Makaleler Bütün Yazılar Makale Politika Muhafazakarlik yukselirken (2)
 

Muhafazakarlik yukselirken (2) Popüler

Yukselen muhazakarlik, Iran, Suudi Arabistan veya Malezya'ya benziyor mu, yoksa ozgun taraflari olan toplumsal bir surec mi?

Bir arkadasim gecen sene Ingiltere'ye gidip alti ay kaldiktan sonra geri donmustu. Daha once de yurtdisina cikmis ama bu kadar uzun sure Turkiye'den ayri kalmamis olan arkadasimin ilk yorumu "Hayatimda kendimi hic bu kadar ozgur hissetmedim." seklindeydi. Buradan cikardigim, ozgurlugu ancak olmadigi veya azaldigi/arttigi zaman daha iyi algilayabiliyoruz ve cok goreceli bir kavram. Cunku Islami hassasiyetleri cok yuksek bir tanidigim Ingiltere'de gecirdigi sure icinde sadece yozlasmis bir toplum ve Islam dusmanligi gordugunu anlatmisti. O'nun favorisi, Japonya ve Guney Kore'ydi. Suudi Arabistan'dan hoslanmamisti ama Malezya'yi mutlaka gormek istiyordu. Iran ise her bakimdan cok uzak bir ulkeydi.

 Ozgurluk zamana ve toplumlara bagli olarak degisik algilanabilir mi? Mesela 30 sene once kambiyo rejiminin kontrol altinda tutuldugu ve doviz giris cikisinin kisitli oldugu donemde dis ticaretle ugrasanlar, bugun cok daha ozgur olduklarini dusunuyorlar ve yatip kalkip Turgut Ozal'a dua ediyorlardir. Ya da mesela 80'li yillarin ikinci yarisinda tutkulu sekilde rock muzigi dinleyen liseli gencler, internet sayesinde adini bile duymadiklari muzisyenlerin calismalarina ulasabiliyorlar ve 20 sene once plakcilara doldurttuklari kasetlerin arkeolojik degeri uzerine yasitlariyla "geyik yapiyorlardir." Sonucta, kulturel ya da temel ihtiyac, mal ve hizmetlerden gelirin oraninda yararlanabilme imkanina sahip olmak da bir ozgurluktur ve asla kucumsenmemelidir. {joomsay}Son bir ornek de 80'lerin sonu-90'larin ortasinda ODTU'de okuyan ve turban takan bir kadin ogrencinin, o yillarda derslere rahatlikla girip mezun olabilirken, 1997 sonrasi yasananlara bakarak kendine gore farkli sonuclara ulasacak olmasidir.{/joomsay}

 Ozgurluk yalnizca dini sembollerin, aliskanliklarin ve inanislarin yayginlasmasi ile azalan bir "kiymet" olsaydi, o zaman dinin resmen yasak oldugu Sosyalist Arnavutluk ve dindar olmaya iyi gozle bakilmayan SSCB gayet ozgurlukcu ve cogulcu toplumlar olabilirlerdi. Olmadiklarini biliyoruz. Tersi bir ornek de verilebilir. Latin Amerika'da "anti-oligarsik ve anti-emperyalist" mucadele veren gerilla hareketlerine destek veren en onemli toplumsal kurumlardan biri de kilise idi; din adamlarinin gerillalara verdikleri her turlu lojistik destegin yani sira, Katoliklik ile Marksizmin bir cesit evliligi ile olusan "Kurtulus Teolojisi" adli dusunce akiminin varligi ve gucu de biliniyor. Bu akimin taraftari olan din adamlari, sosyalizmin esitlikciligi ile "Isa Mesih"in yoksullugu arasinda teorik bir irtibat kurmuslar, yoksullarin isyani ile Hristiyanligi bagdastirmislardir. Her ne kadar Vatikan tarafindan aforoz edilseler de, hem inancli hem de sosyalist olunabilecegini tarihsel olarak ispatlamislardir. Yani, dinin ille de "gerici" olmasi gerekmiyor; sizin politikaniz belirleyicidir bu konuda.

 Gelelim asil meseleye. Cok kisiye ters gelebilecek bir gorus one surecegim. Bence Kemalist-laik hassasiyetin yukselis gostermesinin en onemli nedenlerinden biri, "Araplasmak, Arap olmak" diye tanimlanabilecek bir korkudur. Bu korku, laiklikten ziyade milliyetci tabanlidir. Araplar, kadinlari carsafa sokarlar, deveye binerler, "cagdas" olan her sey yasaktir, kadinlar araba dahi kullanamazlar vs. Bunlar buyuk cogunlukla dogrudur ama bunun sorumlulugu ABD ve Ingiltere destekli, petrole ve baskiya dayanan yerel diktatorluklerin kendi halklarini soktuklari cenderedir. Suudi Arabistan berbat bir baski rejimidir. Vahabiler ulkeyi ABD yorungesinde ve petrol parasiyla yonetmektedir. Bu ulkede ortaya cikabilecek herhangi bir muhalif hareket en sert sekilde bastirilmaktadir. Oteki emirlikler ve kralliklarin da durumu farkli degildir. Aslinda Araplar, demir bir penceyle yonetilen, baskiya ve somuruye maruz mazlum bir halktir.

Kemalistlerin benzemekten korktuklari ikinci ulke ise Iran'dir. Tarihsel ve kulturel olarak cok farkli olmayi bir kenara birakin, bu insanlar namazi bile bizimkilerden farkli kilarlar. Sia doktrini ile bizim buralarda benimsenen sunnilik arasinda daglar kadar fark vardir. Sia'ya gore Allah'a tapmak ancak Muhammet'e inanmak, Muhammmet'e inanmak Ali'yi benimsemek, Ali'yi benimsemek, 12 Imam'i kabul etmek, 12 Imam'i kabul etmek Ayetullah'a itaat etmek, ve en nihayetinde de Ayetullah'a itaat etmek mollalarin sozunden cikmamakla mumkundur; Allah'a tapmaniz icin mollalara sozunden cikmamaniz sarttir sozun ozu. 1979 hadiselerinde olusan devrimci durumda iktidar tabiri caizse mollalarin uzerine kalmis, buyuk cogunlukla da Humeyni'nin kisisel karizmasi ile basarili olmuslardir. Humeyni 20. yuzyilin en buyuk pragmatistlerinden biri olarak, once yozlasmis sah rejimine karsi ozgurluk ve demokrasi vadetmis, SSCB'nin kendisini her ne kosulda olursa olsun destekleyecegine emin olduktan sonra da kafasindaki baski rejimini kurmustur. Solcularin verdikleri destek Sovyetik TUDEH disinda sinirli olmus, TUDEH de SSCB paralelinde davranarak son ana kadar mollalari desteklemistir. Burada sol adina asil suc, SSCB'nin Iran'da kurulan dinsel rejimi "anti-emperyalist ve anti-amerikan" gormesi sonucu verilen zimni destektir. Soguk Savas kosullari oldukca etkili olmustur bu surecte. Iran Devrimi sonrasinda 12 Eylul'de TSK'nin darbe yapmasi nasil raslanti degilse, 22 Eylul 1980'de Irak'in Iran'a saldirmasi da bir raslanti olmasa gerek. Yani olay, basit bir sekilde Iran'in mollalarin eline gecmesi degildir, son derece karmasik ve tarihsel kosullara bagli bir surectir.

