HAYALETİN SEYİR DEFTERİ Popüler
Makale
Hayalet ilk olarak geçtiğimiz yaz aylarında geleneksel hale getirmeye çalıştığımız aperiyodik (kafamıza estikçe, birbirimizi özledikçe anlamında) “büyüğe danışma toplantılarımız”da ortaya çıktı. “Büyüğe danışma” nereden geliyor ve ne demek? Mail ortamında birbirimize gönderdiğimiz ve hayvanları (özel olarak aslanları) konu alan bir karikatür dizisinde iki aslan tereddütte kaldıkları bir konu üzerine kararsız kalınca hadiseyi bir büyük rakı içme anlamında büyüğe danışma olarak adlandırırlar.
Buradan yola çıkarak bizim aramızda da toplanıp rakı içmenin şifresi bir büyüğe danışmak olarak kaldı. Kimi zaman Kuzguncuk’ta Mülkiyeliler Lokali’nde çoğu zaman da Bostancı Hatay Restoran’da toplanırız. Restoranın kapanış saati sonrası kafasına eserse sokaklarda ve parklarda şarkılar, marşlar da söyleyen yaklaşık 15 kişilik bir dağınık bir topluluğuz. Üniversiteyi 1980’lerin ortası ile 1990’ların ortasında ODTÜ’nün çeşitli bölümlerinde okumuş, 40’ına merdiven dayamış ve firmalarda, bankalarda pazarlamacı, satışçı, mühendis, yönetici,vb. ıvır zıvır işler yapan tipler var. Hepimizin damağında bugün aldıklarımızın ötesinde bazı tatlar var geçmişten kalan. O tatları arıyoruz yeniden. Bütün hikaye bu aslında... Misal ben, şu satırları yazdığım esnada Fikret Kızılok “bir harmanım bu akşam”ı söylüyor müzik setinde, ondan sonra da “uyku kardeşim ver elini” diyor; o dönemlerde ODTÜ yurtlarında kalan birçok insanın gönül telini titrettiğine eminim bu ve benzeri şarkıların...
Bu satırları niye yazıyorum, bunları niye anlatıyorum? Bizim Önder’in 3 ayda bir sancısı tutar “Site yürümüyor, kapatalım” Biz de 4 koldan “Önder aman n’apıyosun” diyerek Önder’i ikna ederiz. Neden böyle oluyor? Çünkü biz site için ilk adımları atarken bizbizeydik ve birbirimizi bilirdik. Doğal olarak bir deklarasyon ve tanıtım yazısına ihtiyaç yoktu. Şimdi, bir kısmı mükerrer olsa da ve bir kısmı hiç uğramasa da 140 üyeye ulaştık. Doğal olarak bizi tanımayan onlarca insan var. Geçen Cumartesi akşamüstü Ali Osman’la Akfırat’taki bahçede çapa ve sulama işi yaparken (bu konuya başka bir yazıda ayrıca değinmek isterim) bir yandan da sohbet ediyorduk, orda geldi aklıma. Kulaktan kulağa yayılarak çoğalıyoruz ama sonradan üye olanlar bizi tanımıyorlar. Bu vesileyle yazılan satırlar “bu insanlar kim” sorusunun cevabına girizgah olur umarım. Ki aramıza sonradan katılan insanlar bizi bir nebze olsun tanıyarak ve sitemize çekincesiz katkıda bulunurlar. Önder de biz de rahat ederiz bu sayede
Bu arada vakit geceyarısına yaklaşıyor, “gecenin tam üçünde” yi söylüyor usta...
Fikret Kızılok CD’nin kapağına şöyle yazmış: “Soldan doğdum, soldan uyandım, solda oturdum. İnsan olmanın haysiyetini solda buldum, hep solcu oldum hep solcu kalacağım. Sebebi gayet basit insanın soyutlarının ve somutlarının bir bütün olduğudur. Güzelliklerin, kültürün ve sanatın satın alınamayacağıdır. Bir ‘akl-ı evvel’in yaratıp herşeyin ortasına koyduğuna inanmam. Mistik işlerle uğraşmam. Eni boyu, yukarı aşağıya bütün kavramlarıma paradoksal bir ikilik koyarak ‘sonsuza doğru’ buluşmak üzere diyalektiğe ve ölüme inanmışım. Kendimi ince ince doğrayan ve uykumdan sıçrayıp uyandıran bir hayatım oldu. Hep onu bekledim. Gelse de onu bekledim. O kadın değildi, o para değildi, o ölümsüzlük değildi.”
Soldan doğanlara, soldan uyananlara ve hala "O"’nu bekleyenlere selam olsun!
Üye eleştirileri
-
2008-07-27 11:16:58 |Publisher| BALCI
-
2008-07-26 00:49:07 |Publisher| emrahpolat
-
2008-07-26 00:57:36 |Administrator| AliOsman
-
2008-07-26 01:20:27 |Publisher| emrahpolat
-
2008-07-24 23:10:20 |Administrator| AliOsman

Arkadaşlar, çarşamba günü bahçeyi sulamaya gittiğimde gördüm ki PATLICANLAR olmuş. Zaten biberler ve salatalıklar çoktan mevzuya dahil olmuştu. Diyorum ki cumartesi akşama doğru bahçeye gitsek, bahçeyi sulasak, domatesler sırıklasak ve közde patlıcan salatası ( şöyle soğanlı, sarmısaklı) Bira yapsak... Ne dersiniz ? Hani gelmek isteyen herkes gelse ? Hayalet'in 1. Hasat Åženliğini düzenlesek. Fotolar çeksek, sitede yayınlasak...
-
2008-07-23 03:26:50 |Administrator| AliOsman
-
2008-07-23 02:51:47 |Publisher| Fantom
-
2008-07-22 23:52:03 |Publisher| KenanKenan
-
2008-07-23 00:46:28 |Publisher| emrahpolat
-
2008-07-22 23:34:46 |Publisher| ülker
-
2008-07-22 01:07:51 |SAdministrator| onder
-
2008-07-22 02:42:15 |Publisher| KenanKenan
-
2008-07-22 02:57:55 |Administrator| AliOsman

Eline sağlık Nevzat, bizi iyi anlatmışsın...
Küçüklüğümden beri birisi elleri arkada 'sol mu sağ mı ' dese hep 'sol' derim: Araba sürerken bile sola dönünce hoşuma gider. Bir yerlerde otururken biri yanıma gelse 'hocam biraz sağa kaya mısınız ? dese, için için bozulurum. 'Sol yanımda yaram var sağ yana dönder beni' şarkısı hem içimi sızlatır...
Yorumlar
Ali Osmanım- şarkının aslı "sağ yanımda yaram var sol yana dönder beni". Bu yüzden bana da hep sempatik gelirdi. Menemen-melemen mevzusuna dönmeden bu işi bağlayalım

Ellerin dert görmesin Nevzat'ım. Terketmedi sevdam beni diye diye, bunca sene hayallerini diri tutmaya çalışanların mekanıdır. Yerine daha iyi bir seçenek sunulmadığı sürece koruyalım derim.
Ali Osmanım- şarkının aslı "sağ yanımda yaram var sol yana dönder beni". Bu yüzden bana da hep sempatik gelirdi. Menemen-melemen mevzusuna dönmeden bu işi bağlayalım :-)