Devrim Konusu Popüler

Makale

Devrim konusu bir yanılsama mı değil mi? Marksist çözümlemeye göre devrime götüren süreç şöyle bir şey değil mi:

 

Kapitalizm iç yasaları gereği sürekli büyümek zorundadır. Varsayalım bir kapitalist isletme diyelim belli bir karlılık oranını tutturdu ve isletmedeki kapitalin cisimleşmesi olan kapitalist de öyle çok tamahkar olmasın, bu kadar karlılık bana yeter desin. Sonsuza kadar hiç büyümeden ayni ölçekte, ayni karlılıkta kalabilir mi? Marks'tan öğrendiğimize göre böyle bir şey mümkün değil..Pedal çevirmeyi bıraktığı anda düşer. Bu kesin değil mi? uzun uzun tartışalım mi?

 

Simdi bu kapitalistin büyümek zorunda olması neyi getirir: o zamana kadar feodal bağlar içinde yaşamış köylülerin, kendi yağıyla kavrulan orta sınıfın proleterleşmesini. Kaçınılmaz olarak kapitalizm kendi "dışarısı"na doğru genişleyecek, toplumun ezici bir çoğunluğunu proleter yapacaktır, yani kendi kuyusunu kazacaktır..Bu gelişme öyle bir noktaya gelecek ki, toplumun "ezici bir çoğunluğu" proleter olduğu için devrim kaçınılmaz olacak..

Buraya kadar anlattıklarımda yanlış bir aktarım var mi? Marksist devrim çözümlemesi bu mu değil mi?

şimdi tarihte bu Marksist çözümlemeye uygun olarak yapılmış tek bir devrim gösterebilir miyiz? ......Yapılan bütün sosyalist devrimler kapitalizmin esemesinin okunmadığı ülkelerde oldu..Ortada isçi sınıfı falan yok ama "devrim" var.

Bütün bu devrimlere bakalım hepsinin tarihsel arka planında Marksist anlamda sınıf çatışmalarıyla alakası olmayan derin uluslararası krizlerin olduğu görülür..Yani insanlığın ortaya çıkısından beri hep olagelmiş egemenler arası krizler.

Rusya devrimi: Arkada birinci dünya savaşı var, kararsız, karizmasız, demir yumruklu olmayan kapasitesiz bir car ülkeyi yönetememiş.

Çin Devrimi: Yine arkada büyük savaşın getirdiği kaos var.. Tamamen köylü bir ülke.. Egemen ülkeler kendi aralarında savaşmaktan yorgun düşmüş, mecalleri kalmamış.

Vietnam Devrimi: Sınıf mücadelelerinin bir sonucu olmaktan ziyade bir ulusal kurtuluş mücadelesi, Marksistler buna eklemlenmiş, hegemonize etmiş.

Küba Devrimi: Bildiğim kadarıyla başlangıçta sosyalistiz diye çıkmıyorlar bile.

Kemalist devrimden çok farklı görünmüyor. Ortada proletarya falan yok (Marksist anlamda) Kamboçya Pol Pot, Doğu Avrupa ülkeleri gibi utanç abidelerini sanırım hiç hatırlamasak daha iyi olacak..

Simdi tarih bize Marksist anlamda hiçbir isçi sınıfı devriminin örneğini vermemişken post-modern cağlarda da hiç verecek gibi görünmüyorken hangi devrim için şiddet'ten bahsediyoruz.? Bugüne kadar sosyalist devrim diye bize anlatılan şeylere bakıyoruz ulusal kurtuluş mücadeleleri ve yerel çatışmalardan başka bir şey göremiyoruz..Klasik sınıf çatışmalarıyla hiç alakası olmayan yerel çatışkılar, eğer o esnada has bel kader iyi örgütlenmiş bir sosyalist aydınlar örgütü varsa ve rakip de şans eseri o yöne doğru bakmıyorsa karambolden faydalanıp gol atmışlar.SSCB varken kimi yerel çatışmaların tarafı olan kabilelerden, aşiretlerden, etnik yapılardan birinin şefi sırf gıcık olduğu rakip tarafın kabile şefi amerikandan destek alıyor diye düşmanımın düşmanı dostumdur mentalitesi ile Sovyetlere yamanmış, kendi yerel dinamikleri de lehte çalışmış ya da çalışmamış bir iktidar mücadelesi verilmiş..Bakıyorsunuz hiçbir "devrim"den yerel bağlamından çıkarıp evrenselleştirilebilecek, bir takım genel yasalar çıkarmak mümkün değil..Bu tur gerilimlerden bir iktidar mücadelesi çıkarmaya, sosyalist bir teoriyi benimsemeye hiç gerek yok ki..İşin adini sadece iktidarın ele geçirilmesi olarak koyun, teori falan gerekmez..Bir yerel güce sahip olan adamı kafalayın, kendisini sosyalist ilan etmesini sağlayın alin size devrim..Mesela Türkiye'de çete liderleriyle pazarlık yapmak bu şiddet yanlıları tayfa için aslında çok daha sonuç alici bir taktiktir..harbiden kendi mentalitelerince mafyaya falan karışsınlar

İçinde bulunduğumuz koşullarda zorunlu olarak kendi özü itibariyle devrimci olması "gereken" bir proletarya yoktur..Bütün mücadele ideolojik eksende devam eder. İsçi sendikal mücadelesiyle maaşını arttırmaya, tüketim kapasitesini yükseltmeye bakar, altına araba çekmeye, çocuklarını okula gönderebilmeye bakar, aman benim tarihsel bir görevim var, ben proleterim, insanlığı kurtarmak zorundayım diye düşünerek en yakın telefon kulübesine gidip pelerini çıkarmaya bakmaz..laclau'nun dediği gibi kapitalist "üretim sureci" içindeki iliksiler "antagonistik olmayan çelişkidir". Bir kapitalist ile isçi arasındaki üretim ilişkileri içindeki çelişki, rekabet halindeki iki kapitalist arasındaki çelişkiden farklı değildir..Çıkarları çelişir ama antagonistik değildir, her iki taraf da karini maksimize etmeye çalışır..ama etiko-ideolojik secim söz konusu olduğunda kapitalistler ile insanlığın geri kalanı arasındaki iliksi "çelişik olmayan antagonizmadir". Ekonomik ilişkilerden bağımsız bir antagonizmadir bu..

Neyse konuyu dağıtmayalım..yeri burası değil..

Kısacası, bir yanılsamadan ibaret olan ve son tahlilde şiddet kullanımını meşrulaştırmaya yarayan, içinde bulunduğumuz ana yönelik pek fazla bir izdüşümü olmayan "devrim" nosyonlarına sığınmaktansa, kapitalist ilişkileri kendi aramızda bugünden geçersizleştirmeye bakalım..dünyada bunun örnekleri vardır, ve kapitalizm krize girdikçe bu örneklerin arttığı görülecektir..İnsanlar her turlu kapitalist ilişkiden çekilmenin yollarını arıyorlar, çalışmayı reddediyorlar, minem tüketimle hayatta kalmanın olanaklılığını arıyorlar, alternatif eğitim kurumları üzerine düşünüyorlar, yani kısacası kapitalizme ihtiyaç duyamayacak hale gelmeye çalışıyorlar..Ohh sen her turlu kapitalist günlük hayat ilişkileri içinde ol, çocuğunun kolej parasını nasıl kotaracağının derdine düş, bir yazlık almanın yollarını düşün, işinde yükselme hesapları yap, sonra da devrim kansız olmaz de..(burada sen derken hayali bir kişiye konuşuyorum tabii ki )..hadi ya kimin kani olacak o..gecen gerekirse bol keseden 100000 şehit veren rektör gibi..devrimde kan olacak ama kimin devrimci lordlarin değil herhalde..İsin diğer bir yönü, bu ihsan arkadaşa saldıran tiplerin gerçekten devrim yaptığını düşünün bir..

Resmen kabus gibi.. Bu adamlar şimdiden böyle, ellerinde sınırsız bir güç olsa, kesip kesip atacaklar demek ki..

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (8)
  • onder
    avatar

    Sevgili Gürkan,

    Seninle sosyalizm, mücadele, devrim vs. konularında son derece farklı düşünüyoruz.
    Sosyalist olmakla övünürüm. Ama benim gündemimde polisle karşı karşıya gelmek , çatışmak, devrim vesaire yok..Sana çok ters gelebilir ama bir kaç yüz insanla 1 Mayıs mitingi yapmak, hatta bir kaç milyon insanla da yapmak sosyalizm mücadelesi açısından bana hiçbişey ifade etmiyor..Bu tür eylemler yapmaktan başka bizim solun aklına başka mücadele hattı gelmez..Oysa bunlar propaganda yapmayı bırak, biz bir avuç maceracı tipiz diye kendi marjinalliğini ele güne ilan etmekten başka bir işe de yaramaz..

    Sosyalizm hayatın içinde verilir, günlük varoluşunda aldığın pozisyon, onun içinde kurduğun kollektiviteler, dayanışmalar, sıradan pratiklerle belirlenir..

    Biliyorum bu söylediklerimin senin için birşey ifade etmesi mümkün değil..Ama benim anlayışım böyle..

    Son not, kafa kırma, kelle götürme gibi ifadeleri benim için kullanmadığını biliyorum..Ama bir sosyalist hiçbir şekilde hiçbir insana karşı bu tür ifadeler kullanmaz..Çok itici duruyor..Bir sosyalistin kullandığı retorik ile de bir köylüden farklı olması gerekir.

    Åžiddetin devrimcisi faşisti olmaz..Åžiddet şiddettir..Devrimci şiddet diye meşrulaştırmaya kalkacak olursan varacağın yer, Stalin'in vardığı yer olur..Gulag'lar, temizlik hareketleri, 2.Dünya savaşında tek adam yönetimi yüzünden kaybedilen 20 milyon küsür sovyet insanı gibi telef olan insanlar vs. olur..

    Åžiddet çözüm olsaydı bugün dünyada hala sosyalist bir blok olurdu..Åžiddete dayalı sosyalizm anlayışı yüzünden insanlık muazzam bir tarihi fırsatı kaçırmıştır..Sovyetler demokratik bir sosyalizm kurabilmiş olsaydı insanlığın gelişimi bugün çok farklı olurdu..Ama dünya denen gezegende artık sosyalist bir blok yok..Bunun sorumlusu da şiddet merkezli ucube sosyalizm kavrayışıdır..Hadi kolaysa bugün Rusya'da sosyalizmi yeniden kur..Onca cana, onca acıya mal olmuş koca devrim, kimsenin burnu bile kanamadan nerdeyse bir gün içinde tarihe karıştı gitti..Niye? Çünkü onu sahiplenen kimse kalmamıştı halk arasında..Söz hakkına sadece kendilerinin sahip olduğunu düşünen bir klik koca devrimi heba etti gitti..

  • gurkangur
    avatar

    Onder arkadas,
    Uslubumu elestiriyorsun.
    Yumusak ve nazik olalim diyorsun.
    “Ama "kafa kırmak", "kelle almak" gibi bir söylem zemininde yürüyecek tartışmanın faydası olacağına inanmıyorum.” Diyorsun.
    Yazimda bu terimleri iktidardakiler icin kullanmistim. Devrimin nasil olabilecegini orneklemek icin.
    Sosyalist insanin en yakin tarihli tanimini herhalde en iyi Ernesto Che Guevara yapmistir. Kendisi devrimcidir. Kendi yasami Sosyalist insan icin bir ornektir. Yasami boyunca Che dusmanlarin (yani emperyalizmin ve ulkesel isbirlikcilerinin) kafalarini kirmak icin mucadele vermistir. Yazilari Devrimci siddeti icerir. Demek ki sosyalistler bu tur ifadelere hic te yabanci degiller.
    Mucadele diyoruz adina. Yani kavga ve siddet. Isin teorik mucadele yani da var tabii ki. Ancak is sokaklara, alanlara dokuldu mu naziklik ve yumusaklik bir ise yaramiyor. Bir dusunelim;
    Polis 1 Mayis’ta yolunu kesmis, izinli yuruyus yapiyorsun. “Dagilin!” diyor.
    Ne yapalim? Pankartlari toparlayip eve mi donelim, yoksa kolkola girip yuruyusu surdurelim mi?
    Joplar cekildi, uzerimize geliyorlar.
    Kacmak mi, yoksa kacmamak mi?
    Bir kisim kaciyor. Yalniz kaldin. Ya kafamizi kiracaklar ya da karsi koyacagiz. Direnelim deniyor. Bizde jop, silah yok ancak irademiz var. Orada dovmek ve dovulmek mucadele etmek demektir. Kacmak ise… bilmiyorum adini sen ver.
    Bu kosullar altinda yasayanlar ve mucadele verenler icin kafa kirmak sert bir ifade degil. Yasamin bir parcasi.
    Sana karsi bir hakaretim olmadi. Elestirdim. “Uc noktaya gelmissin” dedim. “Yazik” dedim. “Kafan karismis, etkilenmissin” dedim. Bunlar hakaret degil. Boyle olmamak lazim. Sana arkadas olarak hitap ediyorum. Bunun bir anlami olmali. Sevgilerimle.

  • onder
    avatar

    Hocam,

    Bu tartışma çok uzar. İstersen Forum'a alalım bunu..

    Lakin benim için fazla şiddet yüklü terimler kullanıyorsun. "Kafa Kırmak", "Kanlı Devrim Kansız Devrim". "Bazı Kelleler Gidecek"..Bu ne ya?

    Karşımda bir sosyalist mi var yoksa kadayıfcı Erbakan Hoca mı, yoksa bir elkayide militanı mı pek anlayamadım doğrusu..

    Bu tür öncüllere tartışmayı aştım diyemeyeceğim zira ben tüyü bitmemiş genc bir ODTU'lüyken bile bu şekilde gazı alınmamış terimlerle tartışmazdım.
    Gazı fazla olan sıvılara, gazozlara noolur bilirsin? Åžişesinden taşar, hiçbir işe yaramadan heba olur gider.

    Yok eğer daha sakin olabileceksen, devam edelim.Yoksa diğer türlü sen bana hakaret edeceen, ben misliyle karşılık verecegim, anlamsız bir durum cıkacak ortaya..Bu site de düşünce alışverişi değil İndymedia gibi bir küfürleşme platformu haline gelecek

    Sosyalist insanlar, kendinde bir meziyet olarak şiddeti yüceltmez..Kendilerini savunmak için son çare olarak gerektiğinde başvururlar ki bu da doğanın bir kuralıdır, üzerine "teori" yazmaya gerek yok..Canı yanan bir yaşam formu kendini bütün gücüyle savunur, saldırgana gel beni ye demez..

    İsanlığın en gelişmiş toplum idealinin savunucuları Sosyalistler ortaçağ mentalitesi ile konuşmazlar. Åžiddeti kotrolleri altında tutar, ipinden boşanmasına izin vermezler. Åžiddetin, mantığın kontrolünü ele geçirmesine izin vermezler. Eğer bunu başaramazsak, kuru fasulyeyi fazla tuzlu yaptı diye karısını baltayla doğrayan köylüden bir farkımız kalır mı?

    Åžiddetle en yoğun terimleri kullananlara vermiyorlar madalyayı..

    Bakıyorum, siddet yuklü terimler kullandıkça adeta adrenalin seviyen artıyor, konusmaları esnasında kendi kendine orgazm olan Hitler gibi, libidanal enerjin Super Egonun baskılanımından kurtulup saçıldıkça saçılıyor ortalığa.

    Ne demek ya kafa kırmak? Bu terimin farklı bir versiyonun "Kafa Koparmanın" bu ülkenin faşistlerinin jargonu olduğunu hatırlatmama gerek var mı? Bir sosyaliste yakışır mı böyle ilkel bir jargon kullanmak?

    Ankara Emniyet muduru olarak atanan Menzir bu terimi kullanmıştı, "Kafa Koparmaya Geldik"..Keza Ağar..Bu polis şefleri ile aynı retoriği kullanmak hiç mi rahatsız etmiyor?

    Sosyalizmi bu terimlerle tartışmak onu ayağa düşürmektir..

    Dediğim gibi daha sakin devam edeceksen edelim..Ama boyle olmaz..

  • onder
    avatar

    Hocam,

    Bu tür bir üsluba karşı cevap vermeyi gereksiz buluyorum. Bu eleştirilerine karşı cevabım olmadığı anlamına gelmesin.
    Ama "kafa kırmak", "kelle almak" gibi bir söylem zemininde yürüyecek tartışmanın faydası olacağına inanmıyorum.

    İnsanlığın en gelişkin toplum modelinin temsilcileri olan sosyalistler böyle bir uslup kullanamaz.

    Son bir not da, daha önce seninki gibi sert bir uslupla yazdığım mesajımı sildim. Bu sitede bu türden tartışmaları doğru bulmuyoruz. Bu tur yaklaşımlar çok çabuk alevlenir. Dolayısıyla maksimum dikkati göstermek ve olabildiğince yumuşak ve nazik olmak lazım. Eğer uslubunu yumuşatır, daha ölçülü ifadeler kullanırsan seve seve istediğin kadar tartışırım seninle..Ama böylesi olmaz.

  • gurkangur
    avatar

    DEVRIM

    Selamlar,
    Birileri birisini dovuyor, adina "devrimci siddet" diyorlar, Onder arkadas ta bundan yola cikarak, aslinda siddet te devrim de gereksiz seylerdir diyerek bu teorisinin altini doldurmaya calisiyor.
    Oncelikle bu yaziya konu olan olay hakkinda bir bilgimiz yok. ODP'li neden dovuluyor? ODP'li oldugu icin mi yoksa, bilmedigimiz baska birseyler mi var. Buna aciklik getirmek gerekir. Ondan sonra yapilanin bir devrimci siddet olup olmadigini anlamak mumkun olabilir. Ornek veriyorum: eger bu ODP'li bir polis ajaniysa is degisir. Abuk subuk konusup devrimci mucadele icin canlarini vermis insanlara dil uzatiyorsa is yine degisir. Siyasi alanda konumu ne olursa olsun, halkin degerlerine el ve dil uzatanlara ceza vermek yanlis birsey degil. Dedigim gibi ornekliyorum. Olaya objektif olarak yaklasacaksa gercekleri bilmek zorundayiz.
    Gelelim devrim konusuna. Keske bu olaydan yola cikarak bu kadar uc bir noktaya gelmeseydin Onder.
    Marksist teoride isci sinifinin devriminden soz eder, dogru. Sonra da pratikte Lenin koyluleri katar, ardindan Mao, bizim ulkede isci yok, o zaman koylulerle devrimi yapalim diyerek bunu da basarir. Sonrakiler de uc asagi bes yukari benzer yollardan devrime ulasir. Hedef iktidardir ve devrim yoluyla hedefe ulasirlar.
    2008 senesinin Turkiyesi'nde hedef ne o zaman? Iktidari almak mi, yoksa bunun nasil olunamayacaginin teorilerini mi uretmek? Kafa karistirmaya gerek var mi? Iktidar nasil ele gecirilir?
    a) Iktidardakilerin kafalarini kirarak
    b) Onlari ikna ederek.

    (b) Secenegi mumkun mu?
    Demek ki bazi kelleler gidecek. Yani devrim.

    Bunu kimler yapacak diye soruyorsan eger, bir bakalim.
    a) Devrimciler
    b) Sosyal demokratlar
    c) Yesiller
    d) Liberaller

    Ben (a) secenegi diyorum.

    Ayrica " bir yanılsamadan ibaret olan ve son tahlilde şiddet kullanımını meşrulaştırmaya yarayan, içinde bulunduğumuz ana yönelik pek fazla bir izdüşümü olmayan "devrim" nosyonlarına sığınmaktansa, kapitalist ilişkileri kendi aramızda bugünden geçersizleştirmeye bakalım " diyorsun ve cozum olarak ta “calismayarak, minimum tuketerek, alternative okul acarak,… kapitalist iliskileri bugunden gecersizlestirme hedefini onune koyuyorsun. Merak ettim simdi, “komunal” hayat surduren ciftlikler var galiba? Bunlari cogaltirsak, kapitalistler kimseye birsey satamaz boylelikle cokerler???
    Devrime alternatif olarak gosterdigin bu mu? Yazik!
    Devrimci lordlar kimler?Ben bugune kadar hic karsilasmadim bunlarla. Sen herhalde taniyosun,isim vermeden biraz anlatsana bu devrimci lordlari bize. Gercekten merak ediyorum.
    Devrim kansiz olur mu? Iktidardakileri ikna edersek olur. Edebilir miyiz sence?
    Yazinin son paragrafinda bahsettigin yazlik almaya calisip ta devrim kansiz olmaz diyen “hayali” kisiyle ayni duruma dusmek sana yakismaz. Seni kisi olarak tanimiyorum ancak Onder arkadas, anladuigim kadariyla kafan biraz karismis. Hakaret olsun diye demiyorum. Belki yanlis ortamlarda bulundun ve etkilendin, olabilir. Ancak egri oturup dogru konusalim. Burada, internet kanaliyla, sol bir ortama konusuyoruz. Herseyi ciddiye alip oyle yorumlar yapmaliyiz. Dergi dagitiyor diye olduruluyor insanlarimiz. Boyle bir ortamda, kansiz mucadele hayaldir. Keske kimsenin cani yanmasa. Ancak bizim canimizi yakiyorlar. Genc yasli demeden iskenceden geciriliyor insanlarimiz. Sokak ortasinda vuruluyorlar. Yani devrimin kanli olup olmayacagini belirleyen biz degiliz. Tum bunlara karsi biz ne yapiyoruz, sorun burada.

  • onder  - Iradi Bir Sorun Olarak Devrim
    avatar

    Hocam devrimin iradi bir sorun oldugu fikrine katiliyorum..hatirlarsan grupta aktardigim kierkegaard'in leap of faith'i de ayni seyi soyluyordu..haklisin yani..zaten bu yaziyi koyarken tereddut etmem de bu yuzden..Kızgınlıkla tepkisel olarak yazılmış bir yazı.."Devrimci Åžiddet Uyguluyoruz" diye şiddeti rasyonalize etmek, radikal islamcıların Allah'ın emirlerini uyguluyoruz diye kafa kesmesini rasyonalize etmesine benzer..Bu rasyonalızasyon yöntemi ile yani "iyi"/yüce/ulvi bir şeyin arkasına sığınarak herbir haltı rasyonalize etmek mümkün..Stalin'in mantığı da bu değil mi?

    İdeoji olmazsa olmaz..İdeolojinin olmazsa olmazi da "boş gösteren"/master signifier'dır. "Devrim" de solun "Boş Gösteren"idir..Devrim düşüncesi bir leap of faith ya da senin deyiminle iradi birşey olarak iyidir..Ama aynı zamanda bir boş gösteren olduğunu bilirsek. Ben bu yazıda devrim'in bir boş gösteren olduğunu anlatmaya çalıştım..

  • guclu
    avatar

    Hocam, bu cok genis bir tartisma konusu ama devrim bence cogunlukla iradi bir sorundur. Bu demek degil tabi arka plan onemsizdir. Mesela su an ne yapsak ne etsek sosyalistler olarak "devrimci durum" yaratamayiz.

    Marks'in dusuncesini gelistirdigi donem, toplumsal iliskiler daha once hic yasanmamis bir sekilde ve muhtemelen geri donussuz olarak donustu. Tarihin en onemli olayi herhalde Sanayi Devrimi ve onun siyasal yansimasi olan Fransiz Devrimi olsa gerek. Sonraki butun siyasal ve sosyal devrimler kendilerini Fransiz Devrimine benzetmeye calistilar. Bu devrimin ortaya koydugu ilke, amac ve sloganlar solun tum kesimleri tarafindan hala savunuluyor.

    Ekim Devrimi sirasinda Bolsevikler Duma'da ilk toplantilarini Fransiz Devriminin simgesi ve hala Fransa Milli Marsi olan "Marseyez" ile actilar. Bu da bize bir seyler anlatiyor olsa gerek.

  • onder  - Yazını bağlamı.
    avatar

    Yanlış anlaşılmasın diye: bu yazı 3-4 yıl önce bir grup hıyarın ÖDP'li bir genci aralarına alıp dövdükten sonra "devrimci şiddet uyguladık" demeleri üzerine yazılmıştı.

Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorumlar   

 
0 #8 Önder Kurt 22-02-2008 16:59
Sevgili Gürkan,

Seninle sosyalizm, mücadele, devrim vs. konularında son derece farklı düşünüyoruz.
Sosyalist olmakla övünürüm. Ama benim gündemimde polisle karşı karşıya gelmek , çatışmak, devrim vesaire yok..Sana çok ters gelebilir ama bir kaç yüz insanla 1 Mayıs mitingi yapmak, hatta bir kaç milyon insanla da yapmak sosyalizm mücadelesi açısından bana hiçbişey ifade etmiyor..Bu tür eylemler yapmaktan başka bizim solun aklına başka mücadele hattı gelmez..Oysa bunlar propaganda yapmayı bırak, biz bir avuç maceracı tipiz diye kendi marjinalliğini ele güne ilan etmekten başka bir işe de yaramaz..

Sosyalizm hayatın içinde verilir, günlük varoluşunda aldığın pozisyon, onun içinde kurduğun kollektiviteler , dayanışmalar, sıradan pratiklerle belirlenir..

Biliyorum bu söylediklerimin senin için birşey ifade etmesi mümkün değil..Ama benim anlayışım böyle..

Son not, kafa kırma, kelle götürme gibi ifadeleri benim için kullanmadığını biliyorum..Ama bir sosyalist hiçbir şekilde hiçbir insana karşı bu tür ifadeler kullanmaz..Çok itici duruyor..Bir sosyalistin kullandığı retorik ile de bir köylüden farklı olması gerekir.

Åžiddetin devrimcisi faşisti olmaz..Åžiddet şiddettir..Devr imci şiddet diye meşrulaştırmaya kalkacak olursan varacağın yer, Stalin'in vardığı yer olur..Gulag'lar , temizlik hareketleri, 2.Dünya savaşında tek adam yönetimi yüzünden kaybedilen 20 milyon küsür sovyet insanı gibi telef olan insanlar vs. olur..

Åžiddet çözüm olsaydı bugün dünyada hala sosyalist bir blok olurdu..Åžiddet e dayalı sosyalizm anlayışı yüzünden insanlık muazzam bir tarihi fırsatı kaçırmıştır..So vyetler demokratik bir sosyalizm kurabilmiş olsaydı insanlığın gelişimi bugün çok farklı olurdu..Ama dünya denen gezegende artık sosyalist bir blok yok..Bunun sorumlusu da şiddet merkezli ucube sosyalizm kavrayışıdır..H adi kolaysa bugün Rusya'da sosyalizmi yeniden kur..Onca cana, onca acıya mal olmuş koca devrim, kimsenin burnu bile kanamadan nerdeyse bir gün içinde tarihe karıştı gitti..Niye? Çünkü onu sahiplenen kimse kalmamıştı halk arasında..Söz hakkına sadece kendilerinin sahip olduğunu düşünen bir klik koca devrimi heba etti gitti..
Alıntı
 
 
0 #7 Gurkan Gur 22-02-2008 15:23
Onder arkadas,
Uslubumu elestiriyorsun.
Yumusak ve nazik olalim diyorsun.
“Ama "kafa kırmak", "kelle almak" gibi bir söylem zemininde yürüyecek tartışmanın faydası olacağına inanmıyorum.” Diyorsun.
Yazimda bu terimleri iktidardakiler icin kullanmistim. Devrimin nasil olabilecegini orneklemek icin.
Sosyalist insanin en yakin tarihli tanimini herhalde en iyi Ernesto Che Guevara yapmistir. Kendisi devrimcidir. Kendi yasami Sosyalist insan icin bir ornektir. Yasami boyunca Che dusmanlarin (yani emperyalizmin ve ulkesel isbirlikcilerin in) kafalarini kirmak icin mucadele vermistir. Yazilari Devrimci siddeti icerir. Demek ki sosyalistler bu tur ifadelere hic te yabanci degiller.
Mucadele diyoruz adina. Yani kavga ve siddet. Isin teorik mucadele yani da var tabii ki. Ancak is sokaklara, alanlara dokuldu mu naziklik ve yumusaklik bir ise yaramiyor. Bir dusunelim;
Polis 1 Mayis’ta yolunu kesmis, izinli yuruyus yapiyorsun. “Dagilin!” diyor.
Ne yapalim? Pankartlari toparlayip eve mi donelim, yoksa kolkola girip yuruyusu surdurelim mi?
Joplar cekildi, uzerimize geliyorlar.
Kacmak mi, yoksa kacmamak mi?
Bir kisim kaciyor. Yalniz kaldin. Ya kafamizi kiracaklar ya da karsi koyacagiz. Direnelim deniyor. Bizde jop, silah yok ancak irademiz var. Orada dovmek ve dovulmek mucadele etmek demektir. Kacmak ise… bilmiyorum adini sen ver.
Bu kosullar altinda yasayanlar ve mucadele verenler icin kafa kirmak sert bir ifade degil. Yasamin bir parcasi.
Sana karsi bir hakaretim olmadi. Elestirdim. “Uc noktaya gelmissin” dedim. “Yazik” dedim. “Kafan karismis, etkilenmissin† dedim. Bunlar hakaret degil. Boyle olmamak lazim. Sana arkadas olarak hitap ediyorum. Bunun bir anlami olmali. Sevgilerimle.
Alıntı
 
 
0 #6 Önder Kurt 19-02-2008 21:10
Hocam,

Bu tür bir üsluba karşı cevap vermeyi gereksiz buluyorum. Bu eleştirilerine karşı cevabım olmadığı anlamına gelmesin.
Ama "kafa kırmak", "kelle almak" gibi bir söylem zemininde yürüyecek tartışmanın faydası olacağına inanmıyorum.

İnsanlığın en gelişkin toplum modelinin temsilcileri olan sosyalistler böyle bir uslup kullanamaz.

Son bir not da, daha önce seninki gibi sert bir uslupla yazdığım mesajımı sildim. Bu sitede bu türden tartışmaları doğru bulmuyoruz. Bu tur yaklaşımlar çok çabuk alevlenir. Dolayısıyla maksimum dikkati göstermek ve olabildiğince yumuşak ve nazik olmak lazım. Eğer uslubunu yumuşatır, daha ölçülü ifadeler kullanırsan seve seve istediğin kadar tartışırım seninle..Ama böylesi olmaz.
Alıntı
 
 
0 #5 Önder Kurt 19-02-2008 16:03
Hocam,

Bu tartışma çok uzar. İstersen Forum'a alalım bunu..

Lakin benim için fazla şiddet yüklü terimler kullanıyorsun. "Kafa Kırmak", "Kanlı Devrim Kansız Devrim". "Bazı Kelleler Gidecek"..Bu ne ya?

Karşımda bir sosyalist mi var yoksa kadayıfcı Erbakan Hoca mı, yoksa bir elkayide militanı mı pek anlayamadım doğrusu..

Bu tür öncüllere tartışmayı aştım diyemeyeceğim zira ben tüyü bitmemiş genc bir ODTU'lüyken bile bu şekilde gazı alınmamış terimlerle tartışmazdım.
Gazı fazla olan sıvılara, gazozlara noolur bilirsin? Åžişesinden taşar, hiçbir işe yaramadan heba olur gider.

Yok eğer daha sakin olabileceksen, devam edelim.Yoksa diğer türlü sen bana hakaret edeceen, ben misliyle karşılık verecegim, anlamsız bir durum cıkacak ortaya..Bu site de düşünce alışverişi değil İndymedia gibi bir küfürleşme platformu haline gelecek

Sosyalist insanlar, kendinde bir meziyet olarak şiddeti yüceltmez..Kend ilerini savunmak için son çare olarak gerektiğinde başvururlar ki bu da doğanın bir kuralıdır, üzerine "teori" yazmaya gerek yok..Canı yanan bir yaşam formu kendini bütün gücüyle savunur, saldırgana gel beni ye demez..

İsanlığın en gelişmiş toplum idealinin savunucuları Sosyalistler ortaçağ mentalitesi ile konuşmazlar. Åžiddeti kotrolleri altında tutar, ipinden boşanmasına izin vermezler. Åžiddetin, mantığın kontrolünü ele geçirmesine izin vermezler. Eğer bunu başaramazsak, kuru fasulyeyi fazla tuzlu yaptı diye karısını baltayla doğrayan köylüden bir farkımız kalır mı?

Åžiddetle en yoğun terimleri kullananlara vermiyorlar madalyayı..

Bakıyorum, siddet yuklü terimler kullandıkça adeta adrenalin seviyen artıyor, konusmaları esnasında kendi kendine orgazm olan Hitler gibi, libidanal enerjin Super Egonun baskılanımından kurtulup saçıldıkça saçılıyor ortalığa.

Ne demek ya kafa kırmak? Bu terimin farklı bir versiyonun "Kafa Koparmanın" bu ülkenin faşistlerinin jargonu olduğunu hatırlatmama gerek var mı? Bir sosyaliste yakışır mı böyle ilkel bir jargon kullanmak?

Ankara Emniyet muduru olarak atanan Menzir bu terimi kullanmıştı, "Kafa Koparmaya Geldik"..Keza Ağar..Bu polis şefleri ile aynı retoriği kullanmak hiç mi rahatsız etmiyor?

Sosyalizmi bu terimlerle tartışmak onu ayağa düşürmektir..

Dediğim gibi daha sakin devam edeceksen edelim..Ama boyle olmaz..
Alıntı
 
 
0 #4 Gurkan Gur 19-02-2008 15:42
DEVRIM

Selamlar,
Birileri birisini dovuyor, adina "devrimci siddet" diyorlar, Onder arkadas ta bundan yola cikarak, aslinda siddet te devrim de gereksiz seylerdir diyerek bu teorisinin altini doldurmaya calisiyor.
Oncelikle bu yaziya konu olan olay hakkinda bir bilgimiz yok. ODP'li neden dovuluyor? ODP'li oldugu icin mi yoksa, bilmedigimiz baska birseyler mi var. Buna aciklik getirmek gerekir. Ondan sonra yapilanin bir devrimci siddet olup olmadigini anlamak mumkun olabilir. Ornek veriyorum: eger bu ODP'li bir polis ajaniysa is degisir. Abuk subuk konusup devrimci mucadele icin canlarini vermis insanlara dil uzatiyorsa is yine degisir. Siyasi alanda konumu ne olursa olsun, halkin degerlerine el ve dil uzatanlara ceza vermek yanlis birsey degil. Dedigim gibi ornekliyorum. Olaya objektif olarak yaklasacaksa gercekleri bilmek zorundayiz.
Gelelim devrim konusuna. Keske bu olaydan yola cikarak bu kadar uc bir noktaya gelmeseydin Onder.
Marksist teoride isci sinifinin devriminden soz eder, dogru. Sonra da pratikte Lenin koyluleri katar, ardindan Mao, bizim ulkede isci yok, o zaman koylulerle devrimi yapalim diyerek bunu da basarir. Sonrakiler de uc asagi bes yukari benzer yollardan devrime ulasir. Hedef iktidardir ve devrim yoluyla hedefe ulasirlar.
2008 senesinin Turkiyesi'nde hedef ne o zaman? Iktidari almak mi, yoksa bunun nasil olunamayacagini n teorilerini mi uretmek? Kafa karistirmaya gerek var mi? Iktidar nasil ele gecirilir?
a) Iktidardakileri n kafalarini kirarak
b) Onlari ikna ederek.

(b) Secenegi mumkun mu?
Demek ki bazi kelleler gidecek. Yani devrim.

Bunu kimler yapacak diye soruyorsan eger, bir bakalim.
a) Devrimciler
b) Sosyal demokratlar
c) Yesiller
d) Liberaller

Ben (a) secenegi diyorum.

Ayrica " bir yanılsamadan ibaret olan ve son tahlilde şiddet kullanımını meşrulaştırmaya yarayan, içinde bulunduğumuz ana yönelik pek fazla bir izdüşümü olmayan "devrim" nosyonlarına sığınmaktansa, kapitalist ilişkileri kendi aramızda bugünden geçersizleştirm eye bakalım " diyorsun ve cozum olarak ta “calismayarak , minimum tuketerek, alternative okul acarak,… kapitalist iliskileri bugunden gecersizlestirm e hedefini onune koyuyorsun. Merak ettim simdi, “komunal” hayat surduren ciftlikler var galiba? Bunlari cogaltirsak, kapitalistler kimseye birsey satamaz boylelikle cokerler???
Devrime alternatif olarak gosterdigin bu mu? Yazik!
Devrimci lordlar kimler?Ben bugune kadar hic karsilasmadim bunlarla. Sen herhalde taniyosun,isim vermeden biraz anlatsana bu devrimci lordlari bize. Gercekten merak ediyorum.
Devrim kansiz olur mu? Iktidardakileri ikna edersek olur. Edebilir miyiz sence?
Yazinin son paragrafinda bahsettigin yazlik almaya calisip ta devrim kansiz olmaz diyen “hayali” kisiyle ayni duruma dusmek sana yakismaz. Seni kisi olarak tanimiyorum ancak Onder arkadas, anladuigim kadariyla kafan biraz karismis. Hakaret olsun diye demiyorum. Belki yanlis ortamlarda bulundun ve etkilendin, olabilir. Ancak egri oturup dogru konusalim. Burada, internet kanaliyla, sol bir ortama konusuyoruz. Herseyi ciddiye alip oyle yorumlar yapmaliyiz. Dergi dagitiyor diye olduruluyor insanlarimiz. Boyle bir ortamda, kansiz mucadele hayaldir. Keske kimsenin cani yanmasa. Ancak bizim canimizi yakiyorlar. Genc yasli demeden iskenceden geciriliyor insanlarimiz. Sokak ortasinda vuruluyorlar. Yani devrimin kanli olup olmayacagini belirleyen biz degiliz. Tum bunlara karsi biz ne yapiyoruz, sorun burada.
Alıntı
 
 
0 #3 Önder Kurt 17-01-2008 06:57
Hocam devrimin iradi bir sorun oldugu fikrine katiliyorum..ha tirlarsan grupta aktardigim kierkegaard'in leap of faith'i de ayni seyi soyluyordu..hak lisin yani..zaten bu yaziyi koyarken tereddut etmem de bu yuzden..Kızgınl ıkla tepkisel olarak yazılmış bir yazı.."Devrimci Åžiddet Uyguluyoruz" diye şiddeti rasyonalize etmek, radikal islamcıların Allah'ın emirlerini uyguluyoruz diye kafa kesmesini rasyonalize etmesine benzer..Bu rasyonalızasyon yöntemi ile yani "iyi"/yüce/ulvi bir şeyin arkasına sığınarak herbir haltı rasyonalize etmek mümkün..Stalin' in mantığı da bu değil mi?

İdeoji olmazsa olmaz..İdeoloji nin olmazsa olmazi da "boş gösteren"/maste r signifier'dır. "Devrim" de solun "Boş Gösteren"idir.. Devrim düşüncesi bir leap of faith ya da senin deyiminle iradi birşey olarak iyidir..Ama aynı zamanda bir boş gösteren olduğunu bilirsek. Ben bu yazıda devrim'in bir boş gösteren olduğunu anlatmaya çalıştım..
Alıntı
 
 
0 #2 Güçlü Kuvvetli 16-01-2008 12:58
Hocam, bu cok genis bir tartisma konusu ama devrim bence cogunlukla iradi bir sorundur. Bu demek degil tabi arka plan onemsizdir. Mesela su an ne yapsak ne etsek sosyalistler olarak "devrimci durum" yaratamayiz.

Marks'in dusuncesini gelistirdigi donem, toplumsal iliskiler daha once hic yasanmamis bir sekilde ve muhtemelen geri donussuz olarak donustu. Tarihin en onemli olayi herhalde Sanayi Devrimi ve onun siyasal yansimasi olan Fransiz Devrimi olsa gerek. Sonraki butun siyasal ve sosyal devrimler kendilerini Fransiz Devrimine benzetmeye calistilar. Bu devrimin ortaya koydugu ilke, amac ve sloganlar solun tum kesimleri tarafindan hala savunuluyor.

Ekim Devrimi sirasinda Bolsevikler Duma'da ilk toplantilarini Fransiz Devriminin simgesi ve hala Fransa Milli Marsi olan "Marseyez" ile actilar. Bu da bize bir seyler anlatiyor olsa gerek.
Alıntı
 
 
0 #1 Önder Kurt 16-01-2008 06:58
Yanlış anlaşılmasın diye: bu yazı 3-4 yıl önce bir grup hıyarın ÖDP'li bir genci aralarına alıp dövdükten sonra "devrimci şiddet uyguladık" demeleri üzerine yazılmıştı.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile