Makaleler Bütün Yazılar Makale Guncel Çatışma Sahnelerinin Ardında - Boris Kagarlitsky
 

Çatışma Sahnelerinin Ardında - Boris Kagarlitsky Popüler

Okuyucu, olayların altında yatan gerçek nedenleri açıklığa kavuşturma sözünü vermiş yazardan kaçınılmaz olarak komplo teorisi veya tam tersine kimin kime telefon ettiği ve karar alırken kimin kimle tartıştığı hakkında içeriden bilgi bekler.
Ne yazık ki ben komploları açığa çıkarmakla ilgilenmiyorum ve Kremlin ve White House arasında yapılan gizli görüşmeler hakkında da bilgim yok. Ama bununla birlikte Rusya ve Batı arasında meydana gelen şimdiki anlaşmazlığın birçok kitle iletişim araçlarında gösterilenden oldukça farklı değerlendirilmesi gerektiğinden eminim.

 

Evet, Rusya Gürcistan’la çatıştı. Evet, Güney Osetya ve Abhazya sorunu vardı. Kremlin ve ABD yönetimi arasında karşılıklı memnuniyetsizlik için bugün birçok bahane mevcuttur. Ama neden özelikle şimdi bütün bunlar çatışmalara dönüştü? Niçin böyle ağır şekilde? En önemlisi, taraflar, uzlaşma aramaya ve anlaşmazlığın boyutlarını sınırlamaya gayret etmesine rağmen bataklığa düşen bir gezgin gibi, gittikçe çatışmaya gömülüyor?

Olayları anlamak için Kafkasya’daki bugünkü durumdan ve hatta Rusya- ABD ilişkilerinden biraz uzaklaşmak gerekir. Bugün bizim gözlemlediğimiz durum, özü basit bir kompozisyona dayanan, genel ve küresel süreçten kaynaklanan sonuçtan başka bir şey değildir: bu, krizdeki dünya ekonomik sistemidir.

Batı, Osetya’daki olaylara cevap olarak Rusya’yı DTÖ’ye sokmamakla tehdit etti, Moskova ise bu örgüte girmek istemediğini belirtti. Ancak Rusya’ın zaten kendine uygun şartlarda DTÖ’ne giremeyeceği Kafkasya’da ilk mermi atılmadan önce belliydi. DTÖ de ticari görüşmeler sırasında anlaşmazlıkları gideremedi. Dünya ticaretinin serbestleştirilmesi için yapılan “Yüzyılın Raundu” böylece sonuçsuz kaldı. Doğu Avrupa, Batı’yla, Batı ise ABD ile anlaşamaz. ABD tarafından Latin Amerika’da serbest ticaret bölgesi kurulması projesi ortaya atılmıştı ama Bolivar Alternatifi, Venezuella başkanı Hugo Chavez’in radikal siyasi fikirlerinden oldukça uzakta duran hükümetler tarafından desteklenmeye başlandı.

Ne oluyor?
Dünya, krizin baskısı altında değişiyor; küresel pazarlar, serbest rekabetten nüfuz alanlarına ve birbirine karşıt bloklara bölünerek acımasız siyasi rekabet bölgelerine dönüşüyor. Avrupa’yı 20. yüzyılın başında 1. Dünya Savaşı’na götürmüş uğursuz mekanizmayı harekete geçiren bu blokların dış çizgileri o zaman olduğu gibi bugün de tam olarak belirginleşmedi

Uluslararası güçlerin konfigürasyonu bugün fazla iyimserlik uyandırmasa da bundan şüphesiz kıyamet günü tahmini yapılamaz. Bir ırmağa iki kere girilmemesi bazen umut verir. Ancak sadece olayların gerekçelerini değil, nedenlerini görmek gerekir. Sorun ne siyasetçilerin hatalarında ne de onların ideolojik eğilimlerinde veya kötü niyetlerindedir: siyasetçilerin bu doğal sürecin tutsağı olmaya başladıklarını anlama zamanı geldi artık. Korumacı politikaların ve buna bağlı siyasi siyasi çatışmalar çağı başladı.

Evet, Gürcistan savaşından sonra Rusya DTÖ’ne girmeyecek. Aama Rusya bu örgüte zaten girmezdi. Evet, Moskova borsasında hisseler düşmektedir, ama bu hisseler dünyanın Güney Osetya’nın varlığını öğrenmeden önce de düşüyordu. Evet, bütün bunlar Batı’yla ilişikilerin zayıflamasına yol açacak. Ama bu ilişkiler acaba çok mu başarılı gelişiyordu? Sermaye siyasi konjonktüre bağlı olmadan nerede kar ederse orada yatırım yapmaya devam edecektir. Ticaretin kötü gittiği yerde siyasi kriz sermayeye işi başka tarafa kaydırmak için gerekli sinyal olacaktır.

John Maynard Keynes 1. Dünya Savaşının değerlendirmesini yaparken 1920’de siyasetçilerin en radikal ve sıra dışı kararlarını büyük ölçüde dış zorunluluklardan aldıklarını yazmıştı.
Liberal olarak Rusya tahtına oturan Medvedev, bugün Batı’yla yeni çatışma başlatmak zorunda kalan bir lider olarak karşımıza çıktı. Bunun için Medvedev ve Batı değil, kapitalist ekonominin genel yasaları suçlanmalıdır.

