İsveç Korsan Partisi ve CopyLEFT Popüler
Makale
2006 yılında kurulduklarında kamuoyu yoklamaları, onların 0,1 % lik oy dilimine sahip olduklarını söylüyordu. 3 yıl sonra, 7 Haziran 2009 yılında yapılacak Avrupa Parlementosu seçimlerinde, 18 parlementer gönderecek İsveç'in, 1 parlementerinin 8% oy beklentisi olan İsveç Korsan Partisi'nden olduğunu görüyoruz.
Temelde üç duruşları var : İlki Copyright hakkının reformu (Reform of Copyright), ikinicisi Patent hakkının kaldırılması ( An abolished patent system) , üçüncü ve sonuncu söylemleri Özel hayata saygı ( Respect for the right to privacy).
Eser sahibinin ölümünden sonra telifin hakkının 70 yıl devam etmesini en kibar haliye absürd buluyorlar. Bunu (şimdilik) eserin icrasından sonra 5 yıla çekilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Patent hakkı ile ilgili daha radikal işlerin yapılması gerektiği konusunda gayet net görünüyorlar. Örneğin, insanlar ölürken ilaçların patenti ne demek diyorlar ? Ve bunu 'İlaç Patentleri üçüncü dünya ülkelerinde hergün insan öldürüyor' ifadesi ile dillendiriyorlar.

İsveç Korsan Partisi, copyright ile ilgili düşüncelerini kendi sitelerindeki 'End of Copyright' başlıklı yazıda gayet net bir dille dile getiriyorlar. Anonim sözleşme, Kamu Lisansı olarak da adlandırılan Copyleft Korsan Partisi'nin de savunduğu bir kavram. Copyleft ,eser sahibinin, kendi rıza ile, eserinin tamamından ya da bir kısmından feragat edilmesini gerektiğini savunuyor. Anlaşıldığı üzere tam bir 'Left/Sol' kavramını tanımlamamakla beraber, sanat eserlerinin özgürleşmesi yolunda önemli bir yapı taşı olduğu da aşikar. Bu anlamda sitenin kuruluşu esnasında tartışılan/dillendirilen CopyLeft için Hayalet CopyLeftçi diyebiliriz sanırım.

Sol yandaki CopyLEFT'in amblemi. Görüldüğü üzere C harfi sağa değil sola bakıyor :))
Üye eleştirileri
-
2009-06-12 01:25:15 |Publisher| Fantom
-
2009-06-07 16:16:06 |SAdministrator| onder

Can Dündar da Korsan Partisini köşesine taşımış.
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx? aType=YazarDetay&ArticleID=1103596&AuthorID=75&Date=07.06.2009&b=Bir CD aldim, bos cikti&a=Can Dundar&ver=51
Galiba "Bu iş gerçekten bitti". Gidip 20, 30 milyon vererek CD, DVD almak mantık sınırlarının ötesine geçti artık. Geçen bir kitapçıda gördüm. İyi bir yönetmenin 5-6 filmlik toplu eserleri 200-250ytl'den satılıyordu..Çok güzel bir ambalaj ama eser aynı eser..
Artık öyle bir noktaya gelindi ki, sokaktaki korsancılar da internetteki korsanlıktan şikayet etmeye başlayacak.
Yalnız istenilen herşeye bu kadar kolay ulaşılmasının, en azından bende yarattığı ters bir etki de var.
Müziğe ulaşmanın çok zor olduğu yıllarda, çok daha heyacanla dinliyordum. Şimdi istenilen her müzik bir tık mesafede olunca, artık olay müzik dinlemeden ziyade arşivciliğe doğru kaydı.
Büyük bir açgözlülükle arşivlediğim onca albümün yüzde birini bile dinlemiyorum artık. Herşey saturasyona girdi. Eskiden aldığım onca CD'ye verdiğim paraya nasıl acıyorum şimdi.
Eskiden ender bir albümü aylarca arardık. Elimize geçtiğinde de büyük bir heyacanla dinlerdik. Şimdi yok o heyacan..Ama yine de şikayetçi değilim..
-
2009-06-08 12:39:45 |Administrator| AliOsman
-
2009-06-03 19:51:59 |Administrator| AliOsman
-
2009-06-03 19:58:10 |SAdministrator| onder

İsveç'te hükümet "yasadışı" indirmeleri kontrol altına alma bahanesiyle bir taşla iki kuş vurmaya çalıştılar; herkesin internette nerde ne kadar takıldığını, illegal indirmeler yapanların IP adresilerinin izlenmesi yönünde bir karar aldı. Servis sağlayıcılar resti çekti. Tam aksi yönde bir karar aldılar. Müşterilerinin IP kayıtlarını internetten çıkar çıkmaz sileceklerini söylediler. Acayip hoşuma gitti. Gerçi böyle bir yasaya uymalarının kendi sonları olacağını biliyor olmalılar. Eğer indirmeye yasak gelecekse, kim niye yüksek hızlı internete ihtiyaç duysun ki
-
2009-06-03 19:48:41 |Administrator| guclu

Ben epey karamsarım hocam. İnsanların emeklilik yaşlarıyla ikide bir oynanır bu ülkede, sosyal haklar kaşıkla verilir kepçeyle alınır, kimse umursamaz. Çünkü bu hakları almak için kimsenin kılı kıpırdamadı. "Başımızdakiler" verdiler, yine onlar aldılar.
Bu ülkede emek mücadelesinin bu kadar zayıf olmasının en önemli nedeninin, "iş, ekmek verme" adı verilen ve patron olmaya geleneksel olarak itibar kazandıran çarpık anlayış olduğunu düşünürüm. Emek vererek ortaya artı değer içeren bir ürün koymak fikrinin yerine, işveren tarafında iş, ekmek verilme lütfuna erişen bir işçi olma düşüncesinin aşırı hegemonik olduğu açıktır.
Patent hakkı da mülkiyet hakkının bir uzantısıdır, bu ülkedeki insanların en büyük hasreti de şahsi mülklerini maksimize etmektir. Bu, otuz sene önce briketten yapılma gecekondu kisvesindeyken bugün bir cep telefonu da olabilir.
Lafı uzattım yine :-)
-
2009-06-03 19:09:22 |Administrator| guclu
-
2009-06-03 19:28:27 |Administrator| AliOsman
Yorumlar
http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1103596&AuthorID=75&Date=07.06.2009&b=Bir CD aldim, bos cikti&a=Can Dundar&ver=51
Galiba "Bu iş gerçekten bitti". Gidip 20, 30 milyon vererek CD, DVD almak mantık sınırlarının ötesine geçti artık. Geçen bir kitapçıda gördüm. İyi bir yönetmenin 5-6 filmlik toplu eserleri 200-250ytl'den satılıyordu..Ço k güzel bir ambalaj ama eser aynı eser..
Artık öyle bir noktaya gelindi ki, sokaktaki korsancılar da internetteki korsanlıktan şikayet etmeye başlayacak.
Yalnız istenilen herşeye bu kadar kolay ulaşılmasının, en azından bende yarattığı ters bir etki de var.
Müziğe ulaşmanın çok zor olduğu yıllarda, çok daha heyacanla dinliyordum. Şimdi istenilen her müzik bir tık mesafede olunca, artık olay müzik dinlemeden ziyade arşivciliğe doğru kaydı.
Büyük bir açgözlülükle arşivlediğim onca albümün yüzde birini bile dinlemiyorum artık. Herşey saturasyona girdi. Eskiden aldığım onca CD'ye verdiğim paraya nasıl acıyorum şimdi.
Eskiden ender bir albümü aylarca arardık. Elimize geçtiğinde de büyük bir heyacanla dinlerdik. Şimdi yok o heyacan..Ama yine de şikayetçi değilim..
Bu ülkede emek mücadelesinin bu kadar zayıf olmasının en önemli nedeninin, "iş, ekmek verme" adı verilen ve patron olmaya geleneksel olarak itibar kazandıran çarpık anlayış olduğunu düşünürüm. Emek vererek ortaya artı değer içeren bir ürün koymak fikrinin yerine, işveren tarafında iş, ekmek verilme lütfuna erişen bir işçi olma düşüncesinin aşırı hegemonik olduğu açıktır.
Patent hakkı da mülkiyet hakkının bir uzantısıdır, bu ülkedeki insanların en büyük hasreti de şahsi mülklerini maksimize etmektir. Bu, otuz sene önce briketten yapılma gecekondu kisvesindeyken bugün bir cep telefonu da olabilir.
Lafı uzattım yine

Korsan Parti AP'ye girdi. Avrupa Parlementosu seçimlerinde İsveç çapında %7 oy alarak İsveç'in AP'deki 18 sandalyesinden 1'ini kazanmışlar.