Solcuların Teknoloji İle Arası Neden İyi Değildir? Popüler
Makale
Üniversitedeyken politik olmayan bir arkadaş bana şunu sormuştu; "Siz solcular derslerde niye bu kadar başarısızsınız?". Söylecek birşey bulamamıştım.
Çünkü haklıydı. Şöyle bir gözden geçirdim, gerçekten bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar insan dışında, derslerde minumum da olsa başarı göteren hiç bir solcu yoktu.
Solcuların teknolojiye uzaklığı, yaşanan döneme has ve son derece üzücü özel bir durumu da dile getiriyor; solcular yaşlanıyor. Yeni kuşaklardan solcu çıkmıyor.Ece Temelkuran, solun birlik konferanslarından birinde en genç katılımcı olarak sunulmasının ne kadar üzücü olduğuna vurgu yapmıştı. Katılıyorum. Bence bu da teknolojinin solcular arasında o denli yaygın kullanılmamasının önemli bir nedenidir. Hatta belki de yegane ya da daha önemli nedenidir. Ama ben konunun solculuğun algılanışı ile ilgili olan daha tartışmalı nedeni üzerinde durmak istiyorum. Zira yaşlılıkla ile ilgili olan son derece iç karartıcı bir mesele ve yapacak fazla da birşey bırakmıyor insana.
Benim tezim şu; Türkiye'de solculuk yapmak çok sınırlı bir kapsamda ele alınıyor. Tekonolojiyi efektif bir şekilde kullanmanın solcular arasında bu denli düşük olmasını ben en çok buna bağlıyorum.
50-60 yıllık belli mücadele kalıplarını, yüzlerceyıllık dinsel ritüellerden çok daha katı bir gelenek haline getirmişiz. Bu kalıpların dışına çıkmak dinsel dogmaları yıkmaktan çok daha zor görünüyor. Peki bu iddiamın bir temeli var mı? Bunu tartışmaya başlamadan önce şu siteye bir bakmanızı rica edeceğim;
http://www.habibimol.com/site/
İslami evlilik sitesi. Bir de şuna bakalım;
http://www.sanalmezarlik.com/
Şimdi sosyalist arkadaşlık sitesi diye bir nosyonu aklına getirebilir mi Türkiye solcusu? Ya da, ilerici pratik işlevli bir site, yukarıdaki sanal mezarlık uygulamasına tekabül eden. Doğrudan ideolojik bir seslenişleri yok bunların. Falanca ya da filanca politik anlayışın propagandasını yapmayı doğrudan hedeflemiyorlar. Her dindar insanın ihtiyaç duyacağı birer işlevleri var. Ama bu pratik ihtiyaçların karşılanması üzerinden ortak bir ruh yaratılıyor. Siteye gelen insanlar sıradan ihtiyaçlar üzerinden tanışıyor, yakınlaşıyor. Belli bir ideolojinin daha etkili propagandası olabilir mi bilmiyorum.
Türkiye'de pek farkına varmıyoruz, daha doğrusu solcular arasında farkına varmıyoruz ama internet inanılmaz dayanışma ağlarına sahip. Bizim kültürümüzün etkisi de olabilir zira yıllarca ABD'de yaşayan bir arkadaşım bile şu gölemlerime şaşırmıştı; İnternet muazzam bir kollektif bilgi üretim ve paylaşım ortamı olarak kullanılıyor. Herhangi bir yazılım uygulamasını, tamamen dayanşma ilişkileri üzerinden öğrenmeniz mümkün. Örneğin sitemizin altyapısı olan Joomla yazılım platformunun ücretsiz Forum sayfaları vardır. Sitenizde karşılaştığınız probemleri buraya yazdığınızda, birileri hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen tutup size yardımcı olmaya çalışır. Bazıları saatlerini ayırır, kendisi bilmiyorsa, doğru kaynaklara yönlendirir. Bıraktığınız yardım talebi, birileri tarafından çoğunlukla cevaplanır. Bu kollektif yardımlaşma platformları sayesinde, ancak çok büyük paralar harcayarak yaptırabileceğiniz birşeyi bedavaya yapabilirsiniz.
