Bunlar "Özgürlükçü Sol"cu İse Ben Kemalist'im Popüler
Makale
Evet sonunda insana bunu da dedirttiler. Gerçi zaten Atatürk'e ve onun Türkiye modernleşmesine hiçbir zaman uzak durmamıştım. Ama Altan familyasının, "genç sivillerin" ve bilumum post-modernist liberallerin anti-kemalist ideolojik taarruzları karşısında sol adına çok da fazla alternatifimiz varmış gibi görünmüyor. Gerçekçi olmak gerekirse bu ülkede, Atatürkçülüğü de aşan bir solculuk adına pratik anlamda bir politika yapmak en azından bizim hayatımızda pek de mümkün olacak gibi görünmüyor. Sosyalist solun kafa karışıklığı, liberalizmle bulaşıklığı yakın bir zamanda aşılacak gibi görünmüyor. Sorunu ciddiye almaz ve küçük burjuva uyuşukluğundan çıkmazsak ülke toptan elden gidecek galiba. Baksanıza, Altan familyası ve takır takır en gizli belgeleri ifşa eden pek tekin durmayan haber kaynakları, büyük bir taarruzun başladığını gösteriyor. Bu koroya bizim saftirik "özgürlükçü sol"cular da sulu gözlerle yerlerini almış.
Karşımızda duran post-modernist demokrasiciliğin istilasına karşı Atatürkçülüğe sarılmak yegane uygulanabilir pratik politik program gibi görünmeye başladı bana.
Bir baska gruba gelen Huseyin Cakir'in cok guzel yazisina yonelik aklima gelen sorular asagida. Yanlis anlasilmasin, yukaridaki baslik Huseyin Cakir'in linkteki yazisina gondermede bulunmuyor..Aksine AKP ile ilgili akla gelen asagidaki sorularla ilgili olan kisim haric yazinin tamamina katiliyorum ve son derece yerinde bir ODP ve Ufuk Uras tespiti yaptigini dusunuyorum..Mesajlarimi okuyan arkadaslar olduysa cok benzer elestirileri benim de yapmis oldugumu hatirlayacaklardir..
Son tartismalardan sonra artik iyice kani oldum ki, sosyalistler olarak postmodern liberallerin "kemalizmi" bir suclama olarak kullanmalarini hic sorgulamadan, canimizi da yanmis oldugu icin cok kolay kabul ettik. Oysa sosyalist bir dusunce, arkaik feodal yapilara karsi yonelmis burjuva demokratik devrim ile tarihsel ardisikligini yadsimamalidir. Klasik teorinin bu cok temel dersini cok kolay unuttuk..Butun bu postmodern buyuk anlati olarak demokrasi tartismalarinda, Turkiye'nin bir Islam ulkesi oldugu hic aklimiza gelmedi. Butun islam cografyasinda nasil olup da, iyi kotu kor topal da olsa 85 yildir isleyen bir demokrasiye sahip olabildigimizi hic sormadik..Misir'i, Suriye'yi, Irak'i, Malezya'yi demokrasimizi yargilarken referans almamiz gerekirken, icinden ciktigimiz tarihi dusunmeden bati demokrasini kriter olarak aldik. Butun bunlarin yontemsel hatalar olduguna inanmaya basladim..Ozgurlukcu Sol'culuk feodal yapilarla ittifak ise, sahsen ben kemalizmi tercih ederim.
Huseyin Cakir'in yazisi
http://www.kuyerel.com/modules/AMS/article.php?storyid=2360
===================================================
Sn.Cakir,
Yazinizi cok buyuk bir kismina katilarak ve gercekten keyif alarak okudum. Ozgurlukcu Sol listesine bilmiyorum uye misiniz, oraya attigim 2-3 mesajda da ODP ve Uras'a yonelik nerdeyse birebir ayni elestirileri getirdim. Kimsenin vaktini almak istemedegim icin kendi mesajlarimdan alinti yapmiyorum. Dileyen OS listesinde bir de sizin yazdiklariniz isiginda tekrar okuyabilir mesajlarimi. Ortak olan elestiriyi su cumleniz cok iyi formule ediyor:
"Sol bir parti ve onun baskaninin, yapmasi gereken, sag ve muhafazakar bir parti olan AKPye karsi olmak degil, AKP'nin uyguladigi politikalara karsi kendi politikalarini ileri surmektir."
Bu saptamanin Negri, Deleuze gibi cagdas dusunurleri derinden etkilemis olan Spinoza'nin pozitif felsefesine kadar kokleri uzatilabilir. Bir disariya refaransi olan negatif bir politika degil, kendi pozitif gundemini takip eden, zaten olusmus gundemin kuyruguna takilan pasif bir politika degil. Cok uzun zamandir sol, ulkenin gundemine kendi tartisma basliklarini sokamiyor, birilerinin gundeminin kuyruguna takiliyor..Ozgurlukcu bir sosyalist olmama ragmen, ozgurlukcu sol'un yegane partisine bunca senedir uzak kalmamin yegane sebebi de budur.
Buraya kadar tamam. Ancak Altan yazisi etrafinda yasanan son tartismalarda karsisinda oldugum dusuncelerde ve sizin yazinizda benim anlamadigim ve kafamda acik olan bir soru var, siz veya diger mutlak demokrasi taraftari, tartismasiz darbe karsitligini su anki politikanin yegane basligi haline getiren arkadaslardan bir cevap alabilsem cok memnun olacagim:
Sizin yazinizi okumadan once son tartismalarin etkisi altinda dusunuyordum: Ya biz bu ulkede 3.5 darbe yasamis, tartismasiz bir vesayet demokrasi altinda varligimizi surdurmusuz..Yillarca bunu soyleyip kesin bir veri olarak aldik, sistem karsiti muhalefetin en temel argumani olarak tartismaya bile gerek duymadik..Lakin bugun kendi kendime dusnurken, ait oldugumuz OrtaDogu ya da Islam cografyasinda durum ne diye sordum kendime? Bizde 10 yilda bir darbe yapiliyor ama adamlar hic olmazsa en fazla 2-3 yil kaliyor, sonra kislalarina cekiliyor. Ancak diger islam ulkelerinde geldiler mi bir daha asla gitmiyorlar. Iste Mubarek, iste Kaddafi, Esat ailesi, Suharto, Saddam..Ne kadar kor topal olsa da iyi kotu isleyen bir demokrasi var. Muhafazakarlara gosterilen empatinin yuzde biri kemalistlere gosterilse, sezarin hakki sezara verilir ve ait oldugumuz Islam kulturu icinde kor topal da olsa iyi kotu isleyen yegane demokrasinin bizde oldugu gorulur diye dusunuyorum..Toplumsal geleneklerimizi belirleyen islam kulturunun diger ulkeleri ile bu bariz farkimiz sizce neyden kaynaklaniyor? (Bu retorik bir soruydu asil sorum bu degil ) Nedir bu farki yaratan? Bizden baska butun Islam ulkeleri onlarca yil suren cok sert diktatorlukler altinda inim inim inlerken, bir Islam ulkesini iyi kotu demokrasi yolunda tutan, hic olmazsa su tartismalari yaptirabilen nedir? Iste bunlari dusununce kemalist devrime ciddi bir haksizligin, ozellikle post-modernizmin etkisi ile cok daha artan bir haksizligin yapildigini dusunuyorum..Bu arada belirteyim kesinlikle milliyetci degilim, ulusalci solcu hic degilim..Ha tamam biz demokrasimizi gelistirirken Suriye'yi, Misir'i degil, batinin demokrasi kriterlerini ele alacagiz da, gozden kacan muazzam bir fark var: bizim dinimiz Islam. Orta-Dogu hakkinda aldigim bir derste su tespit yapilmisti: Islam dogdugu gunden itibaren ayni zamanda bir devlet bicimidir. Hz.Muhammed peygamber oldugu kadar, bir buyuk asker gibi fetihler yapmis bir devlet baskaniydi ayni zamanda. Bir baska deyisle Islam sadece bir din degil, basli basina bir devlet/yonetim bicimidir de. Bunu ben bir suclama olarak ileri surmuyorum, samimi bir sohbet yapacaginiz herhangi bir Islamci yazar da soyleyecektir. Islam biz solcularin sosyalizmi gibi ulasilmak istenen basli basina ayri bir devlet bicimidir. Bilmiyorum bundan kusku duyan var mi?
Simdi soruma geliyorum: Tamam mutlak bir sekilde en kucuk tartisma konusu yapmadan darbeye karsi duralim, meclisin bizi temsil etmeyenlerin elinde bile olsa da butun araclariyla islemesini isteyelim. De, dusunuyorum dusunuyorum icinden cikamadigim su soru aklima geliyor: %47 oy almis bir partinin "dogal" hakki olarak, "demokratik" yollardan kendi politikalarini uygulamaya soktugunu, son kaleyi de bu demokratik yollarla dusurdugunu varsayalim: zaten yapmaya calistiklari gibi, diyelim Imam Hatip mezunlarinin orduya ve baska her turlu meslege girmesini saglayabildiler. (genc siviller buna da karsi cikar mi merak ediyorum dogrusu), yargiya da yine demokratik yollardan kendi adamlarini sokmayi basardilar..Kisacasi varsayalim kendileri icin dikensiz bir gul bahcesini yarattilar ve kendi tercihlerini, toplumun %53'une yada yuzde her kaciysa artik, dayatmalari icin hicbir engel kalmadi..Iste sorum su: Bence hic de bir umaci senaryosu ve hic de uzak olmayan boyle bir gelisme yasansa, boyle bir otoriter topluma dogru gidisi Turkiye'de hangi demokrasi gucu, arkasina hangi toplumsal siniflari alarak karsi duracaktir, genc sivilleri mi, Altan familyasini mi? Bana pek baska aday varmis gibi gelmiyor, bu ikisinin de o zaman ayni kararlilikla demokrasiyi can siperhane savunabileceklerini pek sanmiyorum, savunsalar da dustukleri yeri bile yakabileceklerine ihtimal veremiyorum..Solumuzun eti budu icinde bulundugu kafa karisikligi belli, sermayenin kaypakligi ise tarihsel bir olgudur, sadece karlarinin garanti altina alinmasina bakar, hangi yonetim bicimi icinde olduguna pek umursamaz, cocuklugumuzun cizgi filmiden oldugu gibi "degis TonTon" diyerekten yeni kosullara ayak uyduruverir.. Cin Halk Cumhuriyeti gibi son derece totaliter bir rejim altinda bile serpildigini, hatta cok iyi serpildigini biliyoruz..Demokrasi ile kapitalizm arasinda dogrudan zorunlu bir baglanti yok..
Kisacasi, toplumun butun sathina yayilmis muazzam cemaat aglarini, oldukca guclu bir sermayeyi zaten arkasina almis, butun kilit devlet kurumlarinda kadrolasmis AKP ya da baska bir tezahuru, demokrasinin araclarini kullanarak, teokrat bir rejim kurmaya dogru giderse, Turkiye'de bu egilime demokrasinin araclarini kullanarak karsi durabilecek demokrasinin en az onlar kadar guclu bir aktorunu biliyor musunuz? Diyelim onlerinde tek engel olarak duran orduyu da elbirligiyle hep beraber demokrasi adina yiprattik, siyaset sahnesinden tamamen cekilmelerini sagladik, AKP'in temsilcisi oldugu akimi durduracak kim kalacak ortada? 20, 30 yil sonrasini dusunerek sormuyorum, her toplumda olabilecegi gibi bir kac yil icinde kaos iyice yonetilemez hale gelirse, sizce en son kim ayakta kalmayi basarabilir? Ya da demokrasinin, katilimciligin icten ve gercek savunuculari olarak bizim de ayak da kalabilmemiz icin ne yapabiliriz? 1980 darbesi ile o ana kadar goreceli olarak gucluymus gibi duran, bugune kiyasla epey guclu olan solun nasil darmadagan oldugunu biliyoruz..Benzer bir darbe Islamci cepheden geldiginde, ki bence sistem su anda bir pamuk ipligiyle asili durdugu icin hic de zor degil, kim ne yapacak? Bir de dunyada genel olarak yasanan son derece ciddi yapisal krizlerin, ciliz bir ekonomisi olan Turkiyeyi yakin tarihte cok daha fazla yonetilemez hale getirmesi ihtimalini eklersek bu ihtimalin hic de gozardi edilebilecegini sanmiyorum.
Guclu demokrasi gelenegi olan bati ulkelerinden boyle bir olasilik demokrasi icinde kalarak savusturulur, peki sizce Turkiye de boyle bir tehlikeyi demokratik yontemlerle savusturacak kadar demokrasiyi yerlestirebildi mi?
Anlam yuklu sorular gibi oldu ama gercekten anlamak icin de soruyorum..Su sicak gundemde AKP'ye kosulsuz karsi cikan benim gibi her insanin kafasinda olan en buyuk sorunun bu olduguna inaniyorum..tartismalarin yapici olabilmesi icin bu tur sorulara cevap vermek lazim galiba..
Tesekkurler..
Üye eleştirileri
-
2008-06-28 08:49:42 |Administrator| AliOsman
-
2008-06-28 09:00:34 |Administrator| AliOsman
-
2008-06-28 09:13:42 |Publisher| Korestierus

'Karşımızda duran post-modernist demokrasiciliğin istilasına karşı Atatürkçülüğe sarılmak yegane uygulanabilir pratik politik program gibi görünmeye başladı bana'.
milli kurtuluş mücadelesi verip muzaffer olan liderler başka ülkelerde de vardı... ama burası gibi başka yerlerde tarihin bir periyodunda meydana gelmiş olayların sorucundan bir dünya görüşü/bakış açısı/teori vs. çıkmış bile olsa olsa, bu dünya görüşü... oralarda yaşayan toplumlara gelecek perspektifi sunma iddiasında olmadılar...
iki şey arasında tercih bağımsız siyasi tavırdır bence doğru olan...
üçüncü yol her zamn vardır!
-
2008-06-28 09:25:22 |SAdministrator| onder

Ali Osman,
Dogrudur yine bir abartma yaptim. Ortam oylesine karamsar, oylesine bir kesmekes almis basini yurumus ki, bir konumlanma, bir pozisyonlanma ne kadar ilkel olursa olsun gozume tercih edilir oldu..Ozgurlukcluk, demokratlik gibi kavramlarin icerigi iyice bosatildi. Altan familyasi eskiden hic olmazsa sahip olduklari, ozenli dili, nesnelli dahi elden birakmis gorunuyorlar..Hani son darbeyi indirme anlarinda yasanan turden bir pervasizlik var..Kendisine muhafakar birinden gelen nedamet mesaji uzerine, bir dincilik, muhafakarlik guzellemesi yapmis..Ben acik acik her turlu bilimsel nesnelligi, tarihsel cozumlemyi bir kenara atarak mevcut sisteme karsi buyuk bir saldiri goruyorum..Inanilir gibi degil, demokratlik acisindan rustunu ispatlamasi gereken sanki solcularmis gibi davraniyorlar..Ya kardesim biraz da muhafazakarlara ayni cagriyi yapin..su konjukturde genel bir toplumsal uzlasim saglanabilirdi..Bu yakalanamiyorsa bunun tek sorumlusu solcular, kemalistler mi..Muhafazakarlarin hic mi kabahati yok..
Yorumlar
Dogrudur yine bir abartma yaptim. Ortam oylesine karamsar, oylesine bir kesmekes almis basini yurumus ki, bir konumlanma, bir pozisyonlanma ne kadar ilkel olursa olsun gozume tercih edilir oldu..Ozgurlukc luk, demokratlik gibi kavramlarin icerigi iyice bosatildi. Altan familyasi eskiden hic olmazsa sahip olduklari, ozenli dili, nesnelli dahi elden birakmis gorunuyorlar..H ani son darbeyi indirme anlarinda yasanan turden bir pervasizlik var..Kendisine muhafakar birinden gelen nedamet mesaji uzerine, bir dincilik, muhafakarlik guzellemesi yapmis..Ben acik acik her turlu bilimsel nesnelligi, tarihsel cozumlemyi bir kenara atarak mevcut sisteme karsi buyuk bir saldiri goruyorum..Inan ilir gibi degil, demokratlik acisindan rustunu ispatlamasi gereken sanki solcularmis gibi davraniyorlar.. Ya kardesim biraz da muhafazakarlara ayni cagriyi yapin..su konjukturde genel bir toplumsal uzlasim saglanabilirdi. .Bu yakalanamiyorsa bunun tek sorumlusu solcular, kemalistler mi..Muhafazakar larin hic mi kabahati yok..
milli kurtuluş mücadelesi verip muzaffer olan liderler başka ülkelerde de vardı... ama burası gibi başka yerlerde tarihin bir periyodunda meydana gelmiş olayların sorucundan bir dünya görüşü/bakış açısı/teori vs. çıkmış bile olsa olsa, bu dünya görüşü... oralarda yaşayan toplumlara gelecek perspektifi sunma iddiasında olmadılar...
iki şey arasında tercih bağımsız siyasi tavırdır bence doğru olan...
üçüncü yol her zamn vardır!
'Karşımızda duran post-modernist demokrasiciliği n istilasına karşı Atatürkçülüğe sarılmak yegane uygulanabilir pratik politik program gibi görünmeye başladı bana'.
Gene mübalaa cenk olundu...

Taraf Gazetesi, Yasemin Çongar aracılığı ile, ABD menşeili bazı think-tank kuruluşlarının, AKP ve orduyu nerede görmek istediklerini gösteren bir çizgiye sahip. 'Atatürkçü' Politikları , neo-liberal akım karşısında bir çıkıntı olarak görüyorlar. Fazla milli, fazla kapalı olarak gördükleri Atatürkçüler ve Kızıl Elma oluşumu tüm ikinci cumhuriyetçilerin hedef tahtasına girmiş durumda... Bizim sol olarak da getirdiğimiz eleştiriler ziyadesi ile fazla iken bazı sol oluşumların bu benzerlikten yola çıkarak, kendilerini neo-liberal politikaların kucağında bulduklarını üzülerek görüyoruz.