünçlüktür. Ve biz, etimizde kanımızda bu ürkünçlüğü yaşayanlar, öyle veya böyle bu yaşa veya çağa gelebilmişsek bu gerçekten takdire şayan bir çabadır. Yenilgime bir kılıf arıyor değilim; onlardan çok var; fakat gerçekten bu kadar kuşatılmışlık arasında nasıl olmuş da ayakta kalmışız ona şaşıyorum.

Önümde 12 Haziran 2011 seçim haritası var. Bir ülke bu kadar yekpare nasıl kaybedilir, onu görüyorum. Bir iş bu kadar nasıl büyük başarılır onu görüyorum. Bir ülke nasıl bu kadar “inanılmaz” sağ olur onu görüyorum. Bu, üçbuçuktan dört yıllık bir partinin yapacağı iş değil. Bu boyuna posuna, etine buduna bakmadan “imparatorluk” taslayan cücelerin yapabileceği bir iş değil. Bu, tek başına bir kuşağın yapabileceği bir iş hiç değil.

Evet, bence, dalga arşı yalamıştır. Türkiye siyaseti, sağıyla soluyla, artık 12 Eylül dönemini kapatmıştır. 12 Eylül’ün sağ hormonlu şırıngası, sıvısını tüketmiş bulunuyor. Bundan sonrası, her ne kadar ortada büyük bir güç dengesizliği varsa da, yeke yek olacaktır.


Hasever
Zürich, 13 Haziran 2011

Üye eleştirileri

Toplam 1 üyeden ortalama puan:

Genel Puan 
 
10.0
İçerik/Fikir 
 
10.0  (1)
Üslup 
 
10.0  (1)
Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Tepe Tepeyi Götürür 2011-06-14 07:05:39 Murat
Genel Puan 
 
10.0
İçerik/Fikir 
 
10.0
Üslup 
 
10.0
Murat Eleştiren Murat    Haziran 14, 2011
İlk 10 Eleştirmen Arasında  -   Bütün eleştirilerime bakın

durum bu

Dün facebook'ta bir paylaşım vardı, Zonguldak, Kütahya, Artvin gibi şehirlerin toplu olarak AKP yüzünden çektikleri sıkıntılara vardikleri "tepki"yi anlatan.

Bizim için yazdıklarına kendi adıma pay çıkardım, sevindim, sanırım hakkımız da.

Ülke için ise yine Ece Temelkuran'ın dediği gibi bunlar ne zaman bu kadar zalim oldular, ne ara zalime hayranlık duyar hale geldiler bilmiyorum. Artık futbol karşılaşmalarında zayıf takımı tutan kaldı mı acaba memlekette?

Bu eleştiriyi beğendiniz mi? 
00
Bu eleştiriyi ihbar et
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile