Nurdan damlalar: Kenan Evren vecizeleri Popüler
Makale
Kenan Evren taburcu olmuş. Bu vesileyle yeniden gündeme gelen “değerli büyüğümüzü” bazı eski konuşmalarıyla hatırlatalım istedim. Şimdiki gençlerin eski bir cumhurbaşkanı ve amatör bir ressam olarak tanıdığı bu şahsı unutturmamak, önce insanlık, sonra da solculuk borcumuz olsun.
“Fatsa kurtarılmış bir kasaba idi. Oralarda Devletin kanunları işlemiyordu. Eğer, 12 Eylül Harekatını biraz daha geciktirseydik, burada, yani Ordu'da ayrı bir hükümetin, bir devletin ilan edildiğini görmek hiç de sürpriz olmayacaktı. Gidiş o istikametteydi ve bu şekilde gidişi, yurdun başka yerlerinde gıpta ile takip edenler ve bunu alkışlayanlar da vardı." (25 Ekim 1982 – Trabzon konuşması)
"Yeni Anayasa, istisnasız her türlü hürriyeti tanımaktadır. Bazı maksatlı çevrelerin koparmaya çalıştıkları feryada, açıkça yahut el altından sürdürmeye çalıştıkları propagandalara kapılmayınız." (26 Ekim 1982 – Erzurum konuşması)
“Bu Anayasaya göre, siyasi partiler kadın kolu, gençlik kolu ve benzeri gibi ayırımcılık yaratan yan kuruluşlar meydana getiremezler ve yurt dışında teşkilatlanıp faaliyette bulunamazlar. Ne demek gençlik kolu, kadın kolu? O zaman bir de ihtiyar kolu, orta yaşlı kolu kurulsun. Böyle şey olur mu?" (27 Ekim 1982 – Diyarbakır konuşması)
"1961 Anayasası ile, “Sosyal Bir Hukuk Devleti” tesis edilmiş, fakat kimisi “Sosyal Devlet” kavramını “Sosyalist Devlet” şeklinde yorumlayarak vatandaşın temel hak ve hürriyetlerinin inkarına kalkışmıştır." (29 Ekim 1982 – Ankara konuşması)
“Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemeyeceklerdir. Eğer o dernek, bir güzelleştirme derneği ise, onunla ilgili bir toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyebilir. Siyasi amaçlı bir gösteri yapamaz." (30 Ekim 1982 – Kayseri konuşması)
“Dünyanın hiçbir yerinde çalışmıyoruz diye sevinç ifade eden davullu - zurnalı grev yapılmaz." (31 Ekim 1982 – Adana konuşması)
“Servet düşmanı değiliz. Sizler de olmayın. Servet düşmanlığı, neticede bizi başka türlü rejimIere götürür." (31 Ekim 1982 – Antalya konuşması)
“Öyle bir idareye sahip olmalıyız ki, artık mevcut yönetimler böyle ikide birde sıkıyönetime başvurmadan bu tür olayların üstesinden gelebilsinler." (1 Kasım 1982 – İzmir konuşması)
"Sendikalar, üyelerinin çalışma ilişkilerini, ekonomik, sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için izin almadan kurulacaktır. Evvelce olduğu gibi, "Ben işçinin kültürünü yükselteceğim" diye okul açıp, orada Marksizm, Leninizm dersi veremeyecektir." (2 Kasım 1982 – İzmit konuşması)
"Şüphesiz tam bir kıyaslama olmaz ama, sırf bir bakımdan belki bir fikir verebilir düşüncesiyle, bir karşılaştırma yapılırsa, görülür ki, 1961 Anayasası’ndaki sosyal ve ekonomik haklar, 18 maddeden ibaret bulunduğu halde, bu yeni Anayasanın aynı bölümü, yarı fazlasıyla 25 maddeden oluşmaktadır." (3 Kasım 1982 – Edirne konuşması)
"12 Eylül’den sonra bu tarihi Taksim Meydanı’nda ilk defa böyle bir toplantı yapılmaktadır. 12 Eylül’den evvel bu meydan çok mitinglere, toplantılara sahne oldu. Bugünkü gibi her taraf Türk bayraklarıyla donatılacağına kızıl bayraklarla donatılırdı. Bu meydanın tarihe mal olmuş adının bile değiştirilmesi için, “1 Mayıs Meydanı” dedirtmek için az mı çaba sarf edildi? Milletin reaksiyonundan çekinmeselerdi onu da yapacaklardı. Eğer 12 Eylül Harekatı yapılmasa ve onlar bu Harekatı yapsalar ve muvaffak olsalardı, bu meydanın ismi ne olacaktı biliyor musunuz sevgili vatandaşlarım? “Kızıl Meydan” olacaktı." (4 Kasım 1982 – İstanbul konuşması)
"24 Ekim akşamı, sizlere ilk hitabımda söylediğim gibi ben, bu Anayasaya kefil oluyorum. Bunu tasvip etmenizi, Devlet ve memleketimizin geleceği ve evlatlarımızın, Türk milletinin istikbali için sizlerden istiyorum." (5 Kasım 1982 – Radyo Televizyon konuşması)
"Sizler, kabul ve tasvip ederek oylarınızla, Türk milletinin “milli irade tecellisi ve eseri” haline getirdiğiniz bu Anayasa ile, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde sadece yeni bir dönem açmış olmakla kalmıyorsunuz; bu Anayasa ile, devletimize “düzeltilmiş yeni bir yapı”, yeni görevler, yeni bir işleyiş tarzı, yeni bir zihniyet, yeni bir enerji ve hayatiyet, milletimize de, yepyeni bir milli birlik ve beraberlik ruhu getirmiş bulunuyorsunuz." (12 Kasım 1982 – Radyo Televizyon konuşması)
“Hangi taşı kaldırsanız, altından Atatürk çıkıyor” (Bir televizyon konuşmasından)
“Fazla vaktim yok, o yüzden ders vermeye gelemem” (Kendisine fahri doktora ünvanı veren İstanbul Üniversitesi Senatosuna hitaben yaptığı konuşmadan)
“Bugün bazı genç bayanlarımızın, kusuruma bakmasınlar, bunu açıkça söylüyorum, modadır diye ayakkabı yerine çizme giymelerini ben tasvip etmem. Çünkü her çizmeden üç ayakkabı çıkar.” (Ekonomik tasarruf önlemleri hakkında yaptığı bir televizyon konuşmasından)