Yazar- Küreselleşme ve Toplumsal Hareketler Enstitüsü Başkanı

04.09.2008

http://www.eurasianhome.org/xml/t/opinion.xml?lang=ru&nic=opinion&pid=1206

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (3)
  • AliOsman
    avatar

    Batı'nın Çin, Hindistan ve Rusya'dan beklentileri çok fazla. Hindistan ayağını garantiye alabimek için uluslararsı kurallara aykırı olmasına rağmen Hindistan'a nükleer bomba yapımı için izin verildi. İran için yapılan gürültüyü düşündüğümüzde, İsrail ve Hindistan'a yapılan bu 'Kıyak'ın altında, 'canımız kime isterse, işimize neresi gelirse oraya nükleer başlıklı füze koyarız ya da yapılması için izin veririz' mantığını yattığını görüyoruz. Rusya, Batı karşısında pozisyon alıp, olası ticareti tehlikeye sokarsa, Dünya ekonomisi krize girmeyebilir ama resesyona gireceği kesin. Ressesyon için de Dünya Savaşı çıkmaz...

  • emrahpolat
    avatar

    Yeni bir dünya savaşına gidileceğini düşünmüyorum. 'Büyük güçler', kontrollü yerel çatışmalar üzerinden kozlarını paylaşacaklar gibi geliyor bana. Bu da iyi bir durum değil elbette. Fakat en azından kötünün iyisi!

  • onder
    avatar

    Okuduklarım arasında, içinde bulunulan durumu en iyi çözümleyen makale. Milliyet'te rus düşmanı semih idiz denen biri var..Bunun gibiler hala bayat staratejik, jeopolitik vs şeylerle açıklıyor..Yaşananları kapitalist enomoninin açmazına bağlayan bir çözümlemeyle ilk kez karşılaşıyorum ama yazar fazla da derine girmemiş, saptamayı yapmış, detayları aktarmamış.

    Emrah ben de bir üçüncü dünya savaşına ihtimal veremiyorum ama yazarın da belirttiği gibi dünya kapitalist sistemi bayağı büyük sorunlarla karşı karşıya gibi görünüyor. İktisadi önlem paketleriyle bu açmazlar aşılabilir mi? Bence üçüncü dünya savaşı olmasa bile bir reset'leme sözkonusu olabilir..Kapitalist büyüme modeli ile dünyanın bu kadar büyük bir nüfusu kaldırabilecek takati kalmadı bence..Yerel savaş boyutunu çok aşan yerel savaşlarla insanları birbirlerine kırdıracaklar gibi geliyor bana..

Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorumlar   

 
0 #3 AliOsman KOCAK 09-09-2008 03:45
Batı'nın Çin, Hindistan ve Rusya'dan beklentileri çok fazla. Hindistan ayağını garantiye alabimek için uluslararsı kurallara aykırı olmasına rağmen Hindistan'a nükleer bomba yapımı için izin verildi. İran için yapılan gürültüyü düşündüğümüzde, İsrail ve Hindistan'a yapılan bu 'Kıyak'ın altında, 'canımız kime isterse, işimize neresi gelirse oraya nükleer başlıklı füze koyarız ya da yapılması için izin veririz' mantığını yattığını görüyoruz. Rusya, Batı karşısında pozisyon alıp, olası ticareti tehlikeye sokarsa, Dünya ekonomisi krize girmeyebilir ama resesyona gireceği kesin. Ressesyon için de Dünya Savaşı çıkmaz...
Alıntı
 
 
0 #2 Önder Kurt 05-09-2008 16:34
Okuduklarım arasında, içinde bulunulan durumu en iyi çözümleyen makale. Milliyet'te rus düşmanı semih idiz denen biri var..Bunun gibiler hala bayat staratejik, jeopolitik vs şeylerle açıklıyor..Yaşa nanları kapitalist enomoninin açmazına bağlayan bir çözümlemeyle ilk kez karşılaşıyorum ama yazar fazla da derine girmemiş, saptamayı yapmış, detayları aktarmamış.

Emrah ben de bir üçüncü dünya savaşına ihtimal veremiyorum ama yazarın da belirttiği gibi dünya kapitalist sistemi bayağı büyük sorunlarla karşı karşıya gibi görünüyor. İktisadi önlem paketleriyle bu açmazlar aşılabilir mi? Bence üçüncü dünya savaşı olmasa bile bir reset'leme sözkonusu olabilir..Kapit alist büyüme modeli ile dünyanın bu kadar büyük bir nüfusu kaldırabilecek takati kalmadı bence..Yerel savaş boyutunu çok aşan yerel savaşlarla insanları birbirlerine kırdıracaklar gibi geliyor bana..
Alıntı
 
 
0 #1 emrah polat 05-09-2008 14:59
Yeni bir dünya savaşına gidileceğini düşünmüyorum. 'Büyük güçler', kontrollü yerel çatışmalar üzerinden kozlarını paylaşacaklar gibi geliyor bana. Bu da iyi bir durum değil elbette. Fakat en azından kötünün iyisi!
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile