Makaleler Bütün Yazılar Makale Gezi Uçmakdere - Tekirdağ
 

Uçmakdere - Tekirdağ Popüler

Makale

Yazar

Merhaba Dostlar, Simdiye degin hep yukselmenin zorluklarindan,zirvelere ulasmanin mesakkatinden, bulundugun yerden daha yukarlara cikmanin nelere malolacagini hep dinlemisizdir. Veee tepelere, zirvelere, yuksekliklere korku, saygi ve imrenerek bakmisizdir.

Ancak bize soylenmeyen bu zirvelere,  yuksekliklere ve tepelere vardiktan sonra asil zorlugun,musgullerin "iniste" karsilasilacagidir. Onun icin halk arasinda "insan gordugunden, yasadigindan daha asagiya dusmesin mazallah" diye bir temenni, dilek vardir.

http://picasaweb.google.co.uk/rota689/UCMAKDEREGecisi

bir baska objektiften ise :
http://picasaweb.google.com/zuhreacar/UcmakDere_16Mart2008
http://picasaweb.google.com.tr/ubalta/160308UMakdere

fotograflarina tiklayarak ulasabilirsiniz...

16 Mart 2008 Pazar gunu iste ben ve esim Tulay bu zirveye cikis ardindan inisi gozumuzun onunden sanki bir film geciyormuscasina yasadik. Ne filmdi ama...

Basrolde ustalarin yeraldigi,usta olduklari hallerinden, tavirlarindan, giyimlerinden, malzemelerinden ve konusmalarindan apacik meydanda olanlarin yaninda bizim gibi ciraklarin, bakarak-izleyerek ogrendikleri bir yasam bicimi olarak orta kondu. Ustalarin, agirbasli, oturuslari-kalkislari degilde, yuruyuslerinden-liderlikleri kendiliginden ortaya cikiyordu... Hele biri vardi ki o o kadar usta idi ki tum gun boyu bizi tasiyan aractan inmedi bile...

Uzaktan (rivayete gore 5 Km. tesir sahasi olan) telsizle denetledi... Guzergah boyunca aracta unutulmus fotograf makinasindan, ilgilenilmesi icin yaninda birakilan genc aday yuruyuscu bakimina,aksam yemeginin saglanacagi mekanin durumuna kadar her konuda kendisine basvuruldu. Bilgisinden yararlanildi.

Oncu ile arttci arasinda bir baska hiyerarsik olusum bu yuruyuste denendi. Ve basarili oldu. "Yancilar". ( diger bir degisle daha dogrusu kendilerini ifade edisleri ile "Devrimci"ler.)

Ancak bu "yanci sinifinin" hangi yanda yer aldigi hava kararana kadar belli olamadi. Uzun gayretlerle kendileri UCMAKDERE camii hoporlerinden yapilan anonsla araca davet edilince ortaya ciktilar...

Tabii bu arada yancilari kaybeden grupta degisik bir yaklasim gosterip "yeni dogmus" keci yavrularina sevkat ve ilgi gosterme yarisi yeraldi.  Bundan da en fazla etkilenen "keci yavrulari" oldu.

Neyse  16 Mart yuruyusunun bu sosyal ve politik tavri bir yana birakilip anatomik ve fizyolojik acidan incelendiginde asagidaki bilimsel verilere ulasiliyor.

- Trakya yonunde yapilacak aracli intikallerin saglandigi yuruyuslerde; Anadolu yakasinda oturanlarin kacirmamasi gereken "gunesin dogusu" cok mukemmel izleme olanagi yaratiyor.

- Bu durum Trakya yakasinda oturanlarda araca "kahvelerini bile icerek" gelmeleri seklinde ortaya cikiyor.. Ve on karar olarak "hep Trakya tarafina gidilmesi" onerisi geliyor.

- 3 saat gibi surede 29 kisilik ekibin toparlanip ana konuslanma merkezi Tekirdag İli "kofteciler" mevkine ulasimi ve burada "corbacilar" ile "kahvalticilar" arasindaki kisa sureli sicak temas 25 dakika icinde son buldu.

- İNECEK Beldesinde ROTA grubunun gelecegini haber alan cevre il,ilce,belediye ve belde sakinleri bizi INECEK beldesi girisindeki "koprualtinda" tezerruhat ( sanirim dogru yazdim)la aracimizin etrafini sardi. "Meeeee" sesleri, "sopali celep sopasini kaldirinca magrur salhaneye dogru yolalanlar", Yorenin kolluk gorevini ustlenen comarlar (bunlara bizim zamanimizda yani 1968 ve 1978 lerde FRUKO derdik)in engellemeleri ile kalabalik karsilayici grubu dagitildi ancak yolboyu munferit tarzda bu tur gosterilerle karsilastik.

- Aracimiz sorulan yol ve verilen yanitlara gore bir koy sokaginda ileri-geri gidemez duruma gelince indik. Veee bizim ROTA'miz basladi.

- Cantada agirlik yapmasin diye yeni aldigim "tozluklari" gunesli, piril piril, kupkuru-dupduru bu pazar kullanma mutluluguna erdim. Ancak mutlulugum, ilk mola verdigimiz 1 saat sonunda  "usta"yuruyusculerin uyarilari "bu havada tozluk kullanilmaz-terletir" diye nihayet buldu.

- Gene yeni almis oldugum "Lambali BASTON" boyunu ayarlamak icin kullanma tarifesini bosu bosuna aradim durdum. Meger sustali imis. Cevirip cekinde boyu nerdeyse 2 Metre oluyormus. Aynen DEVLE-FASULYE AGACİ oykusundeki "keloglan" gibi buna da sevindim bu sefer. Ama bu mutlulugumda ilk kez bu tur yuruyuslere katilan esimin "lambali bastonumu" elimden almasi ile rafa kalkti. SENECA "insan az seye sahip oldugu icin degil, cok seye ihtiyac duydugu icin fakirdir" demis. İktisadi bir terimin felsefi acidan ele alinmasi insanin icini acitiyor. Bu aci ile etrafa gozatinca kalin dallarin "lambasiz baston" olarak kullanilabilecegini kesfettim (!)... Artik mutluydum. Bende demir carik, demir asa olmasada, askeri bot-kalin sopa ile yollara devam edebilirdim.

2. Mola daha eglenceli idi. Zaten ben bu yuruyuslere MOLA'lari icin katiliyorum uzun zamandir.  İlk kez katildigini daha oncede belirttigim esimde "MOLAlarin" dayanilmaz cekiciligine kendini bu ilk yuruyuste kaptirdi. "Yurumeyelim hep mola verelim" demeye basladi. Tezcan ve Esra nin Bolu-S.Urfa ve Diyarbakir yorelerinden derledikleri sunum arkasindan bende ve katilimcilarda "ihtiyac molasi" istegi gozle gorulur derecede artti. Cimenlerin ustunde "hadi kalk kiz Muhittin agabey"in izlerini birakip YAMAC PARASUTU yapanlari izlemek uzere dallar-calilar arasindan 650 metreye yukseldik. "Devrimci" grubun yani yancilarin gelislerini beklerken gunun en uzun molasini da denize karsi, MARMARA ADASI'na baka baka yaptik. Isin suyunu cikartmamak icin kimse yaninda "yedek su" almamisti. "Sende var mi, bende yok. Keske "buzlu gazoz olsa idi, simdi buz gibi bir bira ne guzel olurdu gibi" sayrilar icinde havadaki parasuculere "gaz verip" durduk. Onlarda aldiklari bu gazin etkisi ile tepemeziden "sortiler" yapa yapa bize susuzlugumuzu unutturdular.

- Tabii her guzel molanin ardindan yazimin basinda degindigim hayatin en temel kurali " her cikisin bir inisi vardir"i yasama zamani gelmisti. Zamanlama mukemmeldi.saat 15.30 a gelirken ayaga kalktik ve parasutculerin atlayis yaptigi sirttan asagiya dogru yola ciktik. sol tarafimda DEPREM FAY kirigi, sag yanimizda UCMAKDERE koyu yesil cimenlerden ilerlerken birden korkunc gercekle karsilastik. INMEK, cikmaktan daha zordu. kimse ciktigi bu mevkii ayagi kaymadan terk etmek istemiyordu.

- Doga ise dayatmaci idi. Yercekimi kuvvetle hissediliyordu. benim lambasiz bastonum ve esimin 15 YTL ye aldigim ve ilk kez gene bugun kullandigimiz BASTON ile "6 ayakli" bir garip yaratik gorunumunde dagdan asagiya inmeye basladik. Ustalar, bu konuda tecrubeliler, "yan bas-kaymazsin" onerileri bizim yillarin aliskanligi olan "yan basma kayarsin" ebeveyn baskilari ile catisinca bizde parmak uclarina basarak inmeye calistik. Ama ustalar hakli cikti. Zigzaklar yaparak, yan basarak, tektek taslari dizerek dere yatagina ulastik. Burasi artik "Son DURAK'ti. Yanilmadik koyun sahile ulasan kisminda yolun saginda koca bir tabelada "SON DURAK" levhasi asili idi.

- Koy meydanindaki cesmede neredeyse GUSUL abdesti almaya yakin bir cimlenmeden ve keci yavrulari ile saglanan yakinliktan sonra sahile "baskomutanlik" aracina yurundu. Aldigimiz tiyolara dayanarak bu kadar zaman ayakkabi-bot icinde mahsur kalan yerle temasimizi saglayan organlarimizi sicak suya sokmadan "tuzlu soguk suya" sokmanin cok iyi olacagi onerisine uyarak  denizde 2008'in ilk bulusmasi "mevzii" olarak saglandi.

- Kistan yeni cikildigindan sahildeki lokantalar kapali idi.Buradaki lokantalara "cemre dusmemisti"

- 30 km aracla deniz manzarali, secim icin yapıldigi ayan beyan olan genisletilmis yoldan Tekirdag iline gectik.Yolda "PORTAKAL CİCEGİ"- "Failatun Failun" vb guzide derlemelerle nesemize nese katan dostlara sukranlar sunduk.Oguz oncu olarak Tekirdag'da lokantanta ile lojistik destek saglama on gorusmelerini bagitladi.

- Ugur once "ruhun gidasini" emniyet altina alarak klarnet-keman ve darbukadan olusan timi atese hazir bir konuslandirma ile 2. kadehten sonra devreye sokacak sekilde mukim bir yerde tuttu. Ammavelakin masalara kalip gibi yogurt-salata-su-ekmek-raki-bira servisi gelmesine ragmen ocakta tekbasina ayni anda geliveren 30 kisiye serviste zorlanma "kofterin" biri yer digeri "hakkini HAKKARI'de arar" duzleminde dagitimi anlatilacaklar olarak zapta gecti.     

Eh artik karni doyan ne yapar, once "parmagini oynatir". Gobek atmak icin parmak saklatma hizlandirilmis kursundan gecenler klarnetin kulaklara ufelenmesini beklemeden ve de nazlanmadan hunerlerini Tekirdag MEYDANİNDA lokantanin catisi altinda Misket, Edirne karsilamasi, Ege zeybegi  esliginde bir Yurt gezisi orgutleyiverdiler.

Muzik timi esliginde Ogretmenevi,askeri lojmanlar ve Kultur merkezi onunden ASEF'in alcili ayaginin hizi ve onderliginde cala oynaya aracimiza ulastik. Muzikten ve Tekirdag'dan ayrilmak hakikaten cok zordu. Muzisyenlerde bizden ayrilamiyorlardi. Neyse "yatsi ezani" bu ayrilamamaya noktayi koydu. Bizde yola koyulduk. "Mazot" ve "yakit" (!) ikmalinden sonra aracin ici Hollywood'daki Palladium Konser Hall ve Londra Royal Albert Hall'de donusturuldu...

Yukaridaki linkteki fotograflarda da gorulecegi uzere "yuruyuse katilanlar" gozlerini yumdu, agizlarini actilar. Bugunu ben ve esim yasantimizdaki bir kilometre tasi olarak caktik. Araca ilk binen biz oldugumuzdan son inen olarakta her anda hazir ve nazir olduk.Kaptanimiz Dursun, sol alt cene apsesine ragmen bizi disini sikmadan sabah 6.30 dan gece 23.30 a kadar guler yuzle izledi. Kendisine buradan da tesekkur ederim. Ayrica geziye katilan tum dostlara (henuz acemi er statusunden cikmadigimdan ve isim-bellegimin zayifligindan tek tek isim sayamadigimdan) en icten tesekkurlerimi sunuyorum.

Geziye katilan esimle yaptigim mulakatta; bu gezinin benimle tanismadan sonra basina gelen en talihli olayi oldugunu soyledigini aktarmadan gecemiyecegim. ( artik ne demek istedi anlayamadim yorum sizin ...)

Son SOZ:
Yukseklere cikmak hakikaten insani mutlu ediyor ama yukseklerden dostlarla beraber duzluge ulasmaninda zevki ve doyumu baska oluyor.

"Failatun Failun" sarkisinda oldugu gibi ( yoksa Portakal cicegi miydi ?) birde bu gunun ana fikrini soylemek gerekirse; kadin erkek-genc (hic aramizda yasli (!) olmamasi uzuntu verici :))))tum dostluklarin hep bu yuruste oldugu gibi neseli,mutlu,saglikli bir omur gecirmelerini dilerim.

Okuyanlara esenlikler,sevgi ve saygi sunarim.
gelecek yuruyuslerde bulusmak uzere ...     

Dundar Incesu

Not:
Yazim biraz kisa (!) oldu bagislayin. Daha anlatacak cok sey oldugunu biliyorum. Onlari da diger dostlar tamamlarlar herhalde...

Üye eleştirileri

Bu tanıtım için henüz üye eleştirisi yok

Puanlar (daha yüksek daha iyi)
İçerik/Fikir  
Yazıda Dile Getirilen Fikirlere Katılıyorum
Üslup  
Yazının kullandığı üslubu beğendim
Yorum
    Please enter the security code.
 
 
Powered by JReviews
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
[b] [i] [u] [s] [url] [quote] [code] [img]   
:D:angry::angry-red::evil::idea::love::x:no-comments::ooo::pirate::?::(
:sleep::););)):0

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile