Kucuk Bir Oyku Her Kadinin Basindan Gecen: Taciz Meral Akbas - Selda Tuncer Popüler
Karsinizdaki adamin bakislari, oturus sekli ipuclari veriyor. Bakmiyordum ama goruyordum: Adam otobuste kimsenin kalmamasindan yararlanip masturbasyon yapmaktaydi. Kendimi "kayitsiz" hissettim. Buna alismis olamazdim...
BIA Haber Merkezi - Ankara22 Mart 2008, Cumartesi
{dropcaps on}
"Kucuk bir oyku bu
Kucuk bir 'herkesin basindan gecen'
Hani canim bir kadin ve bir erkek varmis…"
...diye baslardi sarki ve aski anlatirdi devaminda… Bizim anlatacaklarimizda ise bir kadin ve bir erkek olsa da, yasanan, yazik ki, ask disinda "bir sey" ama aslinda "cok sey"… Sadece biz, bu yaziyi yazan iki kadin, yasamadi az sonraki "kucuk oyku"leri… Bu kadar emin olmak istemezdik bu ortak deneyimden ve inanin ki anlatacaklarimizin tum kadinlar tarafindan yasanmasini da istemezdik.
{shadowboxwtw2 width=300px,float=right,textpadding=10px,bold=yes,italic=yes,shadowcolor=#000000,textcolor=black,align=right,sbmargin= 2px 4px,sbbackgrndcol=#fff,sbbordercolor=1px solid #555,shadowbotomwidth=-5px,shadowrightwidth=-5px,shadowbordercolor=1px solid #ddd,echo=yes}
Boyle bir "ortak hafiza"miz olsun istemezdik! Ama biliyoruz ki,
hepimizin, tum kadinlarin, yasadigi, zaman zaman unuttugu ve/ya unutmak
istedigi, tam "artik olmaz" derken gunun birinde yine de kendini
hatirlatan (en azindan) bir "ani"si var! Iste biz bu anilari sozden
yaziya dokmek istedik… Istedik ki, yazdikca hatirlayalim ve
hatirladikca daha cok inanalim yasadiklarimiza. Ve yasadiklarimizi
anlatmak cesaret versin bize, ki bu cesaretle daha cok kadin konussun
ve unutmasin kimse yasadiklarimizi. {/shadowboxwtw2}
Yaziyorum, hatirliyorum ve unutmayacagim
Yasayan bilir uzun bir caddede surekli korkarak yurumek nedir. Bir caddede yalniz basina yurumek her kadin icin zor zanaat. Arkanizdan gelen biri veya yaninizda duran bir araba kabusunuz oluverir.
KABUSumdur: Arabalarin durmadigi bir yerde, tam ardimda durdu araba. Arabadan inen ayak sesleri, hissettim ki, pesimde. Kacabilirdim, kacmadim. Hizlica yuruyup evime gidebilir, kapimi defalarca kilitleyebilirdim. Yapmadim. Oturdugum sitedeki tum binalarin pencerelerinin gorundugu parka gittim, ki bagirayim ve herkesi tanikliga zorlayayim. Hâlâ pesimdeydi ayak sesleri. Az sonra omzuma dokunan bir el… ve cigligimla az oteye kacan ve masturbasyon yapmaya baslayan bir adam. Kacabilirdim, kacmadim. Bagirdim gozum "komsu" pencerelerde. Kimse uzatmadi basini pencerelerden ve kimse duymadi (mi) sesimi!? Masturbasyon yapmaya devam etti adam. Ben devam ettim bagirmaya. Devam etti kimse camdan pencereden bakmamaya! Bu sessizlik icimi bunaltti uzun sure. Emindim ki, ardimdan, ben parki terkettikten sonra, pencereler acilmis ve merakli bakislar "olay mahalli"ne yonelmisti. Merakli bakislardan NEFRET eder oldum! Masturbasyon yapan adamin eli c.kunde goruntusu degildi korkularimin ortasina kurulan, ben "komsularimdan" urker olmustum. Hic tanimadigim ve bir kez bile konusmadigim ama evli olmadigimi her nasilsa bilen yasli komsu-teyzeden, yollarda olan kazalara, sokaklardaki kavgalara merakla bakanlardan... SEYIRCIlerden...
Seyircilik: Sessizlik, alkis tutmak, ONAYlamak…
{shadowboxwtw2 width=300px,float=left,textpadding=10px,bold=yes,italic=yes,shadowcolor=#000000,textcolor=black,align=right,sbmargin= 2px 4px,sbbackgrndcol=#fff,sbbordercolor=1px solid #555,shadowbotomwidth=-5px,shadowrightwidth=-5px,shadowbordercolor=1px solid #ddd,echo=no} Ve yine bu adam/lar niye her firsatta kadinlara c.kunu gostermek ister? Ve niye "digerleri" susar ve seyreder? Biz kadinlar surekli maruz kalmak zorunda miyiz bu siddete? Ve bu sorular donup dururken kafamizda, gunden gune yasam alanlarimiz daraliyor. Ve biz kadinlar icin sinirlar giderek kuculuyor.{/shadowboxwtw2}
Seyirci degilim, anlatiyorum, onaylamiyorum
Henuz her arabadaki her adam benim icin bir "kabus"ken ve her "komsu" birer umursamaz, ve kisa bir zaman gecmisken yasadiklarimin uzerinden… OTOBUSteydim. Uzakta oturan adamin gozleri bana "tanidik" geliyordu. Hani kadinlarin bilmem kacinci hislerinin guclu oldugu hep rivayet edilir ya; surekli erkeklerin her hareketinin kendi bedeni ve/ya hayati uzerinde ne gibi "tahribat"lara yol acacagini dusunmek ve hep bu tehlikelerden kendini sakinmaya calismak, bizleri "muneccim" kiliyor gercekten de.
Karsinizda duran bir adamin bakislari ve/ya oturus sekli, yasayacaklariniz uzerine size ipuclari vermeye yetiyor da artiyor bile. Bakmiyordum, ama goruyordum:
Adam otobuste kimsenin kalmamasindan da yararlanip masturbasyon yapmaktaydi. Ilk sozum kendime, "YINE" oldu. Yine bir adam. Birden kendimi yasadigim olay karsisinda "kayitsiz" ve "umursamaz" hissettim. Kendime sasirdim sonra, erkeklerin karsimda masturbasyon yapmasina alismak fena seydi, olmazdi! Acildiginda otobusun kapilari ve inecekken otobusten, inmedim! O geceki gibi, kaldim ve bagirdim:
Otobusu karakola cekin! Kapilar acikti, adam kacti…
Ac/kapa, ac/kapa, ac/kapa! Kapilar kapilar kapilar acilsin!?
Uzun zaman olmustu, yasamayali, karsilasmayali. Bazen aklima geliyordu sasiriyordum kendi kendime. Nasil oldu da bu kadar zaman bir TACIZ yasamadim. Oysa ne bulundugum cografya degisti, ne de etrafimdaki erkekler ne de BEN? Degistim mi? Daha mi namusluyum, yoksa daha mi "duzgun" giyiniyorum?
Ya da ne bileyim kendime daha guvenlikli bir hayat mi kurdum, tehlikeden korkudan uzak? Tabii ki hayir, ama tum bunlar olsa bile hâlâ ben ayni, ben yine KADIN. Ve zaten bazi seylerin, tekrar yasanmasi icin yeterli sebep degil mi?
Buraya kadar okuyanlar sasirmasin. Ben de her kadin gibi cok ama cok ani biriktirdim bugune dek, cocukluktan, ilk genclikten ve daha sonrasindan. Biyigi terlememis cocuklar, yasli amcalar, sIk beyler gecti yanimdan. Ama oyle uzaktan degil. Kimi fisildayarak, kimi daha yuksek sesle, ama cogunlukla elleyerek, surtunerek, gostererek…
Yillarla alistim sanki bunlara, kendimce alay eder bile oldum. Baska turlu nasil olabilirdi ki? O kadar coktular ve o kadar sIk oluyorlardi ki… Sasirma duygum bile gitmisti. Sokakta yururken, durakta beklerken, otobuste/takside giderken, barda veya cafede otururken... O kadar cok yerde ve o kadar cok sekilde olmustu ki artik butun ihtimaller tukenmisti. "Daha ne olabilir ki?" derken...
Maalesef DAHASI vardi. Ve tekrar hatirladim, hayat SURPRIZlerle doluydu.
{shadowboxwtw2
width=300px,float=right,textpadding=10px,bold=yes,italic=yes,shadowcolor=#000000,textcolor=black,align=right,sbmargin=
2px 4px,sbbackgrndcol=#fff,sbbordercolor=1px solid
#555,shadowbotomwidth=-5px,shadowrightwidth=-5px,shadowbordercolor=1px
solid #ddd,echo=no} Atamadigim ciglik buyuyor gittikce. Ve bunlarla
basetmek icin,
yasadiklarimi tuketmek icin anlatiyorum herkese tekrar tekrar. Ama bu
sefer ise yaramiyor, anlattikca ofkem buyuyor. Ve konustukca
ogreniyorum ki baska arkadaslarimin da benzer kutuphane anilari var!
Sanirim bu olayin en sarsici yani bu. Basima gelen sey az yasanir bir
sey degil, bir istisna hic degil.{/shadowboxwtw2}
YOK ARTIK deyip ise devam
Gunlerden pazar, yer "saygin" bir (ozel) universitenin kutuphanesi. Ve ben herkes gibi kitap bakiyorum. Daha dogrusu herkesin benim gibi kitap aradigini saniyorum. Oysa ki bazilarindan daha haberdar degilim. Ne yazik, ne safdillilik. Meger kutuphanenin baska islevleri de varmis. Lafi uzatmayayim, zaten cogunuz tahmin etti.
Bir adam, otuzlarinda, ben kutuphane salonunda dolandikca o da dolaniyor. Iskilleniyorum, ACABA diyorum ama sonra YOK ARTIK deyip devam ediyorum isime. O da devam ediyor tabii isine kendince. Uzaktan bakisini yakaliyorum, huzursuz oluyorum. Ama sonra bana oyle gelmistir, kitap ariyordur deyip isime donuyorum. Aradigim kitaplarin bulundugu rafin onune geldigimde arkamdan gecip bir sonraki rafa yoneliyor.
Ve en fazla 10 saniye sonra bir ses duyuyorum. Cok tanidik, ritmik bir ses… BIR, IKI, UC…ve daha fazla dayanayamiyorum dinlemeye. Aniden arkami donuyorum, gormek istemiyorum elindeki c.kunu. Az otede, arkamdaki rafin kenarinda, beni gorecek sekilde durmus bir adam. Donunce ben hemen toparlaniyor. Hemen onume donuyorum, gormemek icin daha fazlasini, aklimda kalansa allak bullak bir yuz. Ve gitmiyor gunlerce ama gunlerce gozumun onunden. Nasil gidebilir ki?
Olayin devami cok farkli degil, kaciyor her zamanki gibi saskinligimdan faydalanip. Ne bagirabiliyorum, ne baska bir sey yapiyorum. Oylece kalakaliyorum orada. Aklim almiyor bir turlu, dusundukce daha da sasiriyorum. Burasi KUTUPHANE diyorum kendime. Ve zaman gectikce daha cok OFKEleniyorum. Bir sey yapamamis olmanin verdigi caresizlik kemiriyor icimi.
Atamadigim ciglik buyuyor gittikce. Ve bunlarla basetmek icin, yasadiklarimi tuketmek icin anlatiyorum herkese tekrar tekrar. Ama bu sefer ise yaramiyor, anlattikca ofkem buyuyor. Ve konustukca ogreniyorum ki baska arkadaslarimin da benzer kutuphane anilari var! Sanirim bu olayin en sarsici yani bu. Basima gelen sey az yasanir bir sey degil, bir istisna hic degil.
Aksine her gun bir cok kadinin yasadigi bir sey/mis. Ve asil katlanilmaz olan, akil almaz olan kisim da bu. Sokak, otobus, taksi, bar, kafe derken simdi de KUTUPHANE.
Peki bir sonraki YER neresi? Ve bir sonraki KADIN?
Ve sorular bitmek bilmiyor, cevap veril(e)meyen sorular. Bu adamlar ne yapiyor ve niye bunu yapiyor? Ne haklari var bunlari yapmaya bize, bedenimize, kimligimize, kadinlara? Dusunuyoruz, anlam veremiyoruz ve isin icinden cikamiyoruz. Niye bir adam alakasiz bir zamanda ve alakasiz bir yerde hic tanimadigi bir kadinin pesine duser ve onunde masturbasyon yapar?
