Yaşasın Yok Sayılan, Hiç Sayılanların Bayramı 1 MAYIS ! Popüler
Yarın bir kısmımız Taksim'e, bir kısmımız Kadıköy'e gidecek. Hadi hayırlısı...
Günün anlam ve önemine ilişkin bir şey yazmak içimden gelmedi. Yarın akşam yaşadıklarımızı yazarız artık.
Üye eleştirileri
-
2009-05-05 15:23:18 |SAdministrator| onder
-
2009-05-05 02:46:34 |Publisher| fetekos

Genç Sivillerin Fethullah destekli bir oluşum olduğu hakkında oldukça yoğun şüpheler, güçlü izlenimler var. Doğruysa, öncü kadrosu hakkında başka bir şey öğrenmeyi pek istemem.
Eylem haberleri de bu:
Genç Siviller'den 'pahalı bir eylem'
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=933882
-
2009-05-05 10:44:22 |Administrator| guclu

Genç Sivillerin "frontman"i sanırım Taraf yazarı Yıldıray Oğur. Bu insanlar hakkında negatif hislerim var. Bana "majestelerinin muhalefeti" imişler gibi geliyorlar. Bu insanlara liberal dememiz çok kolay değil, solcu dememiz ise çok daha zor. Kendilerine ait bir güzergah açıyorlar. F tipi ile ciddi yakınlıkları olduğu söyleniyor, ABD ile de temasta oldukları söyleniyor. Abdullah Gül bu insanları Çankaya'da kabul etti. Obama geldiğinde bunların bir temsilcisiyle 10 dakika görüştü. Bunlar kolay işler değil, kabul edersiniz ki.Converse giyen 15-20 gencin olayı olamaz bunlar sadece. Sanırım bu yapıyı tek başına değil, daha geniş bir cephenin unsuru olarak almak lazım. Zaman, Yeni Şafak, Taraf, (malesef kısmen)Birikim, (kısmen) Bilgi Üniversitesi, Soros Open society Foundation'la ilişkili hemen tüm yapılar, birçok yazar ve akademisyenin yer aldığı gevşek ama aslında bir yandan da katı bir cephenin öğesi bunlar. Sitesleri şu: http://www.gencsiviller.net/
Dikkat ederseniz, temelde karşı oldukları şeyin bütün varyantlarıyla Kemalizm olduğu görülür. Emek-Sermaye çelişkisi ile de bir dertleri yok ve ben şu ana kadar kapitalizme laf ettiklerini görmedim. 1 Mayıs eylemlerini de açıkçası sol bir içerikle değil, "ülkede karanlık işler çeviren Kemalizm etkili kontrgerillanın" tasyiye edilmesini talep ettikleri için yaptıklarını düşünüyorum.
Ama bir yandan da "The Marmara" eyleminin güzel bir iş olduğunu kabul ediyorum. Aslında bu türden bir eylemi yapabilecek çap ve kabiliyette solcular var bu ülkede. Geçmişte Meclis'te pankart açabilen bir siyasal geleneğin günümüzde hala devamcıları var. Birçok farklı yapıya ayrılsalar da ben en çok onlardan bu eylemi beklerdim, yalan yok.
-
2009-05-05 01:31:41 |SAdministrator| onder

Genç Sivillerin eylemi konusunda tamamen Ali Osman gibi düşünüyorum. Hatta Fetekoş'la yapmakta olduğumuz tartışmada gündeme getirmek için kafamda bir yerlere not etmiştim. Bu konuyu çok önemsiyorum. Genç Siviller hareketini, elbetteki fikirleri açısından değil, ama farklı eylem tarzlarıyla, genel yapılanışları itibariyle örnek alınacak bir model olduğunu düşünüyorum.
Bizim sosyalist cenahta ihtiyaç duyduğumuz bence tam da böyle yaratıcı bir eylemlilik..
Bu insanları yakından takip etmiyorum, ama bana sanki konuştuğumuz gibi network şeklinde yapılanmış bir hareket gibi görünüyor. Bilmiyorum mesala bu adamların bir "front man"i, bir "liderleri" var mı? Genç Sivilleri teorisyeni, lideri, öncü kadrosu diye birilerini biliyor muyuz? Benim haberim yok..
Ama ortada bir hareket olduğunu biliyoruz..Medyatik vs..Ama ülkenin genel gündemine özgün eylemlerle giriyorlar, biz varız, burdayız diyorlar.
-
2009-05-04 23:22:14 |Administrator| AliOsman

Güçlü'nün eklediği linkten Evrensel Gazetesi'nin haberini okudum. Kendime şu soruyu sormadan edemedim : ' Acaba EMEP Kadıköy'de değilde Taksim'de olsaydı, bu haberi yapar mıydı ? Hatta hasbel kader 50-100 EMEP'li Disk ile beraber Taksim'e çıkıp, Atatürk Heykeli'nde parti bayraklarını sallasalardı, bu fotoğrafı kapağa koyarlar mıydı koymazlar mıydı ? Hatta ve hatta bu haber ile kendi tabanına 'İşçi sınıfı ile beraberiz', hadi abartmaya devam edeyim 'İşçi Sınıfı, Partisi'nin önderliğinde Taksim'e girdi' ( Bu kısımı özellikle yapıyorum) diye haberler yapmazlar mıydı ? Bu sorulara neden YAPMAZLARDI diyemiyorum ?
-
2009-05-05 01:12:47 |Administrator| AliOsman

Bu arada altını çizmeden edemeyeceğim. Taksim'de The Marmara'nın tepesine pankart asmak da 'Genç Sivillere' nasip oldu ya... Ben başka bir şey demiyorum yani. Lakin eylemi yapan grup ile sıkıntılarım olsa da eylemin yaratıcı ve akıllarda kalıcı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Bu anlamda yapan kişileri/grubu taktir ettiğimi de belirteyim.
-
2009-05-04 13:36:09 |Administrator| guclu
-
2009-05-04 21:07:06 |Publisher| erkan
Yav harbiden EMEP'in Kadıköy'de işi neydi? Ben de, "sağır duymaz uydurur" hesabı, Taksim'dekilerin daha sonra Kadıköy'e geleceğini düşünerek, Kadıköy'e gittim. Gördüğüm bir işçi bayramı karikatürüydü. Ayrılan alanın belki yarısı bile doldurulamamıştı. Neyse uyandım da onbeş dakika sonra alanı terkettim.
DİSK ve KESK, Taksim'i söke söke aldı. Gerisi lüzumsuz ayrıntı..
-
2009-05-04 11:03:22 |Administrator| guclu
-
2009-05-03 01:02:47 |Publisher| Fantom

İşçi sınıfının uluslararası dayanışma gününün milli marşla kutlanması, burjuva devletlerin baskı ve zor kullanma aygıtı olan ve bu yüzü bariz bir şekilde işçi sınıfının taleplerine karşı (2008 1 Mayıs'ında olduğu gibi)ortaya çıkan polise destek için "polise kalkan eller kırılsın" sloganının atılması gibi talihsizliklerin yaşandığı Kadıköy'deki eylemin belki de en talihsizi Emep'lilerdi. Türk-İş, İP bir yana; onların mutlaka Taksim'de olmaları gerekirdi. Bunu, ben demiyorum, tarih diyor. Tercih hatası yapmışlar, olabilir, deyip gelecek yıl hatalarını telafi etmelerini dileyelim. 10 kaplan gücündeki:-) DİSK'in öncülüğünde Taksim'e girişi coşkuyla ve dolu gözlerle izledik.
Fazla söze gerek yok, (Ali'nin dediği gibi)günün sözü şuydu:
"BU DA MI GOL DEĞİL?" ;-)
-
2009-05-01 22:06:37 |Administrator| AliOsman

Sabah bizim arkadaşlardan 4 kişiyi ( bi de elde var 5) arabayla alarak, Kadıköy'e gittik. Biraz erken gittiğimiz için önce birer çay içtik. Kadıköy'ün havası bize tuhaf ve kötü geldi. Ortalıkta 1 Mayıs havasından en küçük bir esinti hissedemedik. Sol adına sadece EMEK Partililer vardı. Onlarında sayısal 'çokluğu' ortamı değiştirecek kadar değil. Hatta birara 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' gibi sloganların atıldığına bile şahit olduk. Bi de bunların üzerine, kortejlerin alana girerken duymaya alışık olduğumuz marşların yerine ( Özellikle 1 Mayıs) bir garip oyun havalarıda eklenince, Taksim'e gitmemenin verdiği vicdan azabını duyan bizim ekibin tepesi attı. Alandan çıktık. televizyonu olan bir birahaneye gidip, DİSK önderliğinde 4-5 bin kişinin Taksim Alanına girişini bira içerek kutladık. Daha sonrada kalktık hep beraber kokoreç (arada 1 midyeci vardı)bastık...
-
2009-05-01 01:47:29 |Publisher| annakarenin
-
2009-05-02 20:16:37 |Publisher| selo_tulga
Yorumlar
Güçlü'nün aktardığı gibi birileri tarafından sürekli vitrinde tutulduklarını, haklarında hiçbir istihbarata sahip olmadan çıkarsamak mümkün. Güçlü'nün aktardıkları son derece çarpıcı olaylar yetiyor zaten.
Ancak böyle başarılı, yaratıcı bir eylemlilik ve farklı bir yapılanma içinde olmalarını sadece arkalarındaki güçlere bağlayıp, solcuların benzer bir yapılanmaya girme şanslarının olmayacağını da iddia etmemek lazım bence.
Malum solcular çok sınırlı olanaklarla, işe hep çok geriden başlarlar. Kendi öz güçlerinden başka bir iktidar yapısına güvenemezler. Buna rağmen muhalefet yaparlar.
Dikkat ederseniz, temelde karşı oldukları şeyin bütün varyantlarıyla Kemalizm olduğu görülür. Emek-Sermaye çelişkisi ile de bir dertleri yok ve ben şu ana kadar kapitalizme laf ettiklerini görmedim. 1 Mayıs eylemlerini de açıkçası sol bir içerikle değil, "ülkede karanlık işler çeviren Kemalizm etkili kontrgerillanın " tasyiye edilmesini talep ettikleri için yaptıklarını düşünüyorum.
Ama bir yandan da "The Marmara" eyleminin güzel bir iş olduğunu kabul ediyorum. Aslında bu türden bir eylemi yapabilecek çap ve kabiliyette solcular var bu ülkede. Geçmişte Meclis'te pankart açabilen bir siyasal geleneğin günümüzde hala devamcıları var. Birçok farklı yapıya ayrılsalar da ben en çok onlardan bu eylemi beklerdim, yalan yok.
Eylem haberleri de bu:
Genç Siviller'den 'pahalı bir eylem'
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=933882
Bizim sosyalist cenahta ihtiyaç duyduğumuz bence tam da böyle yaratıcı bir eylemlilik..
Bu insanları yakından takip etmiyorum, ama bana sanki konuştuğumuz gibi network şeklinde yapılanmış bir hareket gibi görünüyor. Bilmiyorum mesala bu adamların bir "front man"i, bir "liderleri" var mı? Genç Sivilleri teorisyeni, lideri, öncü kadrosu diye birilerini biliyor muyuz? Benim haberim yok..
Ama ortada bir hareket olduğunu biliyoruz..Medy atik vs..Ama ülkenin genel gündemine özgün eylemlerle giriyorlar, biz varız, burdayız diyorlar.
DİSK ve KESK, Taksim'i söke söke aldı. Gerisi lüzumsuz ayrıntı..
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=50221
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=23809
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=23812
Hayırlara vesile olsun, devamı gelsin:-)
Fazla söze gerek yok, (Ali'nin dediği gibi)günün sözü şuydu:
"BU DA MI GOL DEĞİL?"

Yanlış anlaşılmak istemem, Genç Siviller'in yaklaşımına en küçük bir sempati duyduğum yok. Ayrılmadan önce Özgürlükçü Sol e-mail grubunda bunlarla çok sert tartışmalara girmiştik. Öncü kadrosunu ben de hiç merak ediyor falan değilim.
Güçlü'nün aktardığı gibi birileri tarafından sürekli vitrinde tutulduklarını, haklarında hiçbir istihbarata sahip olmadan çıkarsamak mümkün. Güçlü'nün aktardıkları son derece çarpıcı olaylar yetiyor zaten.
Ancak böyle başarılı, yaratıcı bir eylemlilik ve farklı bir yapılanma içinde olmalarını sadece arkalarındaki güçlere bağlayıp, solcuların benzer bir yapılanmaya girme şanslarının olmayacağını da iddia etmemek lazım bence.
Malum solcular çok sınırlı olanaklarla, işe hep çok geriden başlarlar. Kendi öz güçlerinden başka bir iktidar yapısına güvenemezler. Buna rağmen muhalefet yaparlar.