Yukarıda verilen örneklerdeki gibi bir vizyona sahip solcu bir site çıkarmaya kalksanız, en iyi durumda kimse ilgi göstermez, en kötü durumda ise saldırgan alaylara konu olursunuz. Türkiye'de solculuk sadece emek, sendika, örgüt, parti vs. kategorileri altında ele alınıyor. Politika sadece bu kanallarla icra edilebilirmiş gibi algılanıyor. Bu algılamayı hiç olmazsa sarsacak hiçbir gençlik hareketi de çıkmadığı için, belli bir zamana uygun yöntemler, onları icra edenlerin iyice yaşlanmaları ve dolayısıyla mücadeleyi yaşanan zamanlara uygun başka kanallarla da sürdürmek için gerekli donanıma sahip olmamaları yüzünden, geleneğin katılaşmasını daha da katmerleştiriyor, birbirini besleyen iki eğilim doğuruyor. Hem arkadan yeni kanallar yaratabilecek insanlar gelmiyor, dolayısıyla iş babadan kalma yöntemleri uygulamaktan başka birşey bimeyen eski kuşaklara kalıyor, hem de bu yaşlanma süreci yeni kuşakların yeni yöntemlerle ortaya çıkmalarını engelliyor.
Oysa karşı cenahta, fikirler değişmese de, doğal olarak sürekli yeni gençler saflara katıldığı için, eski amaçlar yeni araçlarla yürütülebiliyor. Bunda Türkiye'de insanların doğuştan sağcı olmalarının etkisi elbette var. Ama ben yegane nedenin bu olduğuna inanmıyorum
Konu spekülasyona olabildiğince açık, yazdıkça yazabilir insan. Ben bir kaç tanesini daha sıralamaya çalışayım; teknolojinin solcular arasında yaygın kullanılmamasının çok önemli bir başka nedeni de bence, sonunda sinizme varan eleştirellik. Post-modernizm tartışmalarını düşünelim. Bizde bu konu derin bir ayrım çizgisi çeker. O kadar ki, bazıları için post-modernist sıfatı bir küfür olarak işlev görür. Ya da neo-liberal sıfatı.
Oysa muhafazakarlar için böyle bir tartışma başlığı bile yoktur. Oturup post-modernizmi analiz etmezler. Ama ortama o kadar iyi adapte olurlar ki, solcular tartışırken onlar icra eder. Şu habibim olur musun sitesini düşünelim; burda insanı şaşkınlığa düşüren tuhaf bir durum yok mu? En tutucu yaşam tarzının, en post-modern araçları kullanması durumu sözkonusu değil mi?. Dinciler için post-modernite diye bir mefhum yoktur ama post-modern duruma, bu sorunsaldan haberdar olan bizlere nazaran çok daha iyi adapte olmuşa benziyorlar.
Buna karşın solcular arasında yaşanan onlarca tartışmaları düşünelim; internetin sanallaştırıcı etkisi olduğu, gerçek hayattan uzaklaştırdığı, tüketim mantığını, ya da sınırsız porno kullanımını yaygınlaştırdığı iddiaları vs.vs. Baktığınız zaman çok daha derin analizler yapılır, konu her boyutuyla ele alınır ama hiçbiri somut bir sonuç doğurmaz. Öte taraftan muhazakarlar düşünmez, yapar.
Bir arkadaş ile karşılıklı konaklama dayanışması fikri üzerine konuşuyorduk. Bu yazıya da o konuşma esin verdi. Sözkonusu fikri uygulayan bir site var;
Bu fikri bizim sitede de uygulayabilir miyiz diye sorduk. Arkadaşım bunun Türkiye gibi muhazakar bir ülkede zor olacağını söyledi. Oysa bu sitenin en fazla üyesinin olduğu ülkelerden biri de Türkiye. Aslında galiba kendi halkımızı da yeterince tanımıyoruz. Muhafazakar olduğunu düşündüğümüz insanlar bizlerden çok daha iyi yeni durumlara adapte oluyorlar.
Pekçok garabetin yanında Türkiye'de bir de şöyle bir tuhaflık var galiba;
Sağcılar düşüncelerde gerici ama eyemlerde ilerici, solcular ise düşüncelerde ilerici ama eylemlerde gerici.
Sağcılar arkaik düşüncelerini post-modern yeni araçlarla sürdürürken, solcular ilerici düşüncelerini arkaik yöntemlerle gerçekleştirmeye çalışıyor. Eğer öyle olmasaydı, wikipedia, ekşi sözlük, facebook, myspace, hospitality club gibi kitlesel bilgi üretim ve paylaşım, taışma ve farklı dayanışma ağları kuran sitelerin bir benzerini de solcular yapardı.
Üye eleştirileri
-
2008-03-14 17:50:13 |Administrator| AliOsman
-
2008-03-14 17:43:03 |Administrator| AliOsman

Bence temel sorun, teknoloji algısı ile kapitalizmin ziyadesi ile içiçe geçmiş olmasından geçiyor. Kendimden örnek vereyim : Madem bu Hi-tech işlere giriyoruz bari sadece ihtiyacım kadarını öğreneyim diye bir duruşum var. Site içerisindeki faaliyetlerden çok şey öğrendim ya da öğrenmek zorunda kaldım.
Bence bir diğer durum da daha ileri toplum algısında yatıyor. İleri toplum modeli, temel bilimlerin geleneksel halini, inanılmaz bir pastorallik, kötülerin olmadığı, gırtlağa kadar huzurun olduğu (tersinden bakılacaksa heyecanın olmadığı) bir 'cennet' !!!
Bir taraftan zorun çalışmalar olmayacak diyoruz. Çalışma dediğin şey gönüllük esasına göre veya temel zorunluluklara göre kısa süreli olacak diyoruz. Bir taraftan da teknoloji -neredeyse- red ediyoruz. iyi de teknoloji olmadan işgücünü nasıl minimize edersin ki ( Bu soruyu kendime de soruyorum) ? Ya da teknolojiye bakış ziyadesi ile romantik ve anarşizan. İşte kritik siyelere gir çöker falan gibi hackerlık düzeyinde bir algı yaygın. Önder haklı, teknolojiye karşı çok daha yakın olmak yönünde sola biraz metazoru uygulak lazım.
-
2008-03-14 14:37:39 |Publisher| KenanKenan

Önder, benim de dönem dönem sorduğum sorulardan biridir bu. Bu soruyu kendimi de içine katarak soruyorum. ODTÜ ye gelene kadar tüm okul hayatım başarılar ile dolu gel gör ki ODTÜ yü 9 yılda bitirdim. Bu konuda herkes kendi özeleştirisini yaparsa cevap bulmak daha kolay olur sanırım. Benim ilk aklıma gelen tembellik... Ulvi işler yapıyorduk ya gelecek günleri kurmak adına güne ilişkin hiçbir şey yapmıyordum. Neden? boş boş gevezelik yapmak daha kolay, daha doğrusu üretime dayanmayan uğraşlar içindeydik. Hani herkesin bildiği Fatsa örneği vardır ya da Köy Enstitüsü deneyimi... sonuçta akılda kalan tek şey üretim.. üretim yapıyorlardı ve yaratıcıydılar.. insanın kendini bilmesi kadar güzel bir şey olmasa gerek.. ben tembeldim... bunu bilerek tartışmayı derinleştirebiliriz diye düşünüyorum Hocam..
-
2008-03-14 15:05:30 |SAdministrator| onder

Kenan,
Konuyu tam da benim cikis noktam olan yerden ele almissin. Yazı uzamasın diye girmedim detaylara ama emin ol ben de tam ulvi işleri düşünmekten, yaşanmakta olan zamanda olup bitenleri kaçırmaktan bahsediyordum. Åžu 10-15 yılda yaşanan inanılmaz iletişim devriminin çağrışımlarını en geç kavrayan kesim solcular gibi geliyor bana. Sistemin plaza medyasına, ya da islamcı milliyetçi medyaya bak hepsinde bir okuyucu yorumu köşesi, okuyucu resim galerileri, hatta ana sayfada linki verilen okuyucu blogları vardır. Web 2.0 denen, okuyucuların aktif katılımı anlamına gelen ikinci internet devrimi bu..Web 2.0'ı uygulamayan tek yayın organı ne? Birgün.
Bırakalım solcu bir yayın organı olarak sistem gazetelerinin yaptığının çok daha ötesine geçmesini, onların yaptığının onda birini bile yapmıyor. Birgün'de yazınızın yayınlanması için ne yapıyorsunuz: tutup vuruş sayısını da dikkate alarak formel bir yazı yazıyorsunuz, editöre yolluyorsunuz, sıraya konuluyor 3-4 gün içinde onaylanırsa yayınlanıyor.
Oysa görüyorsunuz bizim işimiz olmamasına rağmen 3-4 insan şu siteyi çıkarabildik. Birgün'de olmayan pekçok interaktif uygulama var..Ha biz bile yapabildiğimize göre hiç de zor değil...
Hadi konuyu Birgün tartışması haline getirmiş olmayalım. Bugün benim bildiğim sol yayın organlarının hiçbirinde Web 2.0 mentalitesi uygulanmıyor..Babadan kalma arkaik, yazarların yazıp okuyucuların okuduğu bir platform hepsi de..Ve üstelik bunu da savunuyorlar.
Dediğin gibi bizlerin politika olarak gördüğümüz belli kalıplar ve onların standartlaşmış araçları var..Onların dışına çıkılmıyor..Üsttekileri ya da eski kuşağı anlıyorum, onların bildiği solculuk bu başkasını bilmiyorlar, faydalı olacağına inansalar da gerekli donanıma sahip değiller..Benim anlamadığım solun tabanından teknolojinin imkanlarını çok daha etkili kullanma yönünde neden bir baskı gelmediği? İşte görülüyor, en ahlakçı en gelenekçi toplumsal kesimler en post-modern araçları kullanıyor, islami evlilik sitesi gibi bir mefhum ortaya çıkıyor..Soldan neden teknolojinin daha etkin kullanımına yönelik bir talep gelmiyor anlamıyorum..Galiba sol gerçekt çok yaşlandı..
Yorumlar
Bence bir diğer durum da daha ileri toplum algısında yatıyor. İleri toplum modeli, temel bilimlerin geleneksel halini, inanılmaz bir pastorallik, kötülerin olmadığı, gırtlağa kadar huzurun olduğu (tersinden bakılacaksa heyecanın olmadığı) bir 'cennet' !!!
Bir taraftan zorun çalışmalar olmayacak diyoruz. Çalışma dediğin şey gönüllük esasına göre veya temel zorunluluklara göre kısa süreli olacak diyoruz. Bir taraftan da teknoloji -neredeyse- red ediyoruz. iyi de teknoloji olmadan işgücünü nasıl minimize edersin ki ( Bu soruyu kendime de soruyorum) ? Ya da teknolojiye bakış ziyadesi ile romantik ve anarşizan. İşte kritik siyelere gir çöker falan gibi hackerlık düzeyinde bir algı yaygın. Önder haklı, teknolojiye karşı çok daha yakın olmak yönünde sola biraz metazoru uygulak lazım.
Konuyu tam da benim cikis noktam olan yerden ele almissin. Yazı uzamasın diye girmedim detaylara ama emin ol ben de tam ulvi işleri düşünmekten, yaşanmakta olan zamanda olup bitenleri kaçırmaktan bahsediyordum. Åžu 10-15 yılda yaşanan inanılmaz iletişim devriminin çağrışımlarını en geç kavrayan kesim solcular gibi geliyor bana. Sistemin plaza medyasına, ya da islamcı milliyetçi medyaya bak hepsinde bir okuyucu yorumu köşesi, okuyucu resim galerileri, hatta ana sayfada linki verilen okuyucu blogları vardır. Web 2.0 denen, okuyucuların aktif katılımı anlamına gelen ikinci internet devrimi bu..Web 2.0'ı uygulamayan tek yayın organı ne? Birgün.
Bırakalım solcu bir yayın organı olarak sistem gazetelerinin yaptığının çok daha ötesine geçmesini, onların yaptığının onda birini bile yapmıyor. Birgün'de yazınızın yayınlanması için ne yapıyorsunuz: tutup vuruş sayısını da dikkate alarak formel bir yazı yazıyorsunuz, editöre yolluyorsunuz, sıraya konuluyor 3-4 gün içinde onaylanırsa yayınlanıyor.
Oysa görüyorsunuz bizim işimiz olmamasına rağmen 3-4 insan şu siteyi çıkarabildik. Birgün'de olmayan pekçok interaktif uygulama var..Ha biz bile yapabildiğimize göre hiç de zor değil...
Hadi konuyu Birgün tartışması haline getirmiş olmayalım. Bugün benim bildiğim sol yayın organlarının hiçbirinde Web 2.0 mentalitesi uygulanmıyor..B abadan kalma arkaik, yazarların yazıp okuyucuların okuduğu bir platform hepsi de..Ve üstelik bunu da savunuyorlar.
Dediğin gibi bizlerin politika olarak gördüğümüz belli kalıplar ve onların standartlaşmış araçları var..Onların dışına çıkılmıyor..Üst tekileri ya da eski kuşağı anlıyorum, onların bildiği solculuk bu başkasını bilmiyorlar, faydalı olacağına inansalar da gerekli donanıma sahip değiller..Benim anlamadığım solun tabanından teknolojinin imkanlarını çok daha etkili kullanma yönünde neden bir baskı gelmediği? İşte görülüyor, en ahlakçı en gelenekçi toplumsal kesimler en post-modern araçları kullanıyor, islami evlilik sitesi gibi bir mefhum ortaya çıkıyor..Soldan neden teknolojinin daha etkin kullanımına yönelik bir talep gelmiyor anlamıyorum..Ga liba sol gerçekt çok yaşlandı..

Düzeltme : 'siyelere gir çöker' diye yazılan, 'Sitelere gir çökert' şeklinde olacaktı.