AKP Düşüşe mi Geçti ? Popüler
Makale
AKP ikinci dönemine, hepimizin hatırlayacağı gibi Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının gölgesinde girerek, %47 oy ile iktidarını perçinlemişti. Ardından gelen odun-kömür, iftar çadırları, dağıtılan gıda malzemeleri, türban tartışmaları ile birçok kesim tarafından samimiyeti sorgulanır oldu. Ve ardından sorular yükselmeye başladı : AKP’de neler oluyor ? AKP düşüşe mi geçti ?
Sivil iktidar vaatleri ile işbaşına gelen AKP’ye, önce Kıbrıs (Yunanistan) sorunu, ardından Kürt sorunu için yapmak istediği açılımlara , gerek dışişleri bürokratları, gerekse şahinler tarafından bu işlerin böyle yapılmadığı hatırlatıldı. Öncelikli olarak bu iki konudan el-etek çektirilmek istendi. AKP, Kıbrıs sorununda çok çabuk yola geldi. Kürt meselesinde biraz daha direndi. Lakin şahinler ‘Kervanı yolda dizdiler’. Son günlerde bölge için düşünülen açılımlar ise, seçim yatırımı olarak algılandı. Çünkü herkes bilir ki Türkiye’de konuşmak ayrı (hele hele Kürt sorunu için ), eylem ayrı olur. İnsanın aklına gelen başka bir şey de 2. dönemini yaşayan AKP iktidarı bu açılımı yapmak için neden bu kadar bekledi ? Mesela bu proje neden geçen yıl hayata geçirilmedi ? Tüm bu soru işaretleri, AKP’nin bölge için planladığı projelerin çoğunun hayata geçirilmesinin neredeyse mümkün olmadığı, hatta bazılarının samimiyetten uzak olduğu kanısı uyandırıyor. Kıbrıs meselesini dişişleri bürokratlarına, Kürt sorununu şahinlere, Ekonomiyi IMF’ye , Avrupa Birliği mevzularını sürüncemeye bırakan AKP, politika üretme noktasında çok ciddi sıkıntılar yaşamaya başladı. Dünya gündeminden kopuk, yerel politik ‘açılımlar’ ile durumu kotarmaya çalışan AK Partiyi sıkıntlı günler bekliyor. 1. dönemdeki görece başarılı olma hali, tüm liberal ekonomistler tarafından ayakta alkışlanmıştı. Ama bu başarının ardında Türkiye’nin konjonktürel avantajının olduğu çok az kişi tarafından dillendirilmişti. Yani Batı ülkelerinde para var, talep yok… Vatandaşa ne kadar kol saati, takım elbise, araba, ev satabilirsin ki ? Bir de talebin çok olduğu ama paranın olmadığı Afrika Ülkeleri ve diğer Uzakdoğu ülkeleri var. Bunların dışındaki pazarda talep ve nüfusu ile heyecan yaratan birkaç ülke kalıyor : Çin, Hindistan, Rusya, Polonya, Ukrayna, Brezilya ve Türkiye… Yani dünyadaki yeni yatırımcıların çoğu bu ülkeleri seçiyor. Sıralamada sona koymama rağmen, yatırımlar açısından Türkiye, 4 ya da beşinci sırada yer alıyor. Bir başka deyişle, yaratılan karlılıklar, kendine yeni karlar kazandıracak mekanlar arıyor. Bunların en önemlilerinden biri de Türkiye… Haliyle 1. dönemdeki performansı ile ayakta alkışlanan Ak Parti; borsada herkes para kazanırken, kazanan yatırımcıya benziyor. Ama tavukları ürkütmemeyi marifet sayan liberal ekonomistler, ‘Herkes yeni yatırımlar yaparken;, acaba biz gerçek performansımızı ortaya koyabiliyor muyuz ? Yoksa konjonktürel bir iyilik mi yaşıyoruz’ diye sormadılar… AKP yerelden genele dönemeyince, 2. döneminde rüzgar döndü. Siyaseten politika üretemeyen iktidar, bir de üzerine yabancı yatırımcıların kafasında soru işaretleri yaratınca, düşüş başladı. Avrupa Birliği'nden bahsetmeye bile gerek yok. İktidara geldiklerinde % 70-80 civarı olan AB desteği sanırım %40 ların altına düşmüştür. Hatta çok ciddi AB düşmanlığı bile yarattılar. Ama belki bu noktada biraz insaflı olmak lazım, batı ülkelerine sırası ile gelen sağ iktidarlar, bizim açımızdan işi yokuşa sürüklemek için kolları daha zaten muhalefetteyken sıvamış durumdalardı. AKP zor durumda ve çıkış arıyor... Ve imdadına şahinler yetişdi. Şimdilerde ‘Parti kapansın ve en yi bildiğimiz işi (mazlumu oynamak) yapalım’ diye her gece yatarken dualar okuyorlar. Bir başka manevra da kapanan partinin ardından tek başına iktidar olmak istememeleri. Daha fazla erimeden ( bakınız ANAP, bakınız Doğru Yol) iktidarı MHP-CHP koalisyonuna vermek için can atıyorlar. İktidar işi şarkı söylemek gibidir. Repertuarın güçlü değilse, bir süre sonra, önce şarkıları yanlış söylemeye, sonra da saçmalamaya başlarsın. AKP şimdilik şarkıları yanlış söyleme aşamasında. Saçmalamamak için iktidarı terk edip, yeni şarkılar öğrenebileceği muhalefete geçmek için can atıyor. Bir başka durumda türban-başörtüsünde yaşanmaya başlandı. Sokaklarda fark ediyorsunuzdur; bu iş resmen modaya dönüştü. Yani ‘lightlaşmaya’ başladı. Ve inaç-kararlılık ayağı zayıfladı. Dünün pardesülü-türbanlı kadınları, bugün yine türbanları ile şık şıkırdım sokaklardalar. Yani toprak, AKP’nin her anlamda altından kaymaya başladı. Dayandığı tüm değerler ‘light’laşıyor. Ve hatta kapanan insan sayısında gözle görünür bir düşüşten bile bahsedebiliriz. Kapalı annelerin, ‘açık’ kızları sayısındaki artışı sizlerde gözlemliyor musunuz ? AKP, yeni politikalar üretemediği için düşüşe geçmiş durumda. Bu durum bugünden yarına hissedilmeyebilir ama tükeniş önce içten başlar. Tek şansları ülkenin muhafazakar yapısı. Bu kadar hatayı-yanlışı bir sol iktidar yapsaydı, yerle bir olması içten bile değildi. Ama AKP’nin tükenişi biraz zaman alacak…

Ben AKP yi ve genel gidişatı pek anlayamadım. AB nasıl bir ikiyüzlülük gösterir hiç anlamam. Birliğe alacakları yok, AKP buna inanıyor olamsı da olası değil. nasıl bir oyundur bilen varsa açıklasın, AB-AKP-IMF üçgenini