Ozgurlukcuyuz Ama Salak Degiliz ! Popüler
AKP ve MHP’nin, universitelerde turbani serbest birakan Anayasa duzenlemesinin ardindan, toplumun butun kesimleri gibi gencler de tartismaya katildi. Turban serbestligi ile ilgili bircok universitede eylem gerceklestirildi. Bu eylemlerden en cok dikkat cekeni ve tartisilani ise ODTU’deki eylem ve orada acilan ‘Ozgurlukcuyuz ama Salak Degiliz’ pankarti oldu. Eylemin ardindan Tarhan Erdem’in yazisi ile baslayan tartismaya, Ahmet Hakan, Hasmet Babaoglu, Etyen Mahcupyan dahil oldular. Sloganin mucidi olan BirGun yazari Melih Pekdemir de tartismayi bir adim daha ileri goturerek “Ozgurlukculuk ve sirilsiklam salaklik uzerine” yazdi. Son olarak da Deniz Baykal, kulaktan kulaga oyununu da hatirlatan bir sekilde ‘ODTU’de ogrenciler demokratiz ama enayi degiliz diye pankart acmis altina imza atiyorum’ dedi. Butun bu tartismalari ODTU’lu gencler Can Dilektasli, Deniz Bulunmaz, Elcin Gundogdu, Kemal Salihcavusoglu ve Tolga Demirli’ye sorduk.
Yillardir ogrencileri YOK’un baskisi altinda ezenler, simdi YOK’u savunabilmek, orada sarsilan iktidarlarini yeniden kurmak icin gencleri yanlarina cagiriyor. YOK Baskani universiteler Amerikan tipi olmali, parali hale gelmeli derken, ziyaret ettikleri universitelerde ogrenciler tarafindan yumurta ile karsilaniyor. AKP’nin ozgurluk soylemi etrafinda olusturmaya calistigi hegemonyaya gencler ‘salak degiliz’ diye yanit veriyor. Kocaeli Universitesi’nde, parali egitime karsi ciktiklari icin jandarma saldirisina ugrayan gencler, ‘Biz halk cocuguyuz bize dokunamazsiniz’ diye haykiriyor. Kisaca, gencler her yerde kendi sozunu olusturuyor, kendi yolunu ciziyor, yani universitelere de bahar geliyor…
» Turbanla ilgili bircok eylem yapildi, en cok sizin yaptiginiz eylem tartisildi. Boyle bir eylem yapmaya nasil karar verdiniz?
Can- Konu tartisildigi her yerde ayni ikilem vardi, turbanli okula girsin mi girmesin mi? Biz tartismanin bu kadar basit olmadigini ayrica AKP’nin konuyu tartistirdigi ‘ozgurlukculuk’ baglaminin da dogru olmadigini, konunun bunun disinda ele alinmasi gerektigini dusunuyorduk. Turbanli ogrencinin okula girip girmemesi konusunda, evet/hayir ikilemini tartisma icin yeterli gormedik, asil olarak Turkiye’yi saran gericilik dalgasini one cikarmaya calistik. Bu tartismalarda sozumuzu olustururken de, Melih Pekdemir’in BirGun’de yazdigi, bizi ifade eden ‘ozgurlukcuyuz ama salak degiliz’ sozunun eylem sloganlarindan biri olmasini uygun bulduk.
Elcİn- Turban mevzusu her adimda bir inanc ve akabinde bir ozgurluk meselesi haline getirilmeye calisilsa da bu mevzuya salt “ozgurluk” acisindan bakilamayacagi bir gercektir. Sorun, turbanli bir kiz ogrencinin okula girip girememesi dahilinde “ozgurluk” uzerinden tartisilamaz. Ben kendi okulumda bu donemin basinda bir afis gormustum ve cok sasirmistim. Afiste “Yasakci degil, ozgurlukcu universite!” ve buyuk harflerle “TURBANLI ARKADAS HOSGELDİN” yaziliydi. Bunca zamandir hep biz de yasakci degil ozgurlukcu universite diye bagirdik. Ama bir kenarda hali hazirda bekleyen biz universite ogrencilerinin bir suru “ozgurluk” meselesi dururken, turban mevzunun bu acidan ele alinmasini hem en genel anlamda hem de gundem bakimindan hic dogru bulmuyorum. Ozgurluk turbanli bir kiz ogrencinin okula girip girmemesinin tartismasi degildir. Boylesine imgesel hale getirilen turban konusunda taviz verilmesinin ardindan konunun ne boyutlara tasinacagi da asinadir.
Bogazici’de yapilan bir eylemde, size de gonderme yapilarak, ‘ozgurlukcuyuz ama ozgurlukcuyuz’ dediler. Ozgurlukculugunuz sorgulaniyor tartismalarda, Ahmet Hakan’da benzer bir yaklasimla elestirdi bu slogani.
Kemal- Turbanin ve onun kaynagi olan dinin ozgurluk baglaminda tartisilmasi dogru degildir; cunku tam aksine din ve onun simgeleri ozgurluk alaninin tam karsisinda yer alir, ozgurlukler genislediginde dinin etkisi azalir dinin etkisi genislediginde ise ozgurluk alani kapanir. Ozgurlukcuyuz ama ozgurlukcuyuz diyenler, ozgurlukculugu bugun Turkiye’nin icinde bulundugu toplumsal ve ekonomik yapidan bagimsiz ela alirlarsa, yani gerceklere gozlerini kapatirlarsa bunu gonul rahatligiyla soyleyebilir.
Gectigimiz aylarda mahalle baskisi tartisildi. Ben kendi yasantimdan ornek vereyim; Fen Lisesi’nde okudum, birinci siniftayken sinifimdaki 25 kizdan 12-13’u kapaliydi mezun olurken basi acik yalnizca 1-2 arkadasim kalmisti. Turbanin kendisi bir hayat bicimi olarak her yani kusatirken ayni zamanda kendisinde olmayan uzerinde de bir baski unsuru olmaya devam ediyor. İstanbul ve Ankara’nin en iyi semtlerinde oturup oradan soz soylemek kolaydir, ama Anadolu’da basi aciklar taciz ediliyor, baskiya maruz kaliyor hatta kezzap dokuluyor. O yuzden biz ozgurlukcuyuz ama salak degiliz ayni zamanda tuzu kuru da degiliz.
Can- Ozgur-Der tartisma programlarinda, herkes icin ozgurluk istiyoruz, diye adeta sov yapti. Onlarin ozgurluk anlayisinin sinirini da son olarak Danistay’in din derslerine iliskin verdigi karara dair yorumlarinda gorduk. Ozgur-Der, yuzde 99’u Musluman olan bir ulkenin degerleri acisindan zorunlu din derslerinin kaldirilmasinin dogru olmayacagini soyledi. Yuzde 99 rakami gercekten artik komik olmaya basladi ama komikliginin otesinde bir baski unsuru olarak kullaniliyor. Zorunlu din dersleri Alevilerin haklarini yok saydi, onlara yonelik otekilestirme ve dislamaya yol acti. Ozgur-Der de boylece kendine Musluman anlayisinin ornegini sergiledi, iste ozgurluk dedikleri de bu. Yan yana eylem yapanlara duyurulur…
Denİz- İslamcilar icinde cesitli orgutler one cikartiliyor, bunlar salt turbanla sinirli olmayan bir demokrasi ve ozgurluk algisini ortaya koyuyor. Savas karsiti eylemlerde solcularla yan yana geliyorlar sonra da solda, İslamcilar iyidir bunlarla yan yana durulabilir gibi bir algi olusuyor. Bu sol acisindan cok buyuk bir yanlistir. Turkiye’de Siyasal İslam gercekligi tarikatlardir, cemaatlerdir, Corum’dur ve Sivas’tir. Ayrica ozgurlukcuyuz diyenlerin aklinin siniri da bir olayda bile gorulebiliyor.
Tolga- Bununla birlikte turbanli kizlarin algisina dair bir tartismayi da yapmamiz gerekiyor. Toplu oturuyorlar, toplu geziyorlar, sinifta birlikte ve siranin en arkasinda oturuyorlar, kendi disindaki insanlarla iliski kurmuyorlar. Otobuste yanimiz bossa kesinlikle oturmuyorlar. Bu ici kapali ve cemaat yasami zaten kendisi disindakiyle arasina mesafe koyuyor. Turkiye’deki hâkim ideolojiden guc alan bu arkadaslar, kendilerini dinin, ahlakin, duzgun yasamin temsilcisi olarak gorup kendi dislarindaki herkese de tam bunun zitti olarak bakiyor. Turbanin karsisinda mini etegi koyan anlayisin temelinde bu var.
» Hayir diyenlerle araniza koydugunuz mesafeyi nasil tanimlarsiniz?
Denİz- Hayir diyenler, yillardir bu ulkede baskici, gerici politikalari uygulayanlardir. Siyasal İslamin guclenmesi de onlarin eseridir. 12 Eylul’de devrimci gencler oldurulurken, askerler ucaklardan ayet dagitiyordu. Bugunku karanlik onlarin eseridir, o nedenle onlarin buna karsi cikabilecek bir konumu da yoktur. Bizim onlardan kendimizi ayirmak icin ozel bir cabaya girmemize bence gerek dahi yok. Sonuc olarak, emperyalizm, devlet ve gericilik birbirinden kopartilarak ele alinamayacagi gibi, bu butunluk kurulmadan muhalefet etmek de imkânsizdir.
Tolga- Simdi rektorler de bizimleymis gibi yapiyorlar. Oysa ayni rektorler her adimimizda bizi sorusturmaktan da geri durmuyor. Onlara akliniz yeni mi basiniza geldi de demek mumkundur ama onlarin aklina guvenmek mumkun degildir. Bu bir koltuk kavgasi, onlar icin sorun yapi degil yapinin icerisinde kimin olacagi, yani iktidar kavgasi, biz bu kavganin parcasi olmayacagiz.
Can- Genclik hicbir zaman mevcut sistemi koruyanlarin yaninda olmamistir. Bugun elbet cesitli nedenlerle, sol adi altinda darbecilik yapanlar da var, bunlar bence sistemin yedek gucleri ya da daha dogrudan bir sozle bugunun mayin esekleridir. Elbet bunlar sadece darbeci/ulusalci genclik degil bir de ‘sivillik’ vurgusu ile darbe karsisinda secilmislerden yana olmanin, yani bugun AKP’nin yaninda olmanin dogru oldugunu soyleyenler de var.
Deniz Baykal’a ne diyorsunuz, gerci ne soylediginizi de cok anlamamis olacak ki, sozu de yanlis soylemis ama imzasini da atmis, pankartin altina…
Denİz- Bu bir siyaset tarzi bence ve sadece Baykal’a ait bir tarz da degil. Esasinda savunulan dusuncenin kendisiyle hicbir alakasi olmadigi halde, ben de bunun altina imza atiyorum diye bir pozisyon almaya calisilir, bu burjuva politikacilarinin bildik manevrasidir. Biz ozgurlukcuyuz ama salak degiliz dedik, Baykal’in ozgurlukcu ve demokrat olmadigini herkes bilir, sloganin ikinci kisminin takdirini ise kamuoyuna birakiyorum…
Kemal- Deniz Baykal demokratim diyebiliyor mu hâlâ? 301’in kaldirilmasina en cok muhalefeti yaparak o demokrat olma yolunda olmasa da basbug olma yolunda zaten gerekli ve yeterli adimlari atti.
Tolga- Baykal idrak edememis ama, ozgurlukcuyuz ama salak degiliz sozu ayni zamanda ona da karsi bir sozdur.
» Son olarak ODTU’lu gencler onumuzdeki gunleri nasil goruyor, ne yapacaklar?
Can- ODTU’luleri sokaga cagiriyorlar. Biz her zaman sokaktayiz, ama onlarla sokagimiz farkli. Biz yine sesimizi cikartmaya devam edecegiz.
Kemal-Turban sorununu ela alirken, AKP ile sinirli olmayan gericilik dalgasini sorun haline getirmistik, buna karsi duracagiz onumuzdeki gunlerde de.
Denİz- ODTU tarihiyle ODTU’dur. Kommer’in arabasini yakan Ulas Bardakci’nin, ogrencileri soz, yetki, karar sahibi kilan ODTU OTK’nin, Ertugrul Karakaya’nin, 1 Mart’ta tezkereye karsi yuruyenlerin ODTU’lulerin ODTU’sudur, oyle de kalacaktir.
Üye eleştirileri
-
2008-03-14 15:28:01 |SAdministrator| onder
-
2008-03-14 12:34:17 |Administrator| AliOsman
-
2008-03-14 13:22:55 |Publisher| KenanKenan
Yorumlar
Lakin ben yine de gençlerden şikayetçiyim doğrusu..Yıllar dır ses getiren bir oluşumlarını görmedik..Bizim zamanımızda (1986-1993) otrodoks sol aktif olduğu gibi pekçok otonom, bağımsız oluşum da çıkmıştı. Birsürü öğrenci dergisi yayınlanmıştı.. Koşullar çok daha baskıcıydı ve İnternet gibi muazzam bir fırsat yoktu..Ah bizim zamanımızda İnternet olacaktı ki, tozunu attırırdık ortamın..Yakınd an takip etmiyoruz ama ODTU'lü kardeşlerimiz 1990'ların ikinci yarısından sonra tamamen kayıplara karıştı..Olanak lar çok daha fazla olmasına rağmen hiçbirşey yapmadılar..
Son olarak bir de eleştiri yapayım; güzel şeyler söylenmiş olsa da ben burda yine de bir Havet'çi yaklaşım görüyorum..Poli tika her zaman en doğru olan çözümü seçmek değildir. Bazen ehveni şerin yanında tavır almak gerekir. Ülkenin bugünkü konumunda ise, bizim seçim kümemiz olmasa da konunun iki seçeneği vardır. Ne o ne bu deme şansı yok..İlla ki ya o ya bu olacak..Ben sahşen gittikçe artam dinciliğe karşı Atatürkçü elitlerin yanında tavır alınması gerektiğine inanıyorum..Tür bana özgürlük Saros'çu özgürlükçülük talebidir..Åžu anlamda Saros'çu; koşulları tamamen farkli olan ABD liberalizminin taleplerini bambaşka bir coğrafyada uygulamak.
Bu ülkede 15-25 yaş arası gençler, kendilerinden farklı diye rahipleri öldürüyor, başka dinin mensuplarını kesiyor..Türban ile simgelenen "özgürlük" , kendileri gibi olmayanlara tahammül edemeyenlere özgürlüktür..ÖD P'nin her konuda yaptığı gibi gençlerin de en doğru yaklaşım arayışı ile havetçi konuma düştüklerine inanıyorum..Kab ul etmek gerekir ki bugün sahip olduğumuz güç itibariyle en doğru sol politikaları uygulayacak durumumuz yok..Toplumun dindarlaştırılm ası yüzlerce yıl geriye gitmektir..O kadar geriye gitmektense bulunduğumuz yerde kalmayı tercih ederim..

Gençler çok güzel tespitler yapmışlar..sevindirici doğrusu..özgürlükçülük ile muhafazakarlığın aynı perpsektif içinde ele alınamayacağını bazı özgürlükçü post-modern solculara göstermiş oluyorlar.
Lakin ben yine de gençlerden şikayetçiyim doğrusu..Yıllardır ses getiren bir oluşumlarını görmedik..Bizim zamanımızda (1986-1993) otrodoks sol aktif olduğu gibi pekçok otonom, bağımsız oluşum da çıkmıştı. Birsürü öğrenci dergisi yayınlanmıştı..Koşullar çok daha baskıcıydı ve İnternet gibi muazzam bir fırsat yoktu..Ah bizim zamanımızda İnternet olacaktı ki, tozunu attırırdık ortamın..Yakından takip etmiyoruz ama ODTU'lü kardeşlerimiz 1990'ların ikinci yarısından sonra tamamen kayıplara karıştı..Olanaklar çok daha fazla olmasına rağmen hiçbirşey yapmadılar..
Son olarak bir de eleştiri yapayım; güzel şeyler söylenmiş olsa da ben burda yine de bir Havet'çi yaklaşım görüyorum..Politika her zaman en doğru olan çözümü seçmek değildir. Bazen ehveni şerin yanında tavır almak gerekir. Ülkenin bugünkü konumunda ise, bizim seçim kümemiz olmasa da konunun iki seçeneği vardır. Ne o ne bu deme şansı yok..İlla ki ya o ya bu olacak..Ben sahşen gittikçe artam dinciliğe karşı Atatürkçü elitlerin yanında tavır alınması gerektiğine inanıyorum..Türbana özgürlük Saros'çu özgürlükçülük talebidir..Åžu anlamda Saros'çu; koşulları tamamen farkli olan ABD liberalizminin taleplerini bambaşka bir coğrafyada uygulamak.
Bu ülkede 15-25 yaş arası gençler, kendilerinden farklı diye rahipleri öldürüyor, başka dinin mensuplarını kesiyor..Türban ile simgelenen "özgürlük" , kendileri gibi olmayanlara tahammül edemeyenlere özgürlüktür..ÖDP'nin her konuda yaptığı gibi gençlerin de en doğru yaklaşım arayışı ile havetçi konuma düştüklerine inanıyorum..Kabul etmek gerekir ki bugün sahip olduğumuz güç itibariyle en doğru sol politikaları uygulayacak durumumuz yok..Toplumun dindarlaştırılması yüzlerce yıl geriye gitmektir..O kadar geriye gitmektense bulunduğumuz yerde kalmayı tercih ederim..