Küresel Kriz ve IMF Politikaları Popüler
Makale
ABD'de başlayan finansal kriz, reel sektörü de vurmaya başladı. Batı Avrupa ve özellikle ABD'de işte çıkartmalar krizin ilk günlerinde başlamıştı. Krizin ilk ayında , görece, daha rahat olan Türkiye Ekonomisi de içinde bulunduğumuz hafta itibari ile, bıçakla kesilmiş gibi, durgunluğa girdi.
Kriz ekonomilerine alışık olan ülkemiz için bile yaşanan bu sıkıntılar yenilir, yutulur gibi değil. Çünkü yaşadıklarımız, geçmişteki krizler ile temel farklılıklar içermekte . 1994 ve 2001 krizi, yerel bir krizdi. Değer kaybeden Türk Lirası, başını tekstilin ve deri sektörünü çektiği, emek yoğun işkolları, üretim birim maliyetlerinin düşmesi sebebi ile ihracata yöneldiler. Düşük karlılıkta bile olsa, kısa vadeli ihracatlar ile kısa denebilecek bir zamanda ülkeye döviz girişi başlamış oldu.. Ve arkasında da büyümeler geldi. 1996-97 ve 2003-2006 yıllarındaki büyümenin temel sebeplerinden birisi de buydu. 2008'de yaşadığımız kriz, nitelik olarak bunlardan ayrılıyor. Çünkü kriz küresel ölçekte yaşanıyor; daha öncekiler gibi talep kısalması yerel değil, tüm dünyada aynı daralma yaşanıyor. Haliyle ürettilen mala, talep yok !
Bütçe açığı ve bu daralmadan kaynaklı, beklenen oldu. IMF de hemen kapımızı tıklatmaya başladı. IMF’nin çözüm mantığı ziyadesi ile neo-liberal temelli olduğu için varolan sıkıntının aşılmasında bu reçeteler bizler için çözüm teşkil etmiyor. Geçmişteki çözüm yöntemleri ise Türkiye’ye sağlanacak uzun ve orta vadeli kredilerin, TÜSIAD ve TOBB çevrelerine ucuz-makul krediler olarak dönülmesi ve onların da yapacakları yeni yatırımlar ile krizin çözülmesi ve istihdam sağlanması mantığındaydı. İstihdam ile de talebin artması planlanıyordu. Zenginlere teşvik kredileri, geri kalanlarına kemer sıkma politikası olarak özetlenen IMF’nin para politikalarının vaat ettikleri ile yaşadıklarımızı karşılaştırdığımızda durumun tam da böyle olmadığını rahatlıkla görebiliriz. Bir önceki yıla göre daha çok satma, daha çok kazanma mantığı, istihdam politikalarını, bir sosyal sorumluluk projesi olarak görmediği için, teknolojiye ve otomasyona yapılan yatırımlar, ekonomiye, işçi-eleman çıkarma olarak geri döndü. İhracattaki sayıların artışına, kişi başına düşen milli gelirdeki yükselişe ve işsizlik oranının düşürülemeyişine bakıldığında, Türkiye’deki oligarşik yapının çok kazandığını ve karşılığında istihdam yaratamadığı çok rahatlıkla görüyoruz.
Varolan krizin çözümü noktasında yine gündeme getirilmeye çalışılan IMF ‘yardımı’, dönemsel bile olsa, tükenişi aleni olarak deklere eden neo-liberal politikaların, Türkiye özelinde tekrar gündeme gelmesi anlamına gelir ki batılı ülkelerin kamusal müdahaleler yaptığı bir ortamda, özel sektörün kurtarılmasına ve faturanın geniş kitlelere ödenmesi üzerine kurulu IMF çözümlerinin, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için ne kadar ‘demode’ kaldığının da en iyi göstergesi olarak görülebilir. Yani şaka gibi görünse de bizim değil batılı-gelişmiş ülkelerin, bizden çok daha fazla IMF reçetelerine ihtiyaç duyduğu gözlemleniyor.
Üye eleştirileri
-
2008-10-24 07:27:16 |SAdministrator| onder
-
2008-10-24 07:09:11 |SAdministrator| onder

He he..Cemil Ertem'in güvendiği "katma-değer" yaratan türden devler de etkilenmeye başladı..Sony, Sharp vs zor durumda imiş..
Ya kapitalizm derin krizde diye seviniyoruz ama olan gene bize oluyor..İşsiz kaldığımızda bir süre idare eder diye ummduğum biraz birikimim vardı, YTL'de öylece yatıyordu..Fena halde zarar ettim..Geçen hesapladım resmen son 7 maaşımın 3 tanesini uçtu gitti.
-
2008-10-24 07:22:20 |Administrator| AliOsman
Yorumlar
bu kapitalizm denen sistemde birileri geliyor çok daha büyük oranlarda cebindeki parayı çalıyor, adı işadamlığı oluyor.
Ya kapitalizm derin krizde diye seviniyoruz ama olan gene bize oluyor..İşsiz kaldığımızda bir süre idare eder diye ummduğum biraz birikimim vardı, YTL'de öylece yatıyordu..Fena halde zarar ettim..Geçen hesapladım resmen son 7 maaşımın 3 tanesini uçtu gitti.

takmamaya çalışıyorum ben de..lakin sinir olmamak mümkün değil..sokakta birini şakağına silahını dayayıp ya paranı ya canını diyere gasp yapsan yakalnadığında hapse atılır çürürsün..
bu kapitalizm denen sistemde birileri geliyor çok daha büyük oranlarda cebindeki parayı çalıyor, adı işadamlığı oluyor.