Kemalistlerin en son korkusu olan Malezya ise daha 50-60 yil once bagimsizligini kazanan, idari olarak eyaletlere bolunmus ve krallikla yonetilen eski bir Ingiliz somurgesidir. Islamci parti bir veya iki eyalette iktidardadir ve ulkenin tamamina yayilmis bir durum soz konusu degildir. Bu ulkede Malaylar ve Cinliler arasinda guc ve ekonomik paylasim kavgasi vardir. Dinsel secimler de buna bagli yasanmaktadir. Henuz yeni bagimsizlik kazanmis bir ulke ile cok uzun yillara dayali bir devlet gelenegine sahip Turklerin arasinda benzerlik bulmak cok zor olsa gerek.

Uzun oldu ama bitiriyorum. Bu uc ornegin de ne bizimle ne de ulkemizde yasananlarla ilgisi var. Petrol kaynaklarina dayanan Vahabi diktatorlugu de, ticaretle bile ugrasmayan mollalar da, etnik sorunlara dinsel yanitlar bulmaya calisan Malaylar da bu ulkeye cok ama cok uzaklar. Burada hem kulturel hem ekonomik hem de sosyal olarak yukselen cemaat orgutlenmeleri var. Bu cemaatlerin ortak bir orgutlenmesi de mevcut degil. AKP dahi bu orgutlenmenin kendisi degil. Ayrica, mesela "Fetullah Gulen ABD'den gelsin de ulkenin yonetimini ele alsin" diye dusunenler, muhtemelen kendi cemaatinin bile tamami degil. Bu cemaatcilerin en radikal olanlari, devleti ele gecirmekten ziyade, kendi alternatif toplumlarini kurmaya calisiyorlar. Milliyetcilik bakimindan MHP ile ayni tabana sahipler, ekonomik olarak da "serbest piyasa" soylemini benimsiyorlar. Son derece kendine ozgu bir durumla karsi karsiya oldugumuzu dusunuyorum. Bu yuzden ezberden degil, gozlem ve analizlerden yola cikmakta fayda var.

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (11)
  • onder
    avatar

    Ali Osman,

    Bu bir soyutlamaydi. Dinsel bir yonetim altinda yasamaktansa askeri bir yonetim altinda yasamayi yeglerim demek sitedim..Darbeci oldugumu ima etmedim tabii ki..Ama radikal islamin taleplerinin liberaller tarafinda hatta bazi solcular tarafinda demokrasi talepleriymis gibi sunulmasina da karsiyim demek istedim..

    Guclu'nun guzelce belirttigi gibi boyle bir secim yapmak zorunda kalinmayacak belki..Guclu'ye de aktardigim gibi eskiden arkadaslarla sunu konusurduk: secim yapmak zorunda kalsan Emin Colasan'i mi yoksa Mehmet Barlas'i mi secerdin? Elbette her ikisini de sectigimiz anlamina gelmez bu..Bu a o hesap..

  • guclu
    avatar

    Bu arada ben de acayim: Tercihim Kemalistlerle Islamcilar arasinda ve en son asamada; herhangi bir darbeye onay vermiyorum, asla ve kat'a!

  • Ayse S

    Onder

    "radikal islamin taleplerinin liberaller tarafinda hatta bazi solcular tarafinda demokrasi talepleriymis gibi sunulmasina da karsiyim" derken hangi talepleri kastediyorsun? Benim aklima bir tek basortusuyle universiteye girme ve kamuda calisma talebi geliyor ki bunlari da radikal İslamcilarin talepleri diye kategorilestirmeyi cok dogru bulmuyorum.

  • onder
    avatar

    Ayse,

    Bu soruya kisa bir cevap vermek walla mümkün değil..Yorum kısmına sığmaz..O yüzden Forum'da bir başlık açıp oraya yazıyorum, adına da Muhafazakarlık yükselirken diyorum..

  • onder
    avatar

    Cevabımı Forum'da Genel Tartışmalar/Politika başlığı altında dile getirdim

  • AliOsman
    avatar

    Bazı Araplaşma korkuları hurafe halini bile alıyor. Aslında bundan önce sormak lazım : Osmanlı ne zaman ve hangi dönemlerde Araplaştı ? Arap alfabesinden, metrik ölçümlerden kurtulmak Araplaşmadan kurtulmak mıdır ? Yazının zor öğrenilmesi ile geri kalmışlığın arasında ilişki kurmaya çalışyorlar. Peki bu durum 4-5 yılda ancak gazete okuyabilen Japon ve Çinliler için nasıl bir açıklama olacak ? Kıyafet ile yaşanan 'ilericilik' için yerelliklerinden geri adım atmayan ya da kendini batıya adamayan gelişmekte olan ülkeler için nasıl bir açıklama olacak... ?

  • onder
    avatar

    Güçlü,

    Bu konuda senden farklı düşünüyorum. Ben radikal islamdansa Kemalizmin yanında yeralmayı tercih ederim. Toplumun diğer tüm kesimleri için bence tehlikdir. Türkiye bence gayet de kolay İran, Arabistan ya da Malezya olabilir.

    Sosyalist mücadelelere diğer dinlerin destek verebiliyor olmasına karşın İslamın buna asla izin vermeyeceğine inanıyorum.

    İran, Malezya, Arabitan gibi bir ülkede yaşamaktansa, Türkiye'de askeri yönetim altında yaşamayı tercih ederim.

  • guclu
    avatar

    Acikcasi bence "ya o ya bu" turunden bir ayrimla karsi karsiya degiliz. Darbe olma ihtimali, seriat gelme ihtimalinden azicik daha fazla, o da muhtemelen kronolojik siralama nedeniyle. TSK ve hukumet anlastilar, "Ergenekon" operasyonu vesilesiyle paramiliter yapinin bir kismi tasfiye ediliyor ve "ulusalci" cephe dagitildi/dagitiliyor; buna karsilik da AKP'nin liberallerle kurdugu zimni ittifakin da sona ermesi soz konusu.

    Ille de bir secme zorunlulugu olsa, ki olabilme ihtimali tarihsel olarak yok, ben de Kemalizm'i tercih ederim. Ama Kemalizmin "bizi" asla tercih etmeyecegini de aklimdan bir an bile cikarmam.

  • onder
    avatar

    Orası öyle..Kemalistler İslamcılarla bizim aramızda seçim yapmak durumunda kalsa, hep onları sececeği kesin..Åžimdiye kadar İslamcılara olduğu kadar sosalistlere teveccüh göstermiş olsalardı, ülkede bir laiklik sorunu olmazdı..Demokrasinin serpilmesine izin verselerdi, tehlike bu kadar büyük olmazdı..

  • AliOsman
    avatar

    Bence bazı şeyleri yazılı hale dökerken daha dikkatli olmak lazım. Ordunun darbesini yeğlerim ne demek yahu... Hiç olmadı.!! Böyle bir durum olduğunda, buralarda siyaseten yaprak kımıldamıyorsa, başka bir ülkede yaşama seçeneği daha onurlu bir seçenek gibi geliyor.

Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorumlar   

 
0 #11 Önder Kurt 27-02-2008 17:17
Cevabımı Forum'da Genel Tartışmalar/Pol itika başlığı altında dile getirdim
Alıntı
 
 
0 #10 Önder Kurt 27-02-2008 16:47
Ayse,

Bu soruya kisa bir cevap vermek walla mümkün değil..Yorum kısmına sığmaz..O yüzden Forum'da bir başlık açıp oraya yazıyorum, adına da Muhafazakarlık yükselirken diyorum..
Alıntı
 
 
0 #9 Ayse S 27-02-2008 16:30
Onder

"radikal islamin taleplerinin liberaller tarafinda hatta bazi solcular tarafinda demokrasi talepleriymis gibi sunulmasina da karsiyim" derken hangi talepleri kastediyorsun? Benim aklima bir tek basortusuyle universiteye girme ve kamuda calisma talebi geliyor ki bunlari da radikal İslamcilarin talepleri diye kategorilestirm eyi cok dogru bulmuyorum.
Alıntı
 