Ve yine bu adam/lar niye her firsatta kadinlara c.kunu gostermek ister? Ve niye "digerleri" susar ve seyreder? Biz kadinlar surekli maruz kalmak zorunda miyiz bu siddete? Ve bu sorular donup dururken kafamizda, gunden gune yasam alanlarimiz daraliyor. Ve biz kadinlar icin sinirlar giderek kuculuyor.
Yurunen caddeler, binilen otobusler ve kutuphaneler, penislerin kol gezdigi mekanlar oluveriyor. Biz kadinlara dunya dar ediliyor. Her sey ustumuze ustumuze geliyor. Nereye donsek c.k! Sagim/iz solum/uz, onum/uz arkam/iz SOBE! Cok, cek, c.k, CIK artik hayatimizdan! (MA-ST/GG)
* Meral Akbas, Selda Tuncer, ODTU Sosyoloji Bolumu, Doktora Ogrencileri
*
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
http://www.bianet.org/bianet/kategori/biamag/105756/kucuk-bir-oyku-her-kadinin-basindan-gecen-taciz
Üye eleştirileri
-
2008-03-26 16:50:06 |Administrator| AliOsman
-
2008-03-26 17:39:34 |Administrator| guclu
-
2008-03-27 09:12:25 |Publisher| Deniz

Bu kadar mide bulandırıcısı başıma gelmemiş olsa da yada yalnızken etrafıma bakmaktan korktuğum için fark etmemiş olsamda okuduklarım bende üzüntü değil sadece öfke ve mide bulantısı yarattı. Araba kullanmaya başladığımdan beri yalnız yolda yürümediğim,otobüse minibüse taksiye binmediğim için daha rahatım ama hala geç saatte arabaya kadar bile yürümem gerekse tedirgin oluyorum. Maalesef dediğin gibi bu dünya üzerinde bu korkuları yaşamadan bir kadının hayatına devam edebilmesi mümkün değil olacağı konusunda da pek ümidim yok.
-
2008-03-26 09:47:59 |Administrator| AliOsman
-
2008-03-26 11:51:14 |Unregistered| Ayse S
Yazinin ozellikle bir erkekte bu duygulari yaratmis olmasi amacina ulastigini gosterir, bu cok sevindirici. Yazarlardan Selda'yi taniyorum ve yazida anlattigi tacizin onu nasil etkiledigine bizzat tanik oldum.
Ustelik bu anlatilanlar, sadece belli yerlerde, belli saatlerde, belli bir bicimde giyinmis kadinlarin basina gelen munferit olaylar degil. Dunya Saglik Orgutu'nun rakamlarina gore dunyada her 5 kadindan biri cinsel saldiri ya da cinsel saldiri girisimine maruz kaliyor.
Bir baska deyisle, cevrenizdeki/yakininizdaki tum kadinlar - hepimiz - hayatlarimizin bir doneminde bir bicimde cinsel tacize/saldiriya ya da saldiri girisimine ugruyoruz. Bazilarimiz saldirgana aninda tepki veriyor. Bazilarimiz yasadigi travmanin etkisiyle donup kaliyor. Ama yasadiklarimiz ya da baska kadinlarin yasayip da anlattiklari hep hayatimizi belirliyor: isyerinde herkes gittikten sonra fazla mesaiye kalmaktan, gec saatte yalniz basina sokakta yurumekten ya da taksiye binmekten, tanimadigimiz ya da az tanidigimiz erkeklerle asansorde, okulda, isyerinde, arabada yalniz kalmaktan korkuyoruz; "cinsel tacize/saldiriya ugradiysan sen saldirgani tahrik ettigin icindir" denmesin diye giyim kusamimizi ve davranislarimizi surekli kontrol ediyoruz.
Cinsel taciz ya da saldiri yasadigimizda ise hep kendimizi sucluyoruz: "Neden ben? Ben ne yaptim, nasil davrandim da boyle oldu? Niye oradaydim, neden evime vaktinde gitmedim? Neden ona guvendim? Neden evine gittim? Neden kocama/sevgilime hayir dedim? Neden neden neden...." Kim bu adamlar, nereden kendilerinde bana/bize tacizde, saldirida bulunma hakkini goruyorlar; nasil bir toplum ki bu, saldirgani degil, saldiriya ugrayani sucluyor diye soramiyoruz.
Benim basimdan da arkadaslarimin basindan da gecen o kadar cok cezasiz kalmis taciz, cinsel saldiri ve cinsel saldiri girisimi var ki. (Dunyanin bir cok yerinde kamu makamlarina en az bildirilen suc cinsel saldiri sucu) Utaniyoruz; kendimizi sucluyoruz; sorgulanmamak, damgalanmamak icin ve en onemlisi anlattiklarimiza kimsenin inanmayacagini dusundugumuz, kanitlamak icinse bir suru tatsiz adli surecten gececegimizi bildigimiz icin susuyoruz - ozellikle de saldirgan yakinimizsa, akrabamiz, okuldan/isyerinden arkadasimiz, kocamiz, sevgilimiz ya da uc-bes kez ciktigimiz bir adamsa.
Evet, ozellikle cinsel saldirida, saldirganin hep sokaktan gecen tanimadigimiz bir adam, bir "sapik" oldugu yaygin bir mit. Oysa cinsel saldiri olaylarinin bircogunda, saldirgan kadinin tanidigi, hatta yakin oldugu biri. Yani adsiz, ucube, munferit "sapik"lar yok. Tanidigimiz ve sevdigimiz erkeklerin bir kismi, sokakta, isyerinde, evde, tanidigimiz kadinlarin bir kismini sozle ya da elle taciz ediyor; evde karilarina ya da sevgililerine tecavuz ediyor...
-
2008-03-26 15:31:56 |SAdministrator| onder

Bundan 5-6 yil önce bir haber vardı; Konya'da bir kız evden kaçıyor ve 24 saat içinde 7-8 farkl mekanda 7-8 kişi tarafından tecavüze uğruyordu..Ne bilim benzin istasyonunda iyi suratlı bir bey amcaya güveniyor o tecavüz ediyor, ordan çıkıyor bir bakkaldan yüyecek birşey istiyor, o da tecavüz ediyor gibi..Yani istatistiksel olabilirliği düşünelim; belli bir coğrafyada belli bir dönemde random 7-8 kişi seçtiğinde tamamının alçak olma olasılığı nedir, alçaklık oranı 100% olabilir mi? Ama oluyr işte..
O yüzden habere şaşırmadım diyceğim ama gene de diyemiyorum..Masturbasyon tek başına yapıldığında bile son derece aşağılayıcı birşeydir, bu adamlar uluorta kendilerini bu kadar insanlık altı bir noktaya düşürecek hale nasıl geldiler? BU işi normalize etmemek lazım, bu son derece sapıkça birşey, insanlar bu denli alçaldıysa, toplum ciddi tehlike çanları çalıyor demektir..
Tecavüz insanlığın her döneminde olmuştur, (tecavüzü normalleştirmek için söylemiyorum, bir olguyu aktarıyorum) ama uluorta bir kadına bakıp masturbasyon yapmak, acayip sakat bir durum, sapıklıkta son nokta...
-
2008-03-26 16:11:03 |Administrator| AliOsman
-
2008-03-26 16:43:55 |Unregistered| Ayse S
Selam Ali Osman,
Sorunu soyle yanitlayayim.
Yorumunda "Tüylerim diken diken okudum. Utandım, korktum..." demissin. Bunlar tacize ugrayan bircok kadinin ilk anda hissettigi duygular. (Ofke, genelde sonradan, guvenli bir ortama gecilince, ya da olay sona erince uzerine dusunulurken hissediliyor.) Bu ve benzeri yazilar tacizin kadinlar icin ne anlam ifade ettigini paylasmak icin yaziliyor. Bu anlamda, yazi yerine ulasmis: Sen tacize ugrayan kadinlarin hisleriyle empati kurabilmissin, yasanan olayi sen yasamissin ya da buna tanik olmussun gibi benzer duygulari hissedebilmissin.
Peki bunun ne onemi var? Onemi su: Bir gun tanidigin, sevdigin bir kadin tacize ugradim diyerek yanina geldiginde yasadigi seyin nasil bir sey olduguna, onda nasil duygular uyandirdigina iliskin farkindaligin artmis olarak ona yaklasacaksin. Bir erkek ortaminda "Once hayir mayir dedi ama ben biraz zorlayinca direnemedi" biciminden tecavuz hikayelerini dinlediginde - hikayeden rahatsiz da olsa tepkisiz kalmayi secen bircok erkekten farkli olarak - tepki vereceksin. Ya da gecenin gec bir saatinde karanlik bir sokakta yalniz basina yuruyen bir kadinin tam dibinde yurumenin - senin niyetin taciz olmasa da - onu ne kadar urkutebileceginin farkinda olacaksin. (Sen belki bu konularda zaten duyarlisindir ama senin uzerinden yazmiyorum zaten.)
Bir de yorumunun diger hos yani su: Duygularini samimi bir bicimde ifade etmissin. Genelde kadina yonelik siddet uzerine erkeklerle yaptigimiz toplantilarda, erkekler - hele de mastirli, doktorali falanlarsa - sazi ellerine alinca basliyorlar kadina yonelik siddet istatistiklerini saymaya, kadin orgutlerine siddetle nasil mucadele edeceklerine iliskin akil vermeye. Yani sanki cinsiyetci siddet kendileri disinda bir dunyaya ait bir gercek ve onlar da Avrasya petrol rezervlerini tartisir gibi tartisiyorlar bunu. Oysa duymak istedigimiz, erkeklerin cinsiyetci siddet karsisinda, siddete tanik olduklarinda, siddetin bir parcasi olduklarinda ne hissettikleri; bizzat kendilerinin siddet kulturunun neresinde durduklari; erkek olarak cinsiyetci siddeti kendi hayatlarinda ve toplumda sonlandirmak icin ne yaptiklari vb.
Bu anlamda da yorumun akil vermedigi, yargilamadigi, aksine samimiyetle anlama ve dayanisma hissini yansittigi icin sevindirici.
Yorumlar
Sorunu soyle yanitlayayim.
Yorumunda "Tüylerim diken diken okudum. Utandım, korktum..." demissin. Bunlar tacize ugrayan bircok kadinin ilk anda hissettigi duygular. (Ofke, genelde sonradan, guvenli bir ortama gecilince, ya da olay sona erince uzerine dusunulurken hissediliyor.) Bu ve benzeri yazilar tacizin kadinlar icin ne anlam ifade ettigini paylasmak icin yaziliyor. Bu anlamda, yazi yerine ulasmis: Sen tacize ugrayan kadinlarin hisleriyle empati kurabilmissin, yasanan olayi sen yasamissin ya da buna tanik olmussun gibi benzer duygulari hissedebilmissi n.
Peki bunun ne onemi var? Onemi su: Bir gun tanidigin, sevdigin bir kadin tacize ugradim diyerek yanina geldiginde yasadigi seyin nasil bir sey olduguna, onda nasil duygular uyandirdigina iliskin farkindaligin artmis olarak ona yaklasacaksin. Bir erkek ortaminda "Once hayir mayir dedi ama ben biraz zorlayinca direnemedi" biciminden tecavuz hikayelerini dinlediginde - hikayeden rahatsiz da olsa tepkisiz kalmayi secen bircok erkekten farkli olarak - tepki vereceksin. Ya da gecenin gec bir saatinde karanlik bir sokakta yalniz basina yuruyen bir kadinin tam dibinde yurumenin - senin niyetin taciz olmasa da - onu ne kadar urkutebilecegin in farkinda olacaksin. (Sen belki bu konularda zaten duyarlisindir ama senin uzerinden yazmiyorum zaten.)
Bir de yorumunun diger hos yani su: Duygularini samimi bir bicimde ifade etmissin. Genelde kadina yonelik siddet uzerine erkeklerle yaptigimiz toplantilarda, erkekler - hele de mastirli, doktorali falanlarsa - sazi ellerine alinca basliyorlar kadina yonelik siddet istatistiklerin i saymaya, kadin orgutlerine siddetle nasil mucadele edeceklerine iliskin akil vermeye. Yani sanki cinsiyetci siddet kendileri disinda bir dunyaya ait bir gercek ve onlar da Avrasya petrol rezervlerini tartisir gibi tartisiyorlar bunu. Oysa duymak istedigimiz, erkeklerin cinsiyetci siddet karsisinda, siddete tanik olduklarinda, siddetin bir parcasi olduklarinda ne hissettikleri; bizzat kendilerinin siddet kulturunun neresinde durduklari; erkek olarak cinsiyetci siddeti kendi hayatlarinda ve toplumda sonlandirmak icin ne yaptiklari vb.
Bu anlamda da yorumun akil vermedigi, yargilamadigi, aksine samimiyetle anlama ve dayanisma hissini yansittigi icin sevindirici.
O yüzden habere şaşırmadım diyceğim ama gene de diyemiyorum..Ma sturbasyon tek başına yapıldığında bile son derece aşağılayıcı birşeydir, bu adamlar uluorta kendilerini bu kadar insanlık altı bir noktaya düşürecek hale nasıl geldiler? BU işi normalize etmemek lazım, bu son derece sapıkça birşey, insanlar bu denli alçaldıysa, toplum ciddi tehlike çanları çalıyor demektir..
Tecavüz insanlığın her döneminde olmuştur, (tecavüzü normalleştirmek için söylemiyorum, bir olguyu aktarıyorum) ama uluorta bir kadına bakıp masturbasyon yapmak, acayip sakat bir durum, sapıklıkta son nokta...
Ustelik bu anlatilanlar, sadece belli yerlerde, belli saatlerde, belli bir bicimde giyinmis kadinlarin basina gelen munferit olaylar degil. Dunya Saglik Orgutu'nun rakamlarina gore dunyada her 5 kadindan biri cinsel saldiri ya da cinsel saldiri girisimine maruz kaliyor.
Bir baska deyisle, cevrenizdeki/ya kininizdaki tum kadinlar - hepimiz - hayatlarimizin bir doneminde bir bicimde cinsel tacize/saldiriy a ya da saldiri girisimine ugruyoruz. Bazilarimiz saldirgana aninda tepki veriyor. Bazilarimiz yasadigi travmanin etkisiyle donup kaliyor. Ama yasadiklarimiz ya da baska kadinlarin yasayip da anlattiklari hep hayatimizi belirliyor: isyerinde herkes gittikten sonra fazla mesaiye kalmaktan, gec saatte yalniz basina sokakta yurumekten ya da taksiye binmekten, tanimadigimiz ya da az tanidigimiz erkeklerle asansorde, okulda, isyerinde, arabada yalniz kalmaktan korkuyoruz; "cinsel tacize/saldiriy a ugradiysan sen saldirgani tahrik ettigin icindir" denmesin diye giyim kusamimizi ve davranislarimiz i surekli kontrol ediyoruz.
Cinsel taciz ya da saldiri yasadigimizda ise hep kendimizi sucluyoruz: "Neden ben? Ben ne yaptim, nasil davrandim da boyle oldu? Niye oradaydim, neden evime vaktinde gitmedim? Neden ona guvendim? Neden evine gittim? Neden kocama/sevgilim e hayir dedim? Neden neden neden...." Kim bu adamlar, nereden kendilerinde bana/bize tacizde, saldirida bulunma hakkini goruyorlar; nasil bir toplum ki bu, saldirgani degil, saldiriya ugrayani sucluyor diye soramiyoruz.
Benim basimdan da arkadaslarimin basindan da gecen o kadar cok cezasiz kalmis taciz, cinsel saldiri ve cinsel saldiri girisimi var ki. (Dunyanin bir cok yerinde kamu makamlarina en az bildirilen suc cinsel saldiri sucu) Utaniyoruz; kendimizi sucluyoruz; sorgulanmamak, damgalanmamak icin ve en onemlisi anlattiklarimiz a kimsenin inanmayacagini dusundugumuz, kanitlamak icinse bir suru tatsiz adli surecten gececegimizi bildigimiz icin susuyoruz - ozellikle de saldirgan yakinimizsa, akrabamiz, okuldan/isyerin den arkadasimiz, kocamiz, sevgilimiz ya da uc-bes kez ciktigimiz bir adamsa.
Evet, ozellikle cinsel saldirida, saldirganin hep sokaktan gecen tanimadigimiz bir adam, bir "sapik" oldugu yaygin bir mit. Oysa cinsel saldiri olaylarinin bircogunda, saldirgan kadinin tanidigi, hatta yakin oldugu biri. Yani adsiz, ucube, munferit "sapik"lar yok. Tanidigimiz ve sevdigimiz erkeklerin bir kismi, sokakta, isyerinde, evde, tanidigimiz kadinlarin bir kismini sozle ya da elle taciz ediyor; evde karilarina ya da sevgililerine tecavuz ediyor...

Yanıtın için teşekkürler...İhtiyacım varmış, faydalı açıklamalardı.