ODTÜ Tarihçe 1956-1980
Popüler
Toplum olarak geçmişte yaşadıklarımızı kolayca unutmaya yatkın olduğumuz söylenebilir. Özellikle son yirmi yılda yaşananlar ve son yılda iletişim olanaklarının çoğalmasıyla birlikte bilginin çok hızlı biçimde 'eskimesi' yakın geçmişimizi bile bizden uzaklaştırdı.
Ayrıca dünyadaki ve ülkemizdeki değişim, geçmişle aramızdaki uzaklığı artırmış gibi görünüyor. Sanki bundan yirmibeş-otuz yıl önce yaşananlar, uzak bir çağda yaşanmış gibi. Böyle bir ortamda bu dönem tıpkı daha önceki tarihsel dönemler gibi ya hiç yaşanmamışçasına unutulmuş gibi davranılıyor, ya bambaşka anlamlar yüklenerek tamamıyla olumlu ya da -genelde- olumsuz biçimde kendini hatırlatıyor. Tarihin; hele hele o tarihi yapan, yaşayan kişiler henüz hayattayken çeşitli anlam kaymalarına maruz bırakılmasına izleyici kalmamak gerek. Bir de yaşanmış olan dönemin ağırlığını düşününce, böyle bir ortamda yaşamış olanların unutulmaya terk edilmesi yerine, eldeki belgelerden yola çıkarak geçmişte yaşananların, yapılanların en azından görünen yüzünü ortaya sermenin önemi daha da artıyor.
Bizde bu çalışmanın 'yaratmak' isteyenlere küçük bir hatırlatma niteliğinde olacağını düşünüyoruz...
"Hegel, bir yerde, şöyle bir gözlemde bulunur: bütün tarihsel büyük olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir. Hegel eklemeyi unutmuş; birinci kez trajedi olarak, ikinci kez komedi olarak...
İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama kendi keyflerine göre, kendi seçtikleri koşullar içinde yapmazlar, doğrudan veri olan ve geçmişten kalan koşullar içinde yaparlar. Bütün ölmüş kuşakların geleneği, büyük bir ağırlıkla, yaşayanların beyinleri üzerine çöker."
KARL MARX
Üye eleştirileri
Toplam 1 üyeden ortalama puan:
ODTÜ TARİHÇE
Nietzsche ‘tarih üzerine’ notlarında “... bizim, yaşama ve eyleme için tarihe gereksininmemiz var, yaşama ve eylemden rahatça yüz çevirmek için değil, hele bencil yaşamaların, alçakça davranışların ve kötü yapıp etmelerin ayıbını örtmek için hiç değil.. “ yorumunda bulunmuştur. Tarihi bilmenin sorumluluğu dışında, tarihin bizim hayatımız için bir zincir olmasını reddetmek varken, böyle bir çalışmanın gerekçesini başka şekilde açıklamak sanırım anlamsız kalacaktır.
Yorumlar
1980 sonrasının anlatılacağı ikinci kitabı büyük bir merakla bekliyoruz.

Nurettin hocam,
1980 sonrasının anlatılacağı ikinci kitabı büyük bir merakla bekliyoruz.