avatar

Gezilerin "Doğu"ya olanları hep cezbetmiştir beni; genel geçerin tersine olması da bunda rol alıyor olabilir. Şu anda, Zürich şehrinde saat 08:57, hava kapalı, soğuk ve yağmurlu; fakat gezi yazınızı okurken sıcağı bütünüyle hissettim; hani "bunalmadım" desem yalan.

Şam, Halep, Bağdat ve İsfahan'ı görmek gibi bir "hayalim" olduğundan yazınızı büyük bir keyifle okudum, elinize sağlık. Halep'i hep sarı düşünürdüm demek beyazmış. Annem anlatır, dedemler, Adıyaman-Maraş sınırında otururlarmış ve yazın (ya da baharda) kalkıp Halep'e çalışmaya giderlermiş; bir çeşit göçerlik. Yolculukları, masal gibi gelirdi bana, sarılık oradan kalmış olmalı.

Elinize sağlık.

Demek ki Şam ve Halep'e ilk veya sonyazda gitmek gerekecek :-)