Post-Modernliğin "Çok Daha Büyük Anlatısı" Popüler
Makale
AKP'yi kapatma davası etrafında dönen "demokrasi" tartışmalarına bir ad koymak için bir ifade dilimin ucunda dolanıp duruyordu. Sol adına bu soyut demokrasi havariliği o kadar sahte, o kadar yapmacık, o kadar tiksindirici, o kadar iki yüzlü geliyordu ki bu dilimin ucunda dolanıp duran ifadenin cuk oturacağını hissediyordum. Sonunda tesadüfen, ikiyüzlülük yönü sayesinde açığa çıktı; "Post-modernliğin Çok Daha Büyük Anlatısı". Mal bulmuş mağribi gibi hissettim.
Ne demişlerdi bize; "Büyük Anlatıların" devri kapandı. Toplumsal olayların tek bir bütünsel ideoloji ile açıklanamayacağı, karmaşıklaşan toplumun tek bir anlatı içinde kapsanamayacağı söylendi. Eh biz de çaresiz inandık bir dönem. Ama derken gördük ki bize bunları vaaz edenler çok daha büyük bir anlatıya boyun eğmemizi istiyorlar; evrensel liberal-demokrasi. Bu büyük anlatının "evrensel" kriterlerine uymadığınız zaman hemen totaliter, anti-demokratik oluyorsunuz. Öyle her demokrasi de bu post-modern büyük anlatının normlarına uymuyor ve mahkum ediliyor. Özel belli bir demokrasi olması isteniyor. Örneğin seçimle iktidara gelen Chavez bir diktatör sayılabiliyor, ama sermayenin yapısal çıkarlarıyla herhangi bir çelişkisi olmayan AKP bir demokrasi savaşcısı kabul edilebiliyor. Çok merak ediyorum, acaba AKP sermayenin belli bir katmanını temsil eden bir parti değil de, emekçilerin çıkarlarını savunan bir parti olsaydı, bu kadar can siperhane savunulurr muydu demokrasi adına?
Bu post-modernliğin büyük anlatısı olarak liberal-demokrasi üzerine daha fazla düşünmek lazım. Ama ben şimdilik bu tanımın aklıma gelmesini sağlayan Özgürlükçü Sol listesine yolladığım bir yazıyla yetiniyorum.
Bir arkadaş, www.tpe.org adlı liberal-demokrasi savunuculuğu yapan bir sitenin tanıtımını yapan birini Özgürlükçü Sol listesini terketmeye çağırdı, aksi takdirde kendisinin üyelikten çıkarılmasını istedi. Ben de bu arkadaşı destekleyen aşağıdaki mesajı yazdım; post-modernliğin çok daha büyük anlatısı fikri de işte bu yazıda oluştu. Emrah'ın geçenki yorumunda Eagleton'dan aktardığı eleştiriye benziyor.
Bize herşeyi tek bir anlatıyla analiz etmeye kalkmayın diyenler, onca karmaşık komplikasyonlarını gözardı edip, soyut bir büyük anlatı olarak demokrasi adına gerici bir partiyi davasında desteklememizi talep ediyorlar. Neyse bu konuyu başka bir yazıya bırakalım. Post-modernitenin büyük anlatısı olarak liberal-demokrasi fikrini ben çok tuttum. Üzerine çok yazı çıkar bunun.
(İlk mesaj en altta, ona verilen cevap ortadaö benimkisi en üstte)
***************************
Boyle bir tepki vermek benim de aklimdan gecmisti ama ara ara takip
ettigim OS'in iyice liberallesmis oldugu izlenimine kapilmis oldugum
icin yazmaktan cekinmistim..Destekliyorum..
boyle bir tepkinin anti-demokratik, dayatmaci olacagi fikrine
kesinlikle katilmiyorum. belki diger sosyalist arkadaslardan farkli
olarak ben bu ulkede evrensel normlara uygun gercek bir
liberal-demokrat ya da sosyal-demokrat partinin olmasi gerektigine
cani gonulden inaniyorum. Kuralli, denetimli kapitalizmi savunacak ve
uygulayacak dogru durust bir liberal parti olsaydi da bizler de Altan
familyasini, bilumum ikinci cumhuriyetcileri muhattap almaktan
kurtulsaydik ve liberallerin islevini de ODP gibi sosyalist olmasi
gereken partiler yuklenmek zorunda kalmasaydi ve tabi bu kafa
karisikliginin sonucu olarak liberaller de ODP'den solculugun
gereklerini yerine getirmiyorsunuz diye hesap soramasaydi. Keske
sosyalist arkadaslar da Kemal Dervis gibi gercek liberalleri topa
tutacaklarina, duzgun bir liberalizm adina destekleselerdi ya da hic
olmazsa IMF'in usagi diyerek o kadar acimasizca elestirmeselerdi de,
bugun Tayyip yerine karsimizda oyle biri olsaydi..
Liberaller kendi tarihsel misyonlarini icra edememenin sorumlulugunu
eti budu belli sosyalistlere yuklemeyip kendi islerine baksalardi,
bugun AKP gibi son derece muhafazakar bir partiden, statukocu
militarist yapilanmalara karsi bir liberal demokrat ozgurluk savascisi
cikarmak zorunda kalmazlardi. Secim kumesi militarizm karsisinda en
azindan demokrasinin kurumlarini yerlestirmeye calisan siyasal islam
gibi absurd bir ikili olmazdi. O kadar kafa karisikligi icindeler
ki,"liberal islami parti" ifadesinin oksimoron oldugunu goremiyorlar.
Liberalizm tarihi boyunca fundementalist dinsel muhafazakarliga karsi
kendini kurmustur..Burasi o kadar ilginc bir ulke ki, liberalizm
tarihsel dusmaniyla yan yana gelebiliyor..Bunun, ornegin ABD'deki
karsligi, New York, Boston, New Jersey gibi dogu kiyisinin klasik
yankee liberallerinin, Bush'un temsilcisi oldugu evangelist orta-bati
red-neckleriyle yan yana gelmesi gibi akla sigmayacak bir ucube
durumdur. Koca ABD politikasi bu zitlik uzerine kuruluyken, arkadas
her ne hikmetse Turkiye'de bu bir ittifak konusu oluyor..Sadece boyle
bir absurdlugun cikmis olmasi dahi Turkiye liberallerinin kendi
islerini yapmadiginin kanitidir..Sen kendi misyonunu yerine getireme,
elini tasin altina sokma, sonra ulkenin kadim dinsel cemaatlerinden,
tekkelerinden kendine muttefik yarat..
Liberalizmin/sosyal demokrasinin yillardir suren boslugu turkiyede
sosyalist hareketin de kendi yolunu bulmasini guclestiriyor..Kim
liberal, kim sosyalist bilinmiyor..Nerdeyse 20 yildir suren bu fetret
devri bitsin artik..
Bu ukede solun eksikligi kadar, merkezdeki sag partilerin kuralli
kapitalizmi yerlestirmeye calisan degil, koylu zihniyetli , kendi
yolsuzluklarini rahat rahat yapabilmek icin oy avciligi ile gerici
kesimlerin en yoz taleplerine teslim olan populist bir tavir
sergilemis olmalari da sorundur. DP-AP-DYP-ANAP cizgisi gericilerin
nabzina gore serbet vermeyip, gercek anlamda liberal olabilselerdi
ulke bugun AKP'ye kalmazdi. O yuzden liberal demokratlarin boyle bir
iletisim platformu kurmalari bizim adimiza bile sevindiricidir..Ama
lutfen artik sosyalistleri de rahat biraksinlar ve kendi ortamlarinda
kendi islerine baksinlar. Zira sosyalistlerin bu liberal tiyatro ve
onun "guzel ruh"lu aktorlerinin yarattigi kaos ortami yuzunden
yillardir ihmal ettikleri, post-sovyetik ve post-modern tarihsel bir
surecte kapitalizme karsi uygulanabilir yenilenmis, bir
anti-kapitalist ideoloji ile cikmak gibi zaten basli basina buyuk bir
sorumlulugu var. Bu tarihsel misyonla ugrasmak varken tutmusuz AKP'in
kapatilmasina karsi tavrimiz ne olmaliyi, ya da genc kizlarimiz turban
takabilsini mi tartisiyoruz..Inanilir gibi degil, oturup aglamak
istiyorum..Bu her bireysel tercihin bir ozgurluk mucadelesinin konusu
yapilmasindan artik bay geldi...Saygi duyuyorum, her kimlik kendi
mucadelesini vermelidir..Ama sosyalistlerin bu geometrik sekilde
cogalmis farkli kimlik hareketlerinin hepsine pelerinini takip
superman gibi kosmasini anlamiyorum..Kimlik hareketleriyse "IN" olan,
arkadas o zaman sosyalistlik de bir "kimlik"..Eh birakin da biz de
kendi "kimlik hareketimizi" yapalim..Herkez kendi kimliginin
mucadelesini versin..Herkes herkesin meseline destek olmak zorunda
degil ki..Uygulanabilir degil bir kere, pratik degil, ici bos bir
ideal..Hicbir kimlik bir baska kimligin derdini zaten anlayamaz, onun
sorunlarina vekil olamaz..Ates dustugu yeri yakar..Bu sahtecilik
bitsin artik..Herkes kendini yakan sorunla ugrassin, sekilci, guzel
ama bos taleplerin etrafinda bos bir birlikteligi degil, ortak
sorunlar etrafinda sinerjik, kendi sorunlariyla ugrasan, temsiliyeti,
vekaleti dislayan otantik birliktelikleri yakalayalim..Her kimligin
onceligi, beklentisi, terminolojisi, referanslari farkli..Butun bu
radikal farkliliklarin tumunu kapsayan ortak bir dil olusturulamaz
ki..Post-modernizmin yarattigi bu durum kendi onculuyle
celisiyor..Modernizm, "buyuk anlatilar" devri bitti dendi ama simdi
paradoksal bicimde, post-modern cagda "cok daha buyuk bir anlati"
cikmis durumda..Butun etnik, kimlik, dinsel hareketleri tek bir potada
eriten, soyut bir liberal-demokrasi anlatisi..
Bu yuzden eskiden sadece sermaye ile hesaplasmak durumunda olan
sosyalist hareket cok daha genis bir ajandayla politika yapmak zorunda
birakildi. Kadinlarin turban meselesi ile de ugrasacak, kurt meselesi
ile de, beceriksiz liberalizmin kendi kurumlarini olusturmasi ile de ,
escinsellerin haklari ile de..Genislikten kazanilan derinlikten
yitirildi..Boylece hicbir konu kendi hakettigi yogunlasma ile ele
alinamiyor..Iste Ozgurlukcu Sol grubu..Tanim araligi o kadar genis ki,
insan mesaj yazarken birilerini rencide edebilir miyim endisesiyle
rahat olamiyor, icten bir iletisim kurulamiyor..Sonucta resmi, soguk,
dislayici son derece formel yabancilastirici bir iletisim tarzi cikiyor..
Sahsen umarim sadece Ozgurlukcu Sol listesinde degil, ODP'de de benzer
bir "konumlanma" yasanir ve yillardir dort gozle bekledigimiz gibi ODP
araf'tan cikar ve kendi ozune doner. Artik gorulmesi lazim, lutfen
yani, mevlana tekkesi olmak bir cokseslilik degil olsa olsa bir
kakafoni yaratiyor..10 yil kisa bir sure mi? Olmuyor, yurumuyor
iste..Herkesi memnun etmek mumkun degil..
Ha bunu yapacagiz diye 80 oncesi sol grupcuklari yeniden piyasaya
surecek bir saflasma da yapmayalim..Oncul basit ve sarih:
anti-kapitalizm. Parti olmayan parti siarina geri donus, 3-5 oy hesabi
icinde bogulan ve onun icin taviz veren degil, gunluk hayatin icinde
dayanisma adaciklari, yasam alanlari ile bir ag gibi yayilan, artik
gittikce surdurulebilirlikten ve yonetilebilirlikten cikan kapitalist
varolusa karsi, simdiden alternatif toplumsalliklar hedefleyen bir
hareket..Bu hedefe dogru yurumek icin de, sokak cocuklarina toplu
sunnet yaptirmak ya da yoksul ciftleri evlendirmek kabilinden
faaliyetleri de solculuk varsayip kendi gundemimizden uzaklasmayalim..
Ve sonuc olarak su liberal "ozgurlukculuk" ile sosyalist
"ozgurlukculugu" birbirine karistirmayalim..Onculleri, hedefleri ayni
olan insanlarin birlikteligi cok daha uretken olacaktir..Bu liberal
arkadaslar icin de gecerli..Karsilikli olarak birbirimize zaman
kaybettirmeyelim..
Ya secimleri, parlementoyu iktidari hedefleyen, populist,
sosyal-demokrat sistem ici kitlesel bir "parti" ya da boyle hesaplari
olmayan, kendi gundemini yaratan ve takip eden sistem karsiti bir
"hareket". Her ikisini de raziyiz..Yeter ki somut bir hedef konsun
ortaya..Ya "parti" ya da "hareket"..BU ikisinin araclari ve yontemleri
farkli ve su konjukturde bunlar birbirini beslemiyor. Parti
mucadelesine odaklaninca turban onunuze sorunsal olarak geldigi icin
hareket olmaya vakit kalmiyor, hareket olmak istenince de oy alacagim,
sempatik goruncegim diye AKP'nin kapatilmasi gibi evrensel sosyalizm
mucadelesi adina problem olmayan problemlere kayitsiz kalip kendi
isine bakmak gerekiyor..Iki farkli strateji..Her ikisinden biri dogru
durust ve tutarli uygulansa cok daha ileride olacagiz..Ama su
kararsizlik, ne yardan ne serden vazgecme huyu yok mu? Su ulusal
odaklanamama zaafimiz yok mu, hani su ise Turk gibi baslamak deyiminde
oldugu gibi..
--- In
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
, mehmet göcekli
wrote:
>
> merhaba...
>
> sayin TPE'liler,
>
> burasi ozgurlukcu sol grubu. sitenize baktim. kendinizi soyle
tanimliyorsunuz:
>
> TPE'nin kimligi ve degerleri
>
> "Toplum ve Politika Enstitusu" liberal demokrasi idealini tanitmak
ve kitlelere sunmak amacini tasiyan bir dusunce kurulusudur. Bu ideali
paylasan, klasIk liberalizmi savunan dernek ve siyasi partiler
araciligiyla tanisarak bir araya gelmis bir grup tarafindan uzun sure
gayri resmi bicimde surdurulen olusum, 19 Ekim 2005 tarihinde
Istanbul'da, dernek statusunde resmilesmistir.
> Bireylere ve kamuoyuna hitap eden entelektuel faaliyetlere
odaklanmis olan Toplum ve Politika Enstitusu degerlerini tanitmak
uzere populer veya akademik her kanaldan bireylere ulasmaya
cabalamaktadir. Bu cercevede internet uzerinden duzenli yayin
yapmakta, basin aciklamalari ve internet kampanyalari duzenlemekte,
cesitli seminer ve konferanslara katkida bulunmaktadir."
>
> yani liberal demokrasiyi savunuyormussunuz. tabii bu sizin hakkiniz.
hepinize kolay gelsin. ancak, lutfen bu gruptan ayrilin. ya da eger bu
grup ozgurlukcu sol bir grup degilse sayin moderator beni silsin. ben
bisIklet kullaniyorum, gidip dagcilik grubuna uye olmuyorum. tas
yerinde agirdir cunku. ben burada muhafazakar solcu da istemiyorum,
liberalde. cunku duzlem farkimiz var. herkesin icinde olabilecegi
gruplar da var. lutfen oraya yazin. zaten epey basarili oldunuz
solcularin kafasini karistirmakta burada. kendi grubunuz da var. onun
adresini de verin. sizin gibi dusunen arkadaslar vardir, onlar da size
katilsin. ama lutfen, lutfen, liberal demokrasinizin onundeki engel
solcular, sosyalistlermis gibi davranmayi, bize saldirmayi birakin.....
>
> selamlar...
>
> mehmet gocekli
>
> www.TurkceKarakter.com
> Bozuk gorunen Turkce harfleri okunur hale getiren site.
>
>
>
>
> --- On Mon, 6/23/08, TPE.org.tr wrote:
>
> From: TPE.org.tr
> Subject: [OzgurlukcuSol] TPE'den Ozel Haber: Darbeye karsi 70 milyon
adim!!
> To:
Bu e-posta adresi spam robotlarından korunuyor. Görebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
> Date: Monday, June 23, 2008, 9:22 PM
>
>
>
>
>
>
>
> TPE.org.tr guncellendi.
> Ozel Haber: Turkiye tekrar nefes almaya basladi. Genc Siviller
muhabirimiz Ayse Aytan Darbeye Karsi 70 Milyon Adim mitingini sizler
icin yazdi.
>
> 21 Haziran "Darbeye Karsi 70 Milyon Adim" mitingi Turkiye icin
onemli bir donum noktasiydi. Onyillardir askeri vesayetle yasayan,
demokrasisi isleyemez hale getirilmis bir ulkenin insanlari ilk defa
ve ayirt etmeksizin "Darbeye hayir" demek icin bu gun bir araya
geldiler. Genc Siviller'in onculugunde ve guzel bir yaz gununde,
bembeyaz tisortleri ile toplanan binlerce Istanbullu'nun katildigi
miting hayli coskulu gecti. Hepimizi hayata döndüren, son derece
basarili ve olaysiz biten organizasyonu genc siviller muhabirimiz Ayse
Aytan TPE icin izledi ve yazdi.
>
> Devamini oku...
>
Üye eleştirileri
-
2008-06-29 22:12:16 |Administrator| guclu
-
2008-06-28 09:34:20 |SAdministrator| onder

Ali Osman'a katiliyorum. Bir yanlis baska bir yanlisa neden olmamalis..Ya da eski ve yeni yanlislar arasinda dolap beygiri gibi salinip durmamaliyiz. Post-sovyetik donemde yasanan geri cekilme esnasinda yasanan ozelestirilerin butun kazanimlarini sifirlayip, bir tepkisellik ile eskiye donmek anlamina gelir..
Unutmayalim ki sovyet sistemi sosyalizme salt ekonomist bir perspektiften bakilmasindan, kulturun, ideolojinin oneminin kucumsenmesinden dolayi coktu..Hatirlarsa reel sosyalist sistem, issizlik, saglik, konut, egitim gibi makro veriler acisindan gayet de basarili olmasina RAGMEN coktu...
Simdi ozgurlukcu sol postuna burunmus liberal saldiri karsisinda yeniden ekonomist/leninist bir perspektife regrasyonu dogru bulmuyorum
-
2008-06-28 08:56:28 |Administrator| AliOsman

Güçlü,
Leninizmi eleştirenler, ÖS çizgide kendilerini buldular anlamına çıkacak düşüncelerine katılmıyorum. Yaşanan tüm sol kültüre saygım büyük. Her birinden öğreneceğimiz şeyler mevcut. Lakin Lenin'den yararlanmak ayrı, Leninist olmak ayrı... Yani siyaset bilim 1 ve 0'lardan oluşmuyor. Leninizm eleştirlerinde kantarın topuzu kaçmış olabilir ama bu durum Leninizmin eleştirilecek yerleri olmadığı anlamına gelmiyor. Bunları uzun uzun yazacak değilim ama gerekirse tartışırız.
-
2008-06-26 06:31:58 |Administrator| guclu
-
2008-06-26 08:25:02 |Publisher| Korestierus

"özgürlükçü sol" ne ayak?
bu deyimi, anladığım kadarıyla, bazı eski marksist kökenliler "antistalinizmlerini" -bunlara göre sb'de iktidarda stalin yerine keçi sakal olsa hayat başka türlü olacaktı - vurgulamak için kullanıyor...
teokratik faşist yüzü iyice ortaya çıkan akp'yi artık açıktan destekleyemeyen, liberal ile liberteri karıştıran "özgürlükçü solcular" 1 mayıstan sonra iyice ortada kaldılar:-)
aslında bu tip solcular demokratik kapitalizmi - ne demekse -savunuyor, açıkça söyleyemeseler de...
-
2008-06-26 10:29:38 |SAdministrator| onder

Sagol Guclu..Evet dedigin gibi bu mesele temel tartismna basligi olacak gibi gorunuyor..Sevindirici bir tarafi var..Sosyalist solun kafa karisikligindan kurtulmasi saflarin daha net belirmesi artik mumkun olacak galiba..kendini sosyalist sanan liberal safradan kurtulmak mumkun olur umarim..
Koresstier, tam da dedigin gibi liberterligi liberallik sanan insanlarin da bulundugu ozgurlukcu sol adinda bir liste var yahoogroups'da..bu yaziya da oraya yollamistim..su aralar bu tema uzerine bayagi bir yazisma oluyor..
Liberallerin yarattigi yonsuzluk oyle absurd noktalara variyor ki, 1-2 kac yil once Mehmet Ali Agca'ya ozgurluk diyerekten birseyler yapmaya calisan bir grubun oldugunu bile biliyorum..Bu adamlar bilfiil ODP'in icinde..
-
2008-06-26 13:10:46 |Publisher| emrahpolat
-
2008-06-26 23:40:54 |SAdministrator| onder

Yaaa! Aynen oyle. ;-)
Yuzlerindeki cocuksu ifadeleri gormenizi isterdim "Ya bu cagda eski kinleri surdurmenin anlami var mi, olmus bitmis. Karsimizda bir insan var son 20-30 yilini gun yuzu gormeden gecirmis..Zaten cezasini cekmis bu kinis surdurmenin anlami var mi" Bunlari soylerken gozleri de dolu dolu oluyordu arkadasin...
Hayir ben de Agca'ya olan kinimle yasayim hergun hapishane curudugu icin zil takip oynamiyorum..Ama oturup Agca'nin bir ozgurlukculuk soylemi adina akla gelmesi cok ilginc.Isin mi yok, toplumsal problem bulma sikintisi mi cekiyorsun, ya da Agca'nin ozgurluguna varana kadar her sorunu cozecek kadar sonsuz muhaliflik zamanina mi sahipsin?
Baslangicta cekinerek, acaba hakli olabilirler mi diye yaklasiyordum ama artik su koftirik "ozgurlukculuk" muhabbeti midemi bulandiriyor, tiksindirtiyor
-
2008-06-27 06:29:22 |Administrator| guclu

Bence ekonomizmi, leninizmi elestirecegiz, diye diye buralara gelindi. Ekonomizme sapmayalim diye sinifsal analiz terkedildi, leninizme mesafe koyacagiz diyerek de her turlu merkezi orgutlenme fikrinden uzaklasildi. Artik ne demokratlik ne de ozgurlukculuk kullanisli kavramlar. Baska bir kavramsallastirma geregi var.
-
2008-06-26 06:11:52 |Administrator| guclu

Onder selam. Ozgurlukcu Sol'daki tartismayi izliyorum, bir tane de mesaj gonderdim hatta. Bu konu yakin gelecegin en onemli politik tartismasi haline gelecek gibi duruyor.
Yine Ozgurlukcu Sol'a bugun gelen bir mesajda, "Darbe Karsiti Yuruyuse" katilanlar solcu ve devrimci ilan edilirken, reddeden veya notr kalanlar Kemalist, Stalinist, darbeci falan diye itham ediliyordu. Taraf, Mazlum-Der ve Genc Siviller de ululanirken, gercek bir sol muhalefetin buradan dogabilecegi belirtiliyor.
"Buyuk anlati olarak liberal demokrasi" enfes bir saptama bence. Marksizmin alamet-i farikalarindan biri olan demokrasinin sinifsal karakterini hatirlamak/vurgulamak gerekiyor belki de.
Yorumlar
Ozgurluk sorunu, reel sosyalizmin en onemli meselelerinden birisiydi. Ozgurlugun kit oldugu, burokratik baski mekanizmasinin ise devasa boyutlara ulastigi bu surecten ogrenilecek bircok sey var. Ama herhalde bu seylerden birisi liberalizm degil. Daha genis bir tartisma konusu ama liberalizme haketmedigi kadar cok olumlu anlam yukluyormusuz gibi geliyor, ayni sey sosyal demokrasi icin de gecerli. Abartarak soyleyeyim, hani diyoruz ya, soyle "evrensel" bir liberal ya da sosyal demokrat parti olsa tadindan yenmez diye, bence bu imkansiz ve zaten liberalizm ve sosyalde mokrasi de "reel" olarak yasaniyor. Sosyalizm nasil reel olarak varolup yenildiyse, liberalizmin de realitesi bu. 18. yy turunden ozgurlukcu ve demokratik bir liberalizm yok artik dunya uzerinde, olmayacak da, tarihsel ilericiligi bitmis bir dusuncedir liberalizm. Mesela dunku Sabah gazetesinin pazar ekinde Mehmet Altan'la konusmuslar, adam liberal ve cila niyetine de Marksist ya Margret Thatcher'in neoliberal ekonomik politikasinin muthis oldugunu ve hayranlik duydugunu belirtiyor. Demir Lady'ye hayran bir marksist, Allah yazdiysa bozsun !
Marks, bir sekilde liberallerce de savunulabilir ve zaten savunuluyor ama Marksiszmi politik olarak yikici ve burjuvazi icin bir kabus haline getiren Lenin'in, Rosa'nin, Gramsci'nin, Fidel'in, Che'nin pratikleridir. Bir tane liberal gordunuz mu Rosa'yi veya Lenin'i oven? Marks bir filozof ve ekonomist olarak yararlanilabili r bir elestiri kaynagidir kapitalizm icin ama ardillarinin olabildigince reddedilmesi gerektigini, cunu demokrat olmadiklarini vazederler.
Bir de su "ekonomizm" meselesi de yeni-liberal, eski-solcu bazilari icin, mesela Birikim cevresi icin, sinifsal somuruyu, arti deger somurusunu ve buna bagli olarak da sinifsal celiskilerin mevzu edilmesini kapi disari edilmesinin bahanesi oldu. Isci sinifi her acidan kapi disari edilince geriye tutunacak, dindarlar dahil sosyal gruplar ve ne idugu belirsiz bir "demokrasi" kavrami kaliyor.
Bilmem anlatabildim mi?
Unutmayalim ki sovyet sistemi sosyalizme salt ekonomist bir perspektiften bakilmasindan, kulturun, ideolojinin oneminin kucumsenmesinde n dolayi coktu..Hatirlar sa reel sosyalist sistem, issizlik, saglik, konut, egitim gibi makro veriler acisindan gayet de basarili olmasina RAGMEN coktu...
Simdi ozgurlukcu sol postuna burunmus liberal saldiri karsisinda yeniden ekonomist/lenin ist bir perspektife regrasyonu dogru bulmuyorum
Leninizmi eleştirenler, ÖS çizgide kendilerini buldular anlamına çıkacak düşüncelerine katılmıyorum. Yaşanan tüm sol kültüre saygım büyük. Her birinden öğreneceğimiz şeyler mevcut. Lakin Lenin'den yararlanmak ayrı, Leninist olmak ayrı... Yani siyaset bilim 1 ve 0'lardan oluşmuyor. Leninizm eleştirlerinde kantarın topuzu kaçmış olabilir ama bu durum Leninizmin eleştirilecek yerleri olmadığı anlamına gelmiyor. Bunları uzun uzun yazacak değilim ama gerekirse tartışırız.
Yuzlerindeki cocuksu ifadeleri gormenizi isterdim "Ya bu cagda eski kinleri surdurmenin anlami var mi, olmus bitmis. Karsimizda bir insan var son 20-30 yilini gun yuzu gormeden gecirmis..Zaten cezasini cekmis bu kinis surdurmenin anlami var mi" Bunlari soylerken gozleri de dolu dolu oluyordu arkadasin...
Hayir ben de Agca'ya olan kinimle yasayim hergun hapishane curudugu icin zil takip oynamiyorum..Am a oturup Agca'nin bir ozgurlukculuk soylemi adina akla gelmesi cok ilginc.Isin mi yok, toplumsal problem bulma sikintisi mi cekiyorsun, ya da Agca'nin ozgurluguna varana kadar her sorunu cozecek kadar sonsuz muhaliflik zamanina mi sahipsin?
Baslangicta cekinerek, acaba hakli olabilirler mi diye yaklasiyordum ama artik su koftirik "ozgurlukculuk" muhabbeti midemi bulandiriyor, tiksindirtiyor
Koresstier, tam da dedigin gibi liberterligi liberallik sanan insanlarin da bulundugu ozgurlukcu sol adinda bir liste var yahoogroups'da. .bu yaziya da oraya yollamistim..su aralar bu tema uzerine bayagi bir yazisma oluyor..
Liberallerin yarattigi yonsuzluk oyle absurd noktalara variyor ki, 1-2 kac yil once Mehmet Ali Agca'ya ozgurluk diyerekten birseyler yapmaya calisan bir grubun oldugunu bile biliyorum..Bu adamlar bilfiil ODP'in icinde..
bu deyimi, anladığım kadarıyla, bazı eski marksist kökenliler "antistalinizml erini" -bunlara göre sb'de iktidarda stalin yerine keçi sakal olsa hayat başka türlü olacaktı - vurgulamak için kullanıyor...
teokratik faşist yüzü iyice ortaya çıkan akp'yi artık açıktan destekleyemeyen , liberal ile liberteri karıştıran "özgürlükçü solcular" 1 mayıstan sonra iyice ortada kaldılar:-)
aslında bu tip solcular demokratik kapitalizmi - ne demekse -savunuyor, açıkça söyleyemeseler de...
Yine Ozgurlukcu Sol'a bugun gelen bir mesajda, "Darbe Karsiti Yuruyuse" katilanlar solcu ve devrimci ilan edilirken, reddeden veya notr kalanlar Kemalist, Stalinist, darbeci falan diye itham ediliyordu. Taraf, Mazlum-Der ve Genc Siviller de ululanirken, gercek bir sol muhalefetin buradan dogabilecegi belirtiliyor.
"Buyuk anlati olarak liberal demokrasi" enfes bir saptama bence. Marksizmin alamet-i farikalarindan biri olan demokrasinin sinifsal karakterini hatirlamak/vurg ulamak gerekiyor belki de.

Derdimi anlatamamisim, daha acik yazayim. "Leninizmin ozunden taviz vermeyelim, sinifin celik disiplininden kopmayalim" demiyorum. Diyebilirim de ayrica ama muradim bambaska. 1989 sonrasi donemde, hem yeni bir sosyalizm anlayisi gelistirmek adina hem de gecmisle olabildigince kopabilmek icin o kadar "ileri" gidildi ki bir donup baktigin zaman varmak istedigin yerle, vardigin yer arasinda daglar kadar mesafe var.
Ozgurluk sorunu, reel sosyalizmin en onemli meselelerinden birisiydi. Ozgurlugun kit oldugu, burokratik baski mekanizmasinin ise devasa boyutlara ulastigi bu surecten ogrenilecek bircok sey var. Ama herhalde bu seylerden birisi liberalizm degil. Daha genis bir tartisma konusu ama liberalizme haketmedigi kadar cok olumlu anlam yukluyormusuz gibi geliyor, ayni sey sosyal demokrasi icin de gecerli. Abartarak soyleyeyim, hani diyoruz ya, soyle "evrensel" bir liberal ya da sosyal demokrat parti olsa tadindan yenmez diye, bence bu imkansiz ve zaten liberalizm ve sosyalde mokrasi de "reel" olarak yasaniyor. Sosyalizm nasil reel olarak varolup yenildiyse, liberalizmin de realitesi bu. 18. yy turunden ozgurlukcu ve demokratik bir liberalizm yok artik dunya uzerinde, olmayacak da, tarihsel ilericiligi bitmis bir dusuncedir liberalizm. Mesela dunku Sabah gazetesinin pazar ekinde Mehmet Altan'la konusmuslar, adam liberal ve cila niyetine de Marksist ya Margret Thatcher'in neoliberal ekonomik politikasinin muthis oldugunu ve hayranlik duydugunu belirtiyor. Demir Lady'ye hayran bir marksist, Allah yazdiysa bozsun !
Marks, bir sekilde liberallerce de savunulabilir ve zaten savunuluyor ama Marksiszmi politik olarak yikici ve burjuvazi icin bir kabus haline getiren Lenin'in, Rosa'nin, Gramsci'nin, Fidel'in, Che'nin pratikleridir. Bir tane liberal gordunuz mu Rosa'yi veya Lenin'i oven? Marks bir filozof ve ekonomist olarak yararlanilabilir bir elestiri kaynagidir kapitalizm icin ama ardillarinin olabildigince reddedilmesi gerektigini, cunu demokrat olmadiklarini vazederler.
Bir de su "ekonomizm" meselesi de yeni-liberal, eski-solcu bazilari icin, mesela Birikim cevresi icin, sinifsal somuruyu, arti deger somurusunu ve buna bagli olarak da sinifsal celiskilerin mevzu edilmesini kapi disari edilmesinin bahanesi oldu. Isci sinifi her acidan kapi disari edilince geriye tutunacak, dindarlar dahil sosyal gruplar ve ne idugu belirsiz bir "demokrasi" kavrami kaliyor.
Bilmem anlatabildim mi?