 
0 #8 AliOsman KOCAK 26-02-2008 23:44
Muhabbeti uzatmak istemiyorum.
Alıntı
 
 
0 #7 Güçlü Kuvvetli 26-02-2008 18:43
Bu arada ben de acayim: Tercihim Kemalistlerle Islamcilar arasinda ve en son asamada; herhangi bir darbeye onay vermiyorum, asla ve kat'a!
Alıntı
 
 
0 #6 Önder Kurt 26-02-2008 18:43
Ali Osman,

Bu bir soyutlamaydi. Dinsel bir yonetim altinda yasamaktansa askeri bir yonetim altinda yasamayi yeglerim demek sitedim..Darbec i oldugumu ima etmedim tabii ki..Ama radikal islamin taleplerinin liberaller tarafinda hatta bazi solcular tarafinda demokrasi talepleriymis gibi sunulmasina da karsiyim demek istedim..

Guclu'nun guzelce belirttigi gibi boyle bir secim yapmak zorunda kalinmayacak belki..Guclu'ye de aktardigim gibi eskiden arkadaslarla sunu konusurduk: secim yapmak zorunda kalsan Emin Colasan'i mi yoksa Mehmet Barlas'i mi secerdin? Elbette her ikisini de sectigimiz anlamina gelmez bu..Bu a o hesap..
Alıntı
 
 
0 #5 AliOsman KOCAK 26-02-2008 17:27
Bence bazı şeyleri yazılı hale dökerken daha dikkatli olmak lazım. Ordunun darbesini yeğlerim ne demek yahu... Hiç olmadı.!! Böyle bir durum olduğunda, buralarda siyaseten yaprak kımıldamıyorsa, başka bir ülkede yaşama seçeneği daha onurlu bir seçenek gibi geliyor.
Alıntı
 
 
0 #4 Önder Kurt 26-02-2008 15:13
Orası öyle..Kemalistl er İslamcılarla bizim aramızda seçim yapmak durumunda kalsa, hep onları sececeği kesin..Åžimdiye kadar İslamcılara olduğu kadar sosalistlere teveccüh göstermiş olsalardı, ülkede bir laiklik sorunu olmazdı..Demokr asinin serpilmesine izin verselerdi, tehlike bu kadar büyük olmazdı..
Alıntı
 
 
0 #3 Güçlü Kuvvetli 26-02-2008 15:01
Acikcasi bence "ya o ya bu" turunden bir ayrimla karsi karsiya degiliz. Darbe olma ihtimali, seriat gelme ihtimalinden azicik daha fazla, o da muhtemelen kronolojik siralama nedeniyle. TSK ve hukumet anlastilar, "Ergenekon" operasyonu vesilesiyle paramiliter yapinin bir kismi tasfiye ediliyor ve "ulusalci" cephe dagitildi/dagit iliyor; buna karsilik da AKP'nin liberallerle kurdugu zimni ittifakin da sona ermesi soz konusu.

Ille de bir secme zorunlulugu olsa, ki olabilme ihtimali tarihsel olarak yok, ben de Kemalizm'i tercih ederim. Ama Kemalizmin "bizi" asla tercih etmeyecegini de aklimdan bir an bile cikarmam.
Alıntı
 
 
0 #2 Önder Kurt 26-02-2008 14:47
Güçlü,

Bu konuda senden farklı düşünüyorum. Ben radikal islamdansa Kemalizmin yanında yeralmayı tercih ederim. Toplumun diğer tüm kesimleri için bence tehlikdir. Türkiye bence gayet de kolay İran, Arabistan ya da Malezya olabilir.

Sosyalist mücadelelere diğer dinlerin destek verebiliyor olmasına karşın İslamın buna asla izin vermeyeceğine inanıyorum.

İran, Malezya, Arabitan gibi bir ülkede yaşamaktansa, Türkiye'de askeri yönetim altında yaşamayı tercih